Dolce & Gabbana Çanta Koleksiyonunu Dronelarla Tanıttı

Geçtiğimiz yıllardan bu yana dronelar hayatımızda büyük bir boşluğu doldurmuş gibi neredeyse her alanda karşımıza çıkarken, hiç birimiz kullanım alanları arasında bir markanın defilesinin baş aktörlerinden olabileceğini tahmin etmedi haliyle. Ama bu da oldu! Dolce & Gabbana’nın çantalarını tanıtanlar modeller değil, dronelardı.

Ünlü marka, 2018 Sonbahar/Kış koleksiyonunu tanıttığı Milano Moda Haftasının defile açılışını dronelar tarafından taşınan çanta koleksiyonu ile yaparken, defileyi izleyenlere de unutulmaz bir açılış tecrübesi yaşattı.

Modellerin podyumda koleksiyondan parçaları kendi kafataslarını elinde taşıyarak tanıttığı gerçek ötesi Gucci defilesinden sonra, Dolce & Gabbana’da podyuma çantalarını tanıtan, hepsi tepesinde süslü birer ışıltılı aksesuar taşıyan dronelar, moda anlamında heyecanlı bir sezon geçireceğimizi de anlatıyor gibiydi.

Özellikle dronelar ile yapılacak olan açılışın teknik sebeplerle 1 saat ertelenmesi tüm ziyaretçileri sabırsızlığa sürüklerken, drone uçuşlarının engellenmemesi için tüm misafirlerden Wi-Fi ve kişisel erişim noktalarının kapatılması gerektiği anonsu yapılmış.

Şov tam anlamıyla başladığında podyuma süzülen droneları gören ziyaretçilerin bazıları heyecanla çığlık atarken, herhangi bir aksaklık yaşanmaması adına iki güvenlik görevlisi de podyum kenarlarında önlem almışlar.

Neyse ki geleneksel modeller yerine Dolce & Gabbana Sonbahar /Kış koleksiyonunun nadide parçaları olan bu deri çantaların dronelar ile tanıtımı sorunsuz bir şekilde tamamlanarak, misafirlere moda-teknoloji işbirliğinin son örneklerinden birisi daha yaşatılmış oldu.

Gerçi Dolce & Gabbana defilede drone kullanan ilk marka değil, 2015’de Betabrad isimli marka da droneları koleksiyonunu tanıtırken kullanmış. Tabii Dolce& Gabbana kadar ses getirmediği de aşikar.

Gelecek sezonda markalar dronelar in, modeller out der mi bilinmez ancak defilenin modellerle devam etmesi en azından şimdilik böyle bir şey olmayacağı yönünde.

 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlamasyon Pazarlama, Sosyal medya, Marka Yönetimi, Pazarlama İletişimi, Dijital Pazarlama ve İş Dünyası konularına odaklı bilgi kaynağı.

Bir Cevap Yazın

Kahveli Coca Cola, Türkiye’de Satışa Çıktı

Coca-Cola Türkiye, 2017 yılı içinde ürün dizisinde farklı uygulamalar yapmaya devam ediyor. Coca Cola Light ve Zero çeşitlerini Coca Cola Şekersiz ürününde birleştiren marka, yaz dönemine gireceğimiz süreçte yeni bir ürünü daha test pazarlaması için piyasaya çıkardı: Kahveli Coca-Cola.

Test pazarlaması, ürünün hedef pazar bölgesinin tümünde pazarlamasına geçilmeden önce nasıl karşılanacağını görmek, satış ve karlılık durumunu öngörebilmek amacıyla pazarın belirli bölgelerinde test amaçlı sunulmasıdır. Test pazarlamaları genellikle belirli süreler için uygulanır. Birkaç ay veya bir mevsim periyotları seçilebilmektedir. Kahveli Coca-Cola ülkemizde en az bir yaz boyunca raflarda olacak.

İçecek sektöründe ürün dizisini (aynı ürünün farklı çeşitleri) artırma yöntemi son dönemde tüketicilerden talep görmeye devam ediyor. Yurtdışında vişneli ve vanilyalı Coca-Cola çeşitleri ile bilinen marka, bu yıl ülkemizde kahveli Coca-Cola ürününe yönelik talebi test pazarlaması ile görmeye çalışacak. Dünyadaki değişen talebe bağlı olarak şekersiz Coca-Cola geçtiğimiz aylarda piyasada yer almaya başladı. Bu gelişmeye rağmen ülkemizde şekersiz gazlı içeceklerin pazar payı henüz %10’nun altında bulunuyor. Şekersiz gazlı içecek talebine yönelik bir hamle de geçtiğimiz aylarda Pepsi’den gelmişti. Pepsi, limonlu kola ürünü Pepsi-Twist’in kalorisiz çeşidini ambalaj tasarımında değişikliğe giderek piyasaya sürmüştü.

Test pazarlaması ilkelerine uygun olarak Coca-Cola, kahveli Coca-Cola’yı İstanbul başta olmak üzere, Türkiye’nin güney kıyı kesiminde ve diğer önemli görülen bölgelerde tüketicilerin beğenisine sundu.

İçerdiği kafeinden ötürü kahve ve kola tüketimine mesafeli yaklaşan ve ürün tüketimine psikolojik sınırlar koyan Türk tüketicisi, ürünün bileşimine ve tadına nasıl bir tepki verecek? Test pazarlamasından sonra kahveli Coca-Cola, kalıcı bir ürün olarak Coca-Cola Türkiye’nin ürün serisi içinde yer alacak mı? Şüphesiz bunu ürünün yaz ayı satış performansı belirleyecek.

Bir sonraki yazıda görüşmek üzere.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

İnsan Başına Düşen Robot İşçi Sayısı Hızla Artıyor

  • 2015 yılında 10.000 insan işçi başına 66 adet olan dünya genelindeki ortalama robot çalışan sayısı, 2016 yılında 74 adede yükseldi.
  • 10.000 insan çalışan başına 631 robot sahip olan Güney Kore, bu alanda zirvede yer alıyor.
  • Almanya, 2016 yılında Avrupa’daki bütün robot satışlarının %41’inden sorumluydu.
  • ABD’deki robot yoğunluğu, 2016 yılında 10.000 insan işçi başına 189 adede yükseldi.
  • 2013 yılında 10.000 insan işçi başına sadece 25 robota sahip olan Çin, 2016 yılında bu rakamı 68’e yükseltti.
  • İlgili Yazı: Robotlar, 2030 İtibarıyla 800 Milyon Kişiyi İşsiz Bırakacak

Robotların işlerimizi elimizden alıp almayacakları, son dönemin en çok tartışılan konularından biri. Buna karşılık robotların, endüstride insanlardan çok daha verimli olduğu da bir gerçek. Bunun farkında olan dünya genelindeki birçok şirket de robot iş gücüne her geçen gün daha fazla yatırım yapıyor.

2016 Yılında, Üretim Endüstrisinde 10.000 İnsan İşçi Başına Kullanılan Endüstriyel Robot Sayısının Ülkelere Göre Dağılımı

World Economic Forum’un bu konuda paylaştığı yazıya göre, 2015 ve 2016 yılları arasında dünya genelindeki ortalama robot çalışan sayısı, 10.000 insan çalışan başına 66 adetten 74 adede yükseldi. Ve 2016 yılında küresel imalat endüstrisindeki kurulu endüstriyel robot sayısını ortaya koyan Uluslararası Robotik Federasyonu‘nun verilerine göre, dünya genelindeki ortalama robot çalışan sayısındaki bu artış, herhangi bir yavaşlama belirtisi göstermiyor.

Samsung, Hyundai ve LG gibi önemli markalara sahip olan Güney Kore, 10.000 insan çalışan başına 631 robot sahip ve bu alanda zirvede bulunuyor. Uluslararası Robotik Federasyonu, bunun büyük ölçüde -özellikle elektrik – elektronik ve otomotiv endüstrilerinde- yüksek hacimli robotların kurulumu sayesinde olduğunu ifade ediyor.

2016 Yılında, Üretim Endüstrisinde 10.000 İnsan İşçi Başına Kullanılan Endüstriyel Robot Sayısının Ülkelere Göre Dağılımı

Güney Kore’yi her 10.000 insan başına 488 robota sahip olan Singapur takip ediyor. Uluslararası Robotik Federasyonu’nun belirttiğine göre, Singapur’daki endüstriyel robotların yaklaşık olarak %90’ı elektronik endüstrisinde görev yapıyor.

Almanya ise insan başına düşen robot sayısı alanında, dünya genelinde üçüncü sırada yer alıyor. 10.000 insan başına 309 robota sahip olan Almanya, Uluslararası Robotik Federasyonu verilerine göre, 2016 yılında Avrupa’daki bütün robot satışlarının %41’inden sorumluydu. Üstelik bu oranın 2018 ve 2020 yılları arasında %5 artması bekleniyor.

Kıtalara Göre Robot İşçi Yoğunluğu

Avrupa

Birçok Avrupa ülkesi, küresel ortalamadan çok daha fazla robot işçiye sahip. İsveç 223, Danimarka 211, İtalya 185 ve Belçika ise 184 robot işçiye sahip (10.000 insan başına). İlginç sayılabilecek bir şekilde, Birleşik Krallık 10.000 insan işçi başına 71 robot ortalamasıyla, küresel ortalamadan daha az robota sahip olan tek G7 ülkesi oldu. Uluslararası Robotik Federasyonu, Birleşik Krallık’ta endüstrinin, verimliliği artırmak ve modernize etmek için yatırıma ihtiyaç duyduğunu belirtiyor.

Bunların yanı sıra Doğu Avrupa’da da robot yoğunluğu artıyor. Slovenya 10.000 insan işçi başına 137 adet, Slovakya 10.000 insan işçi başına 135 adet, Çek Cumhuriyet ise 10.000 insan işçi başına 101 adet endüstriyel robota sahip.

Kuzey Amerika

Dünyanın en büyük ekonomisi olan ABD’deki robot yoğunluğu, 2016 yılında 10.000 insan işçi başına 189 adede yükseldi. Uluslararası Robotik Federasyonu’nun belirttiğine göre, ABD’deki büyümeyi etkileyen ana unsur, küresel pazarda Amerikan endüstrilerini güçlendirmek ve ülke içerisinde üretim yapmaya devam etmek amacıyla yönelinen üretimi otomatikleştirme eğilimiydi.

ABD’nin güneydeki komşusu Meksika, 10.000 insan işçi başına sadece 33 endüstriyel robota sahip. Ağırlıklı olarak ABD’ye ihracat yapan bir otomotiv üretim merkezi olmasına karşın, dünya ortalamasının bu kadar altında kalması garip bir durum.

Asya

Güney Kore ve Singapur, ortalama endüstriyel robot sayısında, hem dünya genelinde hem de Asya kıtasında zirvede yer alırken Çin’deki robot işçi sayılarında da bir artış yaşandı. Çin, 2016 yılında 10.000 insan işçi başına 68 robota sahipti. Her ne kadar bu rakam dünya ortalamasının altında olsa da, 2013 yılında bu rakam sadece 25 idi. Bu nedenle Çin’in robot işçi konusunda son yıllarda ciddi bir atılım yaptığını rahatlıkla söyleyebiliriz.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link