Dijital Pazarlamada Trend: Lokasyon Bazlı Oyun

2012’nin  mobil uygulama sayısına ve çeşitliliğine yüksek miktarda bir artış getireceği zaten tüm otoriteler tarafından dile getirilen bir durum.Bu tespit öncülüğünde mobil uygulamaların örneklerini de neredeyse her gün almaya başladık. Bu uygulamalar arasında bir de yeni bir trend bile doğdu. Trendin bir ismi yok ama cismi bize çocukluğumuzda oynadığımız Mario oyunlarını anımsatıyor.

Aslında olay gayet basit ; Markaların yeni Mario’ları artık sizler oluyorsunuz. Size verilen görevleri akıllı telefonlarınız aracılığı ile birer birer yapıp ödülleri kazanmaya başlıyorsunuz. Kazanan aynı zamanda bilinirliğini arttıran markalar ;

httpv://www.youtube.com/watch?v=1slpWJNMUhQ

Jeep Poland, lokasyon bazlı uygulamayı iyi kullanan  markalardan sadece bir tanesi. Mario konseptine yakın bir konsept kullanarak 250.000 kişiyi internet sitelerine çekmeyi başardılar.

Lokasyon bazlı oyunların en önemli özelliği ise sanal ile gerçeği birleştirmesi. Zaten dünya üzerinde bu kadar tutulmasının da en büyük sebebi bu. İnsanlar yıllardır sanal dünya sayesinde oyun oynuyorlardı ancak lokasyon bazlı oyunlar sayesinde bu alışkanlıklar değişeceğe benziyor.

httpv://www.youtube.com/watch?v=Q_8rrcsYK4k

Hal böyle olunca markalar da yeni yılda  lokasyon bazlı oyun üretme derdine düştü. Bakalım lokasyon bazlı oyun çılgınlığı nereye kadar gidecek ve dijital pazarlamacılar bu sanal-reel dünyayı daha nasıl geliştirecek?

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlama alanında Türkiye'nin en çok okunan blogu : Pazarlamasyon'un kurucusu.

Bir Cevap Yazın

Robotların Dünyayı Ele Geçiremeyeceğini Gösteren 5 Neden

  • Birçok kişi robot ve yapay zeka teknolojilerinin, eninde sonunda insanlık için bir tehdit haline geleceğine inanıyor.
  • Ünlü girişimci Elon Musk, geçtiğimiz yıl içerisinde attığı bir tweetle “yapay zekanın 3. Dünya Savaşı’na neden olacağı” yönündeki görüşlerini açık bir şekilde dile getirdi.
  • McKinsey’nin raporuna göre, 2030 itibarıyla robotlar yüzünden 800 milyon kişi işsiz kalacak.
  • Uluslararası Robotik Federasyonu’nun verilerine göre, dünya genelindeki ortalama robot çalışan sayısı her geçen yıl artıyor
  • Güney Danimarka Üniversitesi’nde profesör olarak görev yapan Norbert Krüger ve robotik alanında uzman olan öğretim üyesi Ole Dolriis, robotların yakın gelecekte dünyayı ele geçirmeyeceğine inanıyorlar ve bu görüşlerini 5 neden ile destekliyorlar.
  • İlgili Yazı: Yapay Zeka ile İlgili Dikkat Çekici 15 İstatistik

Özellikle son dönemin en popüler konusu haline gelen robot ve yapay zeka teknolojileri, her ne kadar hayatın birçok alanında bizim için işleri kolaylaştırıyor olsalar da, pek çok insan bu iki teknolojinin gelecekte insanlık için bir tehdit unsuru haline geleceğini düşünüyor. Hatta bu insanlardan biri de ünlü girişimci Elon Musk. Musk geçtiğimiz yıl içerisinde, attığı bir tweetle “yapay zekanın 3. Dünya Savaşı’na neden olacağı” yönündeki görüşlerini açık bir şekilde dile getirmişti.

Bununla birlikte robotların ve yapay zekanın, istihdam konusunda da sıkıntı yaratacağına dair ciddi endişeler var. Yönetim danışmanlığı firması McKinsey‘nin yayımladığı rapor da bu endişeleri haklı çıkartıyor. McKinsey’nin raporuna göre, 2030 itibarıyla robotlar yüzünden 800 milyon kişi işsiz kalacak. Ayrıca Uluslararası Robotik Federasyonu‘nun verilerine göre, dünya genelindeki ortalama robot çalışan sayısı her geçen yıl artıyor. 2015 yılında 10 bin insan işçi başına 66 adet olan dünya genelindeki ortalama robot işçi sayısı, 2016 yılı itibarıyla 74 adede kadar yükseldi.

Ancak bütün bunlara rağmen, robotların ve yapay zekanın istihdam açısından bir tehdit olmadığını düşünenler de mevcut. Bu kişilerden biri olan Microsoft CEO’su Satya Nadella, yapay zekanın yok ettiğinden çok daha fazla istihdam yaratabileceğini düşünüyor.

Güney Danimarka Üniversitesi‘nde profesör olarak görev yapan Norbert Krüger ve robotik alanında uzman olan öğretim üyesi Ole Dolriis‘in birlikte hazırladıkları ve kar amacı gütmeyen bağımsız bir basın kuruluşu olan The Conversation’ın internet sitesinde yer alan yazıda da robotların en azından yakın gelecekte bizler için bir tehdit olmayacağına dikkat çekiliyor. Çünkü Krüger ve Dolriis’e göre, robotların bazı temel insan yetenekleriyle boy ölçüşebilmeleri için önlerinde daha çok uzun bir yol bulunuyor. İkili, robotların yakın gelecekte neden dünyayı ele geçiremeyeceklerini şu 5 madde ile açıklıyor:

İnsan Benzeri Eller

Bilim adamları, insan ellerinin kompleks yapısını kopyalamaktan oldukça uzaklar. Günümüzde gerçek uygulamalarda kullanılan robotların sahip oldukları eller ise son derece kullanışsız. Laboratuarlarda geliştirilen daha gelişmiş eller yeterince dirençli değil ve insan ellerinin maharetinden yoksun.

Temas Algısı

Çeşitli dokunsal sensörleri kapsayan muhteşem insan ve hayvan derisi için teknik bir eşleşme henüz yok. Bu algı, kompleks manipülasyon için gereklidir. Bununla birlikte dokunma sensörlerinden alınan mesajlara tepki ve bu mesajların yorumlanması söz konusu olduğunda, robotlardaki sensörlerden gelen verileri işleyen yazılım, insan beyni kadar gelişmiş bir yapıda değildir.

Manipülasyon Kontrolü

İnsan elleriyle karşılaştırılabilir yapay ellere ve gelişmiş yapay deriye sahip olsak bile, insanımsı bir şekilde nesneleri manipüle etmek için onları kontrol etmenin bir yolunu tasarlayabilmemiz gerekir. Çocukların bile bunu yapması yıllar alır ve bununla ilgili öğrenme mekanizmaları henüz anlaşılamamıştır.

İnsan ve Robot Etkileşimi

İnsanlar arasındaki etkileşim koku alma, tat alma ve dokunsal algılama gibi diğer algılayıcıların yanı sıra, iyi işleyen konuşma ve nesne tanıma sistemleri üzerine kurulmuştur. Konuşma ve nesne tanıma konusunda önemli bir ilerleme kaydedilmiş olsa da, yüksek bir performans derecesi gerektiğinde, günümüzün sistemleri sadece son derece kontrollü ortamlarda kullanılabilir.

İnsan Aklı

Teknik olarak mümkün olan her şeyin inşa edilmesi gerekmez. İnsan aklı, topluma verebilecekleri potansiyel zarardan ötürü bu tür robotları tam olarak geliştirmemeye karar verebilir. Bundan yıllar sonra yukarıda sözünü ettiğimiz teknik sorunların üstesinden gelinse bile, insan benzeri kompleks robotların yapıldığı takdirde, yasalar kötüye kullanımın önüne geçebilir.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

İsminin Yanlış Telaffuzunu Muhteşem Bir Kampanyaya Dönüştürüp Ödül Alan Marka: MailChimp

  •  Markanızın isminin yanlış telaffuzu alıp nasıl ödüllü bir kampanya haline getirebilirsiniz?
  • MailShrimp, KaleLimp ve JailBlimp gibi dokuz farklı telaffuz hatası Mailchimp’e her zaman hatırlanabilecek bir kampanya yaratma ilhamı verdi, detaylar aşağıda,
  • Benzeri yazılar için;Start-Uplar için Kullanabileceğiniz En İyi 8 Pazarlama Aracı

Pazarlama otomasyonu ve e-mail pazarlama konularında akla ilk gelen markalardan olan MailChimp, geçtiğimiz sene yaptığı efsanevi pazarlama kampanyası hala çok konuşulurken bizlerde hem 2017 Cannes Lions International Festival of Creativity ödüllü bu kampanyayı tekrar hatırlatalım hem de izlemeyenler için kampanyayı tekrar anlatalım istedik.

Google’a sorduğumuz sorulardaki yazım yanlışlarını düzelttiği klasik soru kalıbını alıp bütün bir kampanyanın ana fikri yapan şirket, isminin yanlış telaffuzunu oldukça eğlenceli bir yolla anlatırken adeta aklının aklımıza kazınmasını sağlıyor. “Did you mean Mailchimp?”  sorusunun hakimiyetindeki kampanya ismin ona çok benzer dokuz farklı yanlış telaffuzunu birbirinden farklı, absürt şeylere dönüştürüyor.

Bunlardan üç tanesi MailShrimp, KaleLimp ve JailBlimp mod filmi diyebileceğimiz tarzda ve her yanlış telaffuz için kurulan mikro sitelerde yayına geçmeden önce Amerika’da ki birkaç sinema da yayınlanıyor.

Ve sanırım en güzeli de bir çoğunun distopik birer evren resmediyor hissi vermesi. Sizce?

MailShrimp

Robert Vacha ve Peter Klimes başrolündeki bu film, posta servisinde çalışan bir çocuğun karides (shrimp) sandviçi yemesini epik bir hale getiriyor.

KaleLimp

Zdenek Subr, Helena Jilkova, Boris Wilkenin başrolündeki bu kısa filmde bir lahana yaprağının tabağa olan yolculuğu lahanadan bir köpeğin maceraları şeklinde anlatılıyor.

JailBlimp

Bir hapisten kaçış hikayesi ne kadar garip olabilir. Tam da yukarıda izlediğiniz kısa film kadar. Bir doğum günü kızının kukla oyuncağını ezmesinden çıkan bir kaçış hikayesi…

VeilHymn

VeilHymn, Devonté Hynes ve Bryndon Cook isimli iki sanatçı ile yapılan bir ortaklığın ürünü. Ziyaretçiler veilhymn.com’u ziyaret ettiğinde 4:35 dk süren ve dinlemesi pek bir keyifli bir video ile karşılaşıyor.

SnailPrimp

Belki de aradığınız yaşlanma karşıtı birkaç üründü diye düşünen MailChimp salyongoz özlü yaşlanma karşıtı ürününden bahsetmek istedi. Instagram sayfası bile var: instagram.com/snailprimp.

 

FailChips

Kendisi gerçek bir ürün, tek sıkıntısı ise parçalanmış olması.

WhaleSynth

whalesynth.com’u ziyaret ederek bugüne kadar aradığınız o ritmi kendiniz okyanus seslerinin rahatlatıcı atmosferi ile bulabilirsiniz.

NailChamp

Tırnak süslemenin son moda versiyonları Tumblr-vari sitesi ile NailChamp’te sizi bekliyor. Hem de süslenmiş tırnakların yarıştığı bir yarışma için oy bile kullanabiliyorsunuz.

MaleCrimp

malecrimp.com, MaleCrimp Tumblr sitesi ile saçlarına ince kıvrımlar veren erkeklerin hikayesini anlatıyor. Öyle ki bu hikaye Buzzfeed’e bile konu oldu zamanında.

Bu başarılı kampanyanın arkasında Droga5, New York bulunuyor.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link