Dijital Dönüşüm Protestoyla Engellenmez

Geçtiğimiz günlerde İstanbul’da taksi kooperatif ve derneklerinin gerçekleştirdiği bir protesto eylemi vardı. Aplikasyon aracılığıyla taksi hizmeti veren dünyaca ünlü firmayı (Uber’i) protesto etmek için bir araya gelen taksiciler, “emek hırsızı” diyerek korsan taksicilikle suçladığı şirketin web sitesinin kapatılmasını, firmaya ağır cezalar verilmesini talep ediyorlardı.

Kuşkusuz bizler de, bir an için, uzun yıllardır hizmet veren taksi şoförleriyle empati yapmak durumundayız. Sonuçta herkesin ekmek derdi var. Uzun yıllardır yaptığınız, hayatınızı adadığınız işe küresel ölçekte bir rakip gelmesi, rekabeti kızıştırması karşısında tedirgin ve rahatsız olmanız oldukça normal bir durum.

Ancak Türkiye küresel dünyanın bir parçası olmaya, dünyanın en büyük ekonomileri arasına girmeyi hedeflemeye devam edecekse, bu veya benzer dünya markaları, rakipleri, hatta yerli ortakları daha da etkin şekilde Türkiye’de yer almaya devam edecekler.

Benzer protesto eylemleri pek çok ülkede yapılıyor. Hatta sistemi tamamen yasaklamaya niyetlenen devletler de mevcut. Ancak yasaklarla, engellerle bu tarz bir teknolojik dönüşüme engel olmaya çalışmanın bu devirde artık pek de bir işe yaramadığını anlamamız gerekiyor.

Bu tür dönüşümler teknolojik gelişmelere paralel olarak aynı zamanda ihtiyaçtan doğar. İnsanlar bu tarz sistemleri kullanmayı tercih ediyorsa, arkasında pek çok sebep vardır. İstanbul özelinde düşündüğümüzde İstanbul’da insanlar bu tarz sistemleri kullanıyor çünkü;

– Şoförle tartışma yaşamadan kısa mesafe gitmek istiyor,
– Gitmek istediği yere ne kadar tutacağını önceden bilmek istiyor,
– Nakit para ve para üstüyle uğraşmadan kredi kartıyla ödemek istiyor,
– Temiz, sigara içilmeyen, bakımlı ve güvenli araç istiyor,
– Ve bence en önemlisi gideceği yere dolandırılmadan, en kısa ve en ucuz şekilde ulaşmayı talep ediyor.

Geçtiğimiz günlerde arka arkaya iki gün iki yabancı konuğum iş toplantısı için ofisimizi ziyarete geldi. Çalıştığım bina şehir merkezine uzak ve toplu ulaşım özellikle yabancılar için kolay değil maalesef.
İlk gelen konuğum Taksim’den bindiği taksinin onu nasıl uzun süre dolandırdığını, sonrasında da “trafik var, sen buradan metroya binip git” diye hiç bilmediği bir metro durağında onu terk ettiğini ve karşılığında da akıl almaz bir ücret talep ettiğini anlattı. İş bununla da bitmiyor. Bulunduğumuz bina metroya yakın değil. Dolayısıyla konuğumun metrodan inince tekrar bir taksi tutup binayı bulması gerekmişti.

Ertesi gün ikinci konuğum geldiğinde merak edip ulaşımda sorun yaşayıp yaşamadığını ona da sordum. O ise “Yoo, ben aplikasyonla araç çağırıyorum İstanbul’da. Ulaşımım çok rahat” dedi.

DİJİTALLEŞME SEKTÖR TANIMIYOR
Dijitalleşmeye engel olmak artık mümkün değil. Müzik sektörü uzun süre dijitalleşmeye engel olmaya çalıştı. Sektör yaşanan dönüşümü uzun süre kavrayamadığı, teknolojiye direnmeyi seçtiği için de bu dönüşümden ciddi zarar gördü.

Ardından sinema sektörü de benzer bir dönüşümü yaşadı. Bugün benzer bir dönüşüm medya sektöründe de yaşanıyor. Bunlarla da bitmiyor. Günümüzde sağlık, eğitim, perakende, lojistik ve tabii ki ulaşım gibi daha pek çok sektörün dijital dönüşümüne tanık oluyoruz. Süreç devam ediyor ve muhtemelen yakın dönemde oldukça yıkıcı sonuçlarına tanıklık ediyor olacağız.

Ulaşım sektöründe yaşananlar daha henüz başlangıç. Sürücüsüz araçların çok yakın bir gelecekte hayatımıza girmesiyle sadece taksi şoförleri değil, kamyon, otobüs şoförleri, özel şoförler, tren makinistleri, uçak pilotları ve yan sektörlerde çalışan on binler, hatta yüzbinlerce insanın işini kaybetmesi mümkün.

Tüm bu dönüşümler biz istesek de, istemesek de, protesto etsek de etmesek de yaşanıyor.
Zaman devletin getireceği yasaklamalarla, engellerle kafamızı kuma gömme zamanı değil. Zaman çözüm üretme ve kapımıza çalan geleceğe hazırlık yapma zamanı.

Bu tarz sistemlere ne gibi alternatifler oluşturabileceğimizi, bazı örnekleri mevcut olan yerli rakiplerini nasıl güçlendirebileceğimizi, mevcut taksileri, şoförleri benzer sistemlere doğru şekilde nasıl entegre edebileceğimizi, yaşanan hızlı ve yıkıcı teknolojik dönüşüme rağmen yeni istihdam olanaklarını nasıl yaratacağımızı düşünme zamanı.

Unutmayalım; “gelecek bugün yaptıklarımıza göre şekillenir”.

Bu yazı ilk olarak hurriyet.com.tr’de yayımlanmıştır.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

CNN Türk Program Müdürü

1 Comment

  1. Taksicilik otonom araçların gelmesi ile evrim yaşayacak uber de kalkacak yerine başka bir sistem gelecek vs.

Bir Cevap Yazın

Amy Winehouse’un Hologramı Seneye Turneye Çıkacak

2011 yılında hayatını kaybeden İngiliz şarkıcı Amy Winehouse, 2019 yılında hologramıyla dünya turnesine çıkacak. 3D efektlerinin de kullanılacağı turnenin geliri, gençleri alkol ve madde bağımlılığına karşı mücadelesi için çalışan Amy Winehouse Vakfı’na gidecek.

Amy Winehouse’un babası Mitch Winehouse’un Twitter hesabından duyurduğu habere göre hologram teknolojileri şirketi Base Hologram ile yapılan işbirliği kapsamında Amy Winehouse’un hologramı ile dünya turnesi düzenlenecek.

Base Hologram’ın da duyurduğu habere göre Amy Winehouse’un holografik konserinde sürükleyici bir deneyim için 3D efektli 2D görüntüler kullanılacak.

Amy Winehouse’un dünya turu, 2019 yılının sonbaharında başlayacak. Turnede Winehouse’un hologramı aracılığıyla babasıyla da aynı sahneyi paylaşıp, düet yapması da planlanıyor.

Grammy ödüllü sanatçının hologramının kullanılacağı turneyle ilgili açıklama yapan Amy Winehouse’un babası, “Ailemiz BASEhologram ile kurduğu partnerlikten ve Amy’nin hayatını ve işlerini yaşatmaktan büyük kıvanç duyuyor. 2019’un sonlarında yapacağımız turla Amy’nin hayır kurumlarına ve onun adına genç insanlara yardımcı olunacak” dedi.

Kaynak: Haberturk

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Taktığınızda Tüm Açık Ekranları Karartan Sihirli Gözlük

Çağımızda ekranlardan uzak kalmak neredeyse imkansızlaştı. Siz televizyonunuzu kapatsanız, telefonunuzu kendinizden uzak bir yere koysanız bile dışarda bir yerlerde ışıklı reklam ekranlarıyla veya dev televizyonlarla karşılaşmanız çok olası.

Bir girişimci ve mühendis olan Blew, son zamanlarda WIRED’de okuduğu ve ekranlardan yayılan ışığı engelleyen yeni bir film hakkında okuduğu bir makaleyi hatırladı. Sonrasında buna yönelik çalışmalara başladı. Blew prototipi arkadaşı Ivan Cash’e getirdi. Şimdi, Cash ve küçük bir ekip bu konsepti gerçek bir ürüne dönüştürüyor.

Bu hafta Kickstarter’da piyasaya sürülen IRL Gözlükleri, LED ve LCD ekranlardan gelen ışığın dalga boylarını engelliyor. Ve bu sayede tüm dijital ekranlar kapalı gibi gözüküyor. 

Cash, “Teknolojiye de bağımlıyım” diyor. “Hepimiz hayatımızda daha fazla denge geliştirmeye çalışıyoruz.” diye de ekliyor. 

Ekranlara maruz kalmamak adına geliştirilen bu gözlük hakkında ne düşünüyorsunuz, beğendiniz mi ?

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?


8 Haftada Dijital Mükemmeliği Yakalayın!
Eğitimi İncelemek İstiyorum
Digital Excellence Program'da Erken Kayıt Fırsatından Yararlanın
close-link