Çinli Üretici NIO, 2020 Yılında Çıkarmayı Planladığı Fütüristik Aracını Tanıttı

NIO isimli Çin merkezli araba üreticisi, ABD’nin Teksas eyaletinin başkenti Austin’de düzenlenen SXSW konferansında NIO EVE isimli fütüristik, otonom ve elektrikli arabasını tanıttı. NextEV olarak bilinen ve bazı Çinli risk sermayesi şirketleri tarafından desteklenen NIO; Tesla, Ford ve Lyft gibi şirketlerin çalışanlarını kendi bünyesine kattı.

Estetik ve işlevsellik açısında oldukça etkileyici olan bu konsept araba, geleneksel kapılar yerine minibüslerdeki gibi kızaklı/sürgülü geniş bir kapıya sahip. Aracın arka kısmında aynı kanepeye benzeyen geniş bir koltuk bulunuyor, ayrıca yolcuların seyahat boyunca dinlenebilmeleri için bu koltuklar geriye doğru yaslanabiliyor. Bununla birlikte aracın arka kısmında çalışma ya da oyun alanı olarak kullanılabilen bir katlanır masa bulunuyor.

Gelelim aracın teknolojik özelliklerine. Araçta NOMI isimli bir yapay zeka motoru bulunuyor ve bu yapay zeka motoru otonom modda aracı kontrol ediyor, ayrıca kullanıcı tercihlerini öğrenebiliyor. Tabii ki, kullanıcı isterse aracı otonom moddan çıkararak kendi de kontrol edebiliyor.

NIO’nun bu yeni aracının, diğer araba üreticilerinin tasarladığı geleceğin otonom araç konseptleriyle oldukça büyük benzerlikler taşıdığını söyleyebiliriz. Özellikle aracın iç tasarımının fütüristik araçlarda sıklıkla gördüğümüz, daha konforlu ve verimli bir yolculuk deneyimini sağlamak üzere tasarlandığı açıkça görülüyor. Şirket şimdilik sadece bir konsept olan bu fütüristik aracını 2020 yılında ABD’de piyasaya sürmeyi planlıyor.

Bu arada 9 Mayıs’ta gerçekleşecek olan Marketing Meetup Future etkinliğinde geleceği konuşacağız. Kayıt olmak isteyenler için erken kayıt indirimimiz devam ediyor. Hemen aşağıdaki formumuzdan kaydınızı gerçekleştirebilirsiniz.

conference – Online Event Management with the ticketing solution from XING Events

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlamasyon İçerik Editörü

Bir Cevap Yazın

Z Kuşağı Geleceğin Mesleklerini Tasarlıyor

Robotların 800 milyon kişiyi işsiz bırakma tehlikesini dün sizlerle paylaşmıştık. Bu tehlike çok gerçekçi bir tehlike çünkü özellikle fiziki iş gücü gerektiren işler robotlar tarafından yapılabildiğinde bu hem daha ucuza hem de daha hatasız iş gücü demek oluyor. Robotların ruh halleri değişmeyecek, midesi rahatsızlanmayacak yani insanlara zaman kaybettiren “insancıl şeyler” robotlara zaman kaybettirmeyecek bu da iş verenler için büyük bir avantaj olacak.

Peki insanlar ne yapacaklar? Sonuçta bizler yaşamaya devam ediyoruz ve bir şekilde üretmemiz, para(veya gelecekte o her ne olacaksa) kazanmamız gerekiyor. Biz ne yapacağız?

Olaya geniş bir açıdan bakarsak dünya sürekli değişiyor robotlar zaten hayatımıza girmişti. Hesap makinesi de bir zamanlar insanların elinden işlerini aldı bilgisayarlar da ama şu anda bu icatlarla ve teknolojilerle beraber gelen yeni iş alanları doğdu ve o alanlarda çalışıyoruz. İşte yine öyle olacak fakat bu sefer insanın zeka potansiyeli daha çok devreye giriyor. Beden gücü ile yapılan işleri robotlar yaptığında insanlara yapay zekayı yönetmek düşecek. 

Geleceğin yetişkinleri şimdinin minikleri “Z kuşağı” olarak adlandırılan yeni nesil, gelecekte hangi mesleklere sahip olacaklar ve hayallerindeki meslekler neler? Hanersman Genel Müdürü Ecehan Ersöz öngörüleri paylaştı.

Robot veterinerliği, gen terapistliği, holoportasyon uzmanlığı, etik hackerlık, duygu tasarımcılığı ve hatta rüya gerçekleştiriciliği… Şu anda kulağımıza her ne kadar ütopik gelse de, fütüristler 20 yıl içinde bu mesleklerin gündeme geleceğini öngörüyor. Bunları tasarlayacak kişiler ise Z kuşağı. Dijital dönüşüm, endüstri 4.0, strateji, pazarlama ve marka yönetimi konularında şirketlerin yol haritasını belirleyen Hanersman Genel Müdürü Ecehan Ersöz, Z kuşağının hayalindeki meslekleri anlatırken, iş dünyasına da bir uyarıda bulundu:  “Z kuşağı ile çalışmak için hiyerarşiden uzak özgür bir çalışma ortamı, adil ücret yönetimi politikası, alternatif yan haklar, gelişim, eğitim ve kariyer fırsatları sunulması şart!”

Teknolojinin hayatımıza yön vermesiyle birlikte bazı meslekler kaybolurken, daha önce hiç duymadığımız bazı meslekler hayatımıza girmeye başlıyor. Bu meslekleri yaratılmasına öncülük eden ise, iş hayatına adım atmaya başlayan Z kuşağı. Dijital dönüşüm, endüstri 4.0, strateji, pazarlama ve marka yönetimi konularında şirketlerin yol haritasını belirleyen Hanersman Genel Müdürü Ecehan Ersöz, geleceğin mesleklerini tasarlayan Z kuşağının günümüz iş hayatında da köklü değişikliklere yol açacağını söylüyor.

Bilgisayar ve yazılım okuyup robot veterinerliğini geliştirecekler

Bilgisayar ve internet hayatlarının vazgeçilmez parçası olduğu için, Z kuşağının büyük bölümü meslek seçiminde tercihini bilgi sistemleri, bilgisayar, yazılım ve elektronik mühendisliği alanlarından yana kullanıyor. Girişimciliği tercih edenlerde ise, bu alanlara ek olarak sağlık, gıda teknolojileri, fintech ve e-ticaret gibi alanlara yönelim öne çıkıyor. Ancak bu noktada, kendilerinden önceki kuşaklardan farklı olarak, geleceğin mesleklerini tasarlamaya yönelik girişimlere de öncülük ediyorlar. Ersöz, Z kuşağının yaratacağı mesleklerle ilgili olarak, “Dijital dönüşüm, endüstri 4.0 gibi küresel anlamda rekabeti şekillendiren gelişmeler ekseninde, Z kuşağı geleceğin mesleklerinin yaratılmasına öncülük edecek. Robot veterinerliği, gen terapistliği, sanal gerçeklik, holoportasyon uzmanlığı, etik hackerlık, duygu tasarımcılığı, bilgi madenciliği, elektronik gazetecilik, 5 duyu reklam tasarımcılığı, yapay zeka pazarlamacılığı, rüya gerçekleştiricileri, yapay organ imalatçısı gibi meslekler, şimdi bizlere çok uzak gelse de, fütüristlere göre 20 yıl içinde hayatımıza girecek” diyor.

Figüran olmayı kabul etmiyorlar

Z kuşağı ile çalışmak yöneticiler için de yeni bir deneyim. Bu kuşağın, kendilerinden bir önce gelen Y kuşağı gibi 8 – 5 iş hayatına karşı olduğunu vurgulayan Ecehan Ersöz, “Meslek seçiminde her ne kadar garantici bir tavır sergileseler de, iş – yaşam dengesine verdikleri önem dolayısıyla gerektiğinde konfor alanlarının dışına çıkmayı göze alabiliyorlar. Z kuşağının birincil önceliği ‘deneyim odaklılık’. Yaparak öğrenmek, çalışmaların bizzat içinde yer almak istiyorlar, figüran olmayı kabul etmiyorlar” diye konuştu.

“Girişimcilik ruhu Z kuşağının DNA’sında var”

Bu kuşağın genellikle kendi girişimini kurmak istediğine dikkat çeken Ersöz, sözlerini şöyle sürdürdü, “Girişimcilik ruhu Z kuşağının DNA’sında var. Profesyonel hayatla yollarının kesişmesi ve uzun yıllar çalışabilmeleri ancak kendilerini o ortamın bir parçası gibi hissetmeleri, yaptıkları işte bir anlam bulmaları ve iş yerindeki zamanlarının rutinden uzak geçmesiyle mümkün. İş yerlerinin özgür, iş birlikçi çalışma ortamı, gelişim, eğitim ve kariyer fırsatları, adil ücret yönetimi politikası ve alternatif yan haklar sunması gerekiyor.”

Kurumsal girişimcilik Z kuşağını işe bağlıyor!

Araştırmalara göre, 18 – 24 yaş arasındaki gençlerin her bir buçuk yılda bir iş değiştirdikleri hatırlatan Ecehan Ersöz, Z kuşağına işi ve iş yerinin sevdirmenin bir diğer yolunun ise kurumsal girişimcilik olduğunu belirtiyor. Şirketler yaratıcı ve inovatif fikirlerin çalışanlar tarafından hayata geçirilmesine fırsat tanırsa, Z kuşağı bu tip çalışmalara katılıyor ve şirketle arasındaki bağı güçlendiriyor.

Teknolojiyle yoğrulan kuşak

Zillenials, Gamers, İnternet Kuşağı, Next Generation, iGen, Instant Online gibi pek çok farklı isimle anılan Z kuşağının hangi yıl başladığıyla ilgili tüm dünyada farklı görüşler mevcut. 2000 yılını başlangıç kabul eden uzmanların yanı sıra, teknolojinin hayatımıza yoğun bir şekilde nüfuz etmeye başladığı 90’lı yılların ikinci yarısıyla Z kuşağının doğduğunu savunanların sayısı da oldukça fazla. Bu kuşağın iş yaşamından en önde gelen beklentileri; şeffaflık, fırsat eşitliği, kendini özgürce ifade edebilme, katılımcı olma ve hiyerarşiden uzak bir ortam şeklinde tanımlanıyor.

 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GM’den Araç Sürerken Alışveriş Yapmaya İmkan Tanıyan Platform

Business Insider’ın yaptığı habere göre ABD’li otomobil üreticisi General Motors, sürücülerin araç sürerken alışveriş yapmalarına olanak sağlayan bir platform kullanıma sundu. Şirketin internet sitesinde yer alan bilgilere göre Marketplace (Pazar Yeri) isimli bu platform, uyumlu özelliklere sahip olan 2017 model ve daha yeni olan bütün Buick, Cadillac, Chevrolet ve GMC araçlarında kullanılabilir olacak.

Sürücüler, aracın kontrol paneli üzerinden Marketplace platformuna erişebilecekler ve bu platform aracılığıyla yemek satın alabilecek, en yakın benzin istasyonunu bulabilecek, General Motors ürün ve hizmetlerinde indirim elde edebilecek ve park yeri, restoran, otel ve diğer hizmetler için rezervasyon yaptırabilecekler.

Bu platformda insanların ürün ya da hizmetlerini satın alabilecekleri çok önemli markalar yer alıyor. Dunkin’ Donuts, IHOP, TGI Fridays, Priceline, Shell ve ExxonMobil bu markalardan bazıları. Bununla birlikte General Motors, önümüzdeki yıl Starbucks‘ı da bu platform yer alan markalar arasına katmayı amaçlıyor.

Dört Ayrı General Motors Markası Tek Bir Karede

Global bağlantılı müşteri deneyimi alanın General Motors başkan yardımcısı olan Santiago Chamorro ise şirketin yeni alışveriş platformuyla ilgili olarak, birçok perakendeci ve tüketici markası için gün içinde bir tüketiciye erişilemeyen tek zamanın evden işe ve işten eve gidiş zamanları olduğunu ve bu alışveriş platformunun markalara, sürücülerle ve yolcularla daha güvenli bir şekilde etkileşime geçme imkanı tanıdığını ifade etti.

General Motors’un Marketplace alışveriş platformu, sürücüler tarafından sürüş sırasında kullanılabiliyor olsa da General Motors, bu platformu sürücülerin dikkatini dağıtacak eylemleri en az indirecek şekilde tasarladı.

Bu arada, gündemde General Motors ile alakalı oldukça dikkat çeken bir haber var. Geçtiğimiz temmuz ayında, Fransız otomobil üreticileri Peugeot ve Citroen‘in sahibi olan PSA Group, General Motors bünyesinde bulunan Alman otomobil üreticisi Opel‘i satın almıştı. Şimdi ise PSA Group, kandırıldığını iddia ederek Opel’i satın alırken ödediği paranın yaklaşık olarak yarısını geri istiyor.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link