Flappy Bird’ün Taklitleri Bile Günde 250 Milyon Ediyor

Geçtiğimiz günlerde üzerine oldukça konuşulan konulardan biri şüphesiz Flappy Bird’ün ani bir kararla iOS ve Google Play mağazalarından kaldırılması oldu. Bir-iki ay öncesinde dünya çapında en çok oynanan oyunlardan birisi olan Flappy Bird, mobil platformların en çok indirilen oyunlardan da birisiydi.

Nitekim geliştiricisinin Twitter üzerinden yaptığı açıklamadan 48 saat sonra uygulama mağazalarına veda eden oyunun, en çok indirilen oyunlardan birisi olmasına rağmen kaldırılması kullanıcılarını fazlasıyla şaşırtmıştı. Fakat bu olay Flappy Bird furyası için bir son olmaya yetmedi ve uygulamanın kaldırılmasının hemen ardından oyunun türevleri piyasaya sürülmeye başlandı.

Bu denli popüler olmuş bir oyunun ardından bu tarz taklitlerin görülmesi elbette ki şaşılacak bir durum değil. Fakat o uygulamalar arasında biri var ki, sanırım bir uygulamanın kaldırılmasında yararlanılabilecek en büyük payı geçen kısa süre içerinde bir hayli yüksek meblalarda kaptı.

Splashy-Fish-Cheats

Splashy Fish’den bahsediyorum. Öyle ki, bu taklit oyun yayınlandıktan tam 15 saat sonra bir numaralı ücretsiz uygulama olarak kayda geçti. Oyunun 15 günde total 50 milyon download sayısı mevcut. Bu da her bir gün için 50.000 dolar gibi bir rakama karşılık geliyor. Yani günde 250 milyon kere, yaklaşık 10 milyon kişi bu taklit oyunu oynamaya başlamış durumda. 3 kişi tarafından 3 günlük çalışma sonucunda çıkarıldığı belirtilen oyunun Flappy Bird’den büyük farklılıkları bulunmuyor.

Şimdi beklenen, bu durum üzerine Apple veya Google’dan herhangi bir şikayet olup olmayacağıyla ilgili. Fakat oyunun geliştiricisi Massimo Guareschi’ye göre böyle bir durum şu anda söz konusu bile değil. Etik kurallarla ilgili problemlerin ise bu tür oyunlarda normal olabileceğini vurgulamaktan da çekinmiyor.

Pazarlamasyon Genel Yayın Yönetmeni. Dijital iletişim ve pazarlama alanlarında araştırmalar yürütmekle birlikte, web teknolojilerini de bir o kadar yakından takip ediyor.

Bir Cevap Yazın

The North Face’den Çevreye Fayda Sağlayan Bere

Kaliforniya ve Nevada sınırında yer alan ve 25 seneden beri varlığını sürdüren bir koyun çiftliğinin yenilikçi teknolojisinden ilham alan Dünyanın en güçlü outdoor giyim markalarından birisi olan The North Face ürettiği yeni bere ile çevreye fayda sağlıyor.

Koyunların yetiştirilmesi sürecinde 4.000 metroton karbondioksitin dışarı salınımını engelleyen bir teknoloji kullanan Bare Çiftliği ve Fibershed ile yürüttükleri “Karbon Çiftliği” projesinde üretilen yünlerin bir ürünü olan yeni bere aslında üretim yapılırken doğaya verilen zararın farkında olunması gerektiğini hatırlatıyor.

The North Face’in finansörü olduğu Karbon Çiftliği projesi aslında üretim yapılan bölgenin boş bir arazi olmasındansa ağaçlandırılarak üretim esnasında atmosfere yayılan karbonu daha yayılmadan o bölgede tutarak dikilen ağaçlar yardımıyla emilimini sağlama prensibi ile çalışıyor. Böylelikle üretimde maksimum fayda sağlanırken çevreye verilen zararın minimuma indirgenmesi hedefleniyor.

The North Face’in bu projeye finansman olması aslında kendi tedarik zinciri yönetimi ve kendi ürünlerinin çevresel etkilerinin farkında olduğunu, aynı zamanda bunlar üzerine derinlemesine düşündüğü göstermesi açısından diğer markalara da ilham verici nitelikte. Çünkü özünü doğadan, doğa sporlarından alan bir marka tabii ki doğayı elinden geldiği kadar korumalı. Hepimizin yapması gerektiği gibi…

Belki de bu proje ile The North Face diğer markaların tedarik zincirlerini gözden geçirmeleri konusunda tekrar düşünmelerini ve modayı sürdürülebilir hale getirmek için daha fazla adım atılmasının tetikleyicisi olabilir, ne dersiniz?

 

Black Friday Çılgınlığının Ardındaki Psikolojik Gerçekler

Bu Cuma, bir mağazanın kapısında izdiham yaratan öfkeli ve sabırsız bir Black Friday güruhuna katılmayı düşünür müsünüz?

Aranızda bu durumu garipseyenler olsa da adeta perakendecilerin bayramı olan Black Friday çılgınlığından, en azından zihinsel olarak kaçabilmenizin imkanı yok. Türkçe’ye “Kara Cuma” olarak çevirdiğimiz Black Friday, şükran gününün ertesi günü gerçekleştirilen ve insanların alışveriş yapmak için sabırsızlıkla bekleyip çoğu zaman mağazalarda yığınlar oluşturduğu bir indirim günüUluslararası Perakende Federasyonu’nun raporuna göre, yalnızca 2008 yılı dışında (Mortgage Krizi) son 15 yıl içinde gerçekleşen Black Friday harcamaları, her geçen yıl katlanarak devam etmiş. Bu yıl da yaklaşık %4 büyüme ile $682 milyar harcama gerçekleşmesi öngörülüyor.

Peki, sıradan insanları mağazaları talan edecek kadar gözü dönmüş yığınlara çeviren bu indirim çılgınlığının arkasında yatan, sosyolojik ve psikolojik motiveler neler?

Etiketler Aslında “Can Acıtıyor”

 Chicago’daki DePaul Üniversitesi İşletme departmanında profesör olan tüketici davranışları uzmanı James Mourey’e göre; “İnsanlar alışveriş yaptıklarında ve güzel bir fırsat yakaladıklarında psikolojik olarak doyuma ulaşıyorlar”. Çünkü sevdiğiniz bir şeyi gördüğünüz zaman beyninizin ödül merkezi harekete geçiyor. Öte yandan, aynı araştırmada fahiş fiyatların da beynin acı merkezi insulayı aktive ettiği gözleniyor. Yani; indirim etiketlerine yönelmenizin nedeni tamamen, beyninizin sizin acı çekmenize razı olmaması! Aslında çok basit, merakla beklediğiniz 4K TV’yi ya da uzun zamandır beğendiğiniz çantayı, indirimli etiketlerde gördüğünüz zaman beyninizin ödül merkezini aktive ederek, acı çekmemesi için kasaya ya da sepete yöneliyorsunuz.

Sınırlı Zaman ve Arz Fikri Aciliyet Hissi Yaratıyor

Ekonomik kıtlık ilkesine göre; fırsatlar sınırlı oldukça daha cazip hale gelirler. İndirimleri belli zaman sınırları içerisinde gerçekleştirmek, insan psikolojisinde daha çok arzu edilmelerine yol açıyor. Reklamlarda sıklıkla kullanılan, “stoklarla sınırlıdır” ya da “belli tarihler arasındadır” ibarelerinin amacı tamamen tüketicilerin zihnini satın alma alarmı haline dönüştürmek. İşin garip tarafı, yapılan araştırmalarda tüketicilerin indirimler dolayısıyla manipüle edildiklerinin farkında oldukları, buna rağmen FOMO etkisiyle bu güruha katıldıkları görülüyor.

Özel Bir Fırsatı Yakalamak Üstün ya da Onaylanmış Hissettiriyor

Kabul edelim neredeyse hepimiz, sınırlı satışı olan ya da herhangi bir özel koleksiyona ait ürün için sıraya girdiğimizde ya da online sitesinin başında dakika sayarak, fırsat yakaladığımızda “İşte ben kaptım, sen kapamadın!” diye içimizden geçiriyoruz. Black Friday çılgınlığının ardında da bu rekabet duygusunu tetikleyen herkesin, iyi bir fırsat yakalamak için adeta avına odaklanmış şekilde beklemesi yatıyor. Aslında olay tamamen “Eğer herkes bunun peşindeyse, bu kesinlikle peşinden koşulacak bir şeydir!” mantığındaki sosyal kanıt teorisine dayanıyor. Binlerce yıllık evrim sürecinden geçerken temel dürtülerimizi, tamamen törpülediğimizi düşünmüyordunuz herhalde?

Fırsata İlişkin Ön Tanıtımlar- İştahı Artırıyor

Markalar Black Friday gelmeden birkaç hafta öncesinde, tüketicilerin zihninde indirim hakkında beklenti oluşturuyor. Örneğin; hedef kitleye gönderilen e-postalarla indirim haberi veriliyor ancak fırsat hakkında net bilgiye erişmeleri erteleniyor. Pazarlamacıların en çok kullandıkları bu taktiğin ardında, “o an fırsatın ne olduğunu söylersek, dışarıdaki binlerce indirim haberinden hiçbir farkımız kalmaz” argümanı yatıyor. Aslında daha küçük perakendecilerin, Black Friday fırsatlarını daha önce yaymalarının nedeni de büyük işletmelerin arasında kaybolmadan öncelikli olarak zihinlerde sıyrılmak.

Kalabalıklardan Hoşlanmayanlar İçin Online Alışveriş

Sevdiğiniz ürünü satın almak için mücadele etmeniz gereken bu ateşli ortamlardan ve kalabalıklardan hoşlanmıyorsanız online alışveriş, imdadınıza yetişiyor. İlla, kaos ortamında öfkeli bir güruha katılmanıza gerek yok. İnternet sayesinde Perşembe akşamı ya da Cuma günü, elinizde kahvenizle konforunuzdan ödün vermeden Black Friday fırsatlarını kovalamanız mümkün.

Fırsatı Önceden Planlamak Agresifleştiriyor

Televizyonlarda ya da İnternet videolarında gördüğümüz birbirini ezen izdiham yığınlarının ardında, fırsat için önceden büyük beklentiler yaratmak yer alıyor olabilir. Profesör Mourey’e göre; “Çok istenilen o ürünü satın almak, beyinde görev bilinci yaratıyor. Kortizol ve stres seviyesi yükselen bireyler, amaçlarına ulaşmak için yollarına çıkan her şeye karşı daha hassas ve duyarlı hale geliyorlar”. Yani aslında dışarıdan bakıldığında, bu denli gözü dönmüş görünen kalabalığın ardında ve aklında tamamen görevini tamamlamak yer alıyor!

Dünyada her geçen gün artan tüketim çılgınlığının en büyük dominatörlerinden Black Friday, “ya sev ya terk et” şeklinde tüketicileri ikiye ayırıyor. Bir kısım uzun kasa kuyruklarında beyninin ödül merkezini uyarmakla meşgulken diğerleri onların bu denli gözünün dönmesine anlam vermeye çalışıyorlar.

İndirimlerden önceki tüm bu bildirim gürültülerinin arasında, markaların zihinlerimizde yarattığı daha güzel, daha mutlu, daha eğlenceli, daha popüler vs. tüm “daha” algılarından arınarak, gerçekten durup bir dakika düşünün. Gerçekten mutluluğunuz, beş yıl sonra satın aldığınızı bile hatırlamayacağınız bir eşya kadar ucuz mu?

Şimdi bu Cuma için, karar sizin!

 

 

 

 

 

 

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup
 

ERKEN
KAYIT FIRSATI


Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Orada Olmalıyım

Sektörü buluşturan etkinlikte siz de yerinizi ayırtın!
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Black Friday Fırsatı
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link

BLACK FRIDAY

Marketing Meetup'ta Bugün Tüm Biletler 42,90 €
BU ETKİNLİKTE OLMALIYIM
Kalan Kontenjan: 22
close-link
€42,90 Bugün Marketing Meetup'ta Tüm Biletler İndirimli
Black Friday