2017’nin En Yaratıcı 10 Ambalaj Tasarımı

Ambalaj tasarımı, bir ürünün müşteri tarafından farkedilmesini sağlayan en önemli unsurdur. Bununla birlikte, ürünün ambalaj tasarımının dikkat çekici olması büyük önem taşımaktadır. Bir ürünün ambalaj tasarımı ne kadar yaratıcı ise ürün o kadar dikkat çeker. Şimdi hep birlikte 2017 yılının en yaratıcı ambalaj tasarımlarından bazılarına göz atıyoruz.

Helvetimart

Helvetimart, İsviçre’nin Lozan şehrinde yer alan bir süpermarket. Süpermarket, müşterilerine çok geniş yelpazede market ürünleri ve yüksek kaliteli, özel İsviçre ürünleri sunuyor. Bununla birlikte Helvetimart, müşterilerin bu özel İsviçre ürünlerinin geldiği küçük eyaletler ve onların ürünleri hakkında bilgi edinebildikleri günlük tadım testleri ve atölyeler düzenliyor. Meksikalı grafik tasarım stüdyosu Anagrama da Helvetimart için bu özel İsviçre ürünlerinin geldiği eyaletlerin bölgesel bayrakları ve antik mimarisine uygun olarak bir marka kimliği oluşturdu.

Delysoy

Çoğu geleneksel ambalaj tasarımı, kullanıcının ürünü paketi açmadan görmesine izin vermez. Modern tasarımcılar ise paketin içeriğini kısmen de olsa görmeye imkan tanıyan yeni ambalaj tasarımlarını deniyorlar. Bu fikir, yaratıcı tasarımlarla birleştiğinde de ortaya eğlenceli ambalaj tasarımları çıkabiliyor. Makarna markası Delysoy’un ürünlerinin ambalaj tasarımları ise bu fikrin en iyi örneklerinden biri olarak dikkat çekiyor.

Talor&Jorgen

Norveç merkezli Talor&Jorgen, dünyanın çeşitli bölgelerinden getirttiği kahve çekirdeklerini taze ve kavrulmuş bir şekilde, küçük kutularda müşterilerine ulaştırdığı bir kahve aboneliği hizmeti sunuyor. Oslo merkezli Bielke & Yang isimli stüdyo tarafından yapılan Talor&Jorgen’in kahve kutularının renkli ambalaj tasarımları, markanın erişilebilir konumu ve kahvesinin tazeliğini ifade ediyor.

Trafiq

Belirgin ve karışık olmayan tasarımlar her zaman iyi karşılanır. Bu yıl tasarımcılar, her zamankinden daha fazla minimalistik tasarımın, harika renklerin ve kısa mesajların gücünün üzerinde durmuş gibi görünüyor. Catering hizmeti de veren Trafiq isimli kafe ve pastanenin ürünlerinin ambalaj tasarımları da bunlardan yola çıkılarak yapılmış.

Monstea

Ambalaj tasarımlarının yaratıcı olmasının yanı sıra, çok fonksiyonlu ve eğlenceli olması da önemlidir. Özellikle çocuklara yönelik ürünlerde bu unsurların olması büyük önem taşıyor. Bir poşet çay markası olan Monstea’nin ürünlerinin ambalaj tasarımları bütün bu unsurları bünyesinde barındırıyor.

Icelandic Glacial

Ürünün belirgin özelliklerinden birini ya da birkaçını birden temsil eden ambalaj tasarımları, here zaman ürünü en iyi yansıtan ambalaj tasarımları olarak dikkat çeker. Tabii, böyle bir ambalaj tasarımı yaparken de tasarımcının yine bunu yaratıcı bir şekilde ifade etmesi gerekir. Bu tarz ambalaj tasarımlarına en iyi örneklerden biri ise Icelandic Glacial (İzlanda Buzulu) isimli buzul suyunun şişe tasarımı olarak öne çıkıyor.

Puree

Bazı markalar, müşterilerine daha özgün ve nostaljik bir deneyim yaşatmak için ürünlerini bir posta şeklinde ambalajlıyorlar. Ve bu otantik ambalaj tasarımları kesinlikle ürünün farkedilebilirliğini artırıyor. Bir organik tıbbi sebze üreticisi olan Puree markası ise ürünlerinde bu tarz bir ambalaj tasarımını en iyi şekilde kullanan markaların başında geliyor.

Milkö

Milkö, aslında Brezilyalı bir öğrencinin tipografi dersi için ortaya çıkarttığı bir tasarım projesi. Bu projeyi geliştiren Giovani Flores isimli Brezilyalı öğrenci, Milkö ismini verdiği bu süt şişelerinin tasarımlarını baştan sona kendi yaparken logoyu da el yapımı bir yazı tipi kullanarak tasarlamış.

Firefly

Firefly; kırmızı frenk üzümü, greyfurt gibi meyveler ve yeşil kahve, melekotu gibi bitkiler kullanılarak hazırlanan bir meyve suyu markası. Meyve suyunun ambalajında, içeriğine uygun olarak çeşitli çiçeklerin ve bitkilerin yer aldığı renkli bir tasarım tercih edilmiş. Firefly’ın bu kendine özgü ambalaj tasarımı Londra merkezli B&B Studio tarafından yapılmış.

Resonance

Renklerin duyguları harekete geçirerek satın alma kararını etkileyebilme gibi bir özelliği vardır. Ve bu yüzden renkler, bir ambalaj tasarımında her zaman en önemli unsurlardan biri olmuştur. Ambalaj tasarımında renkler ne kadar iyi kullanılırsa ürünün, müşterinin dikkatini çekme ihtimali de o kadar artar. İçecek markası Resonance, sahip olduğu meşrubat kutusu tasarımıyla bunu en iyi şekilde başaran markalardan biri.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlamasyon Pazarlama, Sosyal medya, Marka Yönetimi, Pazarlama İletişimi, Dijital Pazarlama ve İş Dünyası konularına odaklı bilgi kaynağı.

Bir Cevap Yazın

Her 100 Tasarımcının 84’ü Freelance İş de Yapıyor

Online matbaa sektörünün lideri bidolubaski.com, Grafik Tasarımcılar Meslek Kuruluşu ile birlikte detaylı bir ankete imza attı. Anketi cevaplayan yaklaşık bin grafik tasarımcının yardımıyla ilginç sonuçlara ulaşan bidolubaski.com, bu yolla sektöre ilişkin problemlere de ışık tuttu. Tasarımcılara göre maaşlar oldukça yetersiz olduğundan, freelance işler bu ekosistemde önemli bir dinamik olarak öne çıkıyor.

Grafik tasarım uzmanlığı, içinde bulunduğumuz çağın birçok alanında gerekliliğini ispatlayan bir meslek olarak öne çıkıyor. Ancak ne yazık ki, reklam ve tasarım ajanslarından basım ve yayıncılık sektörüne kadar uzanan çok geniş bir yelpazede görev alan grafik tasarımcıların dâhil olduğu dünya, üzerinde fazla araştırma yapılmayan bir sahadan oluşuyor. Hem bu gerçeği gözlemleyen, hem de tasarım ve baskı sektörünün birbirine doğrudan etkileri bulunduğunu yakından bilen bidolubaski.com, Grafik Tasarımcılar Meslek Kuruluşu (GMK) ile birlikte bir anket çalışmasına imza attı.

Bu yaratıcı dünyanın içinde yer alan tüm paydaşlar tarafından doğru okunduğu takdirde grafik tasarımcılara önemli katkılar sağlayacak ankete, yaklaşık bin sektör profesyoneli katıldı. Anketi yanıtlayan tasarımcıların düşüncelerini anlamaya ve anlamlandırılabilecek sonuçlar çıkarmaya çaba gösteren bidolubaski.com’un analizleri, eğitimden çalışılan sektöre, alınanücretlerden baskı süreçlerinde yaşanılan sorunlara kadar birçok soruya da ışık tutuyor.

Sektör gençlerin himayesinde

Katılım gösterenlerin yüzde 76’sını erkeklerin oluşturduğu ankette, grafik tasarımcıların büyük kısmının 35 yaş altında olduğu görülüyor. 18- 25 yaş aralığında bulunanların yüzde 44, 26-35 yaş aralığında bulunanların ise yüzde 42 orana sahip olduğu düşünüldüğünde, bu mesleğin güç kaybetmeden popülerliğini sürdürmeye devam ettiğini ve gücünü gelecekte de sürdüreceğini söylemek mümkün.

Üniversite eğitimleri yetersiz

Teknik bilgi gerektiren grafik tasarımcılığı, meslek olarak seçen katılımcıların büyük bir kısmını lisans ve lisansüstü eğitim alanlar oluşturuyor. Tasarımcıların yüzde 56’sının üniversite mezunu, yaklaşık 5’te 1’inin ise lise düzeyinde eğitim aldığı görülüyor. Ancak anketi yanıtlayanların yüzde 91’i üniversitede verilen eğitimlerin kesinlikle yetersiz olduğu görüşünü taşıyor. Ayrıca katılım gösterenlerin sadece yüzde 40’ının grafik tasarım alanında üniversite eğitimi aldığı düşünülürse, tasarımcı olmak için akademik eğitimin şart olmadığı da ortaya çıkıyor.

Her 100 tasarımcının 84’ü freelance iş de yapıyor

Anket sonuçlarına bakıldığında, grafik tasarımcıların yüzde 28’inin ajanslarda görev aldığı görülüyor. Bu, şaşırtıcı bir sonuç olmamakla birlikte, katılımcıların yüzde 21’inin kurumsal şirketlerde çalışıyor olması markaların tasarıma verdikleri önemin artmasının etkisi olarak yorumlanabilir.Yaklaşık yüzde 20’lik bir orana sahip olan “diğer” seçeneğinde ise çoğunluğu sadece freelance işler yapan tasarımcılar oluşturuyor.

Freelancer’ların oranı çok fazla olmasa da tam zamanlı bir işte çalışan ve ek olarak bağımsız iş yapan grafik tasarımcıların oranına gelince işin şekli biraz değişiyor. Ankete katılanların yüzde 84’ü tam zamanlı işlerine ek olarak freelance işler de yaptığını belirtiyor. Bu oranlara göre freelance çalışmanın grafik tasarım alanında çok önemli bir dinamik haline geldiğini söylemek mümkün.

Maaşlar tatmin etmiyor

Freelance çalışmaya gösterilen yönelim, bir bakıma piyasadaki maaşlar hakkında fikir sahibi olunmasını da sağlıyor. Öyle ki, katılımcıların yüzde 92’si aldıkları maaşın tatmin edici olmadığı görüşünü taşıyor. Bu da tasarımcılar için sunulan çalışma şartlarının gözden geçirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor.

En büyük problem kalite

Katılım gösterenlerin yüzde 41’i baskı ve matbaa ile ilgili işlerde çalıştığını ifade ederken, zamanlarının büyük bir bölümünü baskı için tasarımlar hazırlamakla geçirdiklerini de belirtiyorlar. Baskı süreçlerinde en sık yaşadıkları sorunun yüzde 44 oranla kalite kaynaklı olduğunu ileten tasarımcıların, yaşadıkları sıkıntıların çoğunun geleneksel matbaalardan kaynaklanıyor. Bidolubaski.com gibi online matbaa platformları ile bu problemlerde azalmaların yaşanması da oldukça mümkün.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Sıfırdan Zengin Olan İnsanların İlham Verici Hayat Hikayeleri: Bölüm 2

  • Giyim markası Forever 21’in kurucu ortağı Do Won Chang, eşi ve Forever 21’in diğer kurucu ortağı Jin Sook Chang ile birlikte ABD’ye ilk geldiklerinde, aynı anda üç işte çalışmak zorunda kaldı. Do Won, aynı anda hem kapıcılık yaptı, hem benzin istasyonu görevlisi olarak çalıştı, hem de bir kahve dükkanında çalıştı.
  • Ray-Ban ve Oakley gibi güneş gözlüğü markalarını bünyesinde bulunduran Luxottica şirketinin kurucusu olan Leonardo Del Vecchio, bir yetimhanede yetişti.
  • Emlak Patronu Kirk Kerkorian, İkinci Dünya Savaşı sırasında Kraliyet Hava Kuvvetleri için gözüpek bir pilot haline geldi ve Atlantik üzerinde, dört uçaktan birinin düşeceği güzergahlarda malzeme teslimatı yaptı.
  • Şu anda sunucu, yapımcı ve medya patronu olan Oprah Winfrey, ailesinin iki üyesi ve bir aile dostu tarafından taciz edildikten sonra, 13 yaşındayken evden kaçtı. 14 yaşındayken ise yeni doğmuş çocuğu, doğduktan kısa bir süre sonra hayatını kaybetti.
  • Cheung Kong Holdings’in kurucusu olan Li Ka-shing’in ailesi, 1940 yılında Çin’den Hong Kong’a kaçtı. Li 15 yaşındayken ise babası tüberkülozdan öldü.
  • İlgili Yazı: Sıfırdan Zengin Olan İnsanların İlham Verici Hayat Hikayeleri

Do Won Chang – Forever 21 Kurucu Ortağı

Do Won Chang ve karısı Jin Sook Chang, 1981 yılında Kore’den ABD’ye taşındılar. ABD’ye ilk geldiklerinde, Do Won aynı anda üç işte çalışmak zorunda kaldı. Do Won, aynı anda hem kapıcılık yaptı, hem benzin istasyonu görevlisi olarak çalıştı, hem de bir kahve dükkanında çalıştı. Sonuç olarak 1984 yılında ilk giyim mağazalarını açmayı başardılar.

Bu bir mağaza, hızlı modaya öncülük eden Forever 21’a evrildi ve 2015 yılı itibarıyla, yılda yaklaşık olarak 3 milyar dolarlık satış yapan ve toplamda 480 mağazaya sahip olan çok uluslu bir şirket. Forever 21, bir aile şirketi. Çiftin kızları Linda ve Esther, şirketi yönetmeye yardım ediyor. Do Won Chang, 2010 yılında Los Angeles Times gazetesinin kendisiyle gerçekleştirdiği röportajda, “Forever 21, buraya neredeyse hiçbir şeyi olmadan gelen insanlara umut veriyor. Ve bu beni mütevazı olmaya iten bir ödül.” demişti.

Leonardo Del Vecchio – Luxottica Kurucusu

Leonardo Del Vecchio, dul annesi tarafından desteklenemeyen beş çocuktan yalnızca biriydi. Bir yetimhanede yetiştikten sonra, otomobil parçaları ve gözlük çerçeveleri için kalıp üreten bir fabrikada çalışmaya gitti ve burada parmağının bir kısmını kaybetti. 23 yaşında kendi kalıp dükkanını açtı. Bu gözlük çerçevesi dükkanı, dünyanın en büyük güneş gözlüğü ve reçeteli gözlük üreticisi olma yolundaki ilk adımdı.

2015 yılında Leonardo Del Vecchio’nun sahibi olduğu Luxottica şirketinin Sunglass Hut ve LensCrafters gibi 6 bin perakende mağazası bulunuyordu. Bunun yanı sıra şirket, Ray-Ban ve Oakley gibi güneş gözlüğü markalarının da sahibi. Del Vecchio’nun net mal varlığının ise 2015 yılı itibarıyla 23,5 milyar dolar olduğu tahmin ediliyordu.

John Paul DeJoria – John Paul Mitchell Systems Kurucu Ortağı

John Paul DeJoria, birinci nesil bir Amerikalı olarak hayatının başlangıcından beri zor zamanlar geçirdi. Yunan ve İtalyan ebeveynleri, o iki yaşındayken boşandı. 10 yaşını doldurmadan önce, ailesine destek olmak için Noel kartları ve gazeteler sattı. En sonunda da Los Angeles’ta bir koruyucu ailenin yanında yaşaması için gönderildi.

DeJoria, orduya katılmadan önce, bir Los Angeles çetesiyle biraz zaman geçirdi. Redken Laboratories şirketinde bir çalışan olarak şansını denedikten sonra, 700 dolarlık bir kredi aldı ve John Paul Mitchell Systems’ı kurdu. Şirketin şampuanını kapı kapı dolaşarak satmaya çalıştı ve bu sırada arabasında yaşıyordu. Ancak ürünün kalitesi reddedilemedi ve 2015 yılı itibarıyla John Paul Mitchell Systems’ın yıllık geliri yaklaşık olarak 1 milyar dolar idi. John Paul DeJoria, aynı zamanda Patron Tequila’yı kurdu ve elmastan cep telefonuna kadar çeşitli sektörlere de el attı.

Kirk Kerkorian – Emlak Patronu

Sokaklarda İngilizce öğrenen Ermeni ebeveynlerin oğlu olan Kirk Kerkorian, boksör olmak için sekizinci sınıftayken okulu bıraktı. Kerkorian’ın ailesi, 1929 yılında yaşanan Büyük Buhran’ın mağdurlarındandı ve Kerkorian, eve gelir getirmeye yardımcı olacak beceriler edinmeye başladı. İkinci Dünya Savaşı sırasında Kraliyet Hava Kuvvetleri için gözüpek bir pilot haline geldi ve Atlantik üzerinde, dört uçaktan birinin düşeceği güzergahlarda malzeme teslimatı yaptı.

Kirk Kerkorian, tedariklerden elde ettiği paralardan, barbut masasındaki bir kumarbaz haline geldi ve sonunda Las Vegas’ta bir emlak patronu haline geldi. Las Vegas’ta bulunan “Flamingo” isimli otel ve kumarhaneyi satın aldı ve bununla birlikte bugün Westgate Las Vegas Resort & Casino olarak bilinen The International Hotel ve MGM Grand’ı inşa etti. Kirk Kerkorian, Haziran 2015’te hayatını kaybetti.

Ingvar Kamprad – IKEA Kurucusu

IKEA’nın kurucusu Ingvar Kamprad, bir çiftlik hayatı yaşadı. Ama her zaman iş için bir marifeti vardı. Örneğin komşularına satmak için Stockholm’den toptan olarak kibrit satın alırdı. Daha sonra bu işi balıklara, Noel süslerine ve kalemlere kadar genişletti.

Küçük şeylerle tatmin olmayan Kamprad, babasından para aldı (iyi notlar için bir ödül) ve sonunda IKEA haline gelen bir posta siparişi işi meydana getirdi. Mobilya, şirketin en büyük ürün kalemi haline geldi ve Kamprad’ın yerel üreticileri kullanması fiyatları düşük tuttu. 2015 yılı itibarıyla, tahminen 3,5 milyar dolar civarında net mal varlığının sahibi olmasına rağmen, belirtilene göre, kendisi özel olarak dalgalanan bir ekonomiyi tercih ediyordu. Ingvar Kamprad, bu yılın başında hayata gözlerini yumdu.

Richard Desmond – Northern & Shell’in Sahibi

Richard Desmond, ebeveynleri boşandıktan sonra bekar bir annenin oğlu olarak büyüdü. O ve annesi, bir garajın üst katında yaşıyorlardı ve kendisinin belirttiğine göre, o, çok şişman ve çok yalnızdı. Bir davulcu olmaya odaklanmak için 14 yaşındayken okulu bıraktı ve faturaları ödemeye yardım etmek için bir vestiyer görevlisi olarak çalıştı. Kendi müzikal yeteneklerinden asla zengin olmasa da, daha sonra kendi müzik dükkanlarını açtı.

En sonunda Richard Desmond ilk dergisi olan International Musician and Recording World’ü 1974 yılında çıkardı. Desmond’ın dergi imparatorluğu, daha sonrasında Penthouse ve Ok! Dergilerinin İngiliz versiyonları gibi yayınlara kadar genişleyecekti. Şu anda Desmond, dünyanın dört bir yanındaki yayınlara sahip ve bununla birlikte hayırsever çalışmalarda yer alıyor. The Who ve Led Zeppelin’den eski müzisyenlerin de yer aldığı kendi grubu RD Crusaders ile çalmaya hala devam ediyor.

Oprah Winfrey – Sunucu, Yapımcı ve Medya Patronu

Oprah Winfrey, hayatının ilk altı yılını patates çuvallarından yapılmış elbiseleri giyen büyükannesiyle birlikte yaşayarak geçirdi. Ailesinin iki üyesi ve bir aile dostu tarafından taciz edildikten sonra, 13 yaşındayken evden kaçtı. 14 yaşındayken yeni doğmuş çocuğu, doğduktan kısa bir süre sonra hayatını kaybetti.

Daha sonra Oprah, üniversite için tam burs elde etti. Hatta bir güzellik yarışmasını kazandı ve burada bir radyo istasyonu tarafından keşfedilerek başarılı kariyerinin ilk adımını attı. Şu anda Oprah Winfrey ismi ABD dışında yaşayan birçok kişi tarafından bile biliniyor. Bununla birlikte Forbes’un belittiğine göre, 2015 yılı itibarıyla, Oprah’ın net mal varlığının değeri yaklaşık olarak 3,1 milyar dolar.

J.K. Rowling – Harry Potter’ın Yazarı

1990’lı yılların başında, J.K. Rowling yeni boşanmıştı ve bağımlı bir çocukla refah içinde yaşamını sürdürüyordu. İlk Harry Potter kitabının büyük kısmını kafelerde tamamladı ve Harry Potter markası dünya çapında bir başarı yakaladı ve J.K. Rowling, Forbes’un milyarder insanlar listesine girmeyi başardı.

Li Ka-shing – Cheung Kong Holdings Kurucusu

Li Ka-shing’in ailesi, 1940 yılında Çin’den Hong Kong’a kaçtı. Li 15 yaşındayken babası tüberkülozdan öldü. Ailesine destek olmak amacıyla çalışmak için okulu bırakan Li, plastik üretmeye başladı ve daha sonra da ABD’ye plastik çiçek ihraç etti. 1950 yılında ise Li, kendi şirketi olan Cheung Kong Industries’i (şimdiki ismiyle Cheung Kong Holdings) kurmayı başardı. Başlangıçta plastik üretimi yapan şirket, daha sonra emlak işine geçiş yaptı.

Benzer şekilde Li, zaman içerisinde farklı sektörlerdeki şirketlerde sahiplik elde etti ve bu zamana kadar bankacılık, cep telefonu, uydu televizyonu, çimento üretimi, perakende satış mağazaları, otel, yurtiçi taşımacılık, havalimanı, elektrik, çelik üretimi, liman ve nakliye gibi pek çok sektöre adım attı. Forbes’un belirttiğine göre, Li Ka-shing’in, 2015 yılı itibarıyla 52 ülkede 270 binden fazla çalışanı var.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link