WhatsApp Profili Ekli Facebook Reklamları Başlıyor

En popüler mobil mesajlaşma uygulaması olan WhatsApp’ı üç yıl önce tam 19 milyar dolara satın alan Facebook, tıpkı diğer mesajlaşma uygulaması olan Messenger’da yaptığı gibi bu uygulamayı da iş dünyasına yaklaştırmak için kolları sıvadı ve bu yolda her geçen gün yeni bir adım atıyor. Bu yöndeki son gelişme ise markaların artık Facebook reklamlarına WhatsApp hesaplarını ekleyebilecek olmaları.

Geçtiğimiz Eylül ayında iş dünyası için onaylı hesapları hayata geçirdiğini duyuran Facebook, bu gelişmeyle birlikte iş çevrelerinin müşterilerle daha kolay ve doğrudan bir diyalog kurmasını hedefliyor.
Buna göre markalar, Facebook’ta verdikleri reklamlara WhatsApp hesaplarını link olarak ekleyebilecek. Aslında bu özelliği, Facebook’un geçen yıl Messenger’da yaptığı, bu yıl içinde ise Instagram’a taşıdığı özelliği başka bir uygulamaya getirmesi olarak da yorumlayabiliriz.

WhatsApp Business Account
WhatsApp’ın onaylı kurumsal hesap hizmetini hayata geçirmesi, iş çevreleriyle yakınlaşmak adına oldukça önemli bir adımdı.

Konuyu değerlendiren Facebook Ürün Müdürü Pancham Gajjar ise birçok kişinin küçük işletmelerle iletişime geçmek için WhatsApp’ı kullandığını belirttikten sonra, uygulamanın hızlı ve pratik bir iletişim yolu olduğunu hatırlattı. Gajjar, Facebook reklamlarına eklenen WhatsApp sekmesinin insanların reklama konu ürün hakkında daha fazla bilgi alabilmesini kolaylaştıracağına ve ürün ya da hizmeti kullanmaya teşvik edeceğine inandığını da söyledi.

WhatsApp hesabının eklendiği reklamların, sadece akıllı telefonunda WhatsApp uygulamasının yüklü olduğu Facebook kullanıcılarına gösterileceğini de belirtelim. Genel görünüm olarak Facebook haber akışı reklamlarına benzeyecek bu reklamların tek farkı, WhatsApp logolu bir “Mesaj gönder” bölümüne sahip olması. İlgili yere tıkladığınızda telefonunuzdaki uygulama açılıyor ve sizden işletmeye hitaben önceden şekillendirilmiş bir mesajla karşılaşıyorsunuz. Mesaj, ilgilendiğiniz Facebook reklamındaki görsel eşliğinde markaya veya işletmeye ulaştırılıyor ki bu sayede ürün veya hizmeti sunan taraf da hangi ürüne ya da hizmete dair mesaj aldığını rahatlıkla görebiliyor. Göndermeden önce mesaj metnini değiştirebileceğinizi de ekleyelim.

WhatsApp profili ekli Facebook reklamına dair bir görünüm

Markalar WhatsApp hesabı ekli Facebook reklamlarını yalnızca sayfalarındaki organik paylaşımları öne çıkarmak amacıyla reklam verdiklerinde satın alabiliyor. Yani bu işlemi, Facebook’un self-servis reklam satın alma aracından veya reklam verme API’ından şimdilik gerçekleştiremiyorlar. Doğal olarak da reklam içeriğiyle daha fazla ilgileneceğini düşündükleri insanları nokta atışıyla bulmaları da zorlaşıyor. Fakat markalar, Facebook sayfasından yapılan organik paylaşımları öne çıkaran reklamlarda hedef kitleyi yaş, cinsiyet, konum, ilgi alanları, demografik bilgiler ve diğer veriler açısından zaten hedefleyebildiğinden, bu noktanın büyük bir sorun olmayacağını söylemek yanlış olmaz.

Facebook bu yenilikle esasen, reklamlara WhatsApp hesaplarının eklenmesini sağlayarak insanların WhatsApp’taki iş çevreleri hakkındaki farkındalığını ve onlarla etkileşimini artırmayı amaçlıyor. Dev sosyal ağ her ne kadar aynı hedefi diğer mesajlaşma uygulaması Messenger için koymuş ve henüz istediği noktaya gelememiş olsa da, reklamcılar aynı durumun WhatsApp için geçerli olmayabileceğini, Messenger’da yaşanan hayal kırıklığının WhatsApp’ta bir başarı hikâyesine dönüşebileceğini savunuyor. Bu görüştekilerin dayanak noktası ise WhatsApp’In hem arkadaşlarıyla hem de işletmelerle kurdukları iletişimde bu mobil uygulamayı tercih eden daha uluslararası bir kullanıcı kitlesine sahip olması.

Pancham Gajjar
Facebook Ürün Müdürü Pancham Gaijar, yeni özelliğin markalar ve işletmeler ile potansiyel müşteriler arasında iyi bir iletişim köprüsü olacağı görüşünde.

Sözün özü, bu yenilikle birlikte WhatsApp’In tam olarak markaların ve işletmelerin yararına açıldığını, böylece iş dünyasının bu uygulamayı çok daha aktif kullanacağını öngörebiliriz. Peki siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? WhatsApp hesabının eklendiği Facebook reklamları potansiyel müşterileri çekmenin yanı sıra, gerçekten de kullanıcıları markalara daha fazla yaklaştıracak ve pratik bir iletişim sunarak satışları artırabilecek mi?

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

2009 yılında Uludağ Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü'nden, 2015'te ise Anadolu Üniversitesi Marka İletişimi Bölümü'nden mezun olan yazar, 2013 yılından beri pazarlama ve reklamcılık üzerine çalışıyor. Geleneksel ve dijital reklam ajanslarındaki çizgi altı ve üstü çalışmalarda metin yazarlığı yapan, ulusal ve küresel ölçekte birçok markayla birlikte çalışan yazar, bir yandan da Anadolu Üniversitesi'ndeki Türk Dili ve Edebiyatı öğrenimine de devam ediyor. En büyük tutkusunun edebiyat olduğu biliniyor, şehirdeki festivalleri yakından takip ediyor. Bir gün Patagonya'ya gitmenin hayalini kuruyor.

Bir Cevap Yazın

İran Instagram’ı Yasaklıyor

  • İran’ın başkenti Tahran’daki başsavcılık binasında basın toplantısı düzenleyen Başsavcı Yardımcısı Muhammed Musaddık’dan açıklama geldi.
  • Muhammed Musaddık çok sık kullanılan sosyal medya ağı Instagram’ın yasaklanacağını açıkladı. 
  • İlgili yazı: Instagram, Hikayelerine Müzik Ekleme Özelliği Getiriyor

Anadolu Ajansı’nın haberine göre; Musaddık, yasağın ne zaman uygulamaya konulacağıyla ilgili bilgi vermezken, bu kararın gerekçesi olarak “ülkedeki bazı sanatçıların Instagram üzerinden ihtiyaç sahibi kişiler için yardım toplamasının suistimallere yol açmasını” gösterdi.

İran’da Facebook, Twitter gibi sosyal paylaşım sitelerinin kullanımı yasak. Aralık 2017’de Meşhed kentinde ekonomik sorunlar sebebiyle başlayıp diğer şehirlere rejim karşıtı protestolar olarak yayılan eylemler sonrası geçen Nisan ayında da Telegram kapatılmıştı.

Ülkede internet kullanıcılarının yüzde 55 oranlar Telegram’ı kullanıyor. Onu izleyen sosyal medya ağı ise yüzde 23 oranla Instagramdır. Hatta İran İslam Cumhuriyeti’nin dini lideri Ali Hamaney’in bile Instagram hesabı var. İki milyon takipçisi olan Hamaney geçen Mayıs ayında ‘Trump’ın Beyaz Sarayı’nda Ateş ve Öfke’ (Fire and Fury) isimli kitabı Farsçasından okurken çekilmiş bir fotoğrafını paylaşarak haber olmuştu.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Marka Kimliği ve Narsisizm İlişkisi

Elimizde iki soru var:

Marka kimliği narsist olur mu?

Marka , bireylerin kimlik oluşumuna narsist dürtüler kazandırır mı?

Evet, marka kimliği narsist olabilir. Olmalı mı olmamalı mı ayrı bir tartışma konusu tabii ki.

Nasıl olur?

Tarihsel ve kültürel öğretiler altında nesneleşen tavrımıza tutunarak üretir kimliğini marka. Kimlik temsiliyetinin bireysel üretimler yerine, tüketim metaları üzerinden kendini gerçeklemesine dayanır tüm hikaye. Markaların da, birey olma hikayesi. Öznenin kavramsallaştırılmasındaki yozlaşma, ‘marka’ gibi insan üretimi olguları özne statüsüne çıkarmıştır veya insanın kendisini, ‘marka’ gibi insan üretimi nesnelerin statüsüne indirmiştir. Karl Marx’ın “meta fetişizmi”ine (commodity fetishism) buradan da bakabiliriz galiba. Ancak ana konumuz bu değil, ana konumuz; narsist marka kimliği.

Narsisizm sosyalleşme süreçlerinde antipatik bir davranış olarak değerlendirilse de; hırs, altı doldurulamayan duygu ve duygu geçişleri, hükmetme ve ele geçirme dürtüsü, sonuç odaklılığın yüzeyselliği günümüz toplumunda ‘başarı’ prensipleri olarak karşımıza çıkıyor. Sistemin mevcut yapısı, narsismi güce giden yol olarak gösteriyor. Burada kişilik bozukluğu seviyesinde bir narsisizmden bahsetmiyorum, çok ileri düzeyde olmayan bulgularından bahsediyorum. Tüm bunları doğru kabul edersek eğer; marka kimliği bir parçasında narsist bulgular taşıyacaktır elbet. Ki; imrenilsin, hayran olunsun ve takdir edilsin. Ve, kendi kimlik temsiliyetini marka üzerinden gerçekleştiren tüketici topluluğu, bu özdeşleşme ile kendini daha iyi hissetsin.

İkinci soru üzerine düşünecek olursak; sizin cevabınız ne olurdu?

Burada üzerinden düşünmenizi istediğim soru şu; tüketiciler ürün alırken ürünün kalitesine ve ürünün prestijine (markasına) verdiği önemi nasıl değerlendiriyor, ölçümlüyor ve sınıflıyor?

Fiyat- performans değerlendirmesi yaparken, duygularını mı yoksa mantığını mı kullanıyor veya kaç yüzdeyle hangisini kullanıyor?

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link