Tumblr Markaların Sosyal Medya Stratejisinde Ne Derece Önemli?

BlogKısa bir süre önce 1.1 milyar dolara Yahoo tarafından satın alınan Tumblr’ın aylık tekil ziyaretçi sayısı 225 milyonu geçerken, her gün 125 milyon kez görüntülenen site markalar için ne derece cezbedici?

Bu  soruya yanıt vermek için birkaç istatistiğe bakmamız yeterli. Öncelikle geçtiğimiz aylarda ABD’de  100’den fazla sektördeki 10.600 şirkete yapılan araştırmada, şirketlerin sadece 2400’ünün Tumblr’da isim olarak var olduğu gün yüzüne çıktı. Basit bir oranlama yaptığımızda kullanım oranının %25’in altında kaldığını görüyoruz ki bu oran Tumblr’ın kalesi olan ABD için son derece düşük bir rakam.  Ek olarak bu 2400 markanın da 600’ünün hiç bir paylaşımda bulunmadığı da ortaya çıktı. Yani net kullanım oranı %20’ye bile ulaşmıyor.

ABD’de %20’yi bile bulmayan Tumblr kullanımının Türkiye’deki rakamları henüz belli değil. Ancak Tumblr’ın Türkiye’de çok da iyi bir seviyede kullanılmadığını göz önünde bulundurursak şirketlerimizin çok büyük bir kısmının bu siteye rağbet göstermediğini de anlayabiliriz.

[colored_box color=”eg. blue, green, grey, red, yellow”]Peki neden her gün milyonlarca kişi tarafından görüntülenen bir sosyal ağın şirketler tarafından kullanım oranı düşük?[/colored_box]

Yanıt aslında çok basit: WordPress. Markaların çoğu iletişim kanallarını geliştirmek için WordPress tabanını kullanıyor. WordPress’in çoklu kullanıcı tarafından kontrol edilme, SEO ve gelişmiş optimizasyon seçenekleri ile Tumblr’dan bir hayli önde olduğu bir gerçek. Ancak Tumblr’ın bir sosyal ağ olması ve basit arayüzü sayesinde geri plana atılmaması gerekiyor. İletişimdeki aksiyonunu geliştirmek isteyen markalar WordPress’e ek olarak Tumblr’ın görselliğinden de faydalanmalılar.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlama alanında Türkiye’nin en çok okunan blogu : Pazarlamasyon‘un kurucusu.

Bir Cevap Yazın

Drone’la Mangal Yapan Millet, Influencer Marketing’i Yemez

Evet, biliyorum geleneksel reklam verme yöntemleri giderek etkisini kaybediyor. Evet, biliyorum markalar kendilerini ifade etmekte ve günde ortalama 3000 pazarlama mesajını alan tüketicinin beyninde yer edinmekte zorlanıyorlar. Biliyorum, biliyorum… Ama burası Türkiye. Burada durum biraz daha farklı işliyor. Gelin biraz pazarın dinamiklerine biraz da rakamlara bakalım.

Tüm dünyada Instagram influencer pazarı 1 milyar dolara ulaşmış durumda. Bu rakamın 2019’da 2 katına çıkması bekleniyor. Bu işin Instagram kısmı tabii ki. Twitter’ı, Facebook’u, LinkedIn’i derken 10 milyar doların üzerine çıkan bir pazardan söz ediyoruz aslında. Türkiye’de ise durum farklı. 2020 itibariyle influencer marketing’in Türkiye’de 100 milyon TL’lik bir pazar olacağı tahmin ediliyor.

Şimdi biraz da araştırmalara gözatalım. İstanbul Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Görevlisi Güventürk Görgülü ve Pazarlama 3.0 editörü Turan Farajova, yürüttükleri “Sosyal Medya Fenomenleri Takipçilerinin Satın Alma Tercihlerini Etkiliyor Mu?” başlıklı araştırma sonuçlarına göre fenomenlerin tavsiyelerinden etkilenme oranı düşük olmakla birlikte katılımcıların yüzde 77.9’u, kendisi dışındaki bireylerin fenomenlerden etkilendiğini düşünüyor.

Benzer bir durum bizim sosyal medya anketimizde de gerçekleşti. Sonuçları hemen aşağıda.

İşin ilginci, yurtdışında yapılan araştırmalar, influencer’ların satın alım kararlarında çok daha etkili olduğunu söylüyor. Ancak Türk insanı için çok da geçerli değil bu. Çünkü biz samimiyiz, açıkgözlüyüz, hangi hamlenin ne için yapıldığını biliyor; işin içine markanın girdiğini ve reklam yapmaya çalıştığını hemen anlıyoruz. O yüzden de ortalama bir paylaşımda binlerce etkileşim alan influencer’lar, marka paylaşımlarında neredeyse hiç etkileşim alamıyorlar.

Markaların bu toplumu gözardı etmemesi gerekiyor. Bu toplum, aşağıya düşen eşyasını almak için elektrikli süpürgeyi aşağıya sarkıtan, mangal közünü alevlendirmek için drone kullanan bir toplum. Bu toplum samimi olan şey ile samimi olmayan bir şeyi ayırt etmesini çok biliyor.

Zamanında “Fanta’ya “Sarı Kola” Diyen İnsana Storytelling Yapmak mı?” diye sormuş ve şöyle demiştim; “Bir pazarlamacının en büyük görevidir içinde bulunduğu toplumu anlayabilmek ve buna göre stratejiler üretebilmek. Çoğu zaman gerçek dünyayı kendi yaşadığımız dünya ile karıştırıyoruz; ondandır bu cümlelerim.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Sosyal Medya Fenomenleri Satın Alma Tercihlerinde Ne Kadar Etkili?

Hatırlarsanız yakın zamanda reklamlarda ünlü kullanımının etkisinin neden azaldığıyla ilgili bir yazı yayınlamıştık. Bu yazıda bahsettiğimiz “influencer” denilen sosyal medya fenomenleri ile ilgili İstanbul Bilgi Üniversitesi bir araştırma yayınladı.

İstanbul Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Görevlisi Güventürk Görgülü ve Pazarlama 3.0 editörü Turan Farajova, yürüttükleri “Sosyal Medya Fenomenleri Takipçilerinin Satın Alma Tercihlerini Etkiliyor Mu?” başlıklı araştırma sonuçlarını açıkladı. Araştırma sonuçları, Influencer Marketing yönteminin, ancak etkili seçme ve ölçme araçlarıyla, markalara belirli ölçülerde fayda sağlayabileceğini gösteriyor. Fenomen takipçilerinin, satın alma güçleri ve tavsiyeleri tüketime dönüştürebilme kapasitelerinin, ürün ve fenomen bazında ölçülmesi gerekiyor. Bunun yanında işbirliği yapılan her fenomenle, hangi ürünün, hangi tür paylaşımla daha etkili olabileceğinin de ölçülebilir olması gerekiyor.

Kadınlar erkeklere oranla daha fazla etkileniyor

Ankete katılanların yüzde 70’ten fazlası marka tercihlerinde fenomenlerin rolü olmadığını düşünüyor. Her 100 kullanıcıdan 80’i de son bir yıl içinde fenomenler aracılığıyla tanıtılan herhangi bir markayı satın almadığını ifade ediyor. Aynı konuda kadın erkek ayrımına bakıldığında, kadınların marka tercihi ve satın alma konusunda, izledikleri fenomenlerden daha yüksek oranda etkilendikleri görülüyor.

Kadınların yüzde 42’si marka tercihinde izlediği fenomenlerden etkilendiğini söylerken, erkeklerde bu oran yüzde 20’nin altına düşüyor. Kadınların yüzde 30’u son bir yıl içinde fenomenler aracılığıyla tanıtılan bir ürün veya hizmeti satın alırken, erkeklerde bu oran yüzde 10’lara kadar geriliyor.

“Ben etkilenmiyorum ama başkaları etkileniyor”

Sosyal medya fenomenlerinin tavsiyelerinden etkilenme oranı düşük olmakla birlikte katılımcıların yüzde 77.9’u, kendisi dışındaki bireylerin fenomenlerden etkilendiğini düşünüyor. Bu görüşe bağlı olarak takipçilerin yüzde 64’ü markalar için fenomenle pazarlamayı gerekli görüyor.

Sponsorlu içerikler dikkate alınmıyor

Fenomen takipçilerinin önemli bir bölümü bu hesapları kişisel paylaşımlar için izliyor ve sponsorlu paylaşımları dikkate almıyor. Yaş ve gelir grubuna göre bazı ufak değişimler gösterse de fenomen takipçileri, Influencer Marketing’in belirli sektörlerde etkili olabileceğini düşünüyor. Bu sektörlerin başında da; yeme içme, turizm seyahat, kişisel bakım, sanat, eğlence ve hazır giyim geliyor.

Araştırma sonuçları pazarlama bütçelerinin daha verimli kullanılmasını sağlayacak

Araştırma sonuçlarını değerlendiren İstanbul Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Görevlisi Güventürk Görgülü; “Amacımız, sosyal medya fenomenleri aracılığıyla yapılan marka iletişiminin, tüketici bazında yansımalarının görülmesini sağlamaktı. Influencer Marketing günümüzün en etkili pazarlama iletişimi yöntemlerinden biri olarak kabul ediliyor. Gerçekleştirdiğimiz araştırma ise “fenomen” olarak tanımlanan kişilerin, takipçilerinin ancak küçük bir bölümü için “influencer” olabildiğini gösteriyor. Bu nedenle mecranın kullanımı da belirli bir ölçü ve dikkat gerektiriyor. Araştırma sonuçlarının, pazarlama bütçelerinin daha verimli kullanılmasına katkı sağlayacağına inanıyoruz” dedi.

Çok takipçili sosyal medya kullanıcıları aracılığıyla gerçekleştirilen araştırmaya 340 kişi katıldı. Ankete cevap verenlerin yüzde 58’i erkek, yüzde 42’si kadın oldu. Katılımcıların yüzde 31.1’i, 18 – 25 yaş aralığında; yüzde 37.6’sı, 26 – 35 yaş aralığında, yüzde 26.6’sı ise 36 – 51 yaş aralığında yer alıyor. Online olarak gerçekleştirilen anket çalışmasından 3 sorunun test edilmesi için sosyal anket platformu Poltio kullanıldı. Poltio’da 3 ayrı soru için yaklaşık 3 bin yanıt alındı.

İnfluencer marketingde de yavaş yavaş güven kaybı yaşanması dolayısıyla yükselen daha küçük çaplı bir pazarlama yöntemi söz konusu:Micro influencer marketing. Markaların neden micro-influencer’ları daha sık tercih etmesi gerektiği ile ilgili yazımıza buradan ulaşabilirsiniz.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link