Anadolu Üniversitesi iTunes-U’da

httpv://youtu.be/0IG_TB4_y3E
iTunes-U
ilk çıktığında eğitim dünyası için ne kadar önemli bir adım olacağı pek çok blog, forum ve sözlüklerde tartışıldı. Stanford, MIT, Yale gibi ünviersitelerin içeriklerinin bulunduğu iTunes-U meşhur “Urfa’da Oxford vardı da biz mi gitmedik.” sözünü gerçek anlamda tarihe gömdü. Online bir kütüphane olarak tasarlanan bu platform, ülkemizde yaygın kullanıma sahip olmasa da, dünyada 1 milyardan fazla indirilme sayısında ulaşmış durumda. Bu rakamların en büyük sebebi de kullanıcıların dünyanın önemli üniversitelerinin derslerini videolar ve dijital içerikler olarak iTunes-U’da rahatlıkla bulabiliyor, ve eğitimi 7/24 ücretsiz olarak alabiliyor olması. Tam da bugünkü yazımda dünyanın dijital evriminden bahsetmiş ve özellikle ülkemiz açısından bunun altyapısının, eğitiminin durumunu tartışmamız gerektiğini söylemiştim.

anadolu1

Bu yazımın üzerine ise uzun zamandır altyapı çalışmaları sürdürülen okulumun en önemli projelerinden biri olan Anadolu Üniversitesi‘nin ders içeriklerinin iTunes-U’ya taşınması sürecinin tamamlandığı haberi paylaşıldı ve iTunes üzerinden yayına başladı. Türkiye’de bir ilk olarak öne çıkan bu uygulama ile üniversitemizin hem 2 milyona yakın öğrencisi içeriklere her an ulaşabilecek, hem de dünyanın diğer ülkelerinde bulunan kullanıcılar içeriklere ücretsiz ulaşabilecek.

anadolu2

Dijital Devrim’in sonucu olarak tüm alanlarda yaşanan evrimin eğitimdeki yansıması olarak karşımıza çıkan bu proje ile ilgili olarak Rektör Davut Aydın ; “Anadolu Üniversitesi olarak ‘Yaşam Boyu Eğitim’ ve ‘Global Üniversite’ vizyonuyla bütün kitaplarımızı elektronik ortamda herkese sunmak üzere iki yıl önce e-öğrenme seferberliği başlattık. Teknolojik alt yapımızı yeniledik. Çeşitli ekipler kurduk. Çalışmalara sonucunda 150 zenginleştirilmiş kitap geliştirdik. Dünya devi Apple ile işbirliği yaparak onların ‘iTunes U’ denen platformuna kitaplarımızı sunduk. Bu platform bugüne kadar Türkiye’de kapalıydı. İlk kez AÜ ile bu platform Türkiye’ye açıldı.” sözlerini sarf etti.

BENQnqCCYAA5YSz.jpg large

Daha önce de öğrencilere yönelik olarak yayınlamış olduğu mobil uygulamalar ile farkını ortaya koyan Anadolu Üniversitesi, bu proje ile birlikte zaten tartışmasız  bir numara olduğu uzaktan eğitim konusundaki gücünü pekiştirerek, dünya sahnesine çıktı. Bu tarz uygulamaların ülkemizin diğer üniversiteleri tarafından da hayata geçirilmesi en büyük temennimiz. Bu uygulamanın öncelikle ülkemize, sonra eğitim dünyasına pozitif katkılar yapması dileğiyle hayırlı olsun diyoruz.

Projenin detaylarına ve içeriklere ulaşmak için hangi adımları takip etmeniz gerektiğine dair bilgilere itunesu.anadolu.edu.tr adresinden ulaşabilirsiniz.

Kaynak : Anadolu Üniversitesi, Hurriyet.com.tr

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

İnternet yayıncılığı, içerik yönetimi üzerine çalışmalar yapar.

Bir Cevap Yazın

Sanal Gerçeklik ile Fobilerimizi Yenebilir miyiz?

  • İngiltere’de yükseklik korkusu olan bireyler üzerinde sanal gerçeklik teknolojisi ile terapi yöntemi denendi.
  • İngiltere’deki Sağlık Araştırmaları Ulusal Enstitüsü de geçtiğimiz aylarda akıl hastalıklarının sanal gerçeklik terapisiyle çözülmesi çalışmaları için 4 milyon sterlin yatırım yapacağını açıklamıştı.
  • İlgili yazı; Sanal Gerçeklik Ortamında Alışveriş Yapanların Davranışları Test Ediliyor

İngiltere’de yapılan yeni bir araştırma, sanal gerçeklik teknolojisinin yükseklik korkusunu yenmeye yardımcı olabileceğini gösterdi. Bu da akıllara başka fobilerin hatta hastalıkların da sanal gerçeklik ile yenilebileceği ihtimalini getirdi.

Yükseklik korkusuna yönelik yapılan araştırmada Oxford Üniversitesi’nden psikiyatristler ciddi şekilde yükseklik korkusu olan 100 gönüllü üzerinde sanal gerçeklik teknolojisi kullanılan bir terapi yöntemi denedi.

Hastalar taktıkları sanal gerçeklik gözlüklerine yansıtılan sanal dünyada bir ağaçta kalmış kediyi kurtardı, güvenlik bariyeri olmayan bir platformdan aşağı atladı ve uçan bir balinanın üzerinde gitti.

Sonuçları Lancet Psychiatry dergisinde yayımlanan çalışmada hastaların yükseklik korkularında, sanal gerçeklik terapisi ardından ciddi bir azalma olduğu belirtildi. Araştırmacılar da sonuçların beklentilerini aştığını söyledi.

Başka hastalıklar veya fobiler için de geçerli olabilir mi?

Sanal gerçeklik ile tedavi yöntemi başka hastalıklar için de denenebilir bir yöntem olduğunu kanıtladı diyebiliriz. Zaten İngiltere’deki Sağlık Araştırmaları Ulusal Enstitüsü de geçtiğimiz aylarda akıl hastalıklarının sanal gerçeklik terapisiyle çözülmesi çalışmaları için 4 milyon sterlin yatırım yapacağını açıklamıştı.

Sanal gerçeklik ile kontrol altına alınan durumlar hastalar için bir pratik oluşturarak  gerçek yaşamda da aynı problemlerin çözümüne yardımcı olabilir.

Peki araştırma nasıl yapıldı?

Araştırmaya katılan 100 gönüllü iki gruba ayrıldı. İlk gruptaki 49 kişiden iki hafta boyunca, haftada iki, üç kez olmak üzere yarımşar saat sanal gerçeklik gözlüğü takmaları istendi. Diğer 51 kişiye ise herhangi bir tedavi uygulanmadı.

Taktıkları gözlüklere yansıtılan sanal dünyada yüksek yerlerde farklı görevler yapmaları istenen deneklere, 2 haftalık çalışma sonunda bir anket ve 2 hafta sonra bir anket daha yapıldı.

Sonuçlara göre terapiyi deniyen 49 hastanın 49’u da yükseklik fobilerinde ortalama yüzde 68 oranında bir düşüş olduğunu belirtti.

Sanal gerçeklik terapisi uygulanmayan deneklerin korkularında ise kendi beyanlarına göre yüzde 3’lük bir azalma oldu.

Aynı zamanda Oxford VR’ın kurucularından olan Oxford Üniversitesi Klinik Psikoloji Bölümü’nden Prof Daniel Daniel Freeman “Doğrudan bir karşılaştırma yapmıyoruz ama sonuçlar yüz yüze terapide alınması beklenenlerden daha iyi” dedi.

Kaynak: BBC Türkçe

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Kendimizi Robotlara Alkışlatır Olduk

Çoğu kişi yapay zekadan ve robotlardan korkuyor ve bu durum sürekli “ya işimizi elimizden alırlarsa” “ya dünyayı ele geçirirlerse” gibi soruları ve kaygıları beraberinde getiriyor. “Yapay zekadan neden bu kadar korkuyoruz ve yine de neden onu geliştirmeye devam ediyoruz?” bu ayrı bir konu ancak bununla bağlantılı bir haber paylaşacağım sizlerle: Hiç durmadan sizi alkışlayabilecek bir robot.

“Big Clapper” ismindeki robot kafasının üzerindeki elleri ile sizi durmadan alkışlayabiliyor ve “Hayatta yeterince takdir edilmediğinizi mi düşünüyorsunuz? Daha fazla destek mi istiyorsunuz? Peki yaptığınız muhteşem işler için biraz alkışa ne dersiniz? Mükemmel. Kesinlikle bu domates suratlı robotu, hayatınız boyunca sizi alkışlaması ve desteklemesi için satın almalısınız.” şeklinde pazarlanıyormuş. Önce aşağıdaki videodan robotumuzu bir tanıyalım;

Big Clapper aslında yoldan geçen müşterilerin ilgilisini çekmek için tasarlanmış çok basit bir robot. Ancak bu robotun yaptıkları resmen insanların egolarını okşuyor desek yalan söylemiş olmayız. Doğum gününüzü kutluyor, sizi tebrik ediyor ve alkışlıyor. Tıpkı robotu  tanıtırken söyledikleri gibi sizi takdir ediyor. Aslında alkışlancak bir şey yapıp yapmadığınız onun için önemli değil…

İnsanlık şu ana kadar yapay zekayı ve robotları insan hayatını kolaylaştırmak için üretti ve geliştirdi. Hala daha hemen her gün bu konuda başka bir adım atılıyor. Yani robotlar şimdilik sadece bizim için varlar. Acaba insanları korkutan ve robotların intikam almak isteyeceğini düşündüren onlara haksızlık yapıyor olduğumuzu düşünmemiz olabilir mi? Kendimizi mutlu etmek, yalnızlık hissimizi atlatmak, egomuzu okşamak için bile robot geliştirdiğimiz için kendimizi suçlu mu hissediyoruz acaba?

Yapay zeka çalışmalarına veya robotlara karşı falan değilim yanlış bir anlaşılma olmasın ancak her şeyi onlara yaptırmaya çalışmak da bana çok doğru gelmiyor. İnsanların zekalarını kullanabileceği alanlara yönelmesi ve beden gücü gerektiren işlerin robotlara bırakılması ne kadar mantıklıysa insan egosu için gereksiz emek harcanan robotlar da bir o kadar saçma…

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link