Apple, Göz Takibi Teknolojisi Geliştiren SMI’yı Satın Aldı

Apple, SensoMotoric Instruments isimli Alman bilgisayar görüntüsü şirketini satın aldı. Axios isimli internet sitesinin haberine göre, bu satın alma haberi ilk olarak MacRumors tarafından paylaşıldı ve Apple da herhangi bir şirketi satın aldığında yaptığı tarzda bir açıklama yaparak bu satın alma haberini doğruladı.

1991 yılında, Berlin’in yakınındaki Teltow isimli yerleşim biriminde kurulan SensoMotoric Instruments, yani kısaca SMI, sanal gerçeklik ve artırılmış gerçeklik başlıkları ve gözlükleri için göz takibi (eye tracking) teknolojisi geliştiriyor. Göz takibi, nöro pazarlama alanında kullanılan önemli ölçüm tekniklerinden biri ve bu nedenle göz takibi teknolojileri pazarlama açısından büyük önem arz ediyor. Ancak tahmin edebileceğiniz gibi, Apple’ın, SMI’ın sahip olduğu teknolojiyi nasıl bir donanım ya da yazılım geliştirmek için kullanacağına dair şimdilik herhangi bir ipucu yok. Bununla birlikte şirketin bu zamana kadar özellikle artırılmış gerçeklik alanında yaptığı bazı çalışmalar daha önce ortaya çıkmıştı.

Cupertino merkezli dev teknoloji şirketi, bir yandan mobil işletim sistemin iOS’un sıradaki versiyonu olan iOS 11’e özel geliştiriciler için artırılmış gerçeklik araçları geliştirirken bir yandan da son olarak IKEA ile birlikte yaptığı tarzda artırılmış gerçeklik uygulamaları geliştiriyor.  Bunların yanı sıra Apple, yıllık geliştirici konferansı WWDC’nin bu ayın başında gerçekleşen bu yılki ayağında yeni ARKit isimli platformunu duyurdu. ARKit, geliştiricilere iPhone’un kamerasını ve sensörlerini kullanarak derinlik tahmini yapma ve gerçek ortamlara sanal nesneler yerleştirme gibi işlemler gerçekleştiren uygulamalar geliştirme imkanı tanıyor.

Yukarıda nöro pazarlamadan bahsetmişken eğer nöro pazarlamaya ilgi duyuyorsanız ve nöro pazarlamanın inceliklerini öğrenmek istiyorsanız Pazarlamasyon Akademi kapsamında gerçekleştireceğimiz “Tüketici Nöro Bilimi ve Nöro Pazarlamaya Giriş” eğitimine göz atmanızı öneririz.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlamasyon İçerik Editörü

Bir Cevap Yazın

Samsung’un Uhsupp’ı WhatsApp’a Rakip Mi Oluyor?

Samsung Galaxy S9 serisinin duyurulmasına sayılı günler kaldı. Ortaya çıkan sızıntılar ile cihazın tasarımı ve donanımı netlik kazanırken, cihazın beraberinde getireceği yeni servisler, oluşturacağı farklar açısından oldukça merak ediliyor. Samsung’un yeni sosyal medya uygulaması Uhsupp da bu açıdan çok önemli.

Bu kapsamda Samsung’un yeni amiral gemisi modelleri ile birlikte, Uhsupp isimli yeni bir sosyal paylaşım ağını devreye almayı planladığı ortaya çıktı. Bu isim Samsung tarafından hem Avrupa hem de Güney Kore’de  markalaştırıldı.

Galaxy S9 için Uhsupp isimli sosyal paylaşım ağı geliştirildi!

Ancak, bu hizmetin Amerika Birleşik Devletleri’nde yaşayan kullanıcılara sunulup sunulmayacağı henüz belli değil. Uygulama gerçek zamanlı olarak konum paylaşımı yapılmasını ve kullanıcıların mesaj gönderip almalarını sağlayacak.

Tüm bu özelliklerin daha fazlasına sahip olan ve adeta SMS’i tarihe gömen WhatsApp gibi bir servis karşısında kullanıcıların neden Uhsupp’u tercih edeceği cevap bekleyen en büyük sorulardan birisi.

Samsung’un yeni sosyal medya platformu Uhsupp’u kullanım oranlarına ve sunulacak yeniliklere bakmaksızın devam ettirmekte kararlı olacağı belirtiliyor. Ushupp’un 19 Mart tarihinde resmi olarak tanıtılması bekleniyor. Diğer Galaxy kullanıcılarının servise göstereceği ilgi şimdiden büyük bir merak konusu.

Samsung’un böyle bir adım atması konusunda siz ne düşünüyorsunuz?

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Facebook ve Google’ın Siyasi Reklamlarla Başı Dertte

Facebook

Facebook, Google ve diğer çevrimiçi platformlarda yayınlanan siyasi propaganda içerikli reklamlar, artık Federal Seçim Komisyonu tarafından çizilen çerçeve kapsamında ve daha sıkı kurallarla denetlenmek isteniyor.

Komisyonda Başkan Yardımcısı olarak görev yapan Demokrat Parti üyesi Ellen Weintraub’un paylaştığı teklif radyoda, televizyonda ve basılı reklamlarda yayınlanan siyasi içerikli reklamlarda olduğu gibi, internette yer alan politik reklamların da kaynağının açıklanmasını şart koşuyor. Kongre, konuyla ilgili ciddi bir düzenleme olarak kabul edilen tasarıyı, 8 Mart’taki halka açık oturumda tartışacak.

Siyasi içerikli internet reklamları ABD’de oldukça popüler durumda.

Hatırlayacağınız üzere, Rusya’nın Donald Trump’ın kazandığı 2016 yılındaki ABD Başkanlık Seçimi‘ni sosyal ağlarda ve dijital ortamlarda manipüle ettiğine, Amerikan halkı üzerinde algı operasyonu yaptığına, hatta belli yöndeki propagandalara seçim sonuçlarını değiştirecek derecede maddi destek verdiğine dair iddialar hâlen sürüyor.

Kongrenin gündemine getirilen tasarı buradan hareketle, hem bu iddiaları daha yakından inceleyebilmek hem de benzer şüphelerin tekrarlanmaması için Facebook ve Google gibi dijital alandaki dev platformların, yayınladıkları siyasi içerikli reklamların sponsorlarının kim olduğu, bu reklamlara ne kadar para harcandığı, reklamların hangi kesimleri hedeflediği ve benzeri birçok noktada hem Beyaz Saray’a hem de Kongre’ye açıklama yapması kuralını getiriyor.

Federal Election Commission
Federal Seçim Komisyonu’nun gündeme getirdiği tasarı, siyasi içerikli internet reklamlarına sıkı denetim getiriyor.

Federal Seçim Komisyonu’nun teklifi, siyasal propaganda çalışmalarını, siyasi partileri ve teknoloji şirketleri de dahil olmak üzere federal seçimleri etkileyebilecek diğer kurumları kapsıyor. Bu durumda, söz konusu kapsamda faaliyet gösteren taraflara ait platformların ilgili mevzuata uyum sağlayacak hâle gelmesi gerekecek.

Yine de hikâyenin burada başlamadığını, konunun tâ 2011’e kadar uzandığını da belirtmemiz gerekiyor. Facebook o yıl, reklamlardaki “sponsorlu” ifadesinin sponsorun kimliğine dair bilgi vermediğini ve sponsorun internet sitesine yönlendirme yapmadığını belirterek Federal Seçim Komisyonu’ndan bu konuda muafiyet talep etmişti. Konu komisyonda görüşülmüş ama herhangi bir karar bağlanamamıştı.

Vladimir Putin
Rus manipülasyonuyla ilgili başı en çok ağrıyan platformlardan biri de Facebook.

2015 ve 2016 yıllarında Facebook, Google ve diğer bazı önemli internet sitelerinin Ruslar tarafından, Amerikan halkını politik konularda etkilemek amacıyla kullanıldığının ortaya çıkması, doğal olarak bu konunun komisyon tarafından yeniden gündeme getirilmesine yol açtı. Açıkçası komisyon bu sefer, sert kurallar koymakta ve sıkı denetim getirmekte kararlı görünüyor.

Nitekim söz konusu tasarı, internette metin veya görsel grafik biçimindeki siyasi içerikli reklamlarda reklamverenin adının yeterli büyüklükte ve açıkça okunabilir harflerle yazılmasını zorunlu tutuyor. Dijital müzik platformları ve internet radyolarında verilen politik reklamlar da düzenlemeden nasibini alacak. Zira buralarda verilen siyasi reklamlar sözlü feragatnameleri içermek zorunda olacak ve çevrimiçi video ve sesli mesaj yoluyla reklam veren adayların ad ve soyadlarını tam olarak belirterek “Bu mesajı onaylıyorum” ifadesini ekleyecek. Tasarı yasalaşırsa, internetteki ücretsiz içerikleri de etkileyecek. Örneğin YouTube’a ücretsiz bir şekilde video yükleyen siyasi kuruluş veya kişi, içerikten sorumlu olduğunu belirtecek. Mevcut yasada bu durum yalnızca reklamlı olarak paylaşılan politik videolarda sınırlı.

Tasarı yasalaşırsa, yeni düzenlemeden YouTube da derinden etkilenecek. Sponsorlu ya da sponsorsuz her siyasi reklamda yeni kıstaslar aranacak.

Komisyondan geçmesi için Cumhuriyetçi Parti’nin desteği gereken tasarı, sanal ve artırılmış gerçeklik konuları da dahil olmak üzere, teknolojik gelişmelerin yasal çerçevede düzenlenmesi yolunda önemli bir adım olarak kabul ediliyor.

Federal Seçim Komisyonu’nun (FEC) internetteki politik reklamların yasal yönden düzenlenmesine ilişkin ilk girişimi elbette bu değil. Komisyon 2006 yılında Youtube’dan, bu platformda bireyler veya kimi gruplar tarafından satın alınan çevrimiçi siyasi reklamların ne kadara mal olduğuna dair bilgi vermesini istemişti. Hatta bu istek, başka sitelerde banner olarak bulunan ücretli politik reklamların tamamını da kapsar nitelikteydi. Komisyon, blog ve benzeri kişisel görüş içeren bazı dijital iletişim kanallarını ise bundan muaf tutmuştu.

Görünüşe göre, 2011 yılında FEC’in taleplerine direnen Facebook’u bu sefer daha zor bir mücadele bekliyor.

Tasarının yasalaşıp yasalaşmayacağı şimdilik meçhul. Fakat kendi durumumuza dönüp baktığımızda, bilişim hukuku konusunda henüz yeterli sayıda ve nitelikte insan kaynağının bile olmadığı ülkemizde, buna benzer çalışmaları görmek şimdilik yalnızca bir hayal olarak duruyor. Çünkü bilişim hukukunun genellikle sansüre yasal dayanak olarak kullanıldığı ve bunun kanıksandığı bir ortamda, politik reklamların kaynağını sorgulamak üst düzeyde bir şeffaflık ve hesap verebilirlik anlayışı ile özel uzmanlık gerektiren kalifiye insan kaynağına ihtiyaç duyar.

Peki, ABD’de gündeme gelen bu konu hakkında siz ne düşünüyorsunuz? Siyasi amaçla verilen çevrimiçi reklamların kaynağının ayrıntılı bir şekilde sorgulanması ve en derin noktalarına kadar devlet kurumlarına bilgi verilmesi bir şeffaflık göstergesi mi, yoksa siyasi propaganda özgürlüğünü gelecekte kısıtlayabilecek bir düzenleme mi?

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link

MARKETING MEETUP 2018



Türkiye'nin en değerli konferans içeriğini, Erken Kayıt indirimi ile takip edin!
Erken Kayıt Fırsatı
close-link












Türkiye'nin en değerli konferans içeriğini, Erken Kayıt indirimi ile takip edin!
BU ETKİNLİKTE OLMALIYIM
19 Nisan'da Uniq Istanbul'da Sophia'nın da katılımı ile Marketing Meetup'ta buluşuyoruz.
close-link