Bill Gates’in Milyon Dolarlar Yatırdığı Drone Şirketi

Seattle merkezli girişim Echodyne, Microsoft’un kurucusu Bill Gates ve Microsoft kurucu ortağı Paul Allen’in Vulcan Capital adlı şirketinin de üyesi olduğu yatırımcı ağı The National Education Association (NEA) tarafından 29 milyon dolarlık bir destek beklediğini duyurdu.

Echodyne’ın dünyanın en zengin insanı Bill Gates’in dikkatini çekmesi ise daha önceye dayanıyor. Şirketin CEO’su Eben Frankenberg’in geleceği drone’lar ve kendi kendine gidebilen sürücüsüz araçların inşa edeceğini öngörmesi ve Echodyne’ı bu doğrultuda yapılandırarak olumsuz hava koşullarında ve yağmurlu havalarda bile çalışacak sensörler üretmeye yöneldi. Amazon’un drone teknolojisine yaptığı yatırımlar ve Google’ın sürücüsüz otomobil teknolojisi üzerine kaydettiği gelişmeler karşısında, Echodyne’ın beklediği bu ciddi destek, şüphesiz ki bu alandaki iki güçlü rakibine karşı şirkete önemli bir güç katacak. Frankenberg ise Business Insider’a yaptığı açıklamada bu hızla gelişen pazarın somut sonuçlarını beklenenden de önce bir zamanda göreceğimizi söyledi.

Echodyne’ın çalışmaları arasında ise Metamalzemeden Elektronik Tarama Tertibatı (Metamaterial Electronically Array – MESA) öne çıkıyor. Drone üzerine yerleştirilecek büyüklükte bir radar sensörü olan ürün, her ne kadar Google ve Amazon’un kargo süreçlerinde kullandıklarına benzese de şirket, bunun mevcut sensörlerden daha güçlü ve gelişmiş olduğunu öne sürüyor. MESA üzerine odaklanan şirket, yoldaki 29 milyon dolarlık fonu daha fazla MESA üretmek ve bunun için daha fazla çalışanı işe almak amacıyla kullanmayı planlıyor. Frankenberg ayrıca, sensör üretimiyle yetinmeyeceklerini ve ürünün ötesine geçerek yazılım geliştirmeye de başlayacaklarını belirtiyor.

Echodyne CEO’su Eben Frankenberg

Kasım 2016’da MESA üzerine yerleştirilen ve olumsuz hava koşullarında, bulutlu ve karanlık havalarda bile hareket hâlindeki uçakları ve diğer varlıkları tespit edebilen bir sistemi deneyen Echodyne, insan kontrolü olmadan çalışabilen drone üretimi yolunda büyük bir adım atmıştı. Echodyne CEO’su şimdi de daha büyük boyuttaki drone’larda kullanılabilecek çapta gelişmiş bir MESA versiyonu üretmeye başlayacaklarını söylüyor.

Şirket bunun yanında, sürücüsüz otomobillerde kullanılabilecek boyutta küçük ebatlı MESA’lar üzerinde çalışıyor. Ürünün bu versiyonu, mevcut lazer teknolojisine ve kameralara kıyasla kısa mesafede daha yüksek çözünürlük sunması, otomobil üreticileri için cezbedici bir özellik olarak görülüyor. Bu özellikteki bir radarın kendi kendine giden araçlar içi; sisli, yağmurlu veya göz alıcı güneş ışığı altında avantaj sağlayacağı söyleniyor.

Yakın gelecekte, özellikle kargo taşımacılığı adına e-ticaret siteleri açısından fayda-maliyet noktasında büyük yarar sağlayacağı tahmin edilen drone teknolojisi ve trafik kavramını yeniden şekillendirecek kendi kendine gidebilen otomobillerin (self-driving car) günlük yaşamımızın sıradan bir parçası olması ve yaygınlaşması güçlü bir ihtimal olarak görülüyor. Haberini buradan okuyabileceğiniz Çinli e-ticaret şirketi JD’nin bir tonluk yükleri bile taşıyabileceği drone çalışması da bunun açık bir göstergesi oldu. Bakalım Echodyne, bu konuda bizi daha fazla yenilikle tanıştıracak mı?

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

2009 yılında Uludağ Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü'nden, 2015'te ise Anadolu Üniversitesi Marka İletişimi Bölümü'nden mezun olan yazar, 2013 yılından beri pazarlama ve reklamcılık üzerine çalışıyor. Geleneksel ve dijital reklam ajanslarındaki çizgi altı ve üstü çalışmalarda metin yazarlığı yapan, ulusal ve küresel ölçekte birçok markayla birlikte çalışan yazar, bir yandan da Anadolu Üniversitesi'ndeki Türk Dili ve Edebiyatı öğrenimine de devam ediyor. En büyük tutkusunun edebiyat olduğu biliniyor, şehirdeki festivalleri yakından takip ediyor. Bir gün Patagonya'ya gitmenin hayalini kuruyor.

Bir Cevap Yazın

Alarmları Çöpe Atıyoruz: Sizi Nazikçe Uyandıran Akıllı Yastık

Güne iyi başlamak için çok sağlam bir uyku çekmeniz gerektiği aşikar. Kaliteli bir uykunun bileşenleri arasında iyi bir yatak seçimi ile beraber yastık seçimi de önemli. İşte sizi bu nedenle sıradan bir yastığın önüne geçen Sunrise Smart Pillow ile tanıştırmak istiyoruz.

“Hem gündüz hem de gecenizi kökten değiştirmeyi” vadeden akıllı yastık Sunrise, sıradan bir yastıktan daha fazlasını vadediyor: Sizi doğal bir şekilde uyandırmayı…

Geceleri için Derin Uyku, sabahınız için Sunrise alarm teknolojisi ve biliminde yardımı ile artık sabahları uyanmak işkence gibi olmayacak.

Haftaiçi sürdürdüğümüz erken kalkma rutinimiz için güneşin doğuşu ile artan ışığı değil maalesef binlerce kez ertelemek zorunda kaldığımız ve sonunda nefret ettiğimiz alarmlarımızı kullanıyoruz. Ama Sunrise bizi daha dingin ve dinlenmiş, uyku döngümüzün doğru yerinde uyandırmak için yavaş yavaş yükselen doğal bir ışık sistemi kullanıyor.

Aynı sabahları olduğu gibi, yastıktan yavaş yavaş yükselen ışık göz kapaklarımız yardımı ile vücudumuzun uyku hormonu olan melantonin üretimini durdurması sağlıyor. Ve bu ışığın odanızda ne zaman var olması tamamen kontrolünüz altında olacağı için sabahları yorgun ve zor uyanma ihtimaliniz de bir hayli düşüyor.

Yastığın alarm sistemi ise sizin uyku döngünüzü belirleyerek, uykunuzun en hafif yerinde uyanmanızı sağlayacak bir uyanma sürecine girmenizi sağlıyor. Ve uykunuzun en hafif yerinde Güneş ışığının gözlerinize girerek sizi uyandırmasını bir nevi taklit eden Sunrise, sizi en hafif ve en dinlenmiş olduğunuz uyku aşamanızda uyandırıyor.

Yastıkla beraber gelen uygulama sayesinde uyku davranışınızı takip edebiliyor,nasıl geliştirebileceğinize dair ipuçlarına sahip olabiliyorsunuz. Bununla beraber istediğiniz herhangi bir müzik ya da doğadan sesler ile uyanma şansına sahipsiniz.

Sunrise akıllı yastık şuanda kitle fonlama websitesi Indiegogo’da 129 $’a satılıyor.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

İngiltere’de 16 Yıldır Hiçbir Ölümlü Kazaya Karışmayan Araba: Volvo XC90

Güvenli araç denince akla ilk gelen markaların başında, hiç şüphesiz İsveçli otomobil üreticisi Volvo geliyor. Araç güvenlik testlerinden alnının akıyla çıkmasının yanı sıra, karıştığı gerçek kazalar da Volvo marka araçların ne kadar güvenli olduğunu ortaya koyuyor. Ve Volvo marka araçların gayet güvenilir olduğuna dair başka bir argüman ise bağımsız bir araştırma laboratuvarı tarafından sunuldu.

BBC’nin paylaştığı habere göre, Thatcham Research isimli bağımsız araştırma laboratuvarı, Volvo XC90’ın bugüne dek test ettiği en güvenli araç olduğunu açıkladı. Çünkü İngiltere’de 2002 yılından beri 50 binden fazla satan Volvo XC90’ın karıştığı kazalarda, bugüne kadar araç içinde bulunan hiçkimse hayatını kaybetmedi. Bu alanda Volvo XC90’a yaklaşan tek araç Audi Q7. Ancak bu araç, sadece 2015 ve 2016 yıllarında satıldığı için aktif olarak kullanılan Audi Q7’lerin sayısı, Volvo XC90’a göre oldukça az.

Tabii ki Volvo’nun bu başarısının ardında yatan tek neden, sadece aracın sağlam yapısı değil. The Telegraph’ın paylaştığı bilgiye göre, araçta otomatik fren sistemi için yüksek teknolojili bir güvenlik mekanizması kullanılıyor ve bu mekanizma, Volvo XC90’nın güvenli olmasını sağlayan en önemli unsurların başında geliyor. Bu sistemlerin güncelleştirilmiş versiyonları “Otonom Acil Fren Sistemi” (AEB) olarak adlandırılıyor ve herhangi bir çarpışma ihtimali durumunda, aracın otomatik olarak durmasını sağlıyor. Otonom Acil Fren Sistemi’nin çeşitli türleri bulunuyor, ancak bunların çoğu araçları ve yayaları saptamak için lazer, kamera ya da bir radar kullanıyor.

Thatcham Research, Otonom Acil Fren Sistemi’ni otomotiv dünyası açısından emniyet kemerinden beri en önemli gelişme olarak görüyor. Bağımsız araştırma laboratuvarının belirttiğine göre, sistemin önünümüzdeki 10 yıl içerisinde İngiltere’de 1.100 kişinin hayatını kurtaracağı tahmin ediliyor.

Otomatik Acil Fren Sistemleri’nin çoğu, öndeki araca arkadan çarpmayı engelliyor. Bu tür kazalar, toplam kazaların dörtte birini oluşturmakla birlikte en ciddi yaralanmalara da bu tür kazalar yol açıyor. Euro NCAP testlerine göre, Otonom Acil Fren Sistemleri bu tür kazaları %38 oranında azaltıyor.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link