THY’nin Son Krizlerinin Bize Verdiği Dersler

Birkaç gün önce sosyal medyayı çalkalayan fotoğraf sızdırma olayı THY hakkında birçok olumsuz yoruma neden olmuştu.

Bilmeyenler için söyleyeyim; THY’nin yeni kabin memuru üniformalarının fotoğrafı Twitter’den sızdırılarak deşifre edildi. Deşifre edilen fotoğrafa yapılan yorumlar öylesine acımasızlaştı ki THY de Twitter hesabından açıklama yaptı ve ”Bir süre önce başlayan kabin kıyafeti tasarımlarımız henüz sonuçlanmamıştır” dedi.

4a8_83fd5

Aşırı kapalı ve geleneksel olmasından dolayı eleştirilen kıyafetlere ”Kabin ekibi mi fasıl ekibi mi?” yorumları bile yapıldı.

Milyonlarca dolar harcayarak Messi’li Kobe’li reklam yapan THY’nin imajının daha seçilmemiş kıyafetlerle birkaç gün içinde büyük bir düşüş yaşaması elbette marka adına çok kötü bir durum. Ancak bundan daha kötüsü kıyafet krizinden birkaç gün sonra basında yer alan ”THY‘de içki servisi kalktı! ” haberleri.

Kıyafet krizinin ardından ”THY‘de içki servisi kalktı!” başlığını okuyan bir kişinin aklına hemen THY’nin köklü bir değişime uğradığı geliyor. Gelmesi de çok doğal. Olayın başlangıcı ise Vahap Munyar’ın ”Uçağa alkollü içki koymayı unutmuşlar” isimli köşe yazısı. Yazıda Kayseri’ye gitmekte olan Munyar’ın olduğu uçakta alkol isteyen bir vatandaşa ‘Uçağa alkol koymayı unuttuk‘  cevabı ile başlayan bir  olay anlatılıyor. Olayın ardından açıklama yapan THY ise talep olmadığından dolayı 6 yurt içi hat hariç alkol servisini kaldırdığını duyurmak zorunda kaldı.

Bu iki olay THY ve marka yönetimi ile ilgili çok önemli ipuçları verdi bizlere. Ne mi bunlar?

THY dürüst değil

Gelen tepkilerden sonra ”talep olmadığından dolayı 6 yurt içi hat hariç alkol servisini kaldırdık” demenin hiç bir manası yok. Bu açıklama önceden yapılmış olsaydı ne Vahap Munyar bu yazıyı yazacaktı ne de tepki gelecekti. First Class’tan biletini alıp uçağa binen insanı kandırmaktan öte bir durum değil bu.

Yola güvenilir insanlarla devam etmek şart

Etiğin en temel kurallardan biridir şirket hayatını, sırlarını dışarı sızdırmamak. THY bu konuda büyük bir sıkıntı yaşadı. Fotoğraflar nasıl ve kim tarafından sızdırıldı bilinmez ama yapılması gereken şey çalışanların özenle seçilmesi. Aksi takdirde tek bir fotoğraf yüzünden imaj kaybı yaşayabiliyorsunuz.

Şeffaflık çok önemli

Global düşünüp yerel oynamak çok zor bir durum. Elbette ki Arap ülkeleri ve benzeri ülkelere giderken hosteslerinizin elbiseleri farklı olabilir veya alkol dağıtımı ile ilgili zorunlu veya isteğe bağlı kısıtlamalar getirebilirsiniz. Ancak bunları uyguluyorsanız yolcularınızın da bu durumu bilmesi şart. ‘Uçağa alkol koymayı unuttuk‘ sığınılacak türden bir yalan değil.

Dikkatli olunmalı

Üst üste yaşanan bu 2 olay THY’nin yıllardır kurmak için milyon dolarlar harcadığı marka imajını büyük oranda zedeledi. Bu da bize büyük şirketlerin en küçük ayrıntıya bile önem vermesi gerektiğini kanıtladı. Aksi takdirde yıllar boyu yapılan uğraşlar kısa bir süre içinde etkisini yitirebiyor.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlama alanında Türkiye'nin en çok okunan blogu : Pazarlamasyon'un kurucusu.

Bir Cevap Yazın

Mc Donald’s’da Kullanılan Ambalajlar 2025’e Kadar Geri Dönüştürülebilir Olacak

Bir fast food restoranında hayal edin kendinizi, kalabalık gürültülü bir ortam, sizden önce birçok kişinin yemek yediği tepsiler, onların üzerinde kağıt Amerikan servisler, hamburger ve patates kızartması kutuları derken aslında çöp olan ne kadar fazla geri dönüştürülebilir atık olduğunu düşününce şaşırıyorsunuz öyle değil mi? Peki çöpe gitmek zorundalar mı, artık değiller.

Dünya’nın en büyük fast food restoran zinciri Mc Donald’s 7 yıl içinde kullandığı tüm ambalajları yenilebilir veya geri dönüştürülmüş kaynaklardan sağlamayı hedeflediğini açıkladı. Sağlıksız beslenmeden kaynaklanan hayat tarzına olan destekleri her ne kadar devam ediyor olsa da yine de bu hamleyi yapıyor olması sektörü bu konuda ateşleyecek olması bakımından heyecan verici.

Müşterilerinin en önem verdiği bu detayı kendine amaç edinerek, çevre dostu paketleme sistemine tüm restoranlarda geçmeyi hedeflediğini belirten zincir, 2025’e kadar tüm ambalajlarını yenilebilir, geri dönüştürülebilir ve bu konuda sertifikalı kaynaklardan edineceğini ve çalışacakları şirketlerin, ormanların korunmasına katkı sağlayan Forest Stewardship Council sertifikalı olmasına dikkat edeceklerini duyurdu.

Her ne kadar Mc Donald’s ‘da kullanılan ambalajları yarısı hali hazırda yenilenebilir kaynaklardan ediniliyor olsa da bu miktarda ürünü kullanan restoran sayısının %10’u geçmediğini ancak 2025’e kadar tüm restoranlarda aynı standardın uygulanacağı duyurdu.

Ancak yine de bu konuda daha büyük bir farkındalık yaratılması ve standart oluşturulması için farklı endüstrilerde de elini taşın altına koyması gereken şirketler bulunuyor. Böylelikle yeni “geri dönüşüm programları” açılarak konu hakkında geniş bir bilinçlendirme faaliyeti yürütülebilir.

Ancak yine de neredeyse 30 sene önce atık miktarını azaltmaya başlayan Mc Donald’s ‘ın 7 sene içinde bu adımı tamamlıyor olması domino etkisi yaratacak gibi görünüyor. Siz ne dersiniz?

 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Listeli İçerikleri Daha Çok Sevmemizin 5 Nedeni

Son dönem trend içerikler sunan birçok sitenin çok sevilmesinin en büyük nedenlerinden biri, oluşturdukları listeli içeriklerdi. Bu içerikler o kadar popüler hale geldi ki, haber sitelerinde, pazarlama bloglarında vb. birçok yerde bu tarz yazılarda patlama yaşandı.

Etkili başlık oluşturmanızı sağlayan 7S kuralından belki de en önemlisi olan sayıların, listeli içeriklerin başlıklarında mutlaka yer alması da bu içeriklerin başarıya ulaşmasını kolaylaştırdı. Peki nedir bu sayıların sırrı? Neden bu tarz içeriklere daha fazla tıklanıyor?

 

1-) Düzeni Seviyoruz

aa

Blog yazıları için “Yazılarınızı paragraflara ayırın”, “Alt başlıklar kullanın” gibi bazı tüyolar vardır. Bu tüyoların altında yatan ana sebep, düzenli yazıların daha fazla okunabilir olmasıdır. Çünkü insanlar okuması kolay ve bölümleri arasında rahat geçişler yapabileceği yazıları daha çok seviyor. Yazı başlığında listeleme yönteminin işareti olan bir rakam (bu yazının başlığındaki gibi) gördüğümüzde, madde madde düzenlenmiş bir yazının çekiciliği bizi yakalıyor.

2-) Netlik İstiyoruz

150413113851_lists_624x351_bbc_nocredit

İnsan beyni her zaman belirsiz olan yerine net olanı tercih eder. Bu yüzden “Güne zinde başlamak için ipuçları” başlığına sahip bir yazı yerine başlığı “Güne zinde başlamak için 7 ipucu” olan bir yazı daha çok ilgimizi çekiyor. Çünkü nettir, yazıya tıkladığında karşınıza 7 tane madde çıkacağını bilirsiniz. Diğer başlık ise içerikle alakalı herhangi net bir şey vaat etmediği için insanlardaki tıklama dürtüsünü daha zor harekete geçirir.

3-) Merak Ediyoruz

merak

Karşımızda içinde sayı içeren bir başlık gördüğümüzde, ister istemez bilinçaltımızda “Neymiş o 4 ipucu?”, “Acaba 8 başarılı örnek hangisiymiş?” gibi düşünceler oluşuyor. Çünkü sayılar, merak duygusunu tetikliyor. Bu merak duygusu yazıya tıklamayı beraberinde getiriyor. Hatta çoğu web sitesi bu merak duygusunu kullanarak, daha fazla sayfanın görüntülenmesi için listeli içeriklerini adım adım (galeri formatında) veriyor. Adeta “makas kesmiyor” diyerek bizden her seferinde 1 tıklama daha istiyor.

4-) Sınırlandırılmak İstiyoruz

sınır

Bu kötü olarak algılanmasın. Gün içerisinde hepimiz koşuşturma halindeyiz ve bu yüzden zamanımız çok değerli. Vakit bulup da internette dolaştığımız zaman da bir yazıyı okumak için çok fazla zaman ayıramıyoruz (istisnalar dışında). Başlıklarda yer alan sayılar ise o içeriğin kapsamı hakkında bize bilgi veriyor. Tabii ki her yazının bir sonu vardır ancak sınırların baştan çizilmiş olmasıçok uzun olmadığını, uzun olsa bile belirtilen sayı kadar başlık olduğunu

5-) Güven Duyuyoruz

Güven verin

Sayılara; gerek sunumlarda, gerek haberlerde, gerek bir şeyi ispatlamaya çalışırken çok fazla ihtiyaç duyarız. Sayılar ilgi çekicidir ve karşı tarafta güven duygusunu uyandırır. Bu yüzdendir ki “Sosyal mecraların kullanım sayıları” vb. yazılar, geçmişte yüzlerce defa yazılmış olsa bile hala ilgileri toplayabiliyor.

Sayıların yarattığı bu güven duygusu, listeli içeriklerdeki başlıklarda da işe yarıyor. “Gripten korunmanın etkili yolları” başlığı yerine “Gripten korunmanın 9 etkili yolu” başlığı daha çok ilgi çekiyor. Çünkü söz konusu maddelerin belli bir araştırma ve emek sonucunda ortaya çıkarıldığı, bazı ispatlara dayandırıldığı hissiyatı oluşuyor.

Sonuç

Listeli içeriklerin başlığını her gördüğümüzde yukarıdaki 5 psikolojik etkinin hepsinin birden devreye girdiğini iddia edemem. Ama her tıklamamızda bu 5 etkenden bir ve birkaçının bizi harekete geçirdiğini düşünüyorum. Yazımı, listeli içeriklerin ne kadar popüler duruma geldiğini gösteren, Serdar Kuzuloğlu’nun sunumundan bir kare ile sonlandırıyorum. =) (Parantezin içine dikkat)

liste içerik serdar k

 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link