Artırılmış Gerçeklik, IKEA ve Apple İş Birliğiyle Evinize Geliyor 0

Ev eşyası alanında dev marka IKEA ile günümüzün en büyük teknoloji şirketlerinden biri olan Apple güçlerini birleştirdi. Bu iki önemli markanın iş birliğiyle ortaya çıkacak iOS uygulaması, evlerini yeniden yaratmak isteyen iPhone kullanıcısı tüketicilere, IKEA’dan almayı düşündükleri mobilyaların üç boyutlu hâlini gösteriyor ve artırılmış gerçeklik teknolojisi sayesinde mağazaya gitmeden önce ürünle ilgili bir izlenim edinmelerini sağlıyor.

Bu ayın başında Apple tarafından düzenlenen ve pek çok mobil uygulama geliştiricisini buluşturan Dünya Geliştiriciler Konferansı (Worldwide Developers Conference – WWDC) etkinliğinde, Apple CEO’su Tim Cook’un işaretini verdiği uygulamanın ayrıntılarını ise IKEA Dijital Dönüşüm Müdürü Michael Valdsgaard, İsveç’in teknoloji portalı digital di’de paylaştı. Her ne kadar bu deneyim, e-ticaret alanında marka için yeni bir deneyim olsa da IKEA’nın ilk artırılmış gerçeklik projesi değil. Markanın yarı fiziksel bir yol izlediği üç yıl önceki çalışmasında, basılı ürün kataloğunu AR (augmented reality) teknolojisiyle birleştirdiğini aşağıdaki videoyu izleyerek hatırlayalım.

Yoldaki uygulamayı “satın alma kararını doğru şekilde yönlendiren ilk artırılmış gerçeklik uygulaması” olarak tanımlayan Valdsgaard ayrıca, markanın gelecekte ürünlerini bu uygulamada, tıpkı mağazadaki görünümleriyle vitrine çıkaracağını da söyledi. Uygulamanın ardında yatan düşünce ise son derece basit. Akıllı telefonunuzu, odanızda mobilyanızı yerleştireceğiniz noktaya koymanız yeterli. Artırılmış gerçekliğin kullanıldığı uygulama, üç boyutlu bir şekilde seçtiğiniz eşyayı gösteriyor ve örneğin alacağınız berjerin bu noktada nasıl gözükeceğini, cihazınızın ekranından anlıyorsunuz.

IKEA’nın artırılmış gerçeklik teknolojisini kullandığı üç yıl önceki katalog çalışmasından bir görünüm

Apple’ın bu yıl içinde tanıtacağı iOS 11 sistemiyle kullanıcılara ulaşması beklenen uygulamada, ilk aşamada 500 ila 600 IKEA ürününün sergilenmesi planlanıyor. Adı henüz belli olmasa da uygulamaya, İsveççe “ait olmak” ve “yerleştirmek” anlamlarına gelen “Platsa” isminin verileceği konuşuluyor. Valdsgaard, bu artırılmış gerçeklik uygulamasının e-ticarete yeni bir bakış açısı getirdiğini söylese de IKEA olarak, mağazada gerçekleşen satışları hâlâ öncelikli odak noktası olarak gördüklerini belirtiyor.

Şüphesiz ki Apple’ın inovatif anlayışı (her ne kadar Steve Jobs’ın ölümünden sonra hatrı sayılır sayıda Apple kullanıcısı markanın eski sihrini kaybettiğini düşünse de) ile IKEA’nın yaratıcı marka anlayışını ortak bir projede görmek heyecan verici. Fakat unutulmamalı ki Google, geçen ay düzenlediği I/O konferansında, tıpkı IKEA gibi ev eşyası satan Wayfair için benzer bir çalışmayı yaptığını açıklamış ve hatta buna dair aşağıdaki görüntüyü paylaşmıştı.

Google’ın Wayfair için üzerinde çalıştığı artırılmış gerçeklik uygulamasından bir kesit

Teknoloji şirketlerinin rekabeti, hayatımızı kolaylaştırma ve yeni teknolojilerle tanışmak adına güzel olsa da bu örnekle birlikte Apple’ın artık bir öncü değil de takipçi hâline gelip gelmediğini sorgulamamız da gerekiyor. Arka arkaya gelen iki projenin “tesadüf” olduğunu varsaydığımızda bile, bu iki dev rakibin teknoloji geliştirme noktasında giderek birbirine benzemeye başladığını da itiraf etmeliyiz. Elbette bunlar tüketici alışkanlıklarının, beklentilerinin ve ticari aktör olan markaların ihtiyaçlarından doğuyor.

Bakalım, IKEA ve Wayfair için yapılan uygulamalardan hangisi artırılmış gerçeklik teknolojisini daha işlevsel şekilde sunacak ve bu alanda hangi yeni projelerle karşılaşacağız.

Bu arada IKEA’nın işini geliştirme konusunda yaptığı diğer hamleleri görmek için “Perakende’nin Geleceğini IKEA’nın Taktikleriyle İnceleyelim“, “IKEA, Uzay Yaşamından Esinlenilmiş Mobilyalar Yapmak İçin NASA ile İş Birliği Yapıyor” ve “IKEA’nın Yemek Tarifi Posterleri, Yemek Yapmayı Kolaylaştırıyor” başlıklı yazılarımıza da göz atabilirsiniz.

2009 yılında Uludağ Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü'nden, 2015'te ise Anadolu Üniversitesi Marka İletişimi Bölümü'nden mezun olan yazar, 2013 yılından beri pazarlama ve reklamcılık üzerine çalışıyor. Geleneksel ve dijital reklam ajanslarındaki çizgi altı ve üstü çalışmalarda metin yazarlığı yapan, ulusal ve küresel ölçekte birçok markayla birlikte çalışan yazar, bir yandan da Anadolu Üniversitesi'ndeki Türk Dili ve Edebiyatı öğrenimine de devam ediyor. En büyük tutkusunun edebiyat olduğu biliniyor, şehirdeki festivalleri yakından takip ediyor. Bir gün Patagonya'ya gitmenin hayalini kuruyor.

Bir Cevap Yazın

Bireysel Olarak Marka Olmaya Çalışmak Ruhta Tahribata Yol Açar Mı? 0

BENİM ADIM BİR MARKADIR

İş hayatına girdiğim günden beri, kurumların markalaşma süreçlerinin ucundan kıyısından içerisinde yer aldım. Bu üzerine epey kafa yorduğum bir konu, sonuçta ekmeğimi bundan kazanıyorum. İlk günden beri, kafamda markalaşma adına şimşekler çaktıran diğer bir soru ise bir insanın markalaşması. Marka olabilmek için bütüncül bir pazarlama çalışması yapmak gerekiyor. Yani, temelinde bireyin kendini pazarlaması gerekliliği ortaya çıkıyor, eğer marka olmak gibi bir arzusu var ise…

Bugün yaşadığım bir olay, bu konuda çok uzun zamandır derinlerde kalmış olan yazma isteğimi tekrar gün yüzüne çıkardı. Birlikte çalıştığımız bir doktor hanım şu şekilde bir feryat attı. Gerçek isim vermemek faydalı olacak… “Benim adım Aydan Gürbüz, ben bir markayım…” aslında konuşması, marka olduğunu biraz daha vurgulayıp, ses tonunu yükselterek devam ediyor. Ama, en önemli kısmı almak yeterli olacaktır. Şartlar uygun olsaydı da, nasıl bir markasınız peki, diye sorabilseydim. Aslında kişisel marka oluşturmaya en yatkın mesleklerden biridir doktorluk. Zor bulunan bir çocuk psikiyatrisi uzmanı veya neredeyse yarım gün ameliyatta kalarak, organ nakli yapan bir cerrah iseniz, marka olmak çok daha kolay olacaktır. Ki, hemen aklıma 7-8 tane alanında marka doktor ismi gelmeye başladı. Bu, mimarlık, aşçılık gibi meslekler içinde geçerlidir. Aslında doktor hanım işini iyi yaptığını düşündüğüm bir kişi, hatta kardeşimin tedavisini zamanında kendisine emanet etmiştim. Ancak, işinizi iyi yapmak ile marka olmak arasında güçlü bir bağlantı olsa da, yeterli olmadığını hepimiz biliriz.

Aklımı kurcalayan bir diğer soru ise, bireysel marka yolculuğunun gerekliliği üzerine… Bir pazarlamacı olarak buna inansam da, bunun insan ruhunda bir tahribata yol açabileceğini düşünüyorum. Marka olmak için neleri feda edebiliriz veya yapmak istemediğimiz ne çok şeyi yaparız… Gerçekten kim olduğumuzla ilgili bir ikileme düşer miyiz?

Aslında insanın marka olma süreci, hep gözümüzün önünde oluveriyor. Bir ortama yeni girmiş olan bir kişi, kendi markasını anlatmaya başlar. Nasıl mı, birkaç örnek verelim;

  • Yirmi yıldır bu işin içerisindeyim. Sektör küçük. Beni çok kişi tanır. Bir yer edinmişimdir artık.
  • Anlaşabildiniz mi o şirketle, yöneticisi yakın arkadaşımdır, cebi var. İstersen arayabilirim.
  • Onlarla biz rakı masası arkadaşıyızdır. Bak rehberime hepsinin numarası var, görüyor musun.
  • Mezun olurken, üniversitede kalmamı istediler. Hocanın asistanıydım ben. Ama istemedim.

Eminim sizin örnekleriniz daha çoktur. Eski iş yerimde aslında bir marka olduklarını düşündüğüm iki kişiden biri olan, hanım yönetici ile aramızda şöyle bir konuşma geçmişti; “Neden gözlüğünüzü takmıyorsunuz. Bence, gözlük size yakışıyor. Sizin imajınız gözlüklü. İnsanların hatırında böyle kalıyorsunuz. Bence takın.” Bunun üzerine gözlüğümü devamlı takmaya başlamıştım.

Daha çok para kazanabilmek, itibar görebilmek, güzel kızlarla/erkeklerle takılabilmek, network elde edebilmek için hepimiz marka olmaya ihtiyaç duyuyoruz. Ama, bu bazen çok yorucu olabiliyor. Akyaka’da sabah denize girip, kahvaltı yaptıktan sonra esen hafif rüzgarda, boş veriyorsun… Kendin oluyorsun, bir an için.

Elon Musk Uydular Aracılığıyla Dünyanın Her Yerine İnternet Sağlayacak 0

Dünyanın en çılgın ve zeki girişimcilerinden biri olarak insanlığın gidişatını yön vermeye başlayan isimlerden biri olan Elon Musk şimdi de tüm dünyaya internet bağlantısı sağlayacak. PayPal, Tesla, SolarCity, Hyperloop gibi insan hayatını kolaylaştıran birçok şirketin kurucusu olan Elon Musk’ın yapacakları her geçen daha çok merak uyandırmayı başarıyor.

Elon Musk yeni projesi için ise kurucu olduğu SpaceX ile bir proje yürütüyor. SpaceX’in üreteceği çok sayıda küçük uydunun dünya yörüngesine yerleştirilerek internet bağlantısını dünyanın her yerine yayılması planlanıyor. Bu çalışmanın ilk adımı olarak ise SpaceX’in ürettiği ”Starlink” uydusunun patentini alması oldu.

Starlink uyduları dünyanın yörüngesinde bulunmaları nedeniyle okyanuslar, dağlık alanlar, çöller gibi aklımıza gelebilecek internet kullanmayı düşünemeyeceğimiz birçok alana yüksek kapasiteli bağlantı sağlayabilecek. Dünyanın tamamını kapsayacak bu ağ sayesinde çölde kaybolduğunuzu düşündüğümüz anda bile navigasyon kullanabilecek ya da bir telefon görüşmesi yapabileceğiz.

Mevcut durumda bazı uydu şirketleri gemilere veya çölde inşaat yapan şirketler gibi müşterilerine, çok yüksek fiyatla telefon veya internet hizmeti veriyor. Bu sayede kullanıcılar bazı hayati veri alışverişlerini “yüksek ücretler” ödeyerek gerçekleştirebiliyorlar. Ancak bunun için bile yüksek maliyetli bazı donanımlar satın almak ve bağlantıyı bu cihazlar üzerinden kurmak gerekiyor.

Şu an için bazı uydu şirketleri bu hizmetleri sağlasa da bu şirketlerin bağlantı bedelleri oldukça yüksek ve herkesin kullanımına da açık değil. Aynı zamanda bu uydulara bağlanabilmek için yüksek maliyetli bazı donanımlar satın alıp o donanımlar üzerinden bağlantı kurmak gerekiyor. SpaceX’in projesinde ise uydu maliyetleri minimize edildiği için bu sistemin kullanım ücretlerinin oldukça düşük olması bekleniyor. Starlink uyduları sayesinde ise günlük hayatta kullandığımız akıllı telefonlar ya da kablosuz modemler bu sisteme bağlanmamızı sağlayabilecek.

Elon Musk’ın bu projeleri hayata geçirmek için nasıl çalıştığını ve onun öğrenme sırlarını merak ediyorsunuz buradaki haberimize de göz atabilirsiniz.

 

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Bugün, 'Blind Date' İndiriminde Son Gün!
close-link
Marketing Meetup
 

ERKEN
KAYIT FIRSATI


Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Orada Olmalıyım

Sektörü buluşturan etkinlikte siz de yerinizi ayırtın!
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link
İçerikle Pazarlama Workshop

Yemekcom Ürün Müdürü Batuhan Apaydın ile, içeriğin kral olduğu yeni dünyayı keşfetmeye hazır mısınız?
Hemen Kaydol
close-link