“Gerçekler Mi?” Diye Düşündürecek Güzellikteki Mimari Yapı Fotoğrafları

Marco Rama ismindeki Hollandalı fotoğrafçı çizgiler ve şekillerle oynayarak şaşırtıcı ve adeta görsel şölen niteliğinde fotoğraflar çekiyor. Mimarlık üzerine yaptığı çalışmalar da oldukça dikkat çekici ve iyi. İç mimari detaylarını çarpıcı bir şekilde görmemizi sağlıyor. Fotoğraflar hareketliymiş veya bitmiyormuş hissi veren zihin bükücü detaylar ile dolu.

Mimariyle ilginiz olsun veya olmasın bu fotoğraflarla ilgileneceğinize eminiz. Özellikle merdivenlerin fraktal niteliğindeki görüntüleri insanı adeta büyülüyor.

 

Daha fazlası için Marco’nun Instagram hesabını takip edebilirsiniz.

Kaynak: fubiz.net

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Bir Cevap Yazın

Okurken Değil Gezerken Keşfedeceğiniz Başarının Küçük Sırları

  • Çok gezen mi bilir, çok okuyan mı sorusuna alternatif cevap “ikisi de” olabilirdi.
  • Okurken değil gezerken kendimize neler katabileceğimizi, liderlik yönümüzü ve empati kurmayı nasıl keşfedebileceğimizi beraber öğrenebiliriz.

Hepimiz bir kez “çok gezen mi bilir, çok okuyan mı?” sorusunun geçtiği bir konuşmaya dahil olmuşuzdur. Hepimizin bu soruya farklı cevapları olabilir, bana göre ise bu sorunun cevabı bir dilemma. İkisini beraber yürütebildiğimiz bir senaryoda başarılı olacağımız ise kesin.

Bugüne kadar başarılı olmak için okunması gereken videolar, takip edilmesi gereken yazarlar gibi birçok içerikle karşılaştık. Ama bu sefer başarının sırrını bir gezgin düşüncesinde aramaya başlıyoruz.  Gezerek kendimize ne katabilir, bakış açımızı nasıl geliştiririz’in cevabını arıyoruz.

Her gezinizde yeni şeyler öğrenirsiniz.

Çünkü aslında “yapılan her seyahat kendi içimize seyahattir.” Diyor Danny Kate. Haklı da aslında. Yeni kültürler, yeni insanlar, yiyecekler, kokular, yaşam tarzlarını gezerken çok kolay ve eğlenceli bir şekilde keşfederiz, gördüklerimizden, tanıştığımız kişilerden, yiyeceklerden bile ilham alabiliriz, aklımıza yeni fikirler gelir belki “neden biz de yapmayalım ki” dediğiniz bir şeyler bulursunuz.

Temiz bir zihin ile yeniden başlarsınız.

Hayattaki amacınızı ve kendinizi biraz kaybolmuş hissettiğinizde kendinize yeni bir amaç bulma adımı atıyor olursunuz ve belki gezerken fark etmezsiniz ama eve kafanız sıfırlanmış olarak dönersiniz.

Daha dinamik düşünmeye başlarsınız.

Tabii ki kitaplardan, videolardan ya da istediğiniz kaynaktan istediğiniz şeyi kolayca öğrenebilirsiniz ama öğrenmek istediğiniz şeyi deneyimlemek size bazı noktaları daha farklı yorumlama avantajı verir. Çünkü başkalarının gözünden değil, kendi gözünüzden görerek yorumlamaya başlarsınız olayları da bazı düşüncelerinizi de. Daha dinamik düşünmeye başlarsınız. Çünkü deneyimlerinizin o meselede sadece bilgili olmaktan ziyade empati kurma kabiliyetinizi de geliştirmiştir ki hem bilgi hem de empati sahibi olabilmek liderlik için aranan özelliklerdendir.

Networkünüz genişler, genişler..

Problem çözmek için dinamik düşünmek, empati ve bilgi sahibi olarak liderlik kabiliyetinizi geliştirmekle beraber işinizi geliştirip farklı seviyelere ulaştıracak networkünüzü de seyahat sayesinde geliştirebilirsiniz. Çünkü sadece insanlar için değil, işimiz için de fırsatlar konfor alanının dışında var oluyor.

Havaalanında uçuşunuzu beklerken ya da bilmediğiniz bir şehrin restoranındayken tanıştığınız birilerinden ufkunuzu açacak şeyler öğrenebilir, yaptığınız işi anlatıp beraber yeni fırsatlar yakalayabilirsiniz.

Daha iyisi..

Günün sonunda seyahat perspektifimizi genişletir, düşünme şeklimize empatiyi daha çok dahil eder, yeni şeyler denemek yeni fırsatlara açık olma konusunda bizleri cesaretlendirir ki başarı içimizde bunları keşfetmekle başlayan bir süreçtir.

 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Başarılı İnsanlar Nasıl Bu Kadar Sakin Kalabiliyor?

  • Stresi kendi faydamıza nasıl kullanabilir, zorlu koşullar altında sakin kalmayı başarmak için neler yapabiliriz?
  • Elimizdekiler için mutluluk duymayı öğrenmeli, pozitif düşünmeli, düzenli uyku ve daha az kafein tüketmeye başlamalı, şimdi derin bir nefes alıp aşağıdaki yazıya bir göz atmalısınız.
  • Benzeri yazılar için;  İşinizde Stresi Yok Edecek 5 İpucu

Zor durumlarda duygularını kontrol altında tutabilmek ve baskı altındayken sakin kalabilmek… Neredeyse tüm kişisel gelişim kitaplarında kendilerine yer bulan, yapmayı başardığımız zaman ise hayatımızı, ilişkilerimizi kökten etkileyecek iki şey.

Hayatımızda birçok şeyin nedeni ve aslında doğrudan sonucunu etkileyen şeylerden birisi stres. Ama öyle bir şey ki hayatımızdan stresi tamamen çıkarıp atmamız da düşündüğümüz kadar sağlıklı olamıyor. Çünkü kısa süreli stressin beyinde yeni düşünce şekilleri geliştirme ve onu aktif tutma gibi özellikleri de var.

Kaliforniya Üniversitesi araştırmacıları tarafından yapılan araştırma aralıklı olan stresin yeni hücre geliştirmek için beyni uyardığı sonucu ortaya çıkmış. Ancak stres birkaç dakikadan uzun sürüyorsa bu süreç tam tersine de işleyebiliyor. Yani beyninizin yeni hücre üretme işlevi stresiniz tarafından baskılanıyor.

Peki, stresi kendi faydamıza nasıl kullanabilir, zorlu koşullar altında sakin kalmayı başarmak için neler yapabiliriz?

Elimizdekiler için mutluluk duymayı öğrenmeye başlamalıyız. Evet biraz Heidi-vari bir cümle gibi geliyor ama zor koşullar altında sakin kalmak için öncelikle birkaç dakika elimizdekileri düşünüp iyi ki demek stres hormonumuzu %23 azaltıyor, mod ve enerjimizi yükseliyor. Ve bunları sadece elimizdeki düşünerek yapabiliyoruz. Çok iyi değil mi?

Ya şöyle olursa ne yaparız? tarzı stres katsayınızı 5 ile çarpacak şeyleri düşünmekten vazgeçmeniz gerekiyor. Tüm olasılıkları kontrol edemeyeceğimiz gibi bizden kaynaklanmayan sorunlar için olabilecek olumsuz ihtimalleri düşünmemizin bize de işin sonucuna da bir faydası olmayacak, rahatlamaya çalışın.

Pozitif bir şeyler düşünmeye çalışın. Hepimizin en zor zamanlarda beynimizde kaçabileceği “mutlu bir yer” vardır. Kendinizi çok baskı altında hissettiğinizde iyi şeyleri düşünerek beyninizin stresi kontrol etmesine yardımcı olabilirsiniz. Sadece o mutlu yeri düşünün.

Biraz uzaklaşın. Belki de sizi mutsuz eden ama bunu çok içinde olduğunuz için fark etmediğiniz bir durumdasınız. Her zaman ulaşılabilir olmak zorunda olduğunuzu kim söyledi? Kendinize işten uzaklaşabileceğiniz stressiz birkaç saat hediye etmeniz lazım. Hem biraz dikkat ederseniz bütün büyük yöneticilerin bu tavra sahip olduğunu da göreceksiniz

Kafein alımınızı azaltarak daha kaliteli bir uyku için kendinize bir iyilik yapın. İyi uyku daha az stres demek. Kendinize yüklenmeyi de bırakın, bazen her şeyin sorumlusu olarak kendimizi görmek isteriz ama öyle değil, her şeyi kontrol edemezsiniz. Çok stres olduğunuzda derin derin birkaç nefes alıp beyninize bol bol oksijen gönderin, mutlu yerinize doğru iki saniye bir kaçamak yapın.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link