Conversion Rate (Dönüşüm Oranı) Nedir?

Dönüşüm Oranı: istenen hareketi uygulayan ziyaretçilerden elde edilen başarının ölçümüdür. Bu ölçüm sadece bir reklam aracından sağlanmaz. Dönüşüm oranı, bir e-mail listesi için oturum açmak veya bir form doldurmayı içerebilir.

İnternetin sağladığı avantajların en önemlilerinden biri; bize kesin verileri sunmasıdır. Reklam verdiğinizde reklamınızın kaç kişiye gösterildiğini, bu kişilerden kaçının reklamınızı tıkladığını net rakamlarla verir. Bu veriler ışığında analiz yapabiliriz. Reklam verirken esas önemli olan bu reklamın amacımıza hangi oranda katkı sağladığıdır. Conversion rate yani dönüşüm oranı bize rakamsal olarak bu oranı verir.

Reklamınızın sadece tıklanması çoğu zaman yeterli değildir. E-ticaret siteniz varsa reklamlardan gelen müşterinin sitenizden alışveriş yapması sizin için bir dönüşümdür. Burada dönüşüm oranı, reklamları tıklayarak sitenize gelen kişilerden yüzde olarak kaçının alışveriş eyleminde bulunup işlemi tamamlamasıdır.

Örneğin; reklamlarınız, 1000 kişiye gösterildi, 200 tıklama aldı ve bu tıklayanlardan sadece 10 tanesi işlemini alışverişle sonlandırdı. Bu rakamlar ışığında Coversion rate’yi şu şekilde hesaplarız. 10 / 200 = 0,05 yani Dönüşüm oranı %5 ‘tir.

Dönüşüm oranını, e-ticaret sitelerinde yapılan alışveriş yüzdesinin yanısıra, e-bülteninize üye olama, formunuzu doldurtma, uygulamanızı indirtme veya işletmenizin telefonla aranması gibi farklı talepleriniz içinde kullanabilirsiniz.

Dönüşüm oranı değeri sadece raklamlarda kullanılmaz. E-mail gönderilerinizin dönüşümlerinde de bu orandan faydalanabilirsiniz.

Siz de Pazarlamasyon’un aboneleri arasına katılın, tüm pazarlama konularında bilgilenin! Asla Spam mail almayacaksınız.

[mc4wp_form]

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

İstasyon Sanat Akademisi'nde güzel sanatlar eğitiminin yanı sıra Eskişehir Anadolu Üniversitesi Halkla İlişkiler & Fotoğrafçılık ve Kameramanlık mezunu. Eğitim serüvenine Dijital Pazarlama Uzmanlığıyla devam etmekte.10 yıldır bir yazılım firmasında Proje Yöneticisi olarak çalışmakta.

Bir Cevap Yazın

Mobbing Nedir? Maruz Kalan Kişinin Yapması Gerekenler Nelerdir?

Mobbing (Psikolojik Taciz) Nedir?

Mobbing kelimesi İngilizcede “mob” kökünden gelmekte olup, psikolojik şiddet, baskı, taciz, rahatsız etme anlamına gelir. Bu kavram uluslararası literatürde iş yerinde psikolojik taciz olarak bilinir. Mobbing, birkaç kişinin bir kişiye karşı uyguladığı, ahlaka aykırı düşmanca uygulanan bu bezdirme politikası, dışlamak ve uzaklaştırmak amacıyla kasıtlı yapılır. Mobbing kavramı ilk kez 1984’de İsveç’de “İş Hayatında Güvenlik ve Sağlık” konulu bir rapor Dr. Heinz Leymann tarafından ortaya konuldu. Dr. Heinz Leymann mobbing kavramını baskı, yıldırma, şiddet olarak tanımlamış. İş yerinde bunu uygulayan kişileri nevrotik aşırı kontrolcü korkak kişiler olduklarını belirtmiştir.

Mobbing Durumu Nasıl Ortaya Çıkar?

  • Kişiye güvenilmediğini hissettirme
  • Kişiye bilgi aktarılmaması
  • Kişiye haksız eleştiriler
  • Katı, duyarsız hissiz davranışlar
  • Mesleki alanda yetersiz görülmesi kişinin yetkilerinin sınırlandırılması
  • Kişiye yerine getiremeyecek işler verilmesi
  • Kişiye küçük düşürücü iğneleyici sözlerle performansını düşürme
  • Kişiyi çalışma grubundan dışlama  

Mobbing’in Etkileri

  • Mobbing mesleki alanda bütünlük ve benlik duygusuna zarar verir.
  • Bireyin kendisine yönelik şüphelerini artırır.
  • Paranoya ya da kafa karışıklığı yaşar.
  • Kişi kendine güven duygusunu yitirir toplumdan soyutlanabilir.
  • Huzursuzluk, utanç, öfke tükenmiş gibi duyguları yaşar.
  • Uyku bozuklukları, depresyon, panik atak, stres bozuklukları gibi sağlık sorunlarına yol açabilir.

Mobbing’e Maruz Kalan Kişinin Yapması Gerekenler Nelerdir?

Hukuksal olarak tanımlanan haklar;

  • İşçi sözleşmesi haklı nedenlere dayanarak feshedilebilir.
  • Şartlar yerine getirildiği sürece ayrımcılık tazminatı talep etme hakkına sahiptir.
  • Borçlar Hukuku ve Medeni Hukuka göre tazminat hakkı vardır.
  • Mobbing’e maruz kalan kişi, yöneticisini dava edebilir manevi tazminat talep edebilir.
  • Kişi hak ve özgürlüklerinin korunması kapsamında, psikolojik tacize konu olan davranışların işleniş biçimleri ve sonuçlarına göre her biri ayrı ayrı değerlendirilir hukuki süreç başlatılır.
  • Devlet tarafından verilen hizmetlerden yararlanılabilir, ‘Alo 170’ hattı kamu kurumları ile işbirliği içerisindedir.

Mobbing, Türk yasalarında açıkça zikredilmiş bir kavram değildir bu sebeple ispatı ve kanıtlanabilirliği zor bir durumdur hukuksal sürecin dışında yapılabilecekler;

  • Mobbing uygulayan kişi açıkça uyarılmalı itiraz edilmeli bu durumu ispatlamak ve güvenliğiniz için iş arkadaşlarınızdan tanıklık edecek kişiler bulundurun.
  • Sıkıntı yaşadığınız kişiyi sizinle eşit konumdaysa bir üst yetkiliye üstünüz ise yönetim kuruluna yada insan haklarına kanıtlarla birlikte rapor edin.
  • Yaşadığınız olayları, anlamsız eleştirileri yazılı olarak kaydedin.
  • Şikayetiniz için iş yeriniz içinde ne yapılması gerekiyorsa yapın.
  • Gerekli durumda tıbbi ve psikolojik yardım alın.
  • İş arkadaşlarınızla bu durumu paylaşın aynı sorunları yaşayanlar varsa toplu şekilde başvuru daha etkili olunabilir.

Pazarlama ve iş dünyasına ait önemli gelişmeleri, her hafta düzenli olarak sizlere gönderiyoruz. Sizde haftanın gelişmelerinden haber olmak istiyorsanız buradan mail listemize kayıt olabilirsiniz.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Tükenmişlik Sendromu Nedir?

Tükenmişlik Sendromu Nedir?

Günümüz toplumunda sıkça duyduğumuz, insanlar üzerinde olumsuz etkiler bırakan, tükenmişlik sendromu insan ilişkilerinin yoğun yaşandığı çalışma alanlarında kendini göstermeye başlamıştır. Başarısız olma, zaman baskısı, enerji ve gücün azalması, beklentilerin belirsizliği gibi etkenler bireyin iç dünyasında meydana gelen tükenmişlik durumu olarak tanımlanır. Çalışma şartlarından meydana gelen fiziksel ve duygusal çöküş, işle ilgili gerginlik, iş doyumunun azalması, yıpranma gibi sorunlar verimlilik ve performansı olumsuz yönde etkilemektedir. Tükenmişlik bir hastalık değildir, bir sendromdur ki bu yüzden tıbbileştirilmemelidir. Depresyon ve tükenmişlik birbiriyle iç içe kavramlardır. Tükenmişlik depresyon gelişimini tetikleyici bir etken olabilir.

İş Yaşamında Tükenmişlik

İş tükenmişliği, başarısız yönetim, zaman baskısı, iş yerindeki şartların olumsuzluğu, ekonomik şartlar, kişisel sıkıntılar vb. etkenlerle çalışanlarda fiziksel ve duygusal çöküş yaşatabilir. Tükenmişlik yaşayan insanlarda işi savsaklama, hastalık nedeniyle işe gelmeme, işi bırakma eğilimi, insani ilişkilerde uyumsuzluk gibi davranışlar gözlenmektedir.

İş yerinde eksik personel ile çalışılması, performansın etkin bir biçimde yönetilmemesi tükenmişlik sendromuna yol açar. Bu şekilde çalışılması bireyin üzerinde aşırı iş yükü oluşturur iş ve özel hayat dengesi bozulur. İş yeri içerisinde takdir ve ödüllendirilmenin yetersiz olması, yönetici ile yaşanan sorunların önemsenmemesi, adil bir yönetim anlayışının olmaması tükenmişlik sendromunu örgütsel ve bireysel düzeyde etkiler. Kişinin özgürce kendini ifade edememesi, değerlerini görmezden gelen yönetim anlayışı ve hakaret durumları çalışanların psikolojik ve sosyal yönden sağlığını olumsuz yönde etkiler. İşten ayrılmaya kadar götüren tükenmişlik, örgüt ve bireysel açıdan büyük sorun yaratabileceği için önlenmesi ve baş edilmesi gereken bir durum haline gelmiştir.

Tükenmişlik Sendromundan Kurtulmak

Bu bağlamda çalışanı tükenmişliğe sevk eden nedenlerin en kısa ve hızlı yolda anlaşılmalı ve tanımlanmalıdır. Bireysel ve örgütsel düzeyde tükenmişliklerin önlenmesinde yöntemler belirlenerek uygulanması sadece bu durumu yaşayan bireyi değil bireyin hizmet verdiği kişileri kurumu aile ve arkadaş çevresini olumlu yönde etkiler.

Tükenmişlik sendromu işverenler için önemli sorunlara neden olabileceği için çok net bir şekilde çalışanlarının rollerini belirlemeli, rol çatışmasını olabildiğince önlemeli çalışanların verimliliklerini arttırmaya yönelik faaliyetlerde bulunmalıdır. Tükenmişliği en aza indirmek için gözlem ve analiz yaparak iş dağılımı yapılmalı iş stresi olabildiğince aza indirilmelidir.

Tükenmişliğin Sonuçları

Tükenmişlik sendromu istekle ve tutkuyla çalışmaya başlayan bireyi etkisiz hale getirir. İş stresi çalışanları fizyolojik ve psikolojik olarak tükenme düzeyini oldukça etkiler. Kişiler karmaşık duygular yaşadıklarından dolayı zamanla davranış bozukları görülebilir. Tükenmişlik sosyo-ekonomik etkiye sahiptir. Tükenmişlik sonucunda meslek sahipleri erken emekli olmaya ihtiyaç duyarlar. Buda iş günü kayıplarına üretimde azalmaya yol açar.  Tükenmişlik bu gibi sorunların yanı sıra zararlı alışkanlıklara da sebep olur. Sorunlarına çözüm bulamayan birey sigara, sakinleştirici ilaç, içki gibi maddelere zamanla bağımla hale gelebilir. Yorgunluk, bitkinlik, uyku bozukları, halsizlik, baş ağrısı gibi fizyolojik sorunların yanında psikolojik olarak içe kapanma, çabuk öfkelenme, alınganlık vb. negatif duygulara yol açabilir.

Pazarlama ve iş dünyasına ait önemli gelişmeleri, her hafta düzenli olarak sizlere gönderiyoruz. Sizde haftanın gelişmelerinden haber olmak istiyorsanız buradan mail listemize kayıt olabilirsiniz.

 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link