Akıllı Telefonlardan Buraya Kadar

14 Mart gecesi hepimiz “Sıradaki Büyük Yenilik”i bekledik ve Samsung’un amiral gemisi Galaxy serisinin en yeni üyesi “S4” bizlerle buluştu. Büyüyen ekranı ve geliştirilen donanımı ile telefon dünyasının en güçlü cihazı unvanını kardeşi Galaxy S3’ün elinden aldı. 5 inç ekranının sunduğu 441 ppi çözünürlük ve içerdiği güçlü işlemcisi (1.6 GHz 8 Çekirdekli veya  1.9 GHz 4 Çekirdekli) göz kamaştırıyor. Kamera konusunda da megapiksel seçimini bir üst boyuta taşıyan Samsung, 13 Megapiksel arka kamerasıyla rakiplerinin oldukça önüne geçiyor. İncelen gövdesinin yanında ağırlığı 130 grama gerileyen Galaxy S4 size mobil dünyanın cennet bahçelerinde eşsiz bir deneyim sunmaya kararlı bir görüntü çiziyor.

samsung_galaxy_S4_2510178b

Bunları duymakten eminim sizlerde sıkıldınız. Üzerine bir de bu özellikler özellikle iPhone ve diğerleri olarak bahsedilen Sony Xperia Z, HTC One gibi diğer üst düzey telefonlar ile karşılaştırıldı forumlarda. Binlerce yorum yapıldı hepsine ve bazen iPhone kazandı yazılım gücüyle, bazense neredeyse içinde iki iPhone barındıran, göz kamaştırıcı bu donanım öne çıkarıldı. Fakat bu iki dev akıllı telefon üreticisinin son modellerinde ortak bir nokta öne çıkıyor.

Büyük Yenilikler Buraya Kadar

Akıllı telefonlar da artık büyük yenilikler yerine sadece donanımı güçlendirilmiş, ekranı büyütülmüş cihazlar olma yolunda mı ilerliyor ? Yoksa akıllı telefonların yapabilecekleri buraya kadar mı ? Google’ın Glass Projesi, Apple’ın iWatch’u ve Samsung’un esnek ekran ile ilgili çalışmaları tüm dünya henüz akıllı telefonlara ulaşmamışkenmobili başka bir boyuta mı taşımaya çalışıyor. Daha tam bir geçiş sürecindeyken akıllı telefonların kısa aralıklarla yeni modeller çıkarması, aslında eskiden Nokia’nın yaptığı gibi ufak yazılımsal ve donanımsal eklemeler ve yeni kasalar ile göz boyayan bir stratejinin geri gelen ayak sesleri mi ? Apple ve Samsung tüketicilerin çılgınca yeni modeller istemesi sebebiyle ortaya çıkan talebi bu tarz bir oyalama stratejisiyle geçiştiriyor gibi görünüyor. Yani kısaca devrim bekleyenler, heyecan uyandıracak yenilikler düşleyenler fazla ümitlenmeyin ve size verilen “daha büyük,daha güçlü” cihazları kabullenin. Borsalar bile açıklanan bu yeni modeller ile akıllı telefon pazarının doygunluğa ulaştığı endişesini taşıyor. Nitekim Seul borsasında Galaxy S4 tanıtımı sonrası, Samsung hisseleri yaklaşık yüzde 1,7 oranında değer kaybetti.

Devrim Dediğin…

httpv://www.youtube.com/watch?v=Etyt4osHgX0

Bu videoda yaşanan heyecan her şeyi açıklıyor aslında. Steve Jobs bütün alışkanlıklarımızı kökünden değiştirecek bir devrimin tanıtımında “sihir gibi bir şey” diyordu, parmakların ekrana hükmetmesinden bahsederken. Bugün ise yüz binleri ekrana bağlayan bu tarz etkinliklerde geliştirilen donanımların dışında insanları heyecanlandıracak bir adım atılmıyor. Sanırım şu anda firmalar bilgi ve teknolojiyi depolamakla meşgul, tabi bu arada da koyundan olabildiğince fazla post çıkarmayı da ihmal etmiyorlar.

Akıllı telefonların geleceğe dair trendlerinde en çok bahsedilenler hep daha büyük ekranlar, daha güçlü işlemciler. Fakat insanlar bu dahalardan çok kendileri için fark yaratacak ve kullanımı basit olan cihazlar istiyorlar. iPhone’un, Samsung kadar güçlü donanımlı cihazları olmasa da, hala en çok tercih edilen cihaz olmasının altında bu basitlik ve stabil performans yatıyor. Bunun yanında da tüketiciler tıpkı ellerindeki cihazların “multitasking” özelliği gibi onları kullanırken, kolaylıkla başka işlemleri de gerçekleştirmek istiyorlar.

Siri bu konuda önemli bir adım olarak karşımıza çıkmıştı. Samsung üzerine bir şeyler söylemek istese de henüz Siri’yi yakalamış bile değil. Fakat Galaxy S4’ün şu anda emekleme aşamasındaki gözle kontrol özelliği etkileyici olsa da yapabilecekleri sınırlı. Burada ortaya çıkan bu önemli boşluğu ise bir diğer dev Google,  Glass Projesi ile doldurmaya aday gibi gözüküyor.

httpv://www.youtube.com/watch?v=JSnB06um5r4

Tabi Apple’ın iWatch projesi de, bu yönde atılmış adımlardan biri. İnsanlar artık ellerini akıllı telefonlara, tabletlere kelepçelemek istemiyor. Bu sebeple, galiba akıllı telefonlardan buraya kadar, sıradaki mobil devrimin ipuçlarını firmaların yavaş yavaş odaklandıkları bu deneysel projeler veriyor. İnanıyorum ki çok beklemeyeceğiz, çünkü bu teknolojik çılgınlık çok fazla sabredeceğe benzemiyor.

Paylaş
İnternet yayıncılığı, içerik yönetimi üzerine çalışmalar yapar.

CEVAPLA