Earned Media (Edinilen Medya) Nedir?

Kazanılan Medya; pazarlamanın üç tarafından birini temsil eder. (Üretilen Medya ve Satın Alınan Medya) Basın bültenleri, basın bildirisi gibi oluşturulan bir içeriği duyurmak için kullanılan ücretsiz kullanılan araçlardır.

Markaların tüketici ile iletişime geçtikleri araçlardan ilki Satın Alınan Medyadır. Adından da anlaşılacağı gibi firmalar markalarının reklamlarını yayınlatmak için para öderler. Televizyon, Radyo, Gazete, Outdoor, İnternet gibi mecralar da kullanılabilir. İkinci olarak Üretilen Medyayı kullanılar. Yani kendi ürettikleri içerikleri, kurumsal web sitelerinde, sosyal medya sayfalarında, bloglarında herhangi bir bedel ödemeden yayınlarlar. Üçüncü olarakta firmaların satın almadıkları ve kendileri tarafından oluşturmadıkları Kazanılmış Medyadır.

Kazanilan_Medya
İnternetin ve onunla paralel sosyal medyanın hızla ilerleyişi pazarlama alanında  kazanılmış medyanın hayatımıza girmesine neden olmuştur.
Tüketiciler sizin satın aldığınız veya üretiğiniz içeriklerinizle, ürünlerinizle veya hizmetlerinizle, kendi iradeleriyle iletişime geçerler. Sunduğunuz içerik bir nevi tüketici tarafından kontrol edilir. Deneyimlerini, olumlu yada olumsuz beğenilerini, düşüncelerini ilgili platformlarda paylaşırlar. Tüketicilerin bu paylaşımları sayesinde marka hakkında gerçekçi bilgilerin yayılması sağlanır.

“Word of mouth advertising yani” “kulaktan kulağa reklam” en etkili pazarlama tekniklerinden biridir. Siz müşteri olsaydınız, satınalacağınız ürün hakkında markanın kendi yorumunu mu? Yoksa o ürünü kullanmış ve ürün hakkında yorum yapmış başka bir müşterinin yorumunu mu dikkate alırdınız? Tüketicinin yaptığı bu yorum kazanılmış medyadır ve sizi harekete geçirmek için, çok daha etkiler.

Kazanılmış medyaya sahip olmak istiyorsanız;

  • Öncelikle kaliteli içerikler oluşturmalı,
  • Sosyal medyayı etkin olarak kullanmalı,
  • Sorularına cevap vermeli,
  • Tüketici yorumlarını dikkate alınmalı,
  • Onlarla etkileşimde olmalı,
  • Sorunları varsa hemen açıklama yapmalısınız.

Siz de Pazarlamasyon’un aboneleri arasına katılın, tüm pazarlama konularında bilgilenin! Asla Spam mail almayacaksınız.

[mc4wp_form]

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

İstasyon Sanat Akademisi’nde güzel sanatlar eğitiminin yanı sıra Eskişehir Anadolu Üniversitesi Halkla İlişkiler & Fotoğrafçılık ve Kameramanlık mezunu. Eğitim serüvenine Dijital Pazarlama Uzmanlığıyla devam etmekte.10 yıldır bir yazılım firmasında Proje Yöneticisi olarak çalışmakta.

Bir Cevap Yazın

Koku Pazarlaması Nedir?

Koku pazarlaması en basit tanım ile yapay olarak geliştirilmiş kokuların, mağaza veya hizmet noktalarında, son kullanıcının satın alma fikrini değiştirmek veya satın alma fikri yaratmak için kullanılmasıdır.

Lindstrom, birçok şirketin sadece “görme” duyusunu hitap ettiğini bazılarınsa buna “işitme” duyusunu eklemeyi başardığını ancak büyük birçoğunluğun bu 2 boyuttan bir türlü öteye gidemediğini vurgular. Diğer üç boyut olan “tat, koku ve dokunma” duyularını da işin içine katarak beş boyutlu bir duyusal markalamanın önemini her zaman vurgulamıştır.

En zayıf markalara sadece bir duyuya (görme) hitap ederken başarılı markalar dört ya da beş duyuya hitap etmeyi başaranlar olmuştur. Yine bu çalışmanın önemli sonuçlarından biri de:

  • Görme duyusunun %58
  • Kokunun %45
  • Sesin %41
  • Tatmanın %31
  • Dokunma duyusunun %25

oranında önem taşıyor olduğudur. Kokunun son yıllarda oldukça popüler bir pazarlama kavramına dönüşmesini, hatta “koku pazarlaması” veya “Scent Marketing” adında ayrı bir alanın gelişmesini bu sonuçlara bağlayabiliriz.

Koku pazarlamasının amacı

Koku pazarlamasında tek bir amaç vardır: en hoş, en bildik kokuların, mağaza içerisinde veya dışarısında kullanılarak tüketicilerin hafızalarındaki güzel anıları canlandırmak suretiyle satılan ürünleri çekici kılmak ve tüketicinin sadece aklını değil, duygularını da baştan çıkarmaktır.

Koku ve Nöropazarlama

Gerald Zaltman “Müşteriler Nasıl Düşünür?” kitabında koku pazarlaması ile ilgili olarak “Koku ve diğer duyular beynin limbik sistemine entegre edilmiş durumda. Görsel tetiklemelerde bu deneyimler yeniden yaşanıyor, hatırlatılıyor. Mesela taze çekilmiş bir kahve reklamını gören izleyicinin koku duyuları çalışıyor ve bu deneyimi özlemle hatırlıyor.” diyor.

Chicago Koku ve Tat Araştırma Birliği tarafından yapılan bir araştırmada: Las Vegas’ta kumar makinelerinin etrafına sıkılan özel bir kokunun makinelere atılan parayı %45 oranında arttırdığı tespit edilmiştir. Bir diğer araştırmada Dr. Alan Hirsch tarafından yapılmıştır. Belirli bir markanın spor ayakkabılarını denemek için katılımcılar birine çiçek kokusu sıkılmış diğerine herhangi bir koku sıkılmamış iki farklı odaya alındılar. Araştırma sonucunda katılımcıların %84’ü çiçek kokusu sıkılmış odadaki ayakkabıya üstelik biraz daha fazla fiyat etiketi olmasına rağmen daha çok beğenmişlerdir.

Rolls-Royce 1960 otomobilin içinin görüntüsü

Rahatlatıcı kokuların insanların o ortamlarda daha uzun süre kalmalarına ve pozitif duygular hissettiklerine dair araştırma sonuçları da var. Örneğin otomobil şirketleri. Rolls-Royce 1960’larda ürettiği yeni modelin beklenilen başarıyı elde edememesi üzerine bir araştırma gerçekleştiriyor ve önceki modellerde kullanılan doğal malzemelerin oluşturduğu kokunun yeni modelde olmadığını keşfediyor. Tam da bu noktada özel bir koku yaratılıyor ve otomobile sıkılıyor. Hemen ardından satışlar istenilen seviyelere yükseliyor.

Koku Pazarlamasını Küçümsemeyin

Bir koku, birkaç saniye içerisinde bizleri yıllar öncesine götürebilir, eski bir sevgiliyi hatırlatabilir, çok eskiden bulunduğunuz bir mekanı veya bir olayı tekrar yaşatabilir, karnımızı acıktırabilir, bir mekanda bizi mutlu kıpır kıpır hissettirebilir ve daha uzun süre kalmamızı sağlar veya tam tersi derhal uzaklaşmamıza sebep olabilir. İşte bu yüzden koku pazarlamasını asla küçümsememek gerekiyor.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

AdWords Kalite Puanı Nedir? Kalite Puanını Nasıl Yükseltiriz?

AdWords hesabı yönetmeye yeni başlayanların en çok merak ettiği konuların başında Kalite Puanı geliyor. Açıkcası bunda pek haksız da sayılmazlar, kalite puanımızı yükseltebildiğimiz sürece, tıklama başı maliyetlerimizi de düşürebiliriz. Bu sebeple yönettiğimiz hesabın başarılı olabilmesi için, kalite puanlarımızı yükseltmemiz kritik bir önem taşıyor.

Adwords kalite puanı nedir?

Adwords Kalite puanı, Google’un hedeflediğimiz anahtar kelimeler için, reklamlarımızın kalite ve alaka düzeyine göre yaptığı bir değerlemedir. Kelimelerimiz için 1 ile 10 arasında bir kalite puanı alırız. Bu kalite puanı esasında küsüratlı bir değer de olabilir, ama AdWords arayüzünde 1 ile 10 arasında değişen tam sayı değerleri görürüz.

Reklam sıralamamız belirlenirken, açık arttırmaya girdiğimiz maksimum tıklama başı teklif ile birlikte kalite puanı en önemli unsurlardandır. Google bu iki değeri çarparak bir puan oluşturur ve buna göre bizi diğer reklam verenlerle birlikte sıralamaya sokar.

Adwords kalite puanı nasıl arttırılır?

Kalite puanını arttırmak için yapabileceğimiz çok sayıda çalışma var. Kalite puanını belirleyen ise temelde 3 farklı unsur var. Bunlar; Beklenen tıklama oranı, reklam alaka düzeyi ve açılış sayfası deneyimidir. Yani sadece tıklama öncesi yaptığımız çalışmalar değil, tıklama sonrası için yaptığımız çalışmalar da kalite puanımız üzerinde etkilidir.

Tıklanma oranınızı arttırmak için gerçekte sitenizde var olmayan %90’a varan indirim gibi bir indirim vurgusu kalite puanınızı arttırmak için yeterli olmayacaktır, tıklama sonrası böyle bir indirim olmadığını gören kullanıcılar sitenizi hemen terkedecek, bu da size düşük bir kalite puanı olarak olumsuz yansıyacaktır. Ya da reklamınız tıklandıktan sonra sayfanız yeteri kadar hızlı açılmıyorsa, Google amcanın sizi yine düşük bir kalite puanı ile cezalandırabileceğini unutmayın.

Verdiğim eğitimlerde yeni yeni AdWords hesabı yönetmeye başlayan kullanıcıların tek bir reklam grubu içerisine 15-20 arasında değişen ve hatta bazen daha da üzerine çıkan sayıda anahtar kelimeyi eklediğini görüyorum. Bu oldukça yanlış bir yaklaşım. Kalite puanımızı etkileyen temel unsurlardan ikisinin reklam alaka düzeyi ve açılış sayfası deneyimi olduğundan bahsetmiştik. Eğer çok sayıda anahtar kelimeyi tek bir grup altında toplarsanız, bu anahtar kelimelere özel bir reklam metni yazmanız ya da düşüş sayfası belirlemeniz mümkün olmaz.

Eğer özel bir reklam metni hazırlayabilecekseniz ya da düşüş sayfasını özelleştirebilecekseniz tek bir kelime için bile ayrı bir reklam grubu oluşturmaktan kaçınmayın.

Örneğin;

iphone 8
en ucuz iphone 8
kırmızı iphone 8
indirimli iphone 8

gibi kelimelerden oluşan tek bir reklam grubu oluşturursanız, bu kelimelerin hepsine ayrı ayrı özel bir metin hazırlayamazsınız. Bildiğiniz gibi reklam metinlerini reklam grupları düzeyinde atayabiliyoruz. İyi bir açılış sayfası deneyimi için de bu kelimelerin düşüş sayfalarını mutlaka aramaya özel belirlemeliyiz.

Eğer kullanıcı Google’da “en ucuz iphone 8” şeklinde bir arama yaptıysa reklam alaka düzeyi açısından metinde bunu görmelidir. Açılış sayfası deneyimi için de iphone 8‘lerin ucuzdan pahalıya sıralandığı bir sayfaya düşmelidir.

“kırmızı iphone 8” şeklinde bir arama için de aynı şeyler geçerlidir. Kullanıcı reklama tıkladıktan sonra, sadece kırmızı iphone 8‘lerin olduğu bir sayfaya yönlenmelidir.

Reklam metnini özelleştirmek ya da düşüş sayfasını farklılaştırmak gibi unsurlardan sadece birini bile gerçekleştirebilecekseniz, o kelimeye özel bir reklam grubu oluşturmalısınız.

Reklamınızın tıklanma oranı, belki de kalite puanını etkileyen en önemli unsurdur. Tıklanma oranını yüksek tutmak için mutlaka iyi bir negatif kelime çalışmamız olmak zorundadır. İyi bir negatif anahtar kelime çalışması için de sattığımız ürün ya da hizmeti çok iyi tanımamız, özelliklerine vakıf olmamız gerekmektedir. Bundan sonrasında da Google Anahtar Kelime Aracı ile birlikte diğer araçları da kullanmak durumundayız.

Google arama barı, ubersuggest, keywordtool.io, kwfinder ve keyword.center gibi araçlar negatif anahtar kelimeleri tespit etmenizde size oldukça yardımcı olacaktır. Bunlara ek olarakta doğru anahtar kelime eşleşme seçeneğini kullanmak, düzenli olarak arama terimlerini analiz etmek, ilgili kelimelere özel reklam grupları oluşturmak ve ilgisiz tetiklemeleri negatiflemek tıklanma oranınızı yükseltecek en önemli çalışmalar arasındadır.

Açılış sayfası deneyimini üst düzeye taşımak için de Google’un araçlarıyla sayfalarınızı mutlaka kontrol etmelisiniz. Açılış hızı kontrolü için PageSpeed Insights, sayfanızın mobile olan uyumunu kontrol etmek için de Mobile-Friendly Test‘i kullanabilirsiniz. Bu araçlar ile yapacağınız analizler, açılış sayfanızda ne tür geliştirmeler yapmanız gerektiği konusunda size ışık tutacaktır.

Son olarakta yine bir kampanya kırılımından bahsetmek isterim. Mobil cihazlar ve desktop’taki aranma hacimleri ve tıklanma oranları oldukça farklılık gösterebilmektedir. Bu sebeple aynı hedeflemere sahip iki kampanya oluşturup mobil ve dekstop için ayrı ayrı hedeflemenizi öneririm. Ayrı bir mobil kampanyaya sahip olduğunuzda, arama uzantısı kullanmak ya da metinlerde mobil cihazlara özel bir iletişim dili kullanmak gibi tıklanma oranlarını arttıracak aksiyonlar alabilirsiniz.

Pek tabii ki kalite puanını arttırmak için yapabileceğiniz tüm çalışmalar bunlarla sınır değil, ama bu değişiklikler puanlarınızı yükseltmeye başlamak için iyi bir ilk adım olacaktır. Sizler de deneyimlerinize dayanan püf noktaları yorum olarak paylaşırsanız çok mutlu olurum.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link