Yerel Seçimlerde Sosyal Medya Desteği

Geçtiğimiz günlerde gerçekleşen Brand Week İstanbul kapsamında Siyasi İletişim Zirvesi‘nin moderatörlüğünü üstlenen Necati Özkan, yaptığı bir açıklamada “yeni seçmeni anlamayan siyasi partinin seçimi kazanamayacağını” açıkça ifade etti. 2014 yerel seçimleri için bütün siyasi partilerin de hazırlıklarını artırdıkları bu süreçte Ak Parti de yaklaşık 6000 kişilik bir aktif sosyal medya ekibi kurdu. İstanbul’da yoğun olması tasarlanan sosyal medya ekibinin, parti politikalarının yanı sıra gündeme ilişkin içerik oluşturma, hızlı görsel ve yazılı veri paylaşımı gibi sorumluluklar üstleneceği belirtildi.

Bu da, geçtiğimiz Mayıs ayı itibariyle başlangıç gösteren ve hala etkilerini sürdüren Gezi Parkı Olaylarını ve Başbakan Erdoğan’ın, en hızlı etkileşim aracı olan Twitter’ı “bela” olarak tanımlamasını hatırlattı. Hatta bu süreç içerisinde attığı tweetler yüzünden gözaltına alınan öğrencilerin de olması, gündemi yeteri kadar meşgul etmişti. Böyle bir kısıtlama sürecinden sonra sosyal medyanın gerçek kullanıcılarının tepkisini çeken hükümet, seçim öncesi girdiği bu yolda Twitter ve diğer sosyal medya araçlarının gücünü açık ara kabul etmiş oldu.

Uluslararası Sosyal Medya Derneği (USMED) Sosyal Medya ve Çalışma Grubu, TBMM’deki milletvekillerinin Twitter’daki performanslarını ölçümleyen bir araştırmayla “Milletvekillerinin Twitter Kullanımı Raporu”nu hazırlamıştı. Gezi parkı olayları öncesinde (18 Mart – 1 Nisan 2013)  Twitter’da hesabı bulunan 301 milletvekilinin hesaplarından elde edilen verilerden yola çıkılarak hazırlanan rapora göre;

  • TBMM’de görev yapan milletvekillerinin %55’inin kendi adıyla Twitter’da hesabı bulunmaktadır.
  • Meclisteki Twitter kompozisyonunun siyasi partilere göre dağılımında Ak Parti birinci sırada yer almaktadır.
  • Ak Parti’li milletvekillerin Twitter kullanan toplam milletvekillerine oranı %56, CHP milletvekillerinin %30, MHP milletvekillerinin %8 ve BDP milletvekillerinin %5’tir.
  • Siyasi partilere göre değerlendirildiğinde meclisteki milletvekili sayısına oranla en çok Twitter hesabına sahip siyasi parti CHP’dir.
  • Siyasi partilere göre Twitter hesabı bulunan milletvekillerinin oranları şu şekildedir: CHP milletvekillerinin %67’sinin, BDP milletvekillerinin %55’inin, Ak Parti milletvekillerinin %51’ini   MHP milletvekillerinin %47’sinin Twitter hesabı bulunmaktadır.

 

Partilere-Gore-Twitter-Kullanimlari-1

 

Bu rapordan yola çıkarak AKP’nin aslında Gezi Parkı olaylarından önce de sosyal medya ile ilgili olduğunu söyleyebiliriz. Üstelik olaylardan bu yana, takipçi sayısını en çok artıran parti lideri %74 ile Kemal Kılıçdaroğlu olurken, en yüksek takipçi sayısı olan başkan, Recep Tayyip Erdoğan’dır. Ancak insanların en doğal hakkı olan ifade özgürlüğü, Twitter aracılığı ile yerine daha kolay ulaşırken, böylesine bir kısıtlama yoluna gidilmesi partinin stratejilerini de değiştirmesi gerektiğini ortaya koymuştur.

Yeni kurulan bu ekiple yerel seçim öncesi istenilen kitleye ulaşılır mı bilinmez; ama sosyal medyanın canı sağ olsun ki, siyasi parti yetkililerine, eski seçim vaatleri ile yola çıkmanın yeterli olmadığını öğretmiş oldu.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

İstemeyerek okuduğum İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi'nden mezun olup asla yapmam dediğim "pazarlamacı" kimliğim ile karşınızdayım. Özellikle de dijital pazarlamaya bayılır, WOMM 'un gücüne inanır, yeni stratejiler peşinde koşarım.

2 Comments

Bir Cevap Yazın

Tinder, Flörtün Tarih Öncesindeki İzini Sürdü

Hoşlandığınız kızın kapısına gidip serenat yaptınız mı? Cep telefonunun olmadığı zamanlarda, elinizde bir buket çiçekle yapayalnız ekildiğiniz oldu mu? Yoksa siz de romantizmi çay bahçesinden başlatan âşıklardan mıydınız? Hepsi mümkün, zira o yıllarda Tinder mı vardı?

Birbirinden hoşlanan kişilerin flört sürecinin internetten başladığı günümüzde bunlar nostaljik ve romantik hatırlara gibi gözüküyor. Zira, pek çok kişi için internetten tanışma artık kanıksanmış bir gerçeklik hâline geldi, hatta bu amaçla birbirlerine uygun olabilecek adayları eşleştiren özel mobil uygulamalar bile yapıldı. Bunlardan en ünlü olanı Tinder, tarih öncesinde yaşasaydık flörtün nasıl yaşanacağına dair kafa yordu ve bunu yüz gülümseten bir animasyonla yorumladı.

Tinder
Animasypn, tarih öncesinde flört kavramı olsaydı nasıl yaşanacağını konu alıyor.

Tinder bu animasyon reklamla aslında bir randevulaşma uygulaması olmasının ötesinde, insanlar için ilişki kurmayı yeniden akla yatkın bir hâle getirmeyi amaçlıyor. 75 saniye süren çalışmada renkli, ayrıntıları atlanmamış, romantik bir ortamla karşılaşıyoruz. Prodüksiyon ajansı Buck tarafından hazırlanan animasyonda, bilgisayarda oluşturulan karakterler için fiziksel set kurulmuş ve yapım, bir aylık çekim ve iki ay prodüksiyon sonrası düzenlemeler olmak üzere toplamda üç aylık bir zaman almış.

Invention of Together adlı çalışma, sefasına düşkün, rahat ama yalnız yaşayan bir adamın bir kadınla karşılaşmasıyla başlıyor. İlk anda korktuğu bu yeni karaktere zamanla alışıyor ve ikili, birlikte pek çok şeyi paylaşıyor, hatta birbirlerinden farklı şeyler öğreniyor. Fondaki zaman algısı değiştikçe karakterlerin şekli de değişiyor ama iki âşığın arasına giren engeller de artıyor. Aileler, dinler, siyasi engeller derken, Tinder dönemi başlıyor. Mobil uygulamadan, çiftlerin bu anlamsız engelleri aşmasına ve kendi kararlarını, kendi belirleyeceği zamanlarda ve istedikleri kişilerle birlikte almalarını sağlayan, eğlenceli bir araç olarak bahsediliyor.

Tinder’ın farklı ülke pazarlarında göstereceği söylenen animasyon ilk olarak, geçen ayın sonunda, Güney Kore’de yayına girdi. Çalışmayı hazırlayan Buck ajansından Yaratıcı Yönetmen Ryan Honey, animasyonun mutfak aşamasından bahsederken, Tinder’ın kendilerine bir konseptle geldiğini belirtti.

Marka ekibinin, Tinder’ın sadece kısa süreli ve ciddi olmayan ilişkilerin başladığı bir platform olduğu algısının kıracak, buranın aynı zamanda insanları buluşturan ve onları birbirine bağlayan bir yer olduğunu gösterecek bir çalışma istediğini vurgulayan Honey, ilişkilerde tarih öncesine dönüş fikrinin de bu noktadan çıktığını söyledi.

Buck ve Tinder iş birliğiyle gerçekleşen projede, esasen insanoğlu olarak hepimizin aynı kaynaktan geldiğini ve tek bir aileden oluştuğu hissini taşıyan bir canlı türü olduğumuzdan yola çıkılmış. Buna dikkat çekmek için de animasyopndaki mağara insanlarının vicutları oluşturulurken günümüzdeki modern karakterlerin vücutları örnek alınmış.

Tarih öncesi dönemde yaşasaydık yalnızlık duygusunu şimdiki kadar derinden yaşayıp yaşamayacağımızı, birer mağara insanı olarak evlilik ya da sadakat müessesesinin olmadığı bir düzende daha rahat mı, yoksa daha garip bir hayat mı süreceğimizi asla bilemeyiz. Fakat Tinder’ın böylesine ilginç bir fikirle gelmesi ve Buck’ın bu fikre şahane bir şekilde can vermesinin alkışlanacak bir yapımı ortaya çıkardığını söylemeliyim.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Farkındalık İçin Sesi Açmadığımızda Yanlış Yorumlanan Facebook Reklamları

Film müzikleri, bir videonun duygusal tonunu büyük ölçüde değiştirebilir. Saatchi & Saatchi, bu gerçeği işitme kaybına sahip insanlara hizmet eden İsrailli kâr amacı gütmeyen bir kuruluş için yaptığı bir kampanyayla güçlendirdi.

Bekol olarak bilinen grup için çekilen reklamlar Facebook’ta yayınlandı. Facebook’ta ana sayfada çıkan videoların görüntüleri oynatılmaya başlandığında üzerine tıklanana kadar ses verilmiyor. Bu format aslında tam olarak bu 3 video aracılığıyla verilmek istenen mesaj için çok uygun. Çünkü videolar aracılığıyla görüntülerin seslerle uyuşmadığı ve çoğu zaman videoların seslerle tamamlandığı vurgulanmak isteniyor.

İlk videoda sörf tahtasının üzerinde denizde yüzen bir kadın görüntüsünü görüyoruz. Kadın halinden gayet memnun görünüyor, yüzünde herhangi bir dehşet veya korku ifadesi yok. Video sesi kapalı izlendiğinde sörf tahtası ile yüzen birinin sıradan bir videosu gibi görünüyor. Ancak videonun sesini açtığımızda müzik birden bizi germeye başlıyor çünkü korku veya gerilim filmlerindeki müziği duyuyoruz. Bu müzik her an bir yerlerden köpek balığı veya balina gelecekmiş ve kötü şeyler olacakmış gibi hissetmemize yol açıyor. Dolayısıyla müzik duygu ve düşüncelerimizi anında değiştirebiliyor.

Videoyu izlerken ise “sesi açtıysanız ve bu video size hala eğlenceli geliyorsa kulaklarınızı kontrol ettirmelisiniz” mesajını okuyoruz.

İkinci videoda ise masumca uyuyan bir bebek ve onun üzerini örten eller görüyoruz. Yine videonun sessiz modunda her şey gayet tatlı ve normal gözüküyor. Ancak sesi açtığımızda yine bir çeşit tehlike çanları çalıyor ve müzik bizi istemesek de geriyor. Bebek aslında çok da masum değilmiş ve birazdan uyanıp kötü şeyler yapacakmış gibi veya bebeğin başına kötü bir şeyler gelecekmiş gibi hissetmekten kendimi alamıyoruz.

Videoyu izlerken ise “eğer sesi açtıysanız ve bu video size hala tatlı geliyorsa kulaklarınızı kontrol ettirseniz iyi olur” mesajını okuyoruz.

Son videoda ise diğer iki videodan farklı olarak görüntü bize daha korkunç gelirken duyduğumuz ses videonun aslında hiç de korkunç olmadığını hissettiriyor. Normalde ürkütücü bir ormanda bir şeylerden kaçan bir kadın hayal ederken müzikle birlikte kadın sanki gayet neşeli bir yerlere koşuyormuş hissi veriyor.

Videoyu izlerken ise “eğer sesi açtıysanız ve video size hala korkunç geliyorsa kulaklarınızı kontrol ettirseniz iyi olur” mesajını görüyoruz.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link