Subliminal Mesaj Nedir?

Subliminal mesaj en özet haliyle “kişininin bilinçaltına gönderilen gizli mesaj olarak” ifade edilebilir.  Beş duyuya yönelik olarak hazırlanabilen ilk başta fark edemediğimiz, normal algı limitimizin çok altında kalan ve doğrudan bilinçaltımızı etkileyen, bir objenin içine gömülü olarak tasarlanmış mesaj veya işarettir. Subliminal mesaj ya da bilinçaltı mesaj, doğrudan insan kararlarını etkilediği düşünüldüğü için özellikle işitsel ve görsel olarak propaganda ve pazarlama alanında kullanılıyor.

Subliminal Mesaj Ne İşe Yarar?

Subliminal mesajların en çok da satın alma kararlarımızı etkilediği düşünülüyor. Ne kadar TBMM‘de 15 Şubat 2011 tarihinde kabul edilen 6112 Sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun’un 9.maddesinin 2.fıkrası gereği “Ticarî iletişimde bilinçaltı teknikleri kullanılamaz.” şeklinde denilse de özellikle pazarlama araçlarında markaların sıkça kullandığı bir uygulama olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu sebeple önceki yazılarımızda da belirttiğimiz şekilde reklamlar ve logolar bu mesajı en iyi iletme aracı olarak kullanılıyor.

Subliminal Mesajın Tarihi

Reklam ve logoların yanında en açık örneğini ise 1957 yılında yayınlanan “Picnic” adlı filmde görebiliyoruz. Filmde her 5. saniyede bir, saniyenin 1/3000’ne denk gelecek şekilde “Patlamış Mısır Ye” ve “Coca Cola İç” yazan kareler(frame) yerleştiriyor. Bu yöntemle film aralarında patlamış mısır satışlarının %57, Coca Cola satışlarının ise %18 arttığı tespit edilmiştir.

Bu olay 25.kare ile açıklanıyor. Özetle şöyle deniliyor ki televizyon ekranı 25 eşit kareye bölünmüş bir sistem içermektedir. İzlediğimiz görüntüler aslında bu parçaların toplamından gözlerimize yansımaktadır. Biz bu eşit parçalardan 24 tanesi görür ve kolaylıkla algılarız. 25. kareyi ise sessiz sedasız beynimiz şuur altına iter. Gözlerimiz bu ayrıntıyı seçemez bile. İşte bu noktada şuur altına itilen bu kareyi beyin algılar ve önemser. Daha sonrasında bu kare ister istemez karar verme sürecinde etkili bir araca dönüşür.

Sonuç olarak satın alma kararlarını etkilediği iddia edilen subliminal mesajların direk olarak etkisinin bulunduğu kanıtlanmamıştır. Sadece reklam ve filmler ile karşımıza çıkmayan, son zamanlarda da çizgi filmler ile de çokça denk geldiğimiz subliminal mesajlar bizleri oldukça kaygılandırır bir hale gelmiştir. Çünkü böyle olması işin ticari boyutundan çok daha farklı amaçların olabileceği anlamına geliyor. Çocuk yaştan nesilleri bu tarz bilinç altı mesajlar ile etki altına almak sadece satın alma kararlarını etkilemek amacıyla yapılmadığını da gösteriyor.

Pazarlama ve iş dünyasına ait önemli gelişmeleri, her hafta düzenli olarak sizlere gönderiyoruz. Sizde haftanın gelişmelerinden haber olmak istiyorsanız buradan mail listemize kayıt olabilirsiniz.

 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Bir Cevap Yazın

Tükenmişlik Sendromu Nedir?

Tükenmişlik Sendromu Nedir?

Günümüz toplumunda sıkça duyduğumuz, insanlar üzerinde olumsuz etkiler bırakan, tükenmişlik sendromu insan ilişkilerinin yoğun yaşandığı çalışma alanlarında kendini göstermeye başlamıştır. Başarısız olma, zaman baskısı, enerji ve gücün azalması, beklentilerin belirsizliği gibi etkenler bireyin iç dünyasında meydana gelen tükenmişlik durumu olarak tanımlanır. Çalışma şartlarından meydana gelen fiziksel ve duygusal çöküş, işle ilgili gerginlik, iş doyumunun azalması, yıpranma gibi sorunlar verimlilik ve performansı olumsuz yönde etkilemektedir. Tükenmişlik bir hastalık değildir, bir sendromdur ki bu yüzden tıbbileştirilmemelidir. Depresyon ve tükenmişlik birbiriyle iç içe kavramlardır. Tükenmişlik depresyon gelişimini tetikleyici bir etken olabilir.

İş Yaşamında Tükenmişlik

İş tükenmişliği, başarısız yönetim, zaman baskısı, iş yerindeki şartların olumsuzluğu, ekonomik şartlar, kişisel sıkıntılar vb. etkenlerle çalışanlarda fiziksel ve duygusal çöküş yaşatabilir. Tükenmişlik yaşayan insanlarda işi savsaklama, hastalık nedeniyle işe gelmeme, işi bırakma eğilimi, insani ilişkilerde uyumsuzluk gibi davranışlar gözlenmektedir.

İş yerinde eksik personel ile çalışılması, performansın etkin bir biçimde yönetilmemesi tükenmişlik sendromuna yol açar. Bu şekilde çalışılması bireyin üzerinde aşırı iş yükü oluşturur iş ve özel hayat dengesi bozulur. İş yeri içerisinde takdir ve ödüllendirilmenin yetersiz olması, yönetici ile yaşanan sorunların önemsenmemesi, adil bir yönetim anlayışının olmaması tükenmişlik sendromunu örgütsel ve bireysel düzeyde etkiler. Kişinin özgürce kendini ifade edememesi, değerlerini görmezden gelen yönetim anlayışı ve hakaret durumları çalışanların psikolojik ve sosyal yönden sağlığını olumsuz yönde etkiler. İşten ayrılmaya kadar götüren tükenmişlik, örgüt ve bireysel açıdan büyük sorun yaratabileceği için önlenmesi ve baş edilmesi gereken bir durum haline gelmiştir.

Tükenmişlik Sendromundan Kurtulmak

Bu bağlamda çalışanı tükenmişliğe sevk eden nedenlerin en kısa ve hızlı yolda anlaşılmalı ve tanımlanmalıdır. Bireysel ve örgütsel düzeyde tükenmişliklerin önlenmesinde yöntemler belirlenerek uygulanması sadece bu durumu yaşayan bireyi değil bireyin hizmet verdiği kişileri kurumu aile ve arkadaş çevresini olumlu yönde etkiler.

Tükenmişlik sendromu işverenler için önemli sorunlara neden olabileceği için çok net bir şekilde çalışanlarının rollerini belirlemeli, rol çatışmasını olabildiğince önlemeli çalışanların verimliliklerini arttırmaya yönelik faaliyetlerde bulunmalıdır. Tükenmişliği en aza indirmek için gözlem ve analiz yaparak iş dağılımı yapılmalı iş stresi olabildiğince aza indirilmelidir.

Tükenmişliğin Sonuçları

Tükenmişlik sendromu istekle ve tutkuyla çalışmaya başlayan bireyi etkisiz hale getirir. İş stresi çalışanları fizyolojik ve psikolojik olarak tükenme düzeyini oldukça etkiler. Kişiler karmaşık duygular yaşadıklarından dolayı zamanla davranış bozukları görülebilir. Tükenmişlik sosyo-ekonomik etkiye sahiptir. Tükenmişlik sonucunda meslek sahipleri erken emekli olmaya ihtiyaç duyarlar. Buda iş günü kayıplarına üretimde azalmaya yol açar.  Tükenmişlik bu gibi sorunların yanı sıra zararlı alışkanlıklara da sebep olur. Sorunlarına çözüm bulamayan birey sigara, sakinleştirici ilaç, içki gibi maddelere zamanla bağımla hale gelebilir. Yorgunluk, bitkinlik, uyku bozukları, halsizlik, baş ağrısı gibi fizyolojik sorunların yanında psikolojik olarak içe kapanma, çabuk öfkelenme, alınganlık vb. negatif duygulara yol açabilir.

Pazarlama ve iş dünyasına ait önemli gelişmeleri, her hafta düzenli olarak sizlere gönderiyoruz. Sizde haftanın gelişmelerinden haber olmak istiyorsanız buradan mail listemize kayıt olabilirsiniz.

 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Nöro Pazarlama Nedir? Markalar Tarafından Nasıl Kullanılır?

Nöro Pazarlama Nedir?

Nöro Pazarlama (Neuromarketing) insan beynindeki satın alma algısını baştan sona inceleyerek ortaya çıkan sonuçlardan bir pazarlama stratejisi geliştirme tekniğine denir. Bu tekniğini daha geniş şekilde ele alacak olursak tüketici davranışlarını anlamaya bu davranışların oluşmasındaki psikolojik ya da sosyal nedenleri araştırmaya, reklamcılar ve hedef kitleye en uygun satın alma koşullarını keşfetmeye, tüm bunların oluşumunda tüketici yani hedef kitlesinin hangi davranışla hangi düşünceyle hareket ettiğini araştırmaya yönelik yapılan çalışmalar şeklinde ifade edebiliriz.

Nöro pazarlama dünyaya hızlı bir şekilde yayılıyor. Tüm dünya markaları tarafında kullanılan bu yöntem insan davranışları üzerinde içgörü kazandırıyor ve bu da markaların vermek istedikleri mesajı düzeltmelerine ve hedef kitlenin dikkatini daha çok çekmek için çalışmalar yapmasına fırsat veriyor. Bu pazarlama tekniği pazarlamacıların hedef kitleye daha fazla ulaşabilmeleri için hem pratik hem de teknik bir yol kazandırıyor.

Nöro Pazarlama Nasıl çalışır?

Nöro pazarlamayı uygulamaya geçirmeden önce hangi türünü kullanacağımızı belirlememiz gerekir. Bu türler fonksiyonel manyetik rezonans görüntüleme (fMRI) ve (EEG) yöntemlerini tercih edebiliriz. Fonksiyonel manyetik görüntüleme kullanılmak isterse, denek ses ve görsel ipuçlarına yanıtlarken beyindeki kan akışının ne şekilde gerçekleşeceğini güçlü mıknatıslarla ölçülebilmesini takip eden bir yöntemdir. Ulaşılan sonuçlar ile kişinin ‘keyif merkezi‘ olarak bilinen bölgelerine erişilebilir ve pazarlamacılar,  insanlar üzerindeki gerçek etkilere nasıl tepkide bulundukları arayışına yanıt bulabilirler. Her ne kadar önemli bir deney olsa da olumsuz yönü de bulunmaktadır. Bu yöntemin olumsuzluğu ekipmanın çok pahalı olması aynı zamanda denek makine içerisinde uzun süre hareket etmeden yatması gerekir buda denek için sıkıntı yaratabilecek bir deney türüdür. Elektroensefalografi ise fonksiyonel manyetik yöntemine göre daha ucuzdur. Deneğin kafa tasına elektrotlar yerleştirilerek yapılır hareketsiz kalmak gibi zorunluluğu olmayan denek rahatça hareket edebilir. Bu deneyde elektrotlar beyin tarafından çıkarılan elektrik dalgaları ölçmekte deneğin bünyesinde meydana gelen zevk, heyecan, öfke, üzüntü içgüdüsel duygulanmaları takip edilmesine izin vermektedir. Bu yöntemin dezavantajı “keyif merkezinin” bulunduğu beynin derin kısımlarına ulaşılamamasıdır.

Markalar nöro pazarlamayı nasıl kullanır?

Campbell’sSoup, Gerber ve  gibi markalar bu yöntemi kendi paket tasarımlarını yenilemek için kullanmışlardır. Ürünlerin paketlerini tüketicilere göstermiş, pozitif negatif ve nötr olarak tepkilerini kayıt etmiştir. Bu bilgilere ek olarak renk yazı ve görsel ilgili detaylı sorular sorulmuş ve derinlemesine analiz yapmışlardır. Bu araştırma sonucunda müşterilerin patates resmi ile kullanılan parlak ve gösterişli paketler negatif cevaplar verildiği tespit edilmiş. Bir süre sonra mat yeni paketler tasarlanmış parlaklar kaldırılmıştır.
Cheetos markası yeni reklam filmini oluştururken dikkat grupları ve EGG kullanarak hedef kitlesinin tepkilerini tespit etmiştir. Reklam deneyine katılan kişiler reklamı beğenmediklerini söyleseler bile EGG raporunda tam tersi zevk aldıkları ortaya çıkmıştır. Kişiler reklamı beğendikleri halde söylemekten çekinmişlerdir. Buda nöro pazarlama yönteminin gizli tepkileri ortaya çıkarabileceğini göstermiştir. 
Hyundai
nöro pazarlama yöntemiyle otuz deneğe, EGG başlıkları takıp bir saatliğine bir araba prototipi incelemesi yaptırmıştır. Elektrotlar sayesinde oluşan bilgiler sabit disklere kaydedilmiştir. Uzmanlar kişiler tarafından derinlemesine analiz edilmiştir.
Son örnek olarak PayPal, hızlı ve kolay olarak odaklanan reklam stratejilerinin, reklam güvenliği açısından daha fazla cevap alındığını tespit etmiş ve sonuçlara dayalı tamamen yeni bir reklam kampanyası düzenlemiştir.

Pazarlama ve iş dünyasına ait önemli gelişmeleri, her hafta düzenli olarak sizlere gönderiyoruz. Sizde haftanın gelişmelerinden haber olmak istiyorsanız buradan mail listemize kayıt olabilirsiniz.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link

MARKETING MEETUP 2018


19 Nisan'da Uniq İstanbul'da gerçekleşecek olan Marketing Meetup "Experience"a hemen kaydol.
Erken Kayıt Fırsatı
close-link












19 Nisan'da Uniq İstanbul'da gerçekleşecek olan Marketing Meetup "Experience"a hemen kaydol.
KAYDOL
19 Nisan, Uniq Istanbul
close-link