Yeni Dünyayı Anlamak 1

[colored_box color=”eg. blue, green, grey, red, yellow”]

Son zamanlarda ülke gündemimizi meşgul eden Gezi Parkı protestoları sayesinde yeni medya düzeninin hayatımızda kapladığı yeri bir kez daha görmüş olduk. Pazarlamasyon olarak yeni medya düzeninin değişimini, daha önce de Cumartesi Kahvesi’nde konuk ettiğimiz Pazarlama Profesyoneli Ozan Tatar’a sorduk. Ozan Tatar’a makalesi için teşekkür ediyoruz.

[/colored_box]

Son 10 yılda dünya hızlı bir dönüşüm içine girdik. Bu değişimi belki bu hızın içinde olduğumuz için farketmiyoruz ama biraz geriye çekilip, uzaktan bakınca gördüklerimize şaşırabiliriz:

Tüm dünyadaki insanları birbirine bağlayan ağ olan interneti kullanan kişi sayısı 1995 sonunda 16 milyon iken bu rakam 2012 sonunda 2,75 milyara ulaşarak yaklaşık 172 kat büyüdü. 1995’te dünya nüfusunun sadece %0,4’nün internete erişimi varken 2012’de bu oran %36’ya ulaştı.

Bu ağa bağlanırken kullandığımız cihazlarda da dönüşüm başdöndürücü. Masaüstü bilgisayarların satışı düşerken, mobil cihazlara (tablet ve akıllı telefon) olan ilgi yıl geçtikçe artıyor. Şu an dünyada kullanılan 5 milyar mobil telefonun 1 milyarı akıllı telefon.

Gelişen teknoloji ile birlikte kitleselleşmenin şiddeti artıyor. 38 yılda 50 milyon kişiye ulaşan radyodan, 35 günde 50 milyon kez yüklenen Angry Birds Space’e hızlanan bir dünya…

Yeni dünyayı ağırlıkla internetin içinde doğan markalar şekilendirmiyor mu? 19 yaşındaki Amazon, 18 yaşındaki eBay, 15 yaşındaki Google, 12 yaşındaki Wikipedia, 11 yaşındaki LinkedIn, 9 yaşındaki Facebook, 8 yaşındaki Youtube, 7 yaşındaki Twitter, 3 yaşındaki Instagram küçük yaşlarına rağmen toplamda milyarların hayatına dokunmuyor mu?

Dijitalleşmenin insana dair bütün unsurları yeniden şekillendirmesi kadar doğal bir şey olmaz. Fransız Pireneleri’ne binlerce yıl önce el izlerini bırakarak  ilk tarih yazma çabalarının örneklerini ortaya koymaya çalışan ve “ben buradaydım” mesajını veren atalarımız ile onların torunları olan bizler gittiğimiz restoranla ilgili Foursquare‘de tavsiye bırakırken aynı güdülerle hareket etmiyor muyuz?

Bu öyle bir değişim ki hayatın her alanını etkiliyor. Eğitimden, sağlığa; medyadan, eğlenceye; finanstan, ticarete; kadın-erkek ilişkilerinden, politikaya…

Gelin son üç haftadır yaşadıklarımızı bu çerçevede örnekleri ile inceleyelim:

Artık bilgiyi saklamak çok zor. Elinde internet bağlantılı akıllı telefonu olan her birey bir muhabir. 

Gezi Parkı ile birlikte ülkenin değişik illerine yayılan gösteriler esnasında bildiğiniz gibi Rize’de Gezi Parkı eylemlerine destek veren grup ile karşıt görüşlü bir kitle karşı karşıya geldi. Bu esnada olay yerinde olan @utku53 Twitter hesabından fotoğraf paylaşmaya başladı ve kısa bir sürede yüzlerce insan Rize’de yaşananları anlık olarak ondan öğrendi, canlı yayın yapmayan kanallara ateş püskürdü.

Gazeteler aynı manşeti atsa da gerçek gündem farklı olabilir! 

Bugün Türkiye’de yaklaşık 5 milyon gazete satılırken ve gün geçtikçe tirajlar düşerken, Facebook kullanıcı sayısı 30 milyondan fazladır. Sandalyeler, kapı zilleri, uçaklar, köprüler bizi nasıl birbirimize bağlıyorsa sosyal medya da bizi işte böyle bağlıyor.

Kazanılmış medya (earned media) satın alınmış medyadan (paid media) büyüktür!

Dünyada milyonlarca insanı birbirine bağlayan iletişim kanalları sayesinde üztü veren bir haber, güzel bir fotoğraf, komik bir video, insanı dehşete düşüren bir sahne anında yayılıyor. Pazarlama da biz buna “viral marketing” diyoruz. Kimi markalar bu alanı başarı ile kullanırken niye sivil toplum örgütleri, öğrenci kulüpleri, sıradan vatandaş, siyasi partiler vs. kullanmasın? Ülke çapına yayılan eylemlerin genişlemesinde bu süreçte ortaya çıkan yaratıcı fikirlerin, videoların, fotoğrafların, tasarımların, mesajların payının olması kadar doğal bir şey olamaz. 17 Haziran akşamı Taksim’de tek bir kişinin başlattığı zeka dolu direnişin nasıl dalga dalga ülkeye yayıldığını hepimiz biliyoruz. Türkiye tarihinde, şimdiye kadarki en etkili bireysel eylem #duranadam olmuştur diyebiliriz.

Damlaya damlaya göl olur!

Her ne kadar kimileri sıradan insanların bir araya gelerek amaçları doğrultusunda samimi bir çaba göstermesini dış güçlere bağlayıp, komplo teorileri üretse de atalarımız gerçekten doğru demiş “Damlaya damlaya göl olur.” Gezi Parkı eylemleri sırasında 2.500 bağışçının katkısıyla 100 bin doların üzerinde para Indiegogo‘da toplandı ve bildiğiniz gibi  bu paranın bir kısmı ile New York Times Gazetesi’ne tam sayfa ilan verildi. O açıdan bilgisizlikten dolayı olayları yanlış analiz eden kişilere “crowdfunding“, “crowdsourcing” terimlerini lütfen anlatın. Kötü niyetli kişilere ise istediğiniz açıklamayı yapın, anlamamakta ısrar edeceklerdir.

Markalar şeffaf, katılımcı ve adil olmaya çalışırken kim bunun aksi yönünde hareket edebilir?

Dijital kanallar sayesinde markalar müşterilerini her yerde dinleyip, yardımcı olmaya çalışmıyor mu? Eskiye kıyasla daha fazla şeffaf ve katılımcı değiller mi? Yeni nesiller bu güçlü markaların müşterileri değil mi? Hangi devlet onlara markaların sunduğundan bile daha azını sunmaya kalkabilir? Demokrasi sandığa indirgenebilir mi?…

Son Söz: İçinde olduğumuz her geçen gün küreselleşen, insanların yakınlaştığı bir dünya var. Bu akan suyun önünde kimse duramaz. Zaman; geç olmadan yelkenlerimizi açıp yol ama zamanı. Aksi; bizlere, ülkemize zarar verir. Bırakın bu ülkede Nazım’ın da dediği gibi “Bir ağaç gibi tek ve hür; ve bir orman gibi kardeşçesine” yaşayalım!

Pazarlama alanında Türkiye'nin en çok okunan blogu : Pazarlamasyon'un kurucusu.

1 Comment

Bir Cevap Yazın

Yılbaşı Hediye Alışverişi Araştırması Yayında 0

Twentify Araştırma Şirketinin yaptığı yılbaşı araştırmasını sizlerle paylaşıyoruz.

Türkiye’deki tüketicilerin ne kadarı bu yılbaşında çevresindekilere hediye alacak, kimlere hediye alınacak, alışverişler nereden ve neden gerçekleştirilecek ve alışverişe ne zaman başlanacak? Tüm bu soruların cevabını araştırmamızda bulabilirsiniz.

Bu sorulara hızlı yanıtlar bulmak adına, markalar ile gerçek tüketicileri bir araya getirdiğimiz Bounty platformumuz üzerinden, 4 saatte tamamlanan ve 500 tüketiciye ulaştığımız bir mobil araştırma gerçekleştirdik. Araştırmanın cevaplarını, katılımcıların yaş, cinsiyet demografik bilgilerine ve SES gruplarına göre analiz ettik. (Araştırma tüketicilere açılan 9 soruluk mobil anket ile gerçekleştirildi.)

Sizin için, araştırmanın kısa bir özetini ve bazı ana başlıklarını derledik. Eğer hazırsanız, Türkiye’nin bu yılki yılbaşı hediye alışveriş tercihlerine ve davranışlarına göz atalım.

Türkiye’deki her 5 kişiden 4’ü, bu yılbaşında hediye alacak.

Tüketicilere hediye alma tercihlerini sorduğumuzda, %78.86’sı bu yıl çevrelerindeki en az bir kişiye hediye alacaklarını, %21.14’ü ise kimseye hediye almayacaklarını belirttiler.

Satın alma gücü düştükçe, hediye satın almama oranı doğru orantılı olarak düşmese de, trende baktığımızda bir düşüş gerçekleştiğini görüyoruz. A grubunda hediye almayacağını belirten tüketici oranı %19.30’ken, B grubunda bu oran %21.31, C1 grubunda %18.31, C2 grubunda %15.65, D grubunda %24.53, E grubunda ise %36.36.

Bu yılbaşında en çok aileler ve sevgililer sevinecek.

Hediye alacak tüketicilerin kimlere hediye alacaklarına göz attığımızda, %70.83’ünün ailelerine, %39.83’ünün sevgililerine, %36.92’sinin arkadaşlarına hediye alacaklarını görüyoruz. Bu resimde, iş arkadaşlarına hediye alacakların oranı ise, yalnızca %15. Bu konuda biraz üzülebiliriz.

Türkiye ortalama 3.44 hediye poşeti taşıyacak.

Tüketicilere kaç hediye alacaklarını sorduğumuzda, ortalama 3.44 hediye alınacağını görüyoruz. Bu oranın satın alma gücüyle olan korelasyonuna göz attığımızda ise, şaşırtıcı veriler gözümüze çarpıyor. Kişi başına en çok satın alma yapan ekonomik gruplar 3.7 ile C1 ve C2 grupları, ardından 3.6 ile B grubu ve 3.3 ile A grubu olacak; E grubunda bulunan tüketiciler ise 2.3 hediye alacaklar.

Alışverişlerin gözdesi, AVM’ler ve e-ticaret.

Hediye alacak tüketicilere hangi kanallardan hediye alacaklarını sorduğumuzda, %64.82’sinin AVM’lerdeki mağazalardan, %39.12’sinin ise internet sitelerinden alışveriş yapacaklarını görüyoruz. Bu oranların yanında, çarşılar %22.27’de, alışveriş pasajları ise %19.15’te kalıyor. Çok mağazalı firmaların, AVM’deki mağazalarına yapacakları pazarlama yatırımlarının dış noktalardaki mağazalara göre daha etkili olacağını söyleyebiliriz.

Ana tercih etmenleri, ürün markaları ve promosyonlar.

Özel dönemlerdeki promosyonların satın almayı nasıl etkilediğini geçmiş satışlarımızdan hepimiz biliyoruz. Bu yılbaşı sezonunda, tüketicilerin %41.69’u için ürünlerin markaları, ve %32.20’si için promosyonlar belirleyici etmenler olacaklar. Bu etmenler dışında, fiziksel mağazaların e-ticaretle rekabetinde önemli olacak etmenler neler olabilir dediğimizde, tüketicilerin %31.31’inin ürün çeşitliliğine ilgi gösterdiğini ve %23.94’ünün mağazanın markasına önem verdiğini görüyoruz.

Promotörler, tüketicilerin %27’si için satın almaya oldukça etkili.

Tüketicilerden mağaza içi promotörlerin satın almaya etkilerini puanlamalarını istediğimizde, %26.92’si promotörlerin bulunmasının satın almalarına oldukça büyük etkisi olduğunu belirtiyorlar. 9 ve 10 skorları promotör etkisinin en yüksek olduğu skorlar olarak alınmıştır.

Satın alma gücü düştükçe, promotör etkisinin arttığını görüyoruz. A grubunda promotörlerin etkili olacağını düşünen tüketicilerin oranı %14.89 iken, bu oran B grubunda %22.92, C1 grubunda %24.14, C2 grubunda %28.87, D grubunda %30, E grubunda ise %28.57 oranında.

Satın alma gücünün düşüşü ile artan promotör etkisi, bize birim harcamanın daha değerli olduğu düşük segmentlerde, tüketicilerin satın alma için iknaya ihtiyaç duyduklarını gösteriyor. Bu segmentleri hedefleyen markaların promotör bulundurmaları, satışlara pozitif etki sağlayacaktır.

En çok giyim ürünleri ve hediyelik eşyalar tercih edilecek.

Hediye olarak, tüketicilerin %58.08’i üst giyim ürünleri, %46.99’u ise hediyelik eşyaları satın almayı tercih edecekler. Bununla birlikte, tüketicilerin %32.67’si elektronik ürünler hediye alacaklar. Peki, elektronik ürünlerin genel hediyeler arasında kırılımları nasıl değişiyor?

Türkiye’nin %10.25’i hediye olarak küçük ev aletlerini tercih edecek, %7.55’i bilgisayar, %3.93’ü ise akıllı telefon alacaklar. Bunun dışında kalan elektronik ürünler %3.39 oranında tercih edilecek.

Türkiye’nin %36’sı, alışverişine yılbaşına 1–2 hafta kala başlayacak.

Hediye alışverişi gerçekleştirecek tüketicilere alışverişlerini ne zaman gerçekleştireceklerini sorduğumuzda, %35.79’unun yılbaşına 1–2 hafta kala hediye alışverişlerini gerçekleştireceğini görüyoruz. Bununla birlikte, tüketicilerin %28.55’i yılbaşı haftasında, %20.25’i 2–3 hafta kala, %15.42’si ise 3–4 hafta kala gerçekleştirecekler.

Bu durum, büyük mağaza trafiği ve cirolarının yılbaşı öncesindeki 2 haftada gerçekleşeceğini, dolayısıyla markaların mağazalarda stok/uygulama/promosyon denetlemeleri gerçekleştirerek, servis kalitelerinin düşük olduğu noktalarda anlık aksiyonlar alabilmesine ve satışlarını artırabilmelerine imkan sağlıyor.

Türkiye’nin %57’si, hediye alışverişini tek seferde gerçekleştirecek.

Hediye alacak tüketicilerin hediye alışverişlerini nasıl yapacağını sorduğumuzda, %56.72’sinin alışverişlerini tek seferde gerçekleştireceğini görüyoruz. Bu davranış, markaların mağaza içi yaratılan o ayak trafiğini kaçırmamaları gerektiğini gösteriyor — çünkü alışveriş yapacakların bir mağazada satın almaya dönüşmemesi, başka bir mağazada dönüşeceği anlamına geliyor. Bu durum da, rekabette kaybedilen bir müşteri/bir satın alma anlamına geliyor.

Bununla beraber, Türkiye’nin %27.01’i hediye alışverişlerini 1–2 haftaya yayacaklarını, %9.21’i 2–3 haftaya yayacaklarını, %7.06’sı ise o aya yayacaklarını belirttiler.

Hediyeler üzerine anlık karar veren tüketiciler ile karşı karşıyayız.

Markalar için pazarlama her geçen gün daha da zorlaşıyor. Tüketicilerin yaşamlarındaki öncelikler, bütçelerindeki değişimler ve karar verme süreçleri, bu zorlaşmayı sağlayan ana etmenler. Hediye alışverişi gerçekleştirecek tüketicilere hediye alışverişlerini gerçekleştirmeden önce araştırma yapıp yapmadıklarını sorduğumuzda, %48.93’ünün, mağazaya gittiklerinde karar verdiklerini görüyoruz.

Bununla beraber, tüketicilerin %28.75’i 1–2 hafta önceden, %10.84’ü 2–3 hafta önceden, %11.48’i ise 3–4 hafta önceden hediye araştırmaya başlıyorlar.

Araştırma Künyesi

Araştırmaya %50’si kadın, %50’si erkek 500 kişi katıldı. Katılımcıların %43.20’si 18–24 yaş arasında, %41.60’ı 25–35 yaş arasında, %9.40’ı 36–44 yaş arasında, %3.20’si 45 yaş üstü ve %2.60’ı 18 yaş altındaki tüketicilerden oluşuyor. Coğrafi dağılıma göz attığımızda, katılımcıların %40.60’ı Marmara Bölgesi’nden, %17.60’ı İç Anadolu Bölgesi’nden, %11.20’si Ege Bölgesi’nden, %11.20’si Akdeniz Bölgesi’nden, %19.40’ı ise diğer bölgelerden katılım gösterdi.

Sosyoekonomik durum dağılımına göz attığımızda ise, katılımcıların %11.40’ı A, %24.40’ı B, %28.40’i C1, %23’ü C2, %10.60’ı D, %2.20’si ise E gruplarında bulunuyorlar. Katılımcı cevapları Türkiye temsiliyeti gösterilmesi adına ağırlıklandırılmıştır.

SOR’UN Sivil Toplum Kuruluşları Destek Programını Başlattı 0

Chat botları kullanarak şirketler ve müşterilerin iletişimlerini düzenli bir şekilde ilerlemesini sağlayan SOR’UN, şimdi de platformda sivil toplum destek programını başlattı. Bu program ile sivil toplum kuruluşları platformda bulunan SOR’UN Chat, Social ve Help ürünlerini kullanabilecek.

2015 yılında kurulan SOR’UN geçen iki yılda platformda 10 farklı markaya 15 chat botla hizmet vermeyi başardı ve platform üzerinde 750 bin civarı konuşma gerçekleştirildi.

SOR’UN / Sivil Toplum Kuruluşları Destek Programı

SOR’UN olarak Sivil Toplum Kuruşları Destek Programını başlattık. Bu program çerçevesinde Sivil Toplum Kuruluşları SOR’UN Chat, Social ve Help ürünlerini tüm süreçlerinde kullanabilecek. Bu desteğimizi ilk olarak Türk Eğitim Vakfı ile başlattık. Onların da platform hakkında görüşlerini rica ettik. Aşağıda yorumları bulabilirsiniz.

TEV SOR’UN Açıklaması

“Çağımızın gerçeği internet devrimi ve dijital platformların kullanımı nasıl bireyler ve markalar için hızlı ve köklü değişimler yaratıyorsa sivil toplum kuruluşlarını da yeniden şekillendiriyor. Online platformlar aynı anda birden fazla kişiye hızlı ve az maliyetle ulaşmak gibi önemli avantajlar sağlıyor. SOR’UN platformu ile vakfımıza sunulan ‘’canlı destek’’ uygulaması bunun en güzel örneklerinden biri. SOR’UN, ayrıntıları iyi düşünülmüş, ara yüzleri oldukça estetik ve kullanıcı dostu olan, raporlama anlamında tüm ihtiyaçlara cevap veren çok kullanışlı bir uygulama. Bursiyerlerimize, bağışçılarımıza ve vakfımızla çift yönlü iletişim halinde olmak isteyen kişilere tek bir çatı altında hizmet verebiliyoruz. “SİZ SOR’UN BİZ CEVAPLAYALIM” mottosu ile sunduğumuz bu platform, kendimizi tam anlamıyla ifade edebilmemizi ve hedef kitlemize güncel olanı ulaştırmamızı sağlıyor. Vakfımız kadar diyalog sağladığımız kişiler de bu sinerji ile kendilerini en iyi şekilde ifade edebilme fırsatı bularak sorularını açıkça sorabiliyorlar. Faaliyetlerimize ve kurumumuza katma değer yaratan bu uygulama için çok teşekkür ediyoruz.” 

Yeni SOR’UN Ürünleri

SOR’UN Chat, Social & Help SOR’UN olarak kanal sayımızı arttırmaya devam ediyoruz ve yeni entegre kanallarımızı 2 yeni ürün olarak iş ortaklarımızın kullanıma sunduk.

SOR’UN Social & SOR’UN Help: SOR’UN Social iş ortaklarımız bundan sonra Facebook, Twitter ve Instagram kanallarındaki kullanıcı yorum ve taleplerini SOR’UN üzerinden yapabilecek. Sosyal medya kanallarına ek olarak SOR’UN Help ile ise sitelerinde yer alan iletişim formlarını ve e-posta kanallarını da SOR’UN’a entegre edebilecekler. Bunun yanı sıra bu süreçleri SOR’UN AI altyapısı ile entegre edip, mevcut operasyonlarına göre daha hızlı ve daha az maliyetle gerçekleştirebilecekler. Bu iki ürün ile ilgili tüm özellikleri yenilediğimiz internet sitemiz www.sorun.com.tr adresinden inceleyebilirsiniz. Sorularınız için bizimle bu sitede yer alana SOR’UN WebChat üzeriden iletişime geçebilirsiniz

Haftanın En Çok Okunan 10 İçeriği

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup
 

ERKEN
KAYIT FIRSATI


Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Orada Olmalıyım

Sektörü buluşturan etkinlikte siz de yerinizi ayırtın!
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link


 

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link