Yandex’in Yeni Hamlesi Yel Değirmenlerini Yıkacak mı?

Türkiye’ye pazarına ilk girdiğinde Yandex’e Yandex yel değirmenlerine karşı! demiştik. Haksız da sayılmazdık çünkü Türkiye’de insanların çoğu Yandex’e girmek için Google’a ‘ Yandex ‘ yazıyorlardı.  Hal böyle olunca Yandex’in Google’dan farklı olan özelliklerini arttırması kaçınılmazdı.

Tam da bu noktada bugün itibariyle Yandex, Twitter iletilerini arama sonuçlarına eklediğini duyurdu. Aslında daha önceden bu haber mevcuttu ama Türkiye’de bugün itibariyle kullanıma girdi.Bu özellik geçen sene Google’da da kullanılıyordu ama anlaşmazlıklar nedeniyle Google bu servisini kapatmıştı.

Yandex, Türkiye piyasasına girdiği şubat ayından itibaren Twitter paylaşımlarını depoluyor. Dolayısıyla o tarihteki tweet’lere bile kolaylıkla ulaşabiliyorsunuz. Ayrıca bu hizmet Türkçe Twitter kullanan tüm kullanıcıların verilerini içeriyor ancak tabi ki tweet’lerini koruma altına alan kişilerin tweet’leri hariç…

Aynı zamanda Yandex kullanıcıları sisteme üye olarak aynı ekranda Twitter iletilerine cevap verebiliyor, retweet edebiliyor veya favorilerine ekleyebiliyorlar. Bu da Yandex’in, Google’ın geçmişte yaptığı Twitter arama sonuçlarından bir adım daha ileri gittiğinin kanıtı.

Yandex’in önümüzdeki dönemlerde ne gibi gelişmelerle karşımıza çıkacağını kestirmek biraz güç ama Google’la rekabet etmek istiyorsa bu tür gelişmeleri sürdüreceği aşikar.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlama alanında Türkiye'nin en çok okunan blogu : Pazarlamasyon'un kurucusu.

Bir Cevap Yazın

Fox Sports, Dünya Kupası Boyunca Twitter’da Canlı Yayın Yapacak

Birçoğunuzun bildiği gibi önümüzdeki yaz dünyanın en önemli spor organizasyonlarından biri olan FIFA Dünya Kupası gerçekleşecek. Geçtiğimiz ay Walt Disney tarafından varlıklarının büyük kısmı satın alınan 21st Century Fox‘un hala sahibi olduğu Fox Sports da dünya genelindeki milyonlarca kişinin takip edeceği turnuva için sosyal medya tarafında özel olarak yapacağı yayınlarla ilgili bir açıklama yaptı.

Fox Sports, yaptığı açıklamaya göre 2018 FIFA Dünya Kupası boyunca her gün Twitter üzerinden 30 dakikalık bir canlı yayın gerçekleştirecek ve Snapchat üzerinde de “yayıncı hikayesi” (Publisher Story) paylaşacak. Bilmeyenler için 2011 yılında Fox Sports’un, 2015 ve 2022 yılları arasında gerçekleşecek olan bütün FIFA etkinliklerinin İngilizce dilindeki yayın hakları için yapılan ihaleyi kazandığını belirtelim. Tabii, bu ihale doğal olarak önümüzdeki yaz ve 2022 yılında gerçekleşecek olan Dünya Kupası organizasyonlarını da kapsıyor. Bununla birlikte Fox Sports’un bu ihaleyi kazanmak için en büyük rakibi olan ESPN‘den 400 milyon dolar daha fazla para verdiği de ifade ediliyor.

Fox Sports’un, insanların artık sürekli olarak sosyal medyayla iç içe olduğu bir dönemde yaptığı bu hamlenin oldukça yerinde olduğunu söyleyebiliriz. Twitter yaptığı açıklamada, geçtiğimiz kasım ayında 2018 Dünya Kupası kura çekimi ile ilgili 50.000 tweet atıldığını, ayrıca ağustos ayından aralık ayının başlangıcına kadar Dünya Kupası ile ilgili yaklaşık olarak 4,8 milyon tweet atıldığını ifade etti. Bununla birlikte 2014 Dünya Kupası sırasında ise Twitter’ın şimdiye göre daha küçük bir kullanıcı tabanı olmasına rağmen, turnuva boyunca toplamda 672 milyon tweet atıldığı açıklandı.

Fox Sports’un turnuva boyunca maç günlerinde Twitter üzerinden yapacağı 30 dakikalık canlı yayın, @FOXSports ve @FOXSoccer Twitter hesapları aracılığıyla ABD’deki Twitter kullanıcıları tarafından erişilebilir olacak. Bu canlı yayında maç ön izlemeleri, özetler, Twitter reaksiyonları ve Moskova’daki Fox Sports ekibi tarafından üretilen orijinal bölümler yer alacak. Ayrıca spor kanalı, Twitter’da maçlar sırasındaki ve sonrasındaki önemli anlarla ilgili videolar paylaşacak. Bu önemli anlar; atılan goller, soru-cevap bölümleri, oyuncularla ve teknik direktörlerle röportajlar ve basın toplantılarını kapsayacak.

Spor kanalının 2018 FIFA Dünya Kupası boyunca Snapchat üzerinde paylaşacağı yayıncı hikayeleri; metin, video, çizim, hareketli grafik ve başka unsurlar içerecek. Bununla birlikte bu yayıncı hikayelerinde özetler, ön izlemeler ve Snapchat için özel olarak üretilen bazı özellikler yer alacak.

Bunların yanı sıra Snapchat de Dünya Kupası sırasında gol videolarını, taraftarların tepkilerini ve Fox Sports tarafından sağlanan diğer önemli anları içeren hikayeler üretecek. Bu hikayeler, Snapchat kullanıcıları tarafından gönderilen ve Snapchat editörleri tarafından düzenlenen Snap’lerin bir derlemesi olacak.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Tinder, Flörtün Tarih Öncesindeki İzini Sürdü

Hoşlandığınız kızın kapısına gidip serenat yaptınız mı? Cep telefonunun olmadığı zamanlarda, elinizde bir buket çiçekle yapayalnız ekildiğiniz oldu mu? Yoksa siz de romantizmi çay bahçesinden başlatan âşıklardan mıydınız? Hepsi mümkün, zira o yıllarda Tinder mı vardı?

Birbirinden hoşlanan kişilerin flört sürecinin internetten başladığı günümüzde bunlar nostaljik ve romantik hatırlara gibi gözüküyor. Zira, pek çok kişi için internetten tanışma artık kanıksanmış bir gerçeklik hâline geldi, hatta bu amaçla birbirlerine uygun olabilecek adayları eşleştiren özel mobil uygulamalar bile yapıldı. Bunlardan en ünlü olanı Tinder, tarih öncesinde yaşasaydık flörtün nasıl yaşanacağına dair kafa yordu ve bunu yüz gülümseten bir animasyonla yorumladı.

Tinder
Animasypn, tarih öncesinde flört kavramı olsaydı nasıl yaşanacağını konu alıyor.

Tinder bu animasyon reklamla aslında bir randevulaşma uygulaması olmasının ötesinde, insanlar için ilişki kurmayı yeniden akla yatkın bir hâle getirmeyi amaçlıyor. 75 saniye süren çalışmada renkli, ayrıntıları atlanmamış, romantik bir ortamla karşılaşıyoruz. Prodüksiyon ajansı Buck tarafından hazırlanan animasyonda, bilgisayarda oluşturulan karakterler için fiziksel set kurulmuş ve yapım, bir aylık çekim ve iki ay prodüksiyon sonrası düzenlemeler olmak üzere toplamda üç aylık bir zaman almış.

Invention of Together adlı çalışma, sefasına düşkün, rahat ama yalnız yaşayan bir adamın bir kadınla karşılaşmasıyla başlıyor. İlk anda korktuğu bu yeni karaktere zamanla alışıyor ve ikili, birlikte pek çok şeyi paylaşıyor, hatta birbirlerinden farklı şeyler öğreniyor. Fondaki zaman algısı değiştikçe karakterlerin şekli de değişiyor ama iki âşığın arasına giren engeller de artıyor. Aileler, dinler, siyasi engeller derken, Tinder dönemi başlıyor. Mobil uygulamadan, çiftlerin bu anlamsız engelleri aşmasına ve kendi kararlarını, kendi belirleyeceği zamanlarda ve istedikleri kişilerle birlikte almalarını sağlayan, eğlenceli bir araç olarak bahsediliyor.

Tinder’ın farklı ülke pazarlarında göstereceği söylenen animasyon ilk olarak, geçen ayın sonunda, Güney Kore’de yayına girdi. Çalışmayı hazırlayan Buck ajansından Yaratıcı Yönetmen Ryan Honey, animasyonun mutfak aşamasından bahsederken, Tinder’ın kendilerine bir konseptle geldiğini belirtti.

Marka ekibinin, Tinder’ın sadece kısa süreli ve ciddi olmayan ilişkilerin başladığı bir platform olduğu algısının kıracak, buranın aynı zamanda insanları buluşturan ve onları birbirine bağlayan bir yer olduğunu gösterecek bir çalışma istediğini vurgulayan Honey, ilişkilerde tarih öncesine dönüş fikrinin de bu noktadan çıktığını söyledi.

Buck ve Tinder iş birliğiyle gerçekleşen projede, esasen insanoğlu olarak hepimizin aynı kaynaktan geldiğini ve tek bir aileden oluştuğu hissini taşıyan bir canlı türü olduğumuzdan yola çıkılmış. Buna dikkat çekmek için de animasyopndaki mağara insanlarının vicutları oluşturulurken günümüzdeki modern karakterlerin vücutları örnek alınmış.

Tarih öncesi dönemde yaşasaydık yalnızlık duygusunu şimdiki kadar derinden yaşayıp yaşamayacağımızı, birer mağara insanı olarak evlilik ya da sadakat müessesesinin olmadığı bir düzende daha rahat mı, yoksa daha garip bir hayat mı süreceğimizi asla bilemeyiz. Fakat Tinder’ın böylesine ilginç bir fikirle gelmesi ve Buck’ın bu fikre şahane bir şekilde can vermesinin alkışlanacak bir yapımı ortaya çıkardığını söylemeliyim.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link