Dijital Ekrandan Manzara İzleyeceğiz: Penceresiz Uçaklar Geliyor

  • Emirates Havayolları penceresiz bir uçak tasarımı üzerinde çalışıyor.
  • Bu noktada akıllara takılan iki soru var; gerçek pencere yerine dijital ekrandan manzara izlemek mi yoksa atmosferin daha az kirletilmesi mi?
  • Benzeri yazılar için;Hava Yolu Şirketlerinin Yeni Odağı: Uyku Deneyimi

Uçak bileti alırken dikkat ettiğiniz noktalar tam olarak nedir? Sanırım ilk etapta oturacağımız yere karar verir, ayak boşluğunun görece daha fazla olduğu bir yer seçmeye çalışır ve cam kenarında bir koltuk tercih ederek pamuk şeker gibi görünen bulutları seyretmeyi tercih ederiz değil mi?

Ama uçuş boyunca belki de diz kapaklarınızın ağrısını unutturacak bu güzellik bir süre sonra bir lüks haline gelebilir.

Çünkü Emirates Havayolları penceresiz uçak tasarlamaya başladı. Uçakta pencereden vazgeçmenin avantajı uçağın penceresiz halinin %50 daha hafif olması ve daha az karbon emisyonu salması olarak gösteriliyor.  Penceresiz bir uçağın kasvetli bir kutu gibi olacağını düşünüyorsanız da Emirates’in bu konuda pencere yerine geliştirdiği bir alternatifi var: Fiber optik kameralarla kaydedilmiş manzara görüntüleri. Böylece kendimizi normal bir pencereden dışarıyı seyrediyor gibi hissedebileceğimizi düşünüyorlar. (Gerçi o görüntünün yapay olduğunu bilirken nasıl dışarıyı seyrediyor hissinde olacağımızı da pek tahmin edemiyoruz.)

Emirates’in CEO’sunun BBC’ye yaptığı açıklamaya göre yapay “ dijital” pencereler hava ulaşımının geleceği olarak görülüyor.

Zararlı emisyonların azalması, uçağın daha hafif olması durumu kesinlikle mükemmel ancak hepimizin uçaklarla ilgili yaşadığı bazı rahatsız edici durumları da göz ardı etsek bile dijital ekranların bir şekilde hata vermesi sonucunda klostrofobinin çeşitli türleri ile mücadele eden  (kapalı alan korkusu) yolcular için neler yapılabileceğinin de konuşulması gerekiyor.

Hava trafiğinin yaratmış olduğu çevre kirliğinin geleceğimiz için olumsuz etkileri şüphesiz. Uçaklar uçarken atmosfere sadece karbondioksit değil, su buharı ve nitrik asit de bırakıyorlar.

Alman Havacılık ve Uzay Merkezi DLR’den Fizik Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Ulrich Schumann, hava ulaşımının, atmosferin ısınması üzerinde etkileri olduğunu ve hava ulaşımının küresel ısınmada, insanların sorumlu olduğu payda yüzde üçlük bir orana sahip olduğunun altını çiziyor. Yani aslında küresel ısınma adına geç kalınan bir tedbir olsa da atmosferi daha az kirletmek geleceğimiz için halihazırda almamız gereken bir sorumluluk.

Belki de ne yardan ne de serden geçmemek için daha optimum bir çözüm için ortak bir yol bulunur ne dersiniz?

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlamasyon Pazarlama, Sosyal medya, Marka Yönetimi, Pazarlama İletişimi, Dijital Pazarlama ve İş Dünyası konularına odaklı bilgi kaynağı.

Bir Cevap Yazın

Sanal Gerçeklik ile Fobilerimizi Yenebilir miyiz?

  • İngiltere’de yükseklik korkusu olan bireyler üzerinde sanal gerçeklik teknolojisi ile terapi yöntemi denendi.
  • İngiltere’deki Sağlık Araştırmaları Ulusal Enstitüsü de geçtiğimiz aylarda akıl hastalıklarının sanal gerçeklik terapisiyle çözülmesi çalışmaları için 4 milyon sterlin yatırım yapacağını açıklamıştı.
  • İlgili yazı; Sanal Gerçeklik Ortamında Alışveriş Yapanların Davranışları Test Ediliyor

İngiltere’de yapılan yeni bir araştırma, sanal gerçeklik teknolojisinin yükseklik korkusunu yenmeye yardımcı olabileceğini gösterdi. Bu da akıllara başka fobilerin hatta hastalıkların da sanal gerçeklik ile yenilebileceği ihtimalini getirdi.

Yükseklik korkusuna yönelik yapılan araştırmada Oxford Üniversitesi’nden psikiyatristler ciddi şekilde yükseklik korkusu olan 100 gönüllü üzerinde sanal gerçeklik teknolojisi kullanılan bir terapi yöntemi denedi.

Hastalar taktıkları sanal gerçeklik gözlüklerine yansıtılan sanal dünyada bir ağaçta kalmış kediyi kurtardı, güvenlik bariyeri olmayan bir platformdan aşağı atladı ve uçan bir balinanın üzerinde gitti.

Sonuçları Lancet Psychiatry dergisinde yayımlanan çalışmada hastaların yükseklik korkularında, sanal gerçeklik terapisi ardından ciddi bir azalma olduğu belirtildi. Araştırmacılar da sonuçların beklentilerini aştığını söyledi.

Başka hastalıklar veya fobiler için de geçerli olabilir mi?

Sanal gerçeklik ile tedavi yöntemi başka hastalıklar için de denenebilir bir yöntem olduğunu kanıtladı diyebiliriz. Zaten İngiltere’deki Sağlık Araştırmaları Ulusal Enstitüsü de geçtiğimiz aylarda akıl hastalıklarının sanal gerçeklik terapisiyle çözülmesi çalışmaları için 4 milyon sterlin yatırım yapacağını açıklamıştı.

Sanal gerçeklik ile kontrol altına alınan durumlar hastalar için bir pratik oluşturarak  gerçek yaşamda da aynı problemlerin çözümüne yardımcı olabilir.

Peki araştırma nasıl yapıldı?

Araştırmaya katılan 100 gönüllü iki gruba ayrıldı. İlk gruptaki 49 kişiden iki hafta boyunca, haftada iki, üç kez olmak üzere yarımşar saat sanal gerçeklik gözlüğü takmaları istendi. Diğer 51 kişiye ise herhangi bir tedavi uygulanmadı.

Taktıkları gözlüklere yansıtılan sanal dünyada yüksek yerlerde farklı görevler yapmaları istenen deneklere, 2 haftalık çalışma sonunda bir anket ve 2 hafta sonra bir anket daha yapıldı.

Sonuçlara göre terapiyi deniyen 49 hastanın 49’u da yükseklik fobilerinde ortalama yüzde 68 oranında bir düşüş olduğunu belirtti.

Sanal gerçeklik terapisi uygulanmayan deneklerin korkularında ise kendi beyanlarına göre yüzde 3’lük bir azalma oldu.

Aynı zamanda Oxford VR’ın kurucularından olan Oxford Üniversitesi Klinik Psikoloji Bölümü’nden Prof Daniel Daniel Freeman “Doğrudan bir karşılaştırma yapmıyoruz ama sonuçlar yüz yüze terapide alınması beklenenlerden daha iyi” dedi.

Kaynak: BBC Türkçe

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Kendimizi Robotlara Alkışlatır Olduk

Çoğu kişi yapay zekadan ve robotlardan korkuyor ve bu durum sürekli “ya işimizi elimizden alırlarsa” “ya dünyayı ele geçirirlerse” gibi soruları ve kaygıları beraberinde getiriyor. “Yapay zekadan neden bu kadar korkuyoruz ve yine de neden onu geliştirmeye devam ediyoruz?” bu ayrı bir konu ancak bununla bağlantılı bir haber paylaşacağım sizlerle: Hiç durmadan sizi alkışlayabilecek bir robot.

“Big Clapper” ismindeki robot kafasının üzerindeki elleri ile sizi durmadan alkışlayabiliyor ve “Hayatta yeterince takdir edilmediğinizi mi düşünüyorsunuz? Daha fazla destek mi istiyorsunuz? Peki yaptığınız muhteşem işler için biraz alkışa ne dersiniz? Mükemmel. Kesinlikle bu domates suratlı robotu, hayatınız boyunca sizi alkışlaması ve desteklemesi için satın almalısınız.” şeklinde pazarlanıyormuş. Önce aşağıdaki videodan robotumuzu bir tanıyalım;

Big Clapper aslında yoldan geçen müşterilerin ilgilisini çekmek için tasarlanmış çok basit bir robot. Ancak bu robotun yaptıkları resmen insanların egolarını okşuyor desek yalan söylemiş olmayız. Doğum gününüzü kutluyor, sizi tebrik ediyor ve alkışlıyor. Tıpkı robotu  tanıtırken söyledikleri gibi sizi takdir ediyor. Aslında alkışlancak bir şey yapıp yapmadığınız onun için önemli değil…

İnsanlık şu ana kadar yapay zekayı ve robotları insan hayatını kolaylaştırmak için üretti ve geliştirdi. Hala daha hemen her gün bu konuda başka bir adım atılıyor. Yani robotlar şimdilik sadece bizim için varlar. Acaba insanları korkutan ve robotların intikam almak isteyeceğini düşündüren onlara haksızlık yapıyor olduğumuzu düşünmemiz olabilir mi? Kendimizi mutlu etmek, yalnızlık hissimizi atlatmak, egomuzu okşamak için bile robot geliştirdiğimiz için kendimizi suçlu mu hissediyoruz acaba?

Yapay zeka çalışmalarına veya robotlara karşı falan değilim yanlış bir anlaşılma olmasın ancak her şeyi onlara yaptırmaya çalışmak da bana çok doğru gelmiyor. İnsanların zekalarını kullanabileceği alanlara yönelmesi ve beden gücü gerektiren işlerin robotlara bırakılması ne kadar mantıklıysa insan egosu için gereksiz emek harcanan robotlar da bir o kadar saçma…

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link