BlackBerry Nostaljisi Türkiye’ye “KEYone” ile Geri Dönüyor

Talihsiz Markalar Serisi’mizde daha önce yer verdiğimiz akıllı telefon markası BlackBerry‘nin bir yıl önce çıkardığı telefonu KEYone bugün itibariyle Türkiye’de de satışa sunuldu. Vodafone Türkiye tarafından satışa çıkarılan KEYone’ın fiyatı 3499 TL olarak belirlendi.

BlackBerry, Apple gelene kadar bir dönem akıllı telefon piyasasının %50’lik bir kısmını elinde tutuyordu. BBM diye kısalttığımız ilk anlık mesajlaşma ve sesli konuşma uygulaması BlackBerry Massenger sayesinde ise dönemin en farklı ve sevilen telefonlarındandı. Apple gibi büyük bir rakiple savaşamayan BlackBerry şu anda akıllı telefon piyasasının sadece %1’lik bir kısmına hakim.

Ancak BlackBerry bir dönem hakim olduğu piyasayı terk etme niyetinde değil. Bundan yaklaşık bir yıl önce piyasaya sürdüğü yeni telefonu KEYone ile hem BlackBerry nostaljisini yaşatmak hem de gelişen teknolojiye uyum sağlamak istemişti. BlackBerry’i özel kılan şeylerin belki de başında gelen klavyesi KEYone’da da yer alıyor. KEYone’ın ekranı büyütülerek ekrana dokunmatik özellik de eklenen telefon kullanıcılarına hem klavye hem de dokunmatik özelliği ile kolaylık sağlıyor.

“Vodafone Türkiye iş birliği ile ödüllü cep telefonumuz BlackBerry KEYone’ı satışa sunuyor olmaktan çok heyecanlıyız”, şeklinde açıklama yapan BlackBerry Mobile şirketinin Global Satış Direktörü Francois Mahieu. “Android işletim sistemi ile desteklenen bu akıllı telefon, teknolojisi ile çekici ve güvenilir, hissedilebilir klavyesi ile hassas ve sağlam, uzun ömürlü pil desteği ile ise yoğun günlerinizin vazgeçilmezi olacaktır. Günümüzün akıllı telefon tüketicileri bu farklılıkları ile ideal eşlerini buldular ” şeklinde ekledi.

BlackBerry KEYone hakkında daha fazla şey merak ediyorsanız aşağıdaki inceleme videosunu izleyebilirsiniz.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Bir Cevap Yazın

MediaMarkt’dan Dijital Pazarlama Yatırımlarına Çok Kanallı Dönüşünü Ölçen Proje: Online’dan Mağazaya !

Avrupa’nın 1 numaralı elektronik perakendecisi MediaMarkt, geçtiğimiz yıl online reklamların mağaza satışlarına etkisini ölçmek için  Google ve Performans Pazarlama ajansı SEMTR ile Online to Store/Online’dan Mağazaya” projesini hayata geçirdi.

Geçtiğimiz yıl Eylül ayında başlayarak mağaza ziyareti metriğini ölçümlemeye ve dijital yatırımlarını çok kanallı dönüşüne göre yönetmeye başlayan MediaMarkt Türkiye, Temmuz sonu itibarıyla, yapılan dijital performans reklamlarından kaynaklı toplamda 2.5 milyon mağaza ziyareti elde ettiğini ve %5.5 mağaza ziyareti oranı gerçekleştirdiğini açıkladı.   

MediaMarkt Türkiye Pazarlama ve Kurumsal İletişim Direktörü Çağanur Atay Uçtu;  “Günümüzde mağaza satın alma yapan tüketicilerimizin yarısından fazlasının yolculuğa online’da araştırma yaparak başladığını biliyoruz. Biz de buradan hareketle Google’da yaptığımız reklamların mağaza satışları üzerindeki etkisini ölçmek istedik. Bu metriğin gelmesi ile hem bunu ölçümlemeye başladık, hem search’te aramayı yapan kullanıcıların herhangi bir mağazamıza olan yakınlığına göre reklam metni özelleştirme ve mağaza adresi gösterme gibi direkt mağaza trafiğini arttırıcı aksiyonlar aldık. Çok kanallı ve müşteri odaklı pazarlama stratejimiz kapsamında bu tür dijital odaklı mağazacılık projelere yatırım yapmaya devam edeceğiz dedi.  

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Lucky Strike Satışlarını Arttırmak İçin Kadınlara Yapılan Yeşil Propagandası

Günümüzün standart haline gelmiş modern pazarlama yaklaşımı, hedeflenen kitlenin bilinçdışı arzularına hitap etmek; kitleleri sunulan ürün ya da hizmeti istediğine ve hatta buna ihtiyaç duyduğuna inandırmak üzerine kuruludur. Ancak 1920’lere dek, tüketici için gerçekten var olmayan bir isteği veya ihtiyacı yaratmak diye bir konsept söz konusu değildi. İşte pazarlama alanına, seri üretim mallarını tüketicinin bilinçdışı arzularıyla ilişkilendiren bu manipülatif yaklaşımı sokan kişi; “Halkla İlişkilerin Babası”, Edward Bernays’tır. Bernays’ın psikanalizin kurucusu Sigmund Freud’un özbeöz yeğeni olması da tesadüf olmasa gerek.

Edward Bernays (1891-1995)

1922’de New York’ta ilk halkla ilişkiler dersini veren, 1923 yılında Cyristallizing Public Opinion adlı kitabıyla da ilk halkla ilişkiler kitabını yazan Bernays’ın en bilindik çalışmalarından biri kadınları sigara içmeye ikna etmesidir. Kadınların sigara içmesinin uygunsuz görüldüğü bir dönemde, bir grup kadının ellerine sigara vererek yaptırdığı yürüyüş halkla ilişkiler dünyasında efsane olmuş bir eylemdir. Bu eylemle birlikte sigara ateşi “özgürlük meşalesi” olarak anılmaya başlamış, kadınlara sigara satışı artmıştır.

Sayısız başarılı halkla ilişkiler kampanyasının arkasındaki isim olan Bernays’ın en ünlü işlerinden bir diğeri de Lucky Strike için yürüttüğü yeşil kampanyasıdır. American Tobacco’nun en önemli markası olan Lucky Strike’ın satışları iyi gitmemektedir. Şirketin sahibi George W. Hill, yaptırdığı bir anketin sonucunda kadınların Lucky Strike’ı tercih etmediklerini, bunun sebebininse sigara paketlerinin rengi olan yeşilin kadınların kıyafetleriyle uygun olmaması olduğunu fark eder. Evet, Lucky Strike şirketi, elinde milyonlarca paket sigarayı bir renk yüzünden satamamaktadır.

George Hill, bu sorunu çözebilmesi için Bernays’la görüşür ve  paketlerin renginin değiştirmelerinin mümkün olmadığını en başından belirtir. Bernays şu cevabı verir : “Paketin rengini değiştiremiyorsak, biz de moda olan rengi değiştiririz.”

Böylece “yeşil kampanyası” ortaya çıkar. Kampanyanın esas amacı kadınların yeşil giymesini sağlamaktır. Bernays öncelikle yeşil rengi üzerine bir araştırma yapar ve Language of Color isimli kitapta yeşilin; umut, zafer ve bolluk anlamına gelen pozitif bir renk olduğunu görür. Sıradaki adımı, New York sosyetesinden fikir öncüsü olabilecek kadınlara yeşil rengini giydirmektir. Onlar yeşil giyinirlerse, diğer kadınlar da yeşil giyinecektir. Moda editörleri ikinci hedefidir, yeşil rengiyle ilgili teşvik edici hikayeler yazacaklardır. Bernays, 1934’te Waldorf Astoria’da yüksek sosyetenin katılacağı çok özel bir balonun düzenlenmesine önayak olur. Balonun tema rengi yeşil olacaktır; katılımcıların yeşil elbise giyme zorunluluğu vardır. Vogue, Harper’s Bazaar gibi önde gelen dergilerin bu etkinliğe gösterdiği ilgi sonucu, Barney’s hedefine ulaşır ve o yıl yeşil, gerçekten de moda renk haline gelir. Ve sonuç olarak bu durum kadınların sigara satın alırkenki tercihlerini etkiler ve yeşil renkli Lucky Strike paketlerinin satışında beklenen artış yakalanır.

İstediği sonuçları başarıyla elde edebilen, ilk kez Bernays tarafından kullanılan bu propaganda teknikleri günümüz reklam kampanyalarında hala kullanılıyor. Acaba hangilerine kanıyoruz, hangilerinin farkındayız?

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Haftanın En Çok Okunan 10 İçeriği

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link