2017 Mobilin Değil Robotların Yılı Oldu

Her yıl şu ünlü cümleyi duyarız; “Bu yıl mobilin yılı olacak.” Aslında bu pek de yanlış bir öngörü değil. Bugün dijital platformların ve uygulamaların reklam gelirlerinin neredeyse yarısından fazlasını mobil reklamlar oluşturuyor. Önümüzdeki 5 yıl içerisinde mobil uygulamalar pazarının da 6 trilyon dolara ulaşması bekleniyor. Hâl böyle olunca aslında her yıl mobilin yılı. 2017 yılı ise tam anlamıyla robot çağına adım attığımız devrimsel bir yıl oldu. Sanal gerçeklik, yapay zekâ, nesnelerin interneti ve bitcoin gibi trendler konuşuladursun robotlar da artık hayatımıza dahil olmaya başladı. Robot bilimcisi Sebastian Thrun bu gelişmeler karşısında “Neden 2017? Neden bu kadar bekledik?” diye sormaktan kendini alamamış.

Dünyanın İlk Vatandaşlık Hakkını Alan Robot: Sophia

Hong Kong merkezli insansı robotlar üreten Hanson Robotics tarafından geliştirilen Sophia, dünyanın ilk robot vatandaşı oldu. Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da düzenlenen Geleceğin Yatırım Girişimleri adlı etkinlikte vatandaşlık hakkı aldığını dünyaya duyuran robot Sophia, yaşlılara ve ziyaretçilere parklarda yardım etmesi için tasarlanmış. Yaptığı bir röportajında gelecekte aile kurmak istediğini ve kızı olursa kendi ismini vereceğini de dile getirdi.

Atletik Robot: Atlas

Boston Dynamics’in geliştirdiği Atlas isimli robot, 2017 yılında havada ters takla atmasıyla dikkat çekti. Arama – kurtarma çalışmalarında kullanılmak üzere üretilen Atlas, şirketin daha önceden geliştirdiği köpek şeklindeki SpotMini’nin de en güncel versiyonu.

Robot Olimpiyatları Dubai

World Future Sports Game olarak adlandırılan dünyanın en kapsamlı robot olimpiyatı 28 – 30 Aralık 2017 tarihinde Dubai’de gerçekleşecek. Yılda 2 kere yapılması planlanan turnuvada robotlar 9 farklı kategoride yarışacaklar. Turnuvada sürücüsüz otomobil yarışları, drone yarışları, robotik futbol, robotik masa tenisi, robotik yüzme, 100 metre koşu, robotik güreş şampiyonası, biyonik atletlerin mücadelesini içeren Cybathlon ve “Dünya Drone Ödülleri” gibi yarışmalar yer alacak.

Jetgiller’in yardımcısı Robot Rosie bugün artık hayal değil. Satın alınabilir hale gelen kişisel asistanlar, yapay zekâ teknolojisi ile geliştirilmiş günlük ihtiyaçlarımıza cevap verebilen robotlar 2017 yılı itibariyle hayatımıza daha fazla dahil olmaya başladılar. Yılın öne çıkan diğer robotları ise şöyle.

Kuri: Siz evde değilken çocuklarınıza dadılık yapabilen robot.

Lynx: Amazon’un Alexa’sı artık insansı robot görünümünde komutlarınızı yerine getiriyor.

Pepper: Günde 500 kişiye kadar yardım edebiliyor ve 20 dilde konuşabiliyor.

Yumii: CES 2017’de “Daha İyi Dünya” kategorisinde birinci olan Yumii, hasta ve yaşlıların bakımında rol alıyor.

Hub: LG’nin geliştirdiği mini mobil robot, evdeki diğer akıllı aletlerle iletişime geçerek akıllı ev teknolojisine öncülük ediyor.

Mykie: Bosch’un geliştirdiği tezgah üstü robot küçük bir aşçı yardımcısı rolünü üstleniyor.

Leka: Özel eğitime ihtiyaç duyan özellikle otizmli çocukların sosyal ve duygusal becerilerini geliştirmeye yardımcı bir robot arkadaş.

MoRo: Ev içinde ya da bahçede mobil olabilen robot, komut verdiğiniz nesneleri ayağınıza getirebilirken gündelik hayatınızı kolaylaştırmayı amaçlıyor.

Laundroid: Ev hanımlarının yıllardır kurduğu hayali gerçekleştiren robot, kıyafetlerinizi katlayıp düzenliyor.

2017’nin robotlarının yer aldığı galerimize göz atmayı unutmayın.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Dilek Erdensoy, Amerika'da aldığı dil eğitiminin ardından lisansını Felsefe üzerine yaptıktan sonra; tasarım, dijital medya ve pazarlama üzerine eğitimler almıştır. Çeşitli sitelerde yazmaya devam eden yazar; bilim, teknoloji ve felsefe ile ilgilenmekte, medya ve reklam sektörünü yakından takip etmektedir.

Bir Cevap Yazın

Facebook Yeni Bir Zaman Birimi İcat Etti

Facebook yeni bir zaman birimi icat etti. Nano saniyeden büyük, mikro saniyeden küçük olan “flick”, saniyenin 705 binde birine tekabül ediyor.

Habertürk’ün haberine göre Facebook mühendisleri tarafından geliştirilen yeni zaman birimi flick, “kare anı” kelimesinin İngilizcesi olan “frame tick”in kısaltması.

Dünyanın en büyük sosyal ağının yeni bir zaman birimine ihtiyaç duymasının sebebi ise bünyesinde faaliyet gösteren Oculus’un sanal gerçeklik çalışmalarında yatıyor.

Filmlerde, oyunlarda ve diğer görsel içeriklerde sanatçıların saliseleri hesaba katmaları gerekir. Örneğin çoğu film saniyede 24 kare hızında (24 FPS) çekilmiştir. Bu da, filmin her bir saniyede ekrana 24 tane kare getirdiği anlamına gelir.

Flick’in mucidi Oculus mühendislerinden Christopher Horvatha göre, saniyede tek bir kare ile çalışılan projelerde FPS sisteminin yetersiz kaldığına dikkat çekiyor. 24 FPS bir videoda her bir kare toplam 0,04166666667 saniye ya da 41666666,669 nano saniye uzunluğundadır. Ancak bu sayılar hesaplaması zor ve sürekli kendini tekrarlayan küsüratlarla dolu olduğundan, sanal gerçeklik projelerinde çalışanları bir hayli zorluyor.

Flick ise buna çözüm olarak geliştirildi. Örnek vermek gerekirse, 24 FPS bir filmde her bir karenin uzunluğu 29.400.000 flick olarak hesaplanabiliyor. 60 FPS bir oyunda ise 11.760.000. Flick’lerin karmaşık olmayan değerleri, mühendislere kolaylıkla hesaplama şansı tanıyor.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Tim Cook Neden Yeğeninin Sosyal Medya Kullanmasını İstemiyor?

Yakın bir zamanda sizlerle Steve Jobs’un kendi çocuklarına ipad kullandırmamasından yola çıkarak ipad’in kullanımı ile ilgili bir yazı paylaşmıştık.  Şimdi de Apple’ın şu anki CEO’su Tim Cook benzer bir düşünce ile ses getiren bir açıklama yaptı: “Yeğenimin sosyal medya kullanmasını istemem!”

Zamane çocukların ellerinden düşürmediği akıllı tablet ipad’i Apple’ın kurucusu Steve Jobs çocuklarına kullandırmıyor, Apple’ın şimdiki CEO’su Tim Cook yeğeninin sosyal medya kullanmasını istemiyor. Dünyanın en yeni teknolojilerini pazarlayan en büyük şirketlerden birisi Apple’ın en üstündeki insanlar neden böyle düşünüyorlar?

Tim Cook sosyal medya ile ilgili düşüncelerini geçtiğimiz cumartesi günü İngiltere’deki bir okulda yaptığı söyleşide dile getirdi. Tim Cook, “Bir çocuğum yok, fakat bir yeğenim var ve ona bazı sınırlamalar koydum. Benim de izin veremeyeceğim şeyler var ve sosyal medya kullanımı da onlardan biri” şeklinde konuştu.

“Ben teknolojinin tamamını kullandığımız sürece başarıya ulaşabileceğimizi düşünenlerden biri değilim. Şahsen tüm bu mecraların hiç birini de takip etmiyorum.” diye devam ederek “Edebiyatta teknoloji kullanımının gerekli olduğunu düşünüyor musunuz, ben düşünmüyorum” şeklinde konuşmasını sonlandırdı.

Bu açıklamaları okuduğunuzda Tim Cook’un çağı yakalayamadığını ve “dinozorca” düşündüğünü söyleyebilirsiniz. Zira bu devirde teknolojiden uzak yaşamak saygı duyulan bir karardan çok çağa uyum sağlayamamak olarak yorumlanıyor. Ancak bu insanların bulundukları konumları düşünürsek bence söyledikleri ve yaptıkları şeyleri biraz daha derin incelemekte fayda var.

Project Wild Thing’in yaptığı araştırmaya göre, sokakta harcanan zaman bir nesilde tam yüzde 50 oranında azaldı! Sokakta etrafınıza baktığınızda saklambaç, körebe, yerden yüksek gibi oyunları oynayan çocuklar görebiliyor musunuz? Göremezsiniz çünkü çocuklar evlerinde ipad’lerle veya akıllı telefonlarla oynuyorlar. Bunları yapmayanlar da televizyonda denetleyemediğimiz onca kanaldan birine kitlenmiş vaziyette seyir halindeler.

Teknoloji gelişiyor ve pek çok iyi şeye de vesile oluyor fakat ne yazık ki bizlerden çok fazla şeyi de beraberinde götürüyor. Şu andaki çocuklar bir araya geldiklerinde oyun kurmak yerine var olan ipad oyunlarını yan yana oynamayı tercih ediyorlar. Çocukların iletişim kurma yetileri ve hayal güçleri bu şekilde zayıflıyor. Böyle düşününce elektronik araçların kullanımının belli bir yaşa kadar yasaklanması veya kısıtlanması sanırım çok da mantıksız gelmeyecektir.

Çocuklardan bahsettik ancak yetişkinlerde de durum farklı değil. Vodafone’nun yapmış olduğu araştırmaya göre ise günde ortalama 250 kez akıllı telefonlara bakma ihtiyacı hissediyoruz. Sosyal medya ile uğraşan veya işi gereği kontrollerini telefon üzerinden yapan insanlar için belki normal bir rakam olabilir ancak bunların dışında bir işle meşgul birisi için çok yüksek bir rakamdan bahsediyoruz. Kabul edelim veya etmeyelim hepimiz telefon bağımlısı olduk. Akıllı telefonlar olmadan hiçbir şey yapamıyoruz, elektrikler gittiğinde ne yapacağımızı şaşırıyoruz. Bütün hayatımız elektronik cihazlarımıza ve sosyal medya hesaplarımıza pamuk ipliği ile bağlıymış gibi yaşıyoruz.

Peki bu devirde sosyal medyadan veya teknolojik araçlardan ne kadar uzak durabiliriz? Ya da çocuklarımızı ne kadar uzak tutmalıyız? Bunun cevabını elbette biz, Steve Jobs veya Tim Cook değil kişinin kendi mantığı ve vicdanı vermeli. Kesinlikle tüm bu teknolojiden tamamen kopmak gerektiğini savunmuyoruz zira şu anda bu haberi bile bir bilgisayar veya akıllı telefon üzerinden okuyor olduğunuzu düşünürsek bu zaten imkansıza yakın bir söylem olurdu. Ancak ne durumda olduğumuzu ve çocuklarımıza neler yaptığımızı gözden geçirmekte fayda var…

 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link