Ünlüler Sosyal Medya’yı Nasıl Kullanmalı?

Sosyal medya ve dijital pazarlama alanında markalar hakkında sıklıkla analizler yapılmakta ve sektörün genel çaplı fotoğrafları çekilmekte ve değerlendirilmektedir. Marka tarafında sosyal medya da iletişimin nasıl yapıldığını ve yapılması gerektiğini birçok farklı araştırma ve analizlerle görmekteyiz. Ki markalar açısından dijital pazarlama faaliyetleri de başarılı gidiyor. Yapılan analizleri de başarılı buluyorum. Peki, bir de ünlüler/sanatçılar tarafından bakarsak karşımıza nasıl bir tablo çıkar? Olması gerektiği gibi mi, ötesi mi yoksa vasatın altında mı? Ben genel olarak ortalama buluyorum. Olması gerektiği gibi olan da var, vasatın altında da…

Tavsiyelerime geçmeden önce şunu belirtmeden geçemeyeceğim. Ülkemizde ünlülerin bireysel marka olma çabasını oldukça duymuşuzdur. Magazinsel çekişmeler olsun, ben markayım söylemleri olsun abartılı balon laflardan öteye gitmemekte bu durum maalesef. Şu bir gerçek ki ülkemizde celebrity yönetimi yurt dışındaki gibi profesyonel ve başarılı bir şekilde yönetilememektedir. Ben ünlülerin sosyal medyayı nasıl kullanması gerektiğini madde madde önerilerimle belirteceğim. Çeşitli sanatçıların sayfalarını tek tek örnek verip inceleme yapmayacağım. Ki zaten sizler başarılı bulduğum isimleri ve sayfaları takip ediyor ve biliyorsunuzdur da.

celebrity_website_design

En başta, bireysel marka yönetiminin de bir şirket gibi yönetilmesi gerektiğini bilmek gerekir. Sanatçının yetenekleri, ön plana çıkarmak istediği yönleri, iletişim biçimi, tutarlılığı, gerçek hayattaki yaşamı vs. bu noktada en önemli olan etmenlerdir. Ben işin sosyal medya penceresinde bakacağım. Yoksa celebrity yönetimi salt sosyal medya kanallarından yapılacak bir şey değildir. Çok kapsamlı ve ekip işidir. Marka olmak demek, reel ve sanal hayatta da tutarlı olmak, ekibinin olması ve kişinin her şeye planlı hareket etmesi demek. Ve iletişimin üç kuralı süreklilik, tutarlılık ve yaratıcılık kavramlarını uygulamak demek.

Kısaca Facebook ve Twitter’da sayfa ve içerik yönetimi açısından başarılı bulduğum sanatçılar sıralayım; Tarkan, Murat Boz, Emre Aydın, Hande Yener, Sertab Erener, Ozan Çolakoğlu, Yalın, Sıla ve Murat Dalkılıç. Mutlaka bu sıralamaya birkaç tane daha isim eklenir ama benim şimdilik gözlemlediklerim ve aklıma gelenler bunlar. Bu isimlerin sayfasına bakmışsanız profesyonel ellerin değdiğini görürsünüz. Bizim ülkemizde her ünlü isim bu vizyona sahip değil. Bu konudaki vizyonsuzluk, benim tabirimce sosyal medya körlüğü yaşamak demek. Profesyonellikten uzak sayfa yönetimleri olan birçok çöp celebrity sayfaları var maalesef. Hala sosyal medyanın kendileri için önemini kavramamış isimler çok. Kişisel markalaşmanın önemi hala ülkemizde oturmadığından ki sıra sosyal medyaya gelsin. Neyse…

Peki, ünlüler sosyal medya’yı doğru kullanmak için neler yapmalı?

İçerik dilinde, iletişimde, senli paylaşımlardan ziyade siz noktasında durulmalı. İletişimi laçkalaştırmamak adına bu çok önemli. Bazı ünlüler samimi iletişim tonunu tercih edebilir. Lakin içerik dilindeki kıvam iyi tutturulmalıdır. Kurulacak strateji paralelinde hareket edilmeli.

– Siyasi ve dini konulara mümkünse bulaşmamalılar. Bu vakaları sıklıkla gördük, örnek vermeye gerek yok sanırsam.

Sayfa yönetimi açısından içeriklere gelen yorumlara sıklıkla bakılmalı. Paylaşılan bir ünlünün yazısı, videosu veya şarkısı olabilir. Ben bazı ünlülerin içeriklerindeki yorumlara baktığımda küfürler bini bin para. Ne spam’a alınmış, ne de kullanıcılara cevap verilmiş. Kullanıcıyla etkileşime geçecek soru-cevap iletişimleri de zayıf. Hayranlarından sürekli feedback alacak bu tür içerikler şart. Kısacası, tek yönlü iletişim fayda getirmez.

– Kullanıcılar tarafından sıklıkla takip edilen Facebook ve Twitter gibi kalabalık ve etkin mecralarda krize davetiye çıkarmamak gerek. Yaşanan bir iletişim kazasının hasarı da büyük oluyor. Gerçek hayattaki duruş, sosyal medya’ya da yansıtılmalı ve doğru algı oluşturulmalıdır. Yazımın en başında belirttiğim ekip yönetimi, profesyonel danışmanlık almak işte burada çok önemli. Sanatçı, girmek istediği bazı twitter iletilerinde bile kritik bir paylaşım olduğunu düşünüyorsa kendini frenleyip kesinlikle sosyal medya veya iletişim danışmanına (ki varsa) danışmalı. Seçilmiş davranış sergilemek esas profesyonelliktir.

– Hayranlarına ulaşılacak kanallar etkin kullanılmalı. Örneğin; Müzisyenler artık kliplerini ilk kez Facebook’ta yayınlıyorlar. Mikro siteli entegre çalışmalar gerçekleştiriliyor. Mesela Murat Dalkılıç. Bi Hayli şarkısının klibi için Facebook Connect altyapısıyla entegre bir çalışma gerçekleştirdi. Dijital olanakları yatkın olmak ve denemek önemli. Bunlar güzel adım. Ama örnek sayısı hala çok az. Bir de backstage gibi fotoğraf ve videolar yüksek etkileşim sağlıyor, kesinlikle yapılmalı. Heyecan yaratacak içerikler her zaman paylaşılır.

– Kapak fotoğrafından zengin tab uygulamalarına kadar her şeyin düzenli ve planlı yönetilmesi gerekiyor. Timeline’ı bile olmayan nice celebrity sayfası var hala. Küçük ama önemli şeyler hep göze batan şeylerdir.

– Albüm çıktı patlat bir hashtag çalışması mantığı çok tutuyor. Hayranları ile birlik olup TT olmaya çalışan çok sanatçı görmüşsünüzdür. Twitter, albüm ve şarkı tanıtımında çok etkili bir mecra. Absürd alakasız hahstag’ler olmasın yeter :)

Facebook duvarından yarışması yapmak, işin biraz amatörlük göstergesi. Ne markalar açısından çok tasvip ediyorum, ne de celebrity iletişiminde bu tür yaklaşımları beğeniyorum. Yarışma yapılacaksa Twitter’dan yapılmalı ya da uygulama üzerinden yapılmalı. Ki duvardan yapılan yarışmalar da yüksek geri dönüş sağlıyor biliyorum ama çok ucuza kaçılmış olunuyor.

Benim nacizane tavsiyelerim /önerilerim bunlar. Sizin sosyal medya faaliyetlerini ve sayfa yönetimlerini beğendiğiniz celebrity’ler kimler? Görüşlerinizi paylaşırsanız sevinirim.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Sosyal medya ve topluluk yönetimi uzmanı. Dijital pazarlama uygulamalarını ve teknolojiyi dünyasını yakından takip eder.

Bir Cevap Yazın

Tesla İşten Çıkarmalara Başlıyor

Elektrikli araba üreticisi Tesla, çalışanlarının yaklaşık yüzde 9’unu işten çıkaracaklarını açıkladı. ABD’li girişimci Elon Musk, “Tesla’da zor ama gerekli bir yeniden yapılandırma yolda” sözleriyle haberi duyurdu.

2018’in ilk çeyreğinde 710 milyon dolar zarar eden Tesla, Model 3’ün bir türlü seri üretime geçememesi nedeniyle nakit sıkıntısı yaşıyor. Şirket, 3. çeyrekten sonra kâr getirebilmeye çabalıyor.

Model 3‘ün üretimi

İşten çıkarmalar sadece maaşlı çalışanları etkileyecek ve üretim bölümlerine uzanmayacak. Bu da Tesla’nın önceliğinin her şeye rağmen Model 3’ün üretimi olduğunu gösteriyor.

Elon Musk, küçültme kararını şirket çalışanlarına da e-maille duyurdu.

Musk Twitter’dan yaptığı açıklamada ise şu ifadelere yer verdi:

“Son 15 yılda, neredeyse başladığımız günden beri Tesla’nın hiç yıllık kâr getirmediği düşünülürse derdimiz elbette kâr değil. Bizi harekete geçiren dünyanın sürdürülebilir ve temiz enerjiye geçişini hızlandırma misyonumuz ancak nihayetinde sürdürülebilir bir şekilde kârda olduğumuzu göstermediğimiz sürece, asla bu hedefe ulaşamayız.” 

Kararın aynı işi birden fazla kişinin yaptığı pozisyonları azaltmayı hedeflediğini söyleyen Musk, şirketin üretim faaliyetlerinin etkilenmeyeceği güvencesini de verdi.

Musk’ın açıklamasına göre işten çıkarılanların çoğuna Tesla’nın satış tarafında pozisyonlar teklif edilecek.

Milyarder girişimci Elon Musk, geçen ay Tesla’nın yeniden yapılandırmaya gideceğini açıklamıştı. Şirket yönetiminde hiyerarşinin yataylaştırılması da, planlardan biriydi.

Yorumcular gelişmelerin pek de sürpriz olmadığı görüşünde. Hem Musk hem de Tesla yönetimi, şirketin bu kadar yıl sonra kâra geçmesi gerektiği konusunda baskı altında.

Geniş kitlelere satılması hedeflenen Model 3 elektrikli aracının seri imalatı bir türlü başlayamadı ve şirket üretim maliyetlerini düşürmenin yollarını arıyor.

Tesla hissedarları son olarak Elon Musk ve kardeşi Kimbal Musk’ı görevden almayı oyladı ancak iki kardeş galip geldi.

Kaynak: Hürriyet

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Dünyanın En Değerli Markaları Listesinde Teknoloji Hakimiyeti

  • Brand Finance marka değeri raporunda tepelerde hakimiyeti teknoloji markaları kuruyor. Ancak Apple ve Google gibi devleri yıkıp listede ilk sıralara yerleşen ise 150.8 milyar dolar marka değeri ile teknoloji ve e-ticareti harmanlayan Amazon oldu.
  • Ülke bazında Çin’in büyümesi dikkat çekerken, marka gücü konusunda ise çoğunluk hissesi 21st Century Fox’a satılmış olsa da 92.3 puan ile Disney öne çıkıyor.
  • İlgili yazı; 2018’in En Değerli Markası Amazon’un Başarısı Nereden Geliyor?

Teknoloji ve e-ticaret günümüzün marka değeri listesinde çok şey değiştirdi. Brand Finance tarafından hazırlanan Global 500 2018 raporunun çıktıları ise her markanın ders çıkarabileceği nitelikte. Gelin ilk 10’da yer alan markalara hep beraber göz atalım;

Bu yıl teknoloji devleri Apple ve Google’ı geride bırakarak birinciliğin sahibi Amazon oldu. Öyle ki e-ticaret devinin marka değeri %42’lik bir artış göstererek 150.8 milyar dolarlara ulaştı. Hem piyasa değeri hem de ciro bakımından dünyanın en büyük internet girişimi olan Amazon artık sadece online bir perakendeci olmaktan uzak, çünkü aynı zamanda hem bulut altyapısı hem de elektronik üreticisi rollerini de üstleniyor. Çünkü Amazon hem yeni sektör hem de coğrafyalara doğru da emin adımlarla büyüyor.

İkincilik tahtında geçen yıla göre %27.2’lik bir düşüşle, 146.3 milyar dolarlık marka değeri ile Apple yer alıyor. Markanın amiral gemisi iPhone’lar cironun üçte ikilik bir kısmını sağlarken, 29 milyon dolarlık satışı ile iPhone X’lerin beklentiyi karşılayamadığı görülüyor.

Listede üçüncü sırada %10’luk düşüş ile 120.9 milyar dolar marka değeri Google yer alıyor. İnternet aramaları, bulut ve mobil teknolojilerde lider olsa da Apple gibi belirli bir sektöre odaklanıyor olması markanın tüm potansiyelini açığa çıkaramamasına neden oluyor olabilir.  Google her ne kadar sürücüsüz araçlara yatırım ile bu döngüden çıkmaya çalışsa da şimdilik Amazon’un yeni yatırımlarının gölgesinde kalmaya mahkum.

Dijital çağın aslında bugünümüz  olduğunun altını çizen Brand Finance, ilk defa Global 500 listesinin ilk 5 sırasında sadece teknoloji markalarının bulunduğunu belirtiyor. Listede 4. sırada 92.3 milyar dolar ile Samsung yer alırken, 5. Sırada yer alan Facebook’un marka değeri 89.7 milyar dolar görülüyor.

Bununla beraber Google’ın satın almış olduğu Youtube ise marka değerini neredeyse ikiye katlayarak 42. Sırada 25.9 milyar dolar ile yer alırken, Çinli teknoloji markaları da marka değerlerini artırma trendinde ilerliyor. Çin’in küresel marka değeri 2008’den bu yana %3’den %15’lere yükselirken 2018’de marka değerini 911.5 milyar dolar olarak görüyoruz. Bununla beraber 2018’in en hızlı büyüyen markalarının da Çin’den geldiğinin de altını çizmek gerekiyor.

Bölgelere göre öne çıkan markalara göz attığımızda 8.4 milyar dolar ile Latin Amerika’nın en değerli markasının bu sene Meksika’dan Pemex olduğunu, Avrupa’nın en değerli markası olarak 43.9 milyar dolar değerleme ile listede 15.sırada yer alan Mercedes Benz’i görüyoruz. Mercedes Benz’in değerini artıran ise takip ettiği pazarlama stratejisi ile genç hedef kitleye daha fazla hitap etmeye başlaması olarak görülüyor.

Orta Doğu’da ise dijital inovasyona artık eskisinden daha fazla önem veren Birleşik Arap Emirlikleri’nin telekomünikasyon markası Etisalat 7.7 milyar dolar değerleme ile yer alırken, Asya’nın en değerli markası Samsung listede daha önce bahsettiğimiz gibi 4.sıradan kendine yer buluyor.

Türkiye’nin en değerli markası ise 2.42 milyar dolar ile Türk Hava Yolları, ikinci en değerli marka ise 1.97 milyar dolar ile Turkcell iken, Türkiye’nin en değerli 100 markasının toplam değeri 27.2 milyar dolar değerinde. Ancak, İsveç’in en değerli markası olan listede yer bulan Ikea ise tek başına 24.4 milyar dolar marka değerine sahip. Türkiye’nin en değerli markaları ile ilgili yazdığımız “En Değerli 100 Türk Markası, Bir Starbucks Etmiyor” yazısına buradan ulaşıp daha ayrıntılı inceleyebilirsiniz.

Avusturya’nın en değerli markası olan medya ve telekomünikasyon şirketi Telstra’nın değeri ise 12.4 milyar dolar olarak belirlenmiş.

En güçlü markalar endeksini incelediğimizde 92.3lük puanı ile zirvede Disney’i görüyoruz. Her ne kadar yakın zamanda çoğunluk hisseleri 21st. Century Fox tarafından satın alınmış olsa da dünyada daha fazla kitleye ulaşabilmek için Disney sürekli markayı geliştirmek adına yatırımlar yapıyor.

En güçlü markalar endeksinde ilk 5’te ise Disney’den sonra sırayla Visa, Ferrari, Neutrogena, Facebook ve Lego yer alıyor.

Daha fazla detay için raporun tamamına buradan ulaşabilirsiniz.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link