Amazon’dan İnsansız Hava Aracı İle Teslimat Atağı

Amazon CEO’su Jeff Bezos, dün CBS televizyonunda yayınlanan “60 Minutes” programında ilginç açıklamalarda bulundu. Bezos, Amazon’un 2,3 kilogram ağırlığa kadar olan paketlerin teslimatını Octocopters isimli insansız hava araçlarıyla yapmayı planladıklarını belirtti. Bu ağırlık Amazon’un teslim ettiği paketlerin %85’i anlamına geliyor.

Bezos, araçların paketleri Amazon’un dağıtım merkezlerinden alıp müşterilerin evlerine bırakacağını ancak  4-5 yıl daha yaygın kullanıma geçilmeyeceğini de sözlerine ekledi. Yeni teslimat sistemi ile birlikte internetten verilen siparişlerin yarım saat içinde teslim edilmesi bekleniyor.

http://www.youtube.com/watch?v=98BIu9dpwHU

Amerikan Havacılık Dairesi henüz insansız hava araçlarının sivil kullanımına izin vermiş değil. Ancak Amazon insansız hava uçağının testlerine başlamış durumda. Öngörülere göre ABD’de 2015, Avrupa’da ise 2016 yılında sivil insansız araç kullanımına izin verilecek. Bunun bir bilim-kurgu öyküsü gibi gözüktüğünü aktaran Bezos, bunun böyle olmadığını Amazon uçaklarının yapacağı ilk teslimat ile anlaşılacağını ifade ederek, projenin ne kadar iddialı olduğunu ortaya koydu.

“Prime Air” adı verilen teslimat projesi ile verimlilik ve büyümesini artırmayı hedefleyen Amazon, projenin gelecekte yollardaki tırlar kadar normal bir hal alacağına işaret ediyor.

1385949215000-AmazonPrimeAir

Proje ile ilgili detaylı bilgi almak için Amazon’un Prime Air web sitesini ziyaret edebilirsiniz.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

İnternet yayıncılığı, içerik yönetimi üzerine çalışmalar yapar.

Bir Cevap Yazın

Tüketiciler, Kaliteyi Fiyattan Daha Önde Tutuyorlar

  • First Insight’ın yaptığı tüketici araştırmasına göre, tüketiciler açısından ürün kalitesi, fiyattan daha önemli bir unsur.
  • First Insight şirketinin kurucusu ve CEO’su olan Greg Petro’un ifade ettiğine göre, ibre indirimden uzaklaştıkça perakende şirketleri giyimden mobilyaya ve cihazlara kadar her kategoride kaliteli ürünler sayesinde daha fazla satış yapma şansına sahipler.
  • Ankete katılanların %53’ü, kaliteyi “satın alma yaparken en önemli faktör” olarak görüyor. Katılımcıların %38’i ise fiyatı “satın alma yaparken en önemli faktör” olarak gördüğünü söyledi.
  • Tüketicilerin büyük bir kısmı, mağaza indirimlerinin, indirim beklentileri konusunda herhangi bir etkisi olmadığını düşünüyor.
  • İlgili Yazı: Giyim Alışverişlerinin %27’si Online Olarak Gerçekleşiyor

Birçok tüketici için satın alacağı ürünün ya da hizmetin fiyatı büyük önem taşır. Ancak tüketiciler için ürün ya da hizmet seçimi konusunda en önemli unsur fiyat değil gibi görünüyor. First Insight Inc. isimli şirket tarafından yapılan yeni bir tüketici araştırmasına göre, tüketiciler açısından ürün kalitesi, fiyattan daha önemli bir unsur. Teknoloji firmasının belirttiğine göre, araştırma sonuçları, satın alma kararındaki indirimlerin bir etkisi olarak fiyat unsurunun düşüşe geçtiğini gösteriyor.

WWD isimli internet sitesinin paylaştığı habere göre, 1.000 tüketicinin katılımıyla gerçekleştirilen bu tüketici araştırması genel olarak araçlara, ev eşyalarına, mobilyalara ve elektronik ürünlere odaklanıyor. First Insight şirketinin kurucusu ve CEO’su olan Greg Petro, bu konuyla ilgili olarak tüketicilerin, fırsatlar bulmaya odaklanmak için mağazalar ve kitle tüccarları tarafından yıllar boyunca eğitildiklerini ve pek çok perakende şirketinin bu duruma aşırı indirimlerle karşılık verdiğini ifade etti.

Ancak Petro, tüketicilere istedikleri kaliteye, farklılaştırılmış ürünlere ve bekledikleri fiyata ulaşma imkanı sağlamaya odaklanan perakende şirketleri, fazlasıyla ilgi gördükleri ve tüketici zihniyetini değiştirdikleri için bu çalışmanın sonuçlarının, bir devrilme noktasına ulaşmış olabileceğimizi gösterdiğini belirtti. Bunun birlikte Greg Petro’un ifade ettiğine göre, ibre indirimden uzaklaştıkça perakende şirketleri giyimden mobilyaya ve cihazlara kadar her kategoride kaliteli ürünler sayesinde daha fazla satış yapma şansına sahipler.

Araştırmacılar, ankete katılanların %53’ünün kaliteyi “satın alma yaparken en önemli faktör” olarak değerlendirdiğini belirtti. Buna karşılık katılımcıların %38’i ise fiyatı “satın alma yaparken en önemli faktör” olarak gördüğünü söyledi. Raporu hazırlayan yazarların belirttiğine göre, bu araştırmaya katılan tüketicilerin büyük bir kısmı, mağaza indirimlerinin; araçlar, akıllı telefonlar, mobilyalar, ev aletleri ve ev elektroniği ürünleri de dahil olmak üzere diğer kategorilerdeki indirim beklentileri konusunda herhangi bir etkisi olmadığını düşünüyor ve her geçen gün indirimlere yönelik olarak tüketici beklentileri düşüyor.

First Insight şirketi, yaptığı bu tüketici araştırması sonucunda, mobilya ve taşıt kategorilerinin beklentilerdeki en keskin yüzde değişimini yaşadığını keşfetti. Buna karşılık olarak ankete katılanların %98’i mobilya, %74’ü ise taşıt kategorisindeki indirimlerin, satın alma konusunda herhangi bir etkisi olmadığını ifade etti. İndirimlerin satın alma kararlarını etkilemediğini bildiren baby boomers kuşağı (1946 ila 1964 yılları arasında doğanlar) mensuplarının ve erkeklerin yüzdesi, mobilya kategorisinde iki kattan fazla arttı. Baby boomers kuşağı için %128 artış yaşanırken erkeklerde ise %111 oranında bir artış gerçekleşti. Bununla birlikte indirimlerin satın alma kararlarını etkilemediğini belirten Y kuşağı üyelerinin yüzdesi ise bir önceki ankete göre %94 artış gösterdi.

First Insight, nesiller ve cinsiyetler arasında kalite ve fiyat tercihlerine ilişkin olarak, ankete katılan erkeklerin %54’ünün ve kadınların ise %51’inin kaliteyi “satın alma yaparken en önemli faktör” olarak belirlediğini ifade etti. Ayrıca şirketin belirttiğine göre, benzer şekilde baby boomers, Y kuşağı ve X kuşağı da genel olarak kaliteyi fiyata tercih ediyor. X kuşağının %41’i fiyatın kendileri için en önemli faktör olduğunu belirtirken baby boomers ve Y kuşağı için ise bu oran %36.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Kendimizi Robotlara Alkışlatır Olduk

Çoğu kişi yapay zekadan ve robotlardan korkuyor ve bu durum sürekli “ya işimizi elimizden alırlarsa” “ya dünyayı ele geçirirlerse” gibi soruları ve kaygıları beraberinde getiriyor. “Yapay zekadan neden bu kadar korkuyoruz ve yine de neden onu geliştirmeye devam ediyoruz?” bu ayrı bir konu ancak bununla bağlantılı bir haber paylaşacağım sizlerle: Hiç durmadan sizi alkışlayabilecek bir robot.

“Big Clapper” ismindeki robot kafasının üzerindeki elleri ile sizi durmadan alkışlayabiliyor ve “Hayatta yeterince takdir edilmediğinizi mi düşünüyorsunuz? Daha fazla destek mi istiyorsunuz? Peki yaptığınız muhteşem işler için biraz alkışa ne dersiniz? Mükemmel. Kesinlikle bu domates suratlı robotu, hayatınız boyunca sizi alkışlaması ve desteklemesi için satın almalısınız.” şeklinde pazarlanıyormuş. Önce aşağıdaki videodan robotumuzu bir tanıyalım;

Big Clapper aslında yoldan geçen müşterilerin ilgilisini çekmek için tasarlanmış çok basit bir robot. Ancak bu robotun yaptıkları resmen insanların egolarını okşuyor desek yalan söylemiş olmayız. Doğum gününüzü kutluyor, sizi tebrik ediyor ve alkışlıyor. Tıpkı robotu  tanıtırken söyledikleri gibi sizi takdir ediyor. Aslında alkışlancak bir şey yapıp yapmadığınız onun için önemli değil…

İnsanlık şu ana kadar yapay zekayı ve robotları insan hayatını kolaylaştırmak için üretti ve geliştirdi. Hala daha hemen her gün bu konuda başka bir adım atılıyor. Yani robotlar şimdilik sadece bizim için varlar. Acaba insanları korkutan ve robotların intikam almak isteyeceğini düşündüren onlara haksızlık yapıyor olduğumuzu düşünmemiz olabilir mi? Kendimizi mutlu etmek, yalnızlık hissimizi atlatmak, egomuzu okşamak için bile robot geliştirdiğimiz için kendimizi suçlu mu hissediyoruz acaba?

Yapay zeka çalışmalarına veya robotlara karşı falan değilim yanlış bir anlaşılma olmasın ancak her şeyi onlara yaptırmaya çalışmak da bana çok doğru gelmiyor. İnsanların zekalarını kullanabileceği alanlara yönelmesi ve beden gücü gerektiren işlerin robotlara bırakılması ne kadar mantıklıysa insan egosu için gereksiz emek harcanan robotlar da bir o kadar saçma…

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Haftanın En Çok Okunan 10 İçeriği

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link