Bu Yıl Hangi Teknoloji Firmasını Giyiyorsunuz?

Akıllı telefonların hayatımıza girmesi ile birlikte günlük birçok işimizi kolayca halledebiliyor ve her an gündemi takip etme olanağı bulabiliyoruz. Ancak bir uygulama bilimi olarak tanımlayabileceğimiz teknoloji her zaman gelişmekte ve akıllara şu soruyu getirmektedir: Akıllı telefonlardan sonra bizi ne bekliyor?

Son zamanlarda sıklıkla konuşulan bir terim ‘giyilebilir teknoloji’.  Aslında giyilebilir teknoloji yeni bir fikir değil ancak bu kez farklı olanın dünya genelinde bunun yeni bir trend olarak kabul ediliyor olması görüşüdür. Kuşkusuz bunun en büyük örneği Google tarafından üretilen Google Glass. İlk olarak Nisan 2012 yılında testine başlanan ürünün 2013’ün son çeyreğinde satışa sunulması bekleniyor. Google’ın, avantaj ve dezavantajlarının tartışılacağı bu ürünüyle hayatımızı çok daha kolay bir hale getireceği düşünülüyor.

iwatch21-640x470

Google ile birlikte bu alanda söz sahibi olabilecek diğer oyunculardan bir tanesi de şüphesiz dünyanın en inovatif şirketlerinden birisi olan Apple. Apple’ın giyilebilir teknoloji alanında ses getirebilecek en önemli ürünü şu anda bir söylentiden ibaret olan iWatch (Akıllı Saat). Söylenti diyorum çünkü bugüne kadar akıllı saatin üretimi ve satışı ile ilgili Apple tarafından resmi bir açıklama yapılmadı. Bileğe sarılıyken saat işlevi gören cihazın esnek ve kıvrılabilir bir ekrana sahip olacağı, dış ortamdaki bilgiyi otomatik olarak alıp iletme özelliğine sahip olacağı belirtiliyor. Cihazın en önemli özelliklerinden bir diğeri ise ihtiyaç duyduğu enerjiyi kullanıcının hareketinden sağlayacak olması.

Son olarak merkezi Kanada’da bulunan ve çok genç bir şirket olan Thalmic tarafından 2013’ün sonunda piyasaya sürülmesi beklenen elektronik kol bilekliği, giyilebilir teknoloji alanında en önemli cihazlarından biri olacakmış izlenimi veriyor.

Gidişatın bu şekilde sürmesi halinde teknoloji dünyasının yakın zamanda birçok giyilebilir akıllı ürünlere tanıklık edeceği aşikâr.  Öyle ki teknoloji dünyasından bazı analistlere göre giyilebilir, akıllı ürünler gelecekte akıllı telefonların yerini alacak.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Hedefini Uluslararası Finans Sektöründe kayda değer bir başarı yakalama üzerine kuran genç bir Ekonomist.

Bir Cevap Yazın

Bugüne Dek Yapılmış En İlginç 5 İş Mülakatı

Genel olarak iş mülakatlarının hepsi birbirine benzer ve iş mülakatı, iş başvurusu yapan adaylar için sıkıcı ve stresli bir süreçtir. İş için başvurulan şirket ne kadar büyük ve pozisyon ne kadar yüksek olursa mülakat süreci o kadar sıkıntılı ve stresli bir hal alır. Ancak bazı şirketler, bu alışılmış kalıpların dışına çıkarak çok daha yenilikçi ve yaratıcı bir mülakat süreci meydana getirebiliyorlar. Böylelikle sıradan, sıkıcı ve stresli iş mülakatlarından sıyrılarak hem şirket hem de çalışan adayları açısından çok daha verimli bir işe alım süreci gerçekleştirilebiliyor. Şimdi bu yenilikçi ve sıra dışı iş mülakatlarından beş tanesine birlikte göz atalım.

Mercedes-Benz

Alman otomotiv markası Mercedes-Benz, geçtiğimiz kasım ayında Portekiz’in başkenti Lizbon’da düzenlenen Web Zirvesi isimli etkinlik boyunca 100’den fazla web geliştiricisiyle görüşme yaptı ve bu görüşmelerin tamamı, Mercedes-Benz’in C63 AMG model aracında gerçekleştirildi. Mercedes-Benz Portekiz’in gerçekleştirdiği viral bir kampanya kapsamında yapılan bu iş görüşmeleri, iş başvurusu yapan adayların mülakat sırasında yaşadığı stresi bambaşka bir noktaya taşıyor. Profesyonel bir sürücünün zorlu bir parkurda tam gaz sürdüğü Mercedes marka aracın ön koltuğunda bulunan adaylar, zorlu şartlar altında Mercedes-Benz CEO’sunun sorulara cevap vermeye çalışıyorlar.

Heineken

Hollanda merkezli bira üreticisi Heineken, 2013 yılında bir etkinlik ve sponsorluk stajyeri işe almak için 1734 adayın yer aldığı sıra dışı işe alım kampanyası gerçekleştirdi. İş görüşmesi için şirkete gelen stajyer adayları, görüşme sırasında birtakım stres dolu olaylara maruz bırakıldı ve adayların tepki gizli kameralar aracılığıyla kaydedildi. Bu olaylardan biri iş görüşmesini gerçekleştiren şirket çalışanının kalp krizi geçirir gibi yere yığılmasıydı. Bir diğer kurgusal olayda ise adaylar, kendilerini bir binanın çatısından atlamayı planlayan bir adam için yapılan kurtarma çalışmasının ortasında buluyorlardı. Bu sıra dışı mülakat sırasında soğukkanlığını koruyarak yardımcı olmak için elinden geleni yapanlardan biri olan Guy Luchting isimli aday işe alındı.

Popeyes

Aslında bu iş görüşmesi, bu listedeki kurgusal olmayan ve tamamen gerçek bir olaya dayanan tek iş görüşmesi ve sıra dışı olduğu için listede yer verdik. 2016 yılında fast food restoran zinciri Popeyes’ın, ABD’nin New Orleans şehrinde bulunan bir şubesinde gerçekleştirilen iş görüşmesi sırasında Pablo Ciscart isimli bir şahıs restorana girerek kasada bulunan 300-400 dolar tutarında bir parayı zorla aldı. Mağazanın müdür yardımcısı Dominique Griffin, Ciscart’ı kaçmadan yakalamaya çalıştı, ancak başarılı olamadı ve bunun üzerine mağaza müdürü Danyanna Metoyer, restoranın kapısını kapadı. Bu sırada iş görüşmesi için mağazada bulunan 18 yaşındaki Devin Washington isimli genç, hırsızı arkadan yakaladı ve polis gelene kadar bırakmadı. Yaptığı bu cesur hareket onun işe alınmasına yardımcı oldu. Mağaza müdürü Danyanna Metoyer, yaptığı açıklamada soygundan önce Washington’ı işe almaya karar verdiğini, ancak kendisinin soygunu önlenmesinin işi bitirdiğini ifade etti.

Google

2009 yılından beri ABD merkezli kitlesel medya şirketi AOL’in CEO’su olan Tim Armstrong, Business Insider ile gerçekleştirdiği bir podcast sohbeti sırasında, zamanında Google’ın kurucuları Larry Page ve Sergey Brin ile yaptığı sıra dışı iş görüşmesinden bahsetti. Armstrong’un bahsettiğine göre bu iş görüşmesi sırasında Page ve Brin, daha görüşmenin başında “Sana ne soracağımızdan emin değiliz. Soruları kendi kendine sor. Eğer biz olsaydın, kendine hangi soruları sorardın?” demişler. Armstrong daha sonradan bu durumun, ikilinin hazırlıksız bir şekilde görüşmeye gelmesinden kaynaklanmadığını öğrenmiş. Bu, Page ve Brin’in, bir adayın karakterini anlamaya yardımcı olması için sıklıkla kullandıkları bir taktikmiş.

Grant’s

Bir İskoç viskisi üreticisi olan Grant’s, 2018 yılı için bir marka elçisi arıyor ve doğru kişiyi işe almak için oldukça sıra dışı ve adayların seve seve katılacağı bir mülakat süreci belirlemiş. Şirket, marka elçisi adaylarını tüm masrafları karşılanmış 10 günlük bir dünya turuna gönderiyor. Şirketin marka elçisi olmak için başvuruda bulunan adayların sayısı, birtakım elemeler sonrasında üçe indirilecek ve sona kalan üç aday, Grant’s marka viski ile dolu bir valiz ile birlikte Kolombiya’dan Polonya’ya ve Hindistan’dan Güney Afrika’ya kadar uzanan çeşitli ülkelerden üç tanesine seyahat edecek. Bu süreç sonucunda da Grant’s viskilerini dünyaya tanıtmak için görevlendirilecek kişi belirlenecek.

Bonus: İsmail Abi’nin Işık Hızında İş Görüşmesi 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

L’Oréal’den Başparmağınıza Sığacak UV Işığı Takip Cihazı

Giyilebilir teknoloji tüm sektörlerin kıskacı altında. Peki, neden kozmetiğin de olmasın ki? L’Oréal ilk giyilebilir teknoloji ürününü piyasa sunmaya hazırlanıyor: kişilerin ne kadar güneşe maruz kaldığını göstererek onları güneş koruyu kullanmaya teşvik etmeyi amaçlayan minik bir cihaz!

Ürünün 2018 Tüketici Elektroniği Fuarı’nda (CES) ilk defa tanıtımını yapan şirket, giyilebilir teknoloji sektörüne resmi olarak adımını attığı bu cihazın bataryasız ilk UV sensörünün bu ürün olacağını açıkladı.

Parmağa yapılan bir oje kadar minik bu cihaz onu takan kişiye gerçek zamanlı UV ışınlarına ne kadar maruz kaldığı ile ilgili veri sağlıyor. Bununla beraber kişiye 3 aylık kapsamlı bir bilgi sağlayarak hangi vakitlerde ne kadar sıklıkla güneşe maruz kaldığına dair geniş çaplı bir gözlem verisi sağlıyor.

Tabii UV ışınları ile L’Oréal’in yaptığı ilk çalışma bu değil.Şirket 2016 yılında My UV Patch isimli yapıştırılabilir cihaz ile de bu zararlı ışınlara ne kadar maruz kaldığımızı ölçmeyi hedefliyordu.

Piyasaya sürülmesinden bu yana L’Oréal’ sahibi olduğu La-Roche Posay markası ile 37 ülkeye yaklaşık 1 milyon UV giyilebilir cihazı sürmüş durumda. Akabinde yaptığı tüketici araştırmaları ise bu cihazın kişilerde “güneşten korunma“ davranışı geliştirmesi konusunda yardımcı olabileceğine işaret ediyor. Böylelikle güneş kreminin daha doğru zamanlarda doğru bir şekilde uygulanacağını düşünen marka cihazın hem iş hem de insan hayatını değiştirmek konusunda olumlu yönleri olduğunu düşünüyor.

Ağır ve kullanışsız giyilebilir teknoloji ürünlerine kıyasla bu cihazı “ giyilebilir teknolojinin geleceği” olarak gören L’Oréal, tırnağa yerleştirilerek kullanılabilen cihazın topladığı 3 aylık dataları “anonim” veriler olarak kullanacağını açıkladı.

Bu yıl Amerika Birleşik Devletleri’nde pilot olarak uygulanması planlanan UV cihazının 2019’da müşteri lansmanının yapılacağı ifade ediliyor.

Ne dersiniz, siz böyle bir cihazı kullanır mıydınız?

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link