Türkiye’nin Sosyal Medya Kullanım Alışkanlıkları 0

Türkiye’nin en çok oy kullanılan sosyal anket platformu Poltio, kullanıcıları tarafından sorulan ve toplam 13111 kez yanıtlanan sorularını analiz ederek Türkiye’nin sosyal medya kullanımı alışkanlıklarını inceledi.

En çok vakit geçirilen sosyal medya platformu hala Facebook!

İnsanlara en çok hangi sosyal medya platformunda vakit geçirdikleri sorulduğunda görüldü ki insanlar en çok Facebook’ta, ikinci olarak da Instagram’da vakit geçiriyor. 1939 kişinin %55’i bu soruya Facebook cevabını verirken, %30’u da Instagram cevabını verdi.

 

Sosyal medyada arkadaşlıktan çıkarmak için en önemli sebepler: Siyasi görüş farklılıkları, görgüsüz paylaşımlar, ve gerçek hayatta görüşülmeyen kişiler!

İnsanlara Poltio.com’a gore en çok vakit geçirilen sosyal medya platformu Facebook’ta paylaşımlarından hoşlanmadıkları kişilere ne yaptıkları sorulduğunda 2828 kişinin %61’i ‘arkadaşlıktan çıkarırım’ cevabını verirken, %39’u ise ‘gönderilerini gizlerim’ yanıtını verdi. Aynı soru Instagram için yöneltildiğinde ise 1942 kişinin %64’ü ‘takipten çıkarırım’ cevabını verirken, %36’sı ‘görmezden gelirim’ şeklinde yanıtladı.

Arkadaşlıktan çıkarmak ile ilgili sorulan ‘Facebook’ta arkadaşlıktan çıkarma veya arkadaşınızın gönderilerini engellemenizin başlıca nedeni nedir?” sorusuna verilen cevaplara göre, 1919 kişinin %33.3’ü siyasi görüş farklılıklarını sebep olarak gösterirken, %25.3’ü  görgüsüz paylaşımlar yapılması sebebiyle, %14.4’ü ise gerçek hayatta görüşmedikleri kişiler olduğu için arkadaşlıktan çıkardığını ya da arkadaşlarının gönderilerini engellediğini belirtti.

Aynı şekilde, 752 kişiye ‘Instagram’da takip ettiğiniz kişileri takibi bırakmanızın başlıca nedeni nedir?” sorusu yöneltildiğinde ise, bu kişilerin %27.8’i  görgüsüz paylaşımlar yapılmasını buna sebep olarak gösterirken, %21.6’sı gerçek hayatta görüşmedikleri kişiler olması sebebiyle, %18.9’u ise siyasi görüş farklılıkları sebebiyle takip ettikleri kişilerin takibini bıraktıklarını belirtti.

Sosyal medyada ayıp olmasın diye takip ediyoruz!

Poltio.com’da verilen cevaplara göre ‘Sosyal medyada seni takip eden birini sırf ayıp olmasın diye istemeden takip ettiğin oluyor mu?’ sorusunu yanıtlayan 3731 kişinin %65’i evet derken %35’i hayır cevabını verdi.

Pazarlamasyon Pazarlama, Sosyal medya, Marka Yönetimi, Pazarlama İletişimi, Dijital Pazarlama ve İş Dünyası konularına odaklı bilgi kaynağı.

Bir Cevap Yazın

Güneş Tutulması Üzerine Markaların Paylaşımları 0

Çağlar boyunca güneş tutulmalarına mistik anlamlar yüklendi, bunların pek çoğu da tutulmanın kötü bir şeylerin habercisi olması yönündeydi. Bu nedenle doğal afetlerden tutalım da kıyamet alâmetlerine, günahkâr kulların işlediği günahlarla tanrıları kızdırmasına kadar uzanan birçok söylentinin kaynağı olarak görüldü. Günümüzde bu olay da pazarlama ekiplerinin radarına girdi ve markalar tam güneş tutulması konusunu es geçmedi.

Son yüz yıldır ABD’de kıyıdan kıyıya, yani ülkenin en doğusundan en batısına dek boydan boya görülebilen ilk tam güneş tutulması nihayet gerçekleşti. Konu böylesine ender gelişen bir doğa olayı olunca, elbette marka ekipleri de gündemi fırsata dönüştürmek için sosyal ağlarda farklı içerikler paylaştı. Gelin, tam güneş tutulması üzerine içerikler paylaşan markalardan bazılarına birlikte bakalım.

Dunkin Donuts

Donutların efendisi olmada Krispy Kreme’in ezeli rakibi Dunkin Donuts, tam güneş tutulması öncesinde başlattığı kampanyayla dikkat çekti. Munchkin ürünleri büyük ilgi gören marka, ürünle gündemi birleştiren bir artırılmış gerçeklik (AR) çalışmasına imza attı ve aşağıdaki videoyu paylaştı. Videoda, güneş tutulmasının ABD’deki güzergâhı harita üzerinde gösteriliyor ve bu rota üzerinde yaşamayanların, nadiren görülen bu doğa olayının neye benzediğini görmeleri için hazırlanan Moonchkin adlı mobil uygulamayı indirmeleri ve çıkan Moonnchkin tanesini Güneş’in yerine konumlandırmaları söyleniyor. Güneş hiç böylesine lezzetli olmamıştı, değil mi?

Krispy Kreme

Sanırsınız sanki bütün donut zincirleri bu tutulmayı beklemiş. Dunkin Donuts tam güneş tutulmasından yararlanmak ister de Krispy Kreme boş durur mu? Ne var ki onlar mobil teknolojiden yararlanmak yerine, yeni tip ürün çıkarmakla yetinmeyi seçmiş. Video törensel bir ses ve görüntü uyumuyla başlasa da, tam güneş tutulması şerefine ilk kez tamamen çikolata kaplı donut yapmak, bulunmaz Hint kumaşı bir yenilik olmasa gerek. “Barış için koşuyorum.” demekten pek de farkı yok sanki, ne dersiniz?

Denny’s

Kahvaltılık ve atıştırmalık restoran zinciri Denny’s de tutulmayı fırsat bilenler kervanına katılanlar arasında yer aldı. Sevilen pancake’ini Güneş’in üstüne koyarak Ay statüsüne yükselten marka, güneş tutulmasını kutlamak amacıyla 21 Ağustos’taki alışverişlerde müşterilerin, 4 dolar karşılığında diledikleri kadar pancake yiyebileceklerini duyurdu.

Malibu

Yaz mevsimiyle özdeşleşen markaları sıralasak, herhalde Malibu dereceye girer. Logosundan mat ve tek renk şişe tasarımına dek yazı çağrıştıran içki markası, siyah romun rengiyle tutulma esnasında gerçekleşen karanlık arasında bağlantı kurmaya çalışıyor ve bunu bir parti vermeye neden olarak öne sürülüyor. İçerik yazın enerjisini yansıtsa da, gündemle ilişki kurması açısından zorlama bir çalışma gibi duruyor.

Royal Caribbean

Düzenlediği gezi gemisi(cruise) turlarıyla ünlenen Royal Caribbean ise müziğin gücünden yararlanmayı seçti. 21 Ağustos’ta yoluna devam eden Oasis of the Seas turunda gemi, bir zamanların popüler şarkıcısı Bonnie Tyler’ı sahnede ağırladı. Yolcular, güneş tutulmasını izledikten sonra Bonnie Tyler’ın 1983 yılında çıkan Total Eclipse of the Heart (Tam Kalp Tutulması) adlı şarkısını, solistin canlı performansıyla dinlediler. Açıkçası Malibu ne kadar zorlama bir iş yaptıysa, tersinin Royal Caribbean için geçerli olduğunu söyleyebilirim. Tyler’ın canlı performansını, yolcuların tutulmayı izlemeye beklemesiyle başlayan videonun 40. saniyesinden itibaren izleyebilirsiniz.

Airbnb

Tam güneş tutulmasını gözlemlemek amacıyla, tutulmanın görülemediği yerlerden yaklaşık 50 bin kişinin bu rotadaki kentlere geleceğini tahmin eden Airbnb, National Geographic ile iş birliğine vardı. Şanslı iki kişiyi, tutulmanın en iyi izlendiği yerlerden olan Oregon eyaletinin Bend kentine getiren şirket, konuklarını buradaki hava gözlem merkezinde ağırladı. Güneş tutulmasını en iyi şekilde izlemek için gereken tüm donanımı sağlayan Airbnb’nin yanı sıra talihlilere, National Geographic’ten bir uzman ve Yale Üniversitesi’nde görevli bir astronom da eşlik etti.

Airbnb’nin tam güneş tutulmasında konuklarını ağırladığı gözlem yeri.

Warby Parker

Söz konusu gözlük olunca, başta Ray-Ban olmak üzere birçok marka akla geliyor. Fakat benim birkaç yıl önce YouTube videoları üzerinden müşteri desteği veren Warby Parker’ın yerinin bende başka olduğunu söylemeliyim.

Türkiye’den görülebilen 1999 yılındaki tutulmayı izlemiş kuşaktan biri olarak, güneş tutulması olunca en çok konuşulan taraf, neyle izlenmesi gerektiği olduğunu da belirteyim. Durum böyle olunca, teknik donanım olanağı olmayan milyonlarca insan özel gözlük arayışına girmişti. Hâliyle Warby Parker’ın bu gündemi atlayamazdı ki farkını yine ortaya koydu.

Marka, izleyenleri gülümsetirken bilgilendiren bir video hazırlamış. Güneş tutulmasına özel gözlüklerin kapış kapış gittiği ABD’de, bunlardan birine bile yetişememiş kişilerin olduğunu da düşünmüş. 80’li yıllar ile 90’lı yılların başındaki müzik tarzını ve sahne imajını yansıtan videoda, güneş tutulmasına dair bilgiler; komik danslar, kostümler ve müzikal bir havayla yansıtılmış.

ABD’deki bir sonraki tam güneş tutulması yalnızca 12 eyalette görülecek ve 2024 yılının Nisan ayında gerçekleşecek. Bakalım 7 yıl sonra hangi markaların, hangi içerikleriyle karşılaşacağız. Peki, sizin bu paylaşımlararasındaki favoriniz hangisi oldu?

Sanal Koridorlarda, Parasız Dolaşan Tüketicilere Ulaşma Yolları Nelerdir? 0

“Cryptocurrency” sektörü Temmuz ayı itibariyle inanılmaz bir yükselişe geçti. Bitcoin, Ethereum, SETLcoin ve diğerleri, alana giren yeni oyuncular, vahşi değer dalgalanmaları yaşadı. Gelecek bize “cashless/parasız” bir dünyanın çağrısını sunuyor.


Bugün Bitcoin devletler tarafından korunmaya alınmış, spekülasyonları dengede tutulan bir birimdir. Diğer sanal sikkelere oranla güvenliği daha fazla koruma altındadır ve çok da uzun olmayan bir vadede, diğerlerine oranla artısı net ölçümlenebilecek bir birimdir.

Ethereum, SETLcoin ve diğerleri bugün güvenlik açıkları bulunan, saldırıya uğrayan ve belli bir grubun elindeki birimlerdir. Dolayısıyla manipülasyona çok daha açıklardır.

 

 


Her ne kadar Türkiye’deki yatırım araçları hala “geleneksel” altın, döviz, gayrimenkul seviyesinde gezmeye devam etse de, hızlı adapte olan ülkem insanı için, oyun gibi başlayacak olan sanal para kullanımı, pek yakında bir yatırım değerine de dönüşecektir. Tıpkı 1637’de yaşanan, Hollanda’nın Lale Soğanı Çılgınlığı gibi…
2016 Google aramalarına baktığımızda “No More Cash” aramasının ilk 10’da yer aldığını görüyoruz. Dünyada yaşanan sosyal, ekonomik ve güvenlikle ilgili dalgalanmalar, sanal paraların yükselişine, elbette neden oldu. Dijital cüzdanlar, anında iptal edebildiğimiz kredi kartları, sanal kartlar, tehlikeli dünyaya karşı “kaynaklarımızı” korumanın en güvenli yolları olmaya başladı.

Türkiye’de de durum, az biraz geriden gelmesine rağmen hiç de göz ardı edilir gibi değil. Peş peşe kapanan online alışveriş devlerine inat, her geçen gün abone kutuları, online satış siteleri, sadece kredi kartı ile ulaşabildiğimiz gündelik hizmet açılımları bir bir ortaya çıkıyor.

Dünya, esas olarak maddi malların mülkiyetine dayalı bir ortamdan, hizmet, hayatı kolaylaştırma ve erişim odaklı bir ortama kayma eğilimindedir. Küresel ekonominin tamamı, maddi nesnelerden, maddi olmayan alanlara doğru kaymaktadır. Birçok analist bu dalgalanmaların, sürdürülemez olduğunda hem fikir olsa da işin pazarlama tarafında değişen alışveriş alışkanlıkları için adımlar atılması elbette kaçınılmaz.

Avrupa’nın bireyselliğine oranla Türkiye pazarında bu dinamikleri yönetmek bir miktar daha zor. Sosyalleşmesinden asla vazgeçemeyen Türk halkı, “parasını verdim, hizmetin de kralını isterim” edasından online dünyada bile vazgeçmeyecek.


Bu durumda, klasik satış yöntemlerini uygulayıp, göz teması kuramayacağımız, sesimizle, sözümüzle iknadan uzaklaştığımız tüketicileri, sanal koridorlarda, nasıl yakalayacağız sorusu geliyor akıllara…

Pazarlamaya yılları vermiş her meslektaşım bilir ki, bu ülkede hiçbir şey geçmişte kalmaz. Geçmişim değerlerinden ilham alır, yeniliklerle köpürtülür ama temeli, her daim insani ilişki ve yaşama dokunma olarak kalır.

Bugün zaten sanal dünya ve o dünyanın alışveriş alışkanlıkları giderek oturmaya başladı, çekingen tüketici için füzyon bir ilişki oluşturmak ve bunun üzerinden tetikleyici olmak mümkün. Ekonominin daraldığı, güvensizliklerin hat safhada olduğu ülkemizde dahi, tüketicilerin online alışveriş kanalları için “ihtiyat akçesi” mevcut. Az bir miktarla sitelerin güvenilirliğini ve hizmet kalitesini test eden tüketiciler, ilk alışverişin deneyimi sonucunda devamlılıklarını sağlıyorlar.


Pahada ağır ürünler için ise iş biraz daha değişiyor. Deneyime, servise, danışacak elemana daha fazla ihtiyaç duyuluyor. ( Özellikle kadın hedef kitle için kozmetik, teknoloji alışverişlerinde bu eğilimleri gözlemliyoruz) Bu noktada standart online danışmanların yerine, çok daha “gerçek” bir deneyim sunmanın fayda sağlayacağına inanıyorum. Artık herkes görüntülü konuşma özelliklerine sahip telefonlarla hayatını sürdürüyor. Bu sistemleri, alışveriş dünyasına adapte etmenin, deneyim ve hizmet kalitesi anlamında ciddi bir yükselişe neden olacağı aşikâr.

Call Centerlarda sadece sesini duyduğumuz ama kredi pazarlığı yaptığımız asistanlarla, ofisimizde, evimizde yüz yüze görüşmelerle iletişime geçmek her iki taraf için de daha hızlı ve verimli bir ilişkinin başlangıcı olacaktır.


Anlamsız pop-up reklamlar yerine, hali hazırda big datayı takip eden firmaların, eğilim bazlı online chat imkanları sunması, deneyim bazlı ürünlerle tüketicileri buluşturup, sanal ortamda da onlarla ilişki kurmaya başlaması, sms ve e-mailing trafiğinden, junk maile düşmekten çok daha hızlı satış getirecektir.
Düşünsenize, deneyimleme imkanı bulamadığını

z bir ürünü, yine de uzaktan bile olsa görerek, sorarak iletişim halinde kalarak satın almak, tembel bedenlerimiz, zamansız hayatlarımız için nasıl bir güzellik!

Yetmez, kredi kartlarımız, sadakat kartlarımız içerisinde biriken ve artık kurumlar için verimli olmaktan çıkan “parapuanlarımız” sanal koridorlarda, alışveriş imkanını bize sunsa…

CRM, big data ve deneyim pazarlamasının, güç birliği yapacağı bir ticari ortamda, tüketici için cazibe merkezi olmak kaçınılmaz. Tek sorun, egolarımızı, kaygı ve korkularımızı geride bırakıp, akıl birliği etmeye teşne hale gelmek.

Keyifli bir hafta dilerim.
Esra Baykal Güçlü

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Bugün, 'Blind Date' İndiriminde Son Gün!
close-link
Marketing Meetup
 

ERKEN
KAYIT FIRSATI


Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Orada Olmalıyım

Sektörü buluşturan etkinlikte siz de yerinizi ayırtın!
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link
İçerikle Pazarlama Workshop

Yemekcom Ürün Müdürü Batuhan Apaydın ile, içeriğin kral olduğu yeni dünyayı keşfetmeye hazır mısınız?
Hemen Kaydol
close-link