Artık Hepimiz Plastik Atıkları Yeni Ürünlere Dönüştürebileceğiz!

İnsanoğlu doğaya yılda yaklaşık 300 milyon ton plastik atık bırakıyor ve bunların çok büyük bir çoğunluğu geri dönüştürülmüyor, doğaya verdiği zararla kalıyor. Peki, dönüştürüldüklerinde ne işe yarayacaklarını bilmek dönüştürmemiz için bizi cesaretlendirir miydi?

Büyük ihtimalle evet. Çünkü aslında atılanlara ‘atık’ gözüyle bakmayanlar da var. Örneğin Tayland’ın Chang Mai bölgesinde tasarımcılar sokaklardan toplandıkları plastik atıkları dönüştürüyor. Ukrayna’da eski endüstriyel ekipmanları yeniden tasarlayan bir grup plastik atıklardan plastik kaplar yapıyorlar.

Plastikleri yeniden kullanmak için dönüştürmek daha maliyetli olduğu için atmayı daha kolay bir seçenek olarak gören insanoğlunu kurtaracak olan yine çevre kirliliği ile yaşam alanlarımızı tehdit eden bu atıklara farklı bir bakış açısıyla bakarak kullanıma sunmayı düşünen insan oğulları olacaktı elbette.

Ancak plastiği dönüştürmek meşakkatli ve oldukça maliyetli bir iş. Bunu endüstriyel çapta yapmak için on binlerce dolar gerekirken, tasarımcılar açık kaynak, yapımı daha kolay aletler ile kendi yeni plastik ürünlerini kendileri yapmayı yaygınlaştırıyorlar.

Kendi malzemeleri ile ürettikleri plastik parçalama makinesi ile atık plastikleri küçük parçalara ayırıyor. Ayrılan parçalar sonrasında erimesi ve presslenmesi için farklı makinalara giriyor ya da 3D yazıcı ile yapılacak tasarımlar için kullanılabilir hale geliyor. Sonrasında isterse tasarımcılar onları vazo, kova, kase gibi günlük kullanabilecekleri basit araçlara dönüştürebiliyorlar.

Küçük çaplı plastik geri dönüşüm makinelerini üreten Precious Plastic’in kurucusu Dave Hakkens’a göre şirketin asıl hedefi küçük çaplı plastik geri dönüşüm aletlerini herkes tarafından ulaşılabilir kılmak. Aslında bu geri dönüşüm fikrini daha fazla insana ulaştırabilmek, insanlara böyle bir alışkanlık kazandırmak istiyorlar. Çünkü herkes plastik atıkları küçük çapta bile olsa dönüştürmeye başlarsa bir noktada kendimize yetebilir ve yeni plastik üretimine olan talebin azalması için katkı koyabiliriz.

Zincirleme bir reaksiyon olarak düşünürsek yeni plastiğe olan talep azaldıkça, çevre kirliliği de göreceli olarak azalır, insanlar bu konuda bilinçlenir ve plastik geri dönüşüm fikri daha fazla insana yayılabilir.

Belki de bir gün hepimizin küçük plastik geri dönüşüm atölyeleri olur ne dersiniz?

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlamasyon Pazarlama, Sosyal medya, Marka Yönetimi, Pazarlama İletişimi, Dijital Pazarlama ve İş Dünyası konularına odaklı bilgi kaynağı.

Bir Cevap Yazın

Tesla’nın Türkiye’ye Ne Zaman Geleceğini Elon Musk Twitter’dan Yanıtladı

Daha önce sizlere Tesla’nın Türkiye pazarına girmek istediğinden bahsetmiştik. Pek çok kişi Tesla markasının ülkemize gelmesiyle ilgili oldukça sabırsız. Dün akşam İsa Yeter isimli bir Türk Elon Musk’ı etiketleyerek Tesla’nın Türkiye’ye ne zaman geleceğini sordu. İsa Yeter’in “Ne zaman roadsters için bir test sürüşü yapabilecek? Roadster’ın kurucularından biri olmak ve test etmek için Türkiye’den CA’ya geldim, ama şans yok.” tweetine Elon Musk yanıt verdi.

Elon Musk yanıtında “Bu yıl içinde Tesla’yı Türkiye’de piyasaya sürmeyi planlıyoruz. Ülkenizi seviyorum ve piyasaya sunmada bizzat orada olacağım.” dedi.

Şubat ayı itibarıyla Tesla’nın ürettiği toplam elektrikli araç sayısı 300 bini geçti.

Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) en güncel verilerine göre, mart ayı sonu itibarıyla Türkiye’de yaklaşık 12,2 milyon trafiğe kayıtlı otomobil bulunuyor.

Türkiye’de Tesla’nın elektrikli otomobillerini kullananların sayısı birkaç yüz kişiyi bulurken, şarj istasyonlarının ve servis hizmetlerinin yetersizliği genel olarak elektrikli araç piyasasının önündeki en büyük engeller olarak gösteriliyor.Uzmanlar, yüksek petrol fiyatları ve Türkiye’nin petrolde dışa bağımlılığı göz önüne alındığında, elektrikli araçların ülkede yaygınlaşmasının petrole olan bağımlılığı azaltabileceğini vurguluyor.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Baristalığı Robotlara mı Kaptırdık?

  • San Francisco’daki Cafe X’in tek çalışanı 25.000 dolar değerinde bir robot.
  • Aralarında Thiel Foundation ve tanınan melek yatırımcı Jason Calacanis’in de bulunduğu yatırımcılar, Cafe X’e 7 milyon dolarlık bir yatırım yaptı.
  • Barista robot saatte 120 kahve sunabiliyor. 
  • İlgili yazı/video: Robotlar İşlerimizi Elimizden Alacak mı?

Biz “Robotlar işlerimizi elimizden mi alacak?” diye tartışırken robotlar değişik iş kollarına dahil olmaya çoktan başladılar. San Francisco’daki Cafe X isimli Robotic Coffeebars mağazalarında baristalık hizmetini başından sonuna kadar 25 bin dolarlık bir robot yapıyor.

Müşteriler bir kiosk dokunmatik ekrana veya telefonlarındaki Cafe X uygulamasıyla sipariş veriyorlar ve bir dakikalık hazırlıktan sonra içecekleri hazırlanmış oluyor. 

Gerçek bir barista deneyimi sunmak adına robot barista siparişi hazırladıktan sonra “ta-daa” diye sesleniyor ve müşteriler espresso, matcha latte gibi pek çok kahve çeşidinden seçtikleri kahveyi içebiliyorlar. Kahve çeşitlerinin yanısıra yulaf sütü de dahil olmak üzere farklı tipte köpüklü sütler de mevcut.

Aralarında Thiel Foundation ve tanınan melek yatırımcı Jason Calacanis’in de bulunduğu yatırımcılar, Cafe X’e 7 milyon dolarlık bir yatırım yaptı. Calacanis yaptığı bu yatırımla ilgili şunları söyledi:

İnsanların 2018 yılında günde 10 saat kahve yapması fikri, gişe memurunun otobanda metal bir kutuda oturması kadar delice. Bu aynı zamanda müşteri için de bir işkence. Baristalar siparişleri yanlış alıyor, içecek kalitesi çılgınca istikrarsız ve kahve mekanları her bir müşterinin geçmişte verdiği içecek siparişlerini kaydetmiyor. Fakat tüm bunları robot bilimiyle yapmanız mümkün.

Ürün tasarımı başkan yardımcısı Victoria Slaker “Müşterilerle olan ilişkinin yerini almaya çalışmıyoruz” açıklamasında bulundu. Robotun yaratıcısı 24 yaşındaki Henry Hu ise bu konuda şu açıklamayı yapıyor: “Robot devrimini bir problem olarak görmüyorum. Buradaki fikir herhangi bir şekilde sizi korkutmak ya da size zarar vermek için ortaya atılmadı. Bütün mesele kahvenizi size daha hızlı ve daha lezzetli bir şekilde servis etmek.”

Saatte 120 kahve sunabilen barista robotun ileride Starbucks çalışanlarının yerini alıp alamayacağı ise şu anda gündemde tartışılan bir konu. Robotların işlerimi elimizden alıp almayacağı ile ilgili tartışmalarda en çok belirtilen görüş fiziksel insan gücü gerektiren işlerin robotlar tarafından yapılacağı ve insanların beynini ve yeteneklerini kullandığı işlerin ise robotlar tarafından yapılamayacağı yönündeydi. Bu gelişme de açıkça bu görüşü destekliyor. Ama her sabah kahve aldığınız dükkanın çalışanlarına günaydın demeden bir robottan kahvenizi alıp çıkmak ne kadar alışılabilir bir durum elbette bunu henüz ölçemiyoruz…

Siz ne dersiniz, ileride tüm baristalar robot olur mu? Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz?

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Haftanın En Çok Okunan 10 İçeriği

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link