Akıllı Telefonların Sonu mu Geliyor? 0

Yakın geleceğe damga vuracak teknolojiler ne olabilir diye düşündüğümde aklıma en başta yapay zeka geliyor. Ancak görünen o ki, özellikle ticari anlamda önümüzdeki 10-20 yıla damga vuracak bir başka teknoloji “Artırılmış Gerçeklik” (Augmented Reality – AR) olacak. Bu devrimsel teknoloji bildiğimiz anlamda pek çok teknolojik ürünün sonunu getirebilir.

“Artırılmış Gerçeklik” teknoloji severlerin yeni tanıştığı bir kavram değil. En basitinden “Pokemon Go” oyunu oldukça başarılı bir AR uygulaması ve oyunun tüm dünyayı saran bir fenomen haline gelmesi çok da uzun zaman almadı.

Adı kulağa “Sanal Gerçeklik” kadar çekici gelmese de, “Artırılmış Gerçeklik” geleceğin dünyası için, her sektörde, bir oyun teknolojisinden çok daha öte bir anlam teşkil ediyor. Hatta bence “Artırılmış Gerçeklik” teknolojisinin potansiyeli yanında “Sanal Gerçeklik” oldukça sönük kalabilir.

2015 yılının hemen başında, Microsoft’un Hololens projesinin ilk demosunu izlediğimden günden beri bu teknolojiden müthiş etkilenmiş durumdayım. Kaçırmış olanlar için kısaca Hololens, diğer sanal gerçeklik başlıklarına benzemekle beraber bir Artırılmış Gerçeklik ürünü (ya da onların tabiriyle Mixed Reality – Karmaşık Gerçeklik). Yani “Sanal Gerçeklikten” farklı olarak sizi olduğunuz mekandan soyutlamadan, bulunduğunuz mekan üzerine dijital yerleştirmeler yapabiliyor, hologramlar yaratıyor. Kısacası sizi gerçek hayattan soyutlamadan -benim tabirimle- bulunduğunuz mekana sihir katıyor.

Hololens’le kendi ofisinizde, oturma odanızda düşman askerler evinizin içindeymiş gibi savaşarak oyun oynayabilir, evinizin duvarını dev bir televizyon haline getirip film ya da spor karşılaşması izleyebilir, başka şehirdeki birisiyle sanki aynı odadaymış gibi (gerçek bir oda içinde) sanal konferans yapabilirsiniz. Üç boyutlu hologramlar aracılığıyla her alanda tasarımlar yapıp, eğitimler verebilirsiniz.

Hololens gözlükleri için çok daha fazla kullanım alanı mevcut ama uzatmak istemiyorum. Microsoft firması, Hololens’i henüz son tüketiciye ulaşacak seviyeye getiremedi ama geliştirici versiyonlarıyla dünya çapında eğitim, sağlık, mimari, tasarım eğlence gibi pek çok farklı alanda projelerin geliştirilmesini sağladı.

Bu teknolojiye yatırım yapan tek firma elbette ki Microsoft değil. Google ve Alibaba destekli Magic Leap uzun süredir (nedendir bilinmez) gizliden gizliye çalışmalarını sürdürüyor. Apple’ın da bir süredir AR teknolojisi üzerinde çalıştığını biliyoruz.

Ancak son büyük haber, geçtiğimiz ay gerçekleşen Facebook’un geliştiricilere yönelik F8 konferansında geldi. Konferansta sahne alan kurucu ve CEO Mark Zuckerberg Facebook’un ilk olarak 2016 yılında açıklanan 10 yıllık yol haritasına değinirken, “Artırılmış Gerçekliğin” önümüzdeki 10 yılda yatırım yapacakları en önemli teknolojilerden biri olacağını söyledi.

Sahneye çıkan bir başka isim, Facebook’un 2012 yılında 2 milyar dolara satın aldığı Sanal Gerçeklik şirketi, Oculus’un baş mühendisi Michael Abrash daha da ileri giderek “Artırılmış Gerçeklik Gözlüklerini” önümüzdeki 50 yılı şekillendirecek en önemli teknolojik gelişmelerden biri olarak tanımladı. Abrash önümüzdeki 20-30 yıl içinde havalı telefonlar yerine hepimizin havalı gözlükler takacağını ve hayatımızın pek çok alanında aktif olarak bu gözlükleri kullanacağımızı söyledi.

Teknolojik gelişmelerin ve dijital dönüşümlerin bu kadar hızlı yaşandığı bir dünya için 50 yıl çok iddialı bir öngörü olabilir. Ama benim de fikrim AR’ın kesinlikle önümüzdeki 10-20 yılın teknolojisi olacağı yönünde.

Kısa bir hatırlatma yapmak gerekirse, son dönemin en büyük teknolojik başarısızlığı “Google Glass” bu yönde atılan ilk adımdı. Ama belki zamansız piyasaya çıkmış olması, tasarımsal yanlışlar, tüketiciyle bağ kurulamaması gibi yönetimsel hatalar gözlüğün sonunu hazırladı.

Her Şeyin Dijitalleşeceği Günlere Yakınız

Geleceğin bilgisayar sistemi olarak tanımlanan AR her şeyi dijitalleştirme potansiyeline sahip. Bu gözlüklerle film izleyebilir, oyun oynayabilir, sesli-videolu telefon görüşmesi yapabilir, internette gezinebilirsiniz. Saati merak ettiğinizde kolunuza bakarsınız kol saati oluşur. Yemeğinize bakarsınız içindeki kalori miktarını size söyler. Alışverişte ürünlerle ilgili bilgiler direkt gözünüzün önüne gelir. Yolda yürürken aslında boş olan billboard’lar sadece size özel reklamlar olarak karşınıza çıkar. Yolda karşılaştığınız birisinin tüm kimlik ve geçmiş bilgileri, yüz tanıma sistemi sayesinde -aynı Terminatorda olduğu gibi- önünüze dökülür.

Bu yeni teknoloji günümüzün en önemli teknolojik aygıtlarını; akıllı telefonları, tabletleri, bilgisayarları, oyun konsollarını, hatta televizyonları birer çöp yığını haline getirebilir.

Zuckerberg konuşmasında diyor ki 1 dolar ödeyerek alacağınız bir aplikasyonla evinizin duvarında dev bir sanal televizyona sahip olabilecekseniz, gerçek bir televizyona kimin ihtiyacı olur ki?

İnsanların günlük hayatta reddetmeyeceği bir tasarım olursa (ki önümüzdeki yıllarda bu teknolojinin gözümüzdeki bir lens kadar küçük olacağını ön görmek zor değil) pek çok teknolojik ürüne ihtiyacımız kalmayacak gibi gözüküyor. Bu da ekonomik anlamda ciddi bir dönüşüm yaşayacağımız anlamına da geliyor.

Bilginin, müziğin, sinemanın hızla dijitalleştiği günleri yaşadık. Artık her şeyin dijitalleşeceği günlere çok yakınız. Ve o gün geldiğinde biz ülke olarak hala eski teknolojileri üretiyor olursak geleceği kaçıracağımız kesin. Bu dönüşüme şimdiden hazırlıklı olmalıyız.

*Bu yazı ilk olarak CNN Türk’ün internet sitesinde yayımlanmıştır.

CNN Türk Program Müdürü

Bir Cevap Yazın

‘Elle Rusya’ Dergisi’nin Instagram Gönderisi Tadında Yeni Kapağı 0

Kurulduğu günden bugüne on binlerce kampanyaya ev sahipliği yapan, birçok markayı şahlandıran, birçok kişinin bloglarla başlayan serüvenlerine ‘kişisel markalarını’ geliştirerek katkıda bulunan bir mecra Instagram.

Fotoğraf paylaşımlarından sonra  ‘hikaye’ paylaşımlarıyla da popülaritesini kaybetmeyen bu mecra, ünlü moda dergisi Elle tarafından alışkın olmadığımız bir şekilde kullanıldı:  Instagram gönderisi şeklinde bir kapak tasarımı ile!

Modaya dair son haberleri almak, trendlerden haberdar olmak için dergi karıştırdığımız günleri hatırlamak için öyle çok da geçmişe gitmemiz gerekmiyor. Ama artık tüm bunlara tek tıkla ulaşacağımız belki de en iyi mecra Instagram oldu. Tasarımcılar, mankenler ve moda editörlerinin en popüler duraklardan birisi olan bu mecrada hem markalar hem de trendler büyüme ve yayılma eğilimi gösteriyor. Durum böyleyken bizlerde belki Paris ya da New York moda haftalarına katılma şansı bulamıyoruz ama bunları Instagram’dan takip edebiliyoruz.

Tam da bu nedenlerle Instagram basılı dergiler için oldukça zorlu bir rakip. Peki bu rakibi dergi satışlarını yükseltmek için bir nevi kaldıraç olarak kullanmanın yolu ne olur derseniz cevabı Elle Rusya dergisinden alıyoruz.

Elle Rusya Ekim 2017 kapağını Instagram gönderisine benzer bir şekilde hazırladı ve gönderiyi marka tag ve hashtaglari ile tamamladı. Halihazırda her derginin o aya ait kapaklarını Instagram’da yayınladıkları düşünürsek neden tam tersini yapmayalım ki bakış açısı olaya ilginçlik katmıyor değil.

Güney Afrikalı model Candice Swanepoel’ün kapak kızı olarak boy gösterdiği derginin Ekim ayı ana başlıkları teknoloji ve gelecek olarak belirlenmiş.

Aslında sosyal medyadan alınan ilhamla tasarlanan ilk kapak örneği Elle Rusya Ekim sayısı değil. 2009’da da Vogue İtalya Twitter temalı bir kapakla görücüye çıkmıştı.

Siz bu kapak tasarımını nasıl buldunuz?

Teknoloji Yatırımcıları Öngörüyor: Dünya Uçan Arabalara Hazır! 0

Hikayeyi tekerleğin icadından başlayacak kadar geri sararsak bugüne kadar ulaşım araçları konusunda muazzam bir yol kat ettiğimizi göreceğiz. Benzinli, çevre dostu elektrikli araçlar hatta ve hatta sürücüsüz araçları bir köşeye koyun dünyanın uçan arabalara hazır olduğu bile söyleniyor şu günlerde…

Teknoloji hakkında neredeyse tüm bilgilere erişebileceğimiz TechCrunch’ın her yıl farklı şehirlerde düzenlenen girişimciler ve potansiyel yatırımcıları bir araya getiren Disrupt konferansı bu yıl San Francisco’da başladı.  Konferans hız kesmeden devam ederken Disrupt’a damgasını vuran başlıklardan birisi olan dünyanın artık ‘uçan araçlara’ hazır olduğu konusunda sürücüsüz araç otoriteleri ve teknoloji melek yatırımcılarının fikir birliği yapması oldu.

Fikri destekleyenlerin en başında sürücüsüz araç fikrinin babası sayılan ve Google X ile sürücüsüz araç geliştiren deha Sebastian Thrun bulunuyor. Bununla beraber GGV’den Jenny Lee ve Space X yatırımcısı Steve Jurvetson’da fikri destekleyenler arasında. Fikir babaları ulaşımda bu evrimin başlangıcının droneların yaygın bir şekilde kullanılması olduğunu belirtirken yakın bir zamanda uçan arabaların ulaşımda yaygın kullanılacak araçlar olduğunu düşünüyor.

Gelecekte arabaların içine sıkışmış bir biçimde otoyollarda olacağımızı öngörmüyorum’ diyen Thrun, ‘ havada düzgün bir yol içinde uçan bir şeyin içine atlayıp gideceğimizi, Amazon’un sipariş ettiğimiz yemeği havada 5 dakika içinde getirebileceğini öngörüyorum.’ Diyerek adeta hepimizin hayranlıkla izlediği çizgi film Jetgiller’e yakın bir dünya öngörüsünde bulunuyor.

Düşünmesi bile keyifli olsa da hali hazırda uçaklar için bile zor olan hava trafiği uçan araçların faaliyete geçmesi ile tam bir kaosa dönüşebilir.

Yine de ulaşım teknolojisi konusunda önemli yol kat etmiş ülkelerin varlığını da yadsıyamayız. Özellikle Çin, araçları dizeden elektriğe geçirme konusunda işleri sıkı tutuyor 2016’da ülkede sade 1 milyon elektrikli araç varken bugün bu sayı 5 milyona ulaşmış durumda. Böyle giderlerse uçan araçlara geçişte de başat güç olacaklarını söylemek yanlış olmayabilir.

Space X yatırımcısı Jurvetson her ne kadar yaşamadan gerçekliğine inanamayacağımızı söylese de uçan araçların hayatımıza eninde sonunda girişinin de kaçınılmaz olduğunu, hatta belki de beklediğimizden daha da yakın bir zamanda gerçekleşeceğini ifade ediyor.

Zaten uçabiliyorken trafikte kalmamız için hiçbir neden yok öyle değil mi? Ne dersiniz sizce uçan araç gerçeğine yeteri kadar hazır mıyızdır?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup
 

ERKEN
KAYIT FIRSATI


Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Orada Olmalıyım

Sektörü buluşturan etkinlikte siz de yerinizi ayırtın!
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link
İçerikle Pazarlama Workshop

Yemekcom Ürün Müdürü Batuhan Apaydın ile, içeriğin kral olduğu yeni dünyayı keşfetmeye hazır mısınız?
Hemen Kaydol
close-link
DIGITAL EXCELLENCE PROGRAM 

Dijital Mükemmelliği Yakalayın!

KAYDOL
close-link