Küresel ısınma, hava kirliliği, hızla ve çarpık yapılaşan kentler derken aslında çevremiz her geçen gün biraz daha yok oluyor. Bundan kurtularak sürdürülebilir bir dünyayı yeniden kurmanın yolu, alışkanlıklarımızı tekrar gözden geçirmekten ve günlük hayatımızı yenilenebilir enerjinin kullanıldığı akıllı şehir çözümleriyle yeniden tasarlamaktan geçiyor.

Londra’daki bir alışveriş caddesinde yaşanan değişimde de bu noktadan hareket edilmiş. Akıllı şehir teknolojilerinin kentlerdeki alışveriş sürecine ve günlük yaşama en güzel yansımalarından biri olan örnek caddede attığınız adımlardan elektrik üretiliyor, bu enerji kuş sesi oluşturmadan hava temizleme filtrelerini çalıştırmaya kadar caddenin farklı özelliklerini harekete geçiriyor.

Atılan her adım, kinetik enerjiyi elektriğe dönüştüren taşlar yoluyla geri kazanılıyor.

Alışveriş deneyimini hem çevresel açıdan hem de müşteriler yönünden oldukça iyileştiren bu eğlenceli sistem, Londra’daki Oxford Circus caddesinin çıkışındaki Bird Street’te kurulmuş. Yolda yürüyenlerin her adımda ürettikleri kinetik enerjiyi toplayacak şekilde tasarlanmış üçgen Pavegen taşları, altındaki elektromanyetik jeneratörler sayesinde bu enerjiyi elektriğe dönüştürüyor.

Bu elektrik enerjisi ise kuş sesleri çıkaran sokak hoparlörlerine, sokağın aydınlatmasına ve havadaki zararlı partikülleri %90, nitrojendioksiti ise %95 oranında azaltarak kirli şehir havasını temizleyen Airlabs filtrelerine iletiliyor. Ayrıca duvarlarda kullanılan %100 doğal ve kimyasal katkı taşımayan Airlite boyası, hafif aktif moleküller taşıyan formülüyle hava kirliliğini zararsız düzeye düşürüyor. Öyle ki, bu boyayla boyanmış bir metrekarelik alana dokunmanız, aynı ölçekte bir orman arazisine dokunmanıza eş değer etki yaratıyor.

Bird Street, Londra’da, Oxford Circus’ın çıkışında bulunuyor.

Caddenin geçirdiği bu çevreci dönüşümün en çok dikkat çeken ve geleceğe dair umut verici yönü; caddeler, dekoratif nesneler ve banklar gibi basit, kolay uygulanabilir ve insanların günlük yaşamda doğrudan ilişki kurduğu noktalarda hayat bulması olarak öne çıkıyor. Şehir hayatına, akıllı şehir anlayışıyla yeni bir bakış açısı getiren bu deneyimlerin en büyük artıları ise mevcut altyapıyla bütünleşebilmesi ve çevresel çözümler sunmaları.

Gezegenimizde insan kaynaklı oluşan zararların onarımı adına, günlük hayattaki alışkanlıklarımızı değiştirmenin yanında, inovasyon kavramı ve bireysel sorumluluk bilincini birleştiren bu tip projeler, bilim insanlarının uzun zamandır uyardığı geri dönülemez çevresel zararlar noktasına gelmeden önce hâlâ alabileceğimiz önlemler olduğunu da gösteriyor.

Paylaş
2009 yılında Uludağ Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü'nden, 2015'te ise Anadolu Üniversitesi Marka İletişimi Bölümü'nden mezun olan yazar, 2013 yılından beri pazarlama ve reklamcılık üzerine çalışıyor. Geleneksel ve dijital reklam ajanslarındaki çizgi altı ve üstü çalışmalarda metin yazarlığı yapan, ulusal ve küresel ölçekte birçok markayla birlikte çalışan yazar, bir yandan da Anadolu Üniversitesi'ndeki Türk Dili ve Edebiyatı öğrenimine de devam ediyor. En büyük tutkusunun edebiyat olduğu biliniyor, şehirdeki festivalleri yakından takip ediyor. Bir gün Patagonya'ya gitmenin hayalini kuruyor.

Bir Cevap Yazın