Ülker Sosyal Medyayı Nasıl Kullanıyor?

“Markalar Sosyal Medyayı Nasıl Kullanıyor?” isimli yazı dizimize Hızlı Tüketim Malları  ile devam ediyoruz. İnceleyeceğimiz ilk marka Türkiye’nin en köklü markalarından biri olan Ülker. Bakalım Ülker sosyal medyayı nasıl kullanıyor?

facebook

  • Beğeni sayısı: 1,222,716
  • Hakkında konuşma: 6,812

Ülker’in Facebook stratejisini incelerken gözüme çarpan ilk detay sıcaklık ve samimiyet. Takipçilerini etkileşime davet eden, onlarla iletişim kurmaya özen gösteren bir anlayışla paylaşımlarını yapmaya çalışan Ülker, bu çabasının sonucunu almış olacak ki, gönderilerinin altına yapılan yorumların büyük bir çoğunluğu kullanıcıların olumlu yorumlarından oluşuyor. Markaların sıkıntı çektiği en önemli konulardan biri olan, paylaşımların altına, o paylaşımla hiç alakası olmayan şikayet mesajlarının geliyor olması konusu Ülker’de mevcut değil.

ülker_1

Gelelim paylaşımların analizine. Yazının girişinde de söylediğim gibi, takipçilerini paylaşımlara dahil etmeye ve onlarla etkileşim kurmaya özen gösteren bir anlayışla paylaşım yapan Ülker, bu stratejisinin meyvelerini topluyor gibi görünüyor. Diğer rakipleriyle kıyasladığımızda Ülker, hem takipçi sayısı hem de hakkında konuşanlar rakamlarına göre rakiplerinin bir hayli önünde yer alıyor. Takipçi sayısının artış ivmesi için Socialbakers verilerine bakarsak, haftalık ortalama 8.000 ile 10.000 arasında dalgalandığını görebiliriz.

ülker_6

Ülker’in, ülkenin bir anlamda tarihsel gelişimiyle birlikte her dönem var olan bir marka olması, markanın takipçileriyle etkili bir iletişim kurmasında önemli bir nokta olarak karşımıza çıkıyor. Ülker’in, hedef kitlesinin büyük bir çoğunluğuyla çocukluk dönemlerinden beri var olan bir marka olması, eskiye dönük tarihsel mozaikleri, paylaşımlarında kullanma imkanına sahip olmasına imkan sağlıyor. Bu tarz paylaşımların yanında anketler düzenleyen, ilgi çekici ve komik paylaşımlarda bulunan ve sponsoru olduğu futbol takımlarının maç ve özel günlerinde onlara yönelik paylaşımlarda bulunan Ülker, ilgiyi üst düzeyde tutmak adına büyük bir çaba gösteriyor.

ülker_4

Ülker’in sosyal medya stratejisinde dikkat çeken bir diğer önemli nokta ise, neredeyse her ürününe ait bir sayfa bulunması. Ülker’in resmi Facebook sayfası hariç, 80 sayfadan yalnızca  Çizi, Biskrem ve Albeni sayfalarının onaylı olması, buna karşın diğer 77 sayfanın onaylı olmaması bu sayfaların resmiyeti konusunda bir takım şüpheler doğursa da, Ülker’in bu sayfalara Facebook sayfasında yer vermesi, bir anlamda bunların resmi olduğunu doğrular nitelikte.

ülker_5

Tüm bu onaylı hesapların da bir milyona yaklaşık takipçi rakamına sahip olması, Ülker’in ana sayfasının sahip olduğu paylaşım stratejisiyle paralel bir stratejiye sahip olması, tüm bu sayfaların kendi uygulamaları ve kampanyalara sahip olması ve  Ülker’in ana sayfasından yaptığı paylaşımlarda, bu sayfaları referans göstermesi, Ülker’in sosyal medyayı ne denli ciddiye aldığını ve önem gösterdiğini kanıtlar nitelikte.

twitter

  • Takip edilen kişi sayısı: 40
  • Takipçi sayısı: 39954 

ülker_7Ülker’in Twitter stratejisinin Facebook stratejisiyle paralel olduğu ve aynı paylaşımlar paralelinde yol aldığını söylemek mümkün. Facebook’ta ne paylaşılmışsa Twitter’da da aynı paylaşımları görmek mümkün. Hatta çok nadir de olsa Facebook’a yapılan yönlendirmeler de mevcut.

ülker_9

Ülker’in farklı platformlar için farklı çözümler üretmek yerine, sosyal medya stratejisini tek bir strateji etrafında oluşturduğunu ve bunu her platform için uyguladığını söylemek yanlış olmaz. Twitter’da da, Facebook’ta olduğu gibi Ülker ürünlerine ait birçok farklı hesap bulunmakta. Ülker Çizi, Ülker Albeni ve Ülker Dankek bunlardan yalnızca birkaçı. Twitter’da da takipçisiyle iletişime girmeye, onları etkileşime davet etmeye yönelik paylaşımlarda bulunan Ülker, her ne kadar Facebook’ta ki takipçi sayılarına ulaşamasa da, Twitter hesap yönetimi konusunda başarılı bir çizgide bulunuyor.

ülker_8Ülker’in Twitter stratejisini, Facebook stratejisinden ayıran en önemli fark, takipçilerinin markayla ya da ürünle ilgili attıkları bazı tweetleri retweetlemesi. Her ne kadar Ülker ana hesabından son zamanlarda pek fazla retweet yapmamaya özen gösterse de, Ülker Çizi ve Halley gibi yan hesaplarından yoğun olarak retweet yaptığını görüyoruz.

ülker_10

Ülker’in farklılaştığı bir diğer nokta ise takipçileriyle iletişime geçmesi. Her ne kadar takipçilerinin yorumlarına ana hesabı üzerinden cevap vermekte kaçınan Ülker, Halley gibi yan hesaplarından takipçileriyle eğlenceli etkileşimlerde bulanabiliyor. İşte buna bir örnek:

ülker_11

googleplus

Ülker’in Google+ stratejisini incelemek adına Google+ hesaplarını bulmakta zorlandığımı söylemem gerek. Ne UIlker.com.tr üzerinde ne de sosyal medya hesaplarının bilgilendirme kısmında, Ülker’in bir Google+ hesabı olduğuna dair bir bilgi yok. Uzun uğraşlar sonucu, Ülker’in Google+ hesabına ulaşamasam da, Ülker’in yine bir alt markasına ait olan Ülker İçim sayfasına ulaşabildim. Google tarafından onaylanmış olan bu sayfa, 70,400 takipçiye sahip. En azından bu sayfanın paylaşımlarını incelediğimizde karşımıza yine aynı stratejinin çıktığını söylemek mümkün: Tek bir içeriğin, tüm mecralardan aynı şekilde servis edildiğini görüyoruz.

ülker_12

Diğer Sosyal Ağlar

Ülker’în Instagram ve Pinterest üzerinde de hesapları olduğunu söylemek gerekiyor. Ancak bu hesapları kontrol ettiğimizde, Instagram üzeirnden yalnızca 21 nisan günü Bizim Çilek Adası etkinliğinde paylaşım yapıldığını, bunun haricinde bir paylaşım yapılmadığını görüyorum. Pinterest hesabında da durum aynı şekilde. Toplamda 3 albüme sahip olan Ülker, bunları göndereli bir sene geçmesine rağmen herhangi bir etkileşimde bulunmamış. Google+, Instagram ve Pinterest hesaplarını birlikte değerlendirirsek, karşımıza çıkan tablo, deneme amacıyla ya da bir hevesle açılmış hesaplar olarak çıkıyor. Ülker’in bu sayfalara Ulker.com.tr üzerinde de yer vermesi, sayfaların doğruluğu konusunda şüpheleri ortadan kaldırırken, bu sayfalara neden gerekli önemin gösterilmediği konusu ise tüm şüpheleri tekrar etrafında topluyor.

Ülker_13

Bu kadar olumsuzluğa rağmen Ülker’in Youtube kullanımını göz ardı etmemek gerekiyor. 2006 yılında Youtube üzerinde adına bir hesap açan Ülker, yaklaşık bir senedir yoğun olarak içerik paylaşımı yapıyor. Kendine, alt markalarına ve etkinliklerine ait neredeyse her reklamı ve videoyu bulabileceğiniz kanal, takipçilerine markaya dair zengin bir içerik sunuyor.

Ülker’in kendi ve alt markalarına ait tüm sosyal medya hesaplarına bu adres üzerinden ulaşabilirsiniz: http://www.ulker.com.tr/tr/bilgi/web-sitelerimiz

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlamasyon.com’un eş kurucusu. Koyu Barcelona, The Beatles, Apple ve Steve Jobs hayranı.

Bir Cevap Yazın

Müşteriye Çok Fazla Seçenek Sunmak Doğru Satış Stratejisi mi?

Müşterilerinize çok fazla seçenek sunduğunuz için gurur mu duyuyorsunuz yoksa pişmanlık mı? Yüzlerce seçeneği önüne serdiğiniz müşteriler sizce ne kadar mutlular?

Sizinle Barry Schwartz’ın Paradox of Choice (Tercih İkilemi) adlı kitabından belki birçoğunuzun da hatırlayacağı bir örnek paylaşayım:

Bir grup müşteriden, bazı kaliteli reçel örneklerini deneyerek seçim yapmaları istendi. Grubun yarısına 6 reçel örneği sunulurken, diğer yarısına da 24 örnek sunuldu.

Altı örnek sunulan müşterilerden %30’u reçelleri denedikten sonra alışveriş yaparken, yirmi dört örnek sunulan müşterilerin sadece %3’ü denemelerini alışverişle sonlandırdı. Bu da %90 daha az satış demekti.

Çok fazla seçenek kafa karışıklığı, daha uzun bir satın alma süreci ve nihayet daha az satış anlamına geliyor.

Süreci şöyle inceleyebiliriz:

Çok fazla seçenek çok fazla düşünmeye sevk ediyor. Bir karar vermek için çok fazla düşünmek gerektiğinde ise genellikle hiç bir şey yapmama eğiliminde oluyoruz. Kesinlikle bir seçim YAPACAĞIMIZI veya YAPMAMIZ GEREKTİĞİNİ bilsek bile, genel olarak kararımızı erteliyor ve bu kararı kolaylaştırmak üzere daha fazla bilgi toplamayı tercih ediyoruz.

Bu konudaki kilit nokta ise insan psikolojisindeki şu güdüden geçiyor:

Hiç kimse YANLIŞ TERCİH YAPMAYI sevmez! Haliyle zor bir seçim yapacağı zaman insanlar doğal bir eğilimle kesin bilgilere başvurma ihtiyacı duyarlar. Çünkü kendilerini yanlış bir karar verdikleri için suçlu hissetmek istemezler.

İşte müşterilerinize tatmin edici satın alma kararları verebilmeleri ve hızlı seçim yapabilmeleri için yardım etmenizi sağlayacak 4 anahtar yaklaşım:

1. Seçenekleri Azaltın:

ABD’nin ünlü yol üstü restoranlarından biri olan Sonic Drive-In’de ne kadar içecek türü bulunuyordur sizce? Tam 688.133! Çılgınca, değil mi? Peki ama menülerinde kaç tanesi sunuluyor dersiniz?

50 taneden daha az…

sonic-drive-in-menuesue

2. Satın Alma Kararını Kategorilerle Belirleyin:

Araç satın almak isteyen bir müşteri düşünün. Sıfır ve ikinci el tüm araçların bir arada olduğu araba pazarlarındaki gibi bir düzen bu müşteri için ne kadar kafa karıştırıcı ve yorucu olurdu sizce? Hatta binek araçlar, ticari araçlar ve SUV tarzı araçların hepsi dağınık bir biçimde ve rastgele bir araya toplanmış olsa? Satın alma sürecinin ne kadar uzun ve karmaşık olacağını hayal edin.

araba-pazari

3. Karar Vermek Üzere Müşterilere Yönlendirmeler ve Tavsiyeler Sunun:

Örneğin sipariş süreciniz birden fazla adımı ve seçenekleri içeriyorsa, daha hızlı karar verebilmeleri için müşterilerinize rehberlik edecek yönergeler sunun. Satın alma sürecinde ne olacağını ve bir sonraki adımda ne yapmaları gerektiğini bilmelerini sağlayın.

satin-alma-suereci

4. Yalnız Olmadıklarını Hissettirin:

Kimse yanlış karar vermeyi sevmediği için, insanlar genellikle bir seçim yapmak üzere iken daha önce başkalarının da aynı seçimi yapıp yapmadıklarına bakarlar. Tercihlerinin doğru olup olmadığından emin olmak için sosyal kanıt ararlar.

Referansların kullanımı yanlış karar verme korkusunu dindirmek üzere önemli bir katkı sağlar. Amazon sattıkları tüm ürünlerle ilgili olarak müşteri değerlendirmelerine önemli bir yer vermek suretiyle bu konuda harika bir iş çıkarmaktadır. Bu marka da aşağıdaki resimde önemli bir vurgu yapıyor. Fark ettiniz, değil mi?

referansla-pazarlama

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Türkiye’de Influencer’ların En Sevdiği Mecra Instagram

Türkiye’deki Influencer Marketing pazarının büyüklüğü ve gelişimi hakkında CreatorDen geniş bir rapor yayınladı. Rapora göre dünya genelinde 2017 yılında Influencer Marketing pazarı 1.1 milyar dolardan, 1.5 milyar dolar seviyelerine kadar büyüdü. Türkiye’de ise Pazar 30 milyon TL büyüklüğünde!

Türkiye’de gerçekleştirilen Influencer Marketing faaliyetlerinin %48’i Instagram’da gerçekleştirildi. Bu oran aynı zamanda Instagram’ın en trend mecra olduğunu da doğruluyor. Instagram’ın ardından %21 ile Facebook, %16 ile Youtube ve %15 ile Twitter’da gerçekleştirilen Influencer Marketing çalışmaları geliyor.

Influencer Marketing çalışmaları %19 oranında güzellik ve makyaj alanında gerçekleşirken, %18 oranında moda alanında gerçekleşiyor. Hemen ardından %13 ile seyahat ve %12 ile yaşam ile yemek kategorileri göze çarpıyor. Yani aslında Influencer Marketing’in genellikle hedef kitlesini kadınlar oluşturuyor. Bu oranlar Influencer’ların uzmanlık alanlarına da yansıyor. Türkiye’de faaliyet gösteren Influencer’ların %10’u yaşam, %6’sı moda, aile ve güzellik alanında, %5’i ise eğlence, seyahat, iş dünyası ve sağlık alanında.

Influencer’ların takipçileri ise genellikle Facebook’ta daha ağır basıyor. Influencer’ların en çok takip edildiği yer olan Facebook’ta ortalama takipçi oranları 63bin olurken, sırasıyla Twitter’da 59bin, Instagram’da 47bin ve Youtube’da 41bin oldu. Influencer Marketing çalışmalarının en etkili şekilde gerçekleşebilmesi için Influencer’a ürün gönderiminin gerekliliğinden bahseden CreatorDen kurucusu Ozan Tabak; “Gerçekleştirilen çalışmaların %40 gibi büyük bir oranında markalar Influencer’lara örnek ürün gönderiyor, bu ürünlerin daha iyi tanıtılmasına yol açıyor” dedi.

Markalar da Influencer Marketing alanına her geçen gün daha çok bütçe ayırıyor. Çalışma yapan markaların %9’u bir yıl içerisinde 100 bin TL’den daha fazla bütçe harcıyor. 5 bin TL’ye kadar bütçe ayıran markaların oranı ise %32.

Araştırma ile ilgili düşüncelerini paylaşan Tabak; “CreatorDen’de 2017 yılında 2000’den fazla Influencer ile birebir çalıştık, en gurur duyduğumuz metriğimiz ise etkileşim oranımızın %4.9 olması oldu. Yıl içerisinde Influencer’lara 1 milyon TL’den fazla ödeme gerçekleştirdik” dedi.

CreatorDen Hakkında:

2015 yılında kurulan CreatorDen, TRPE Venture Partners’den ilk yatırımını almış olan ve sisteminde onbinlerce influencerı barındıran, Türkiye’nin en büyük influencer marketing platformudur. Sistemde markalar Facebook, Twitter, Instagram, Youtube ve Snapchat için influencerlara içerikler ürettirebiliyor ve ağızdan ağıza pazarlamanın gücünü kullanarak influencerlar aracılığıyla doğru hedef kitleye seslenebilyorlar.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link

MARKETING MEETUP 2018



Türkiye'nin en değerli konferans içeriğini, Erken Kayıt indirimi ile takip edin!
Erken Kayıt Fırsatı
close-link












Türkiye'nin en değerli konferans içeriğini, Erken Kayıt indirimi ile takip edin!
BU ETKİNLİKTE OLMALIYIM
19 Nisan'da Uniq Istanbul'da Sophia'nın da katılımı ile Marketing Meetup'ta buluşuyoruz.
close-link