Sosyal Medyayı Kadınlar mı, Erkekler mi Daha Etkin Kullanıyor? 0

Geçtiğimiz günlerde onuncu yılını tamamlayan Facebook’un  bugün 1,23 milyar aylık aktif kullanıcısı mevcut. Dünya çapında 37 ofis ve 6 binden fazla da çalışanı bulunuyor. Peki bu yoğun devimin içerisinde kullanım istatistiklerini hiç merak ettiniz mi?

Pew Research’in yaptığı araştırmaya göre kadınların yüzde 54’ü Facebook’u fotoğraf ve videolar için kullandığını belirtirken; erkek kullanıcıların yüzde 42’si ise sosyal mecrayı büyük kitlelere ulaşmak için kullandığını belirtti. Diğerleri ise; komik paylaşımları görüntülemek, haberleri takip etmek ve destek almak için bulunduklarını belirtiyor.

Kadın-ve-erkeklerin-Facebook’u-kullanmasının-8-nedeni_k

Sosyal medyanın genel kullanım oranları incelendiğinde ise,

Facebooktaki paylaşımların %62sini kadınlar yaparken, erkekler Linkedin üzerinde %54 ile kadınlara göre daha aktifler. Ortalama bir erkek Youtube üzerinde  haftada bir saat geçirirken, kadınlarda bu oran 35 dakikadan daha az.Twitter’da atılan twitlerin ise  %62′si yine kadınlar tarafından atılıyor. Pinterest kullanımında da durum çok farklı değil. Kadınların Pinterest kullanımı toplam kullanımın %70′ini oluşturuyor.

Sonuç itibariyle genel ortalamaya vurulduğu zaman kadınların %71′i sosyal medya kullanırken, erkeklerin %62′si sosyal medya kullanmış oluyor. Genel olarak sosyal medya üzerinde harcanan zaman oranları ise şu şekilde değişkenlik gösteriyor :

2

Twitter

Her ay 40 milyon daha fazla kadın Twitter’ı ziyaret ediyor.  İnternet kullanan yetişkinlerin %16′sı Twitter kullanıyor ve bunların %62si kadınlardan oluşuyor.

3

Facebook

Facebook kullanıcılarının yaklaşık %58’i bayan. Kadınlar internetteki paylaşımların %62′sinin kaynağını oluşturuyor ve erkeklere oranla %8 daha fazla arkadaşa sahipler.

 4 (1)

Google+

Google+ kullanıcılarının yaklaşık %64’ünü erkekler oluşturuyor. Erkek kullanıcıların %25′i tam manasıyla Google+’ı sosyal medya olarak kullanıyor. %75′i bir hesaba sahip ama diğer kullanıcılarla etkileşim içerisinde değil.

googleplus

Linkedin

Linkedin kullanıcılarının yaklaşık %54’ü erkek. Kullanıcıların %68′i eski iş arkadaşlarıyla bağlantı kuruyor ve bunların %45′i face to face bağlantı fırsatı buluyor. Kullanıcıların ise sadece %10′u ücretli versiyonu kullanıyor.

7

Pazarlamasyon Genel Yayın Yönetmeni. Dijital iletişim ve pazarlama alanlarında araştırmalar yürütmekle birlikte, web teknolojilerini de bir o kadar yakından takip ediyor.

Bir Cevap Yazın

Sanal Koridorlarda, Parasız Dolaşan Tüketicilere Ulaşma Yolları Nelerdir? 0

“Cryptocurrency” sektörü Temmuz ayı itibariyle inanılmaz bir yükselişe geçti. Bitcoin, Ethereum, SETLcoin ve diğerleri, alana giren yeni oyuncular, vahşi değer dalgalanmaları yaşadı. Gelecek bize “cashless/parasız” bir dünyanın çağrısını sunuyor.


Bugün Bitcoin devletler tarafından korunmaya alınmış, spekülasyonları dengede tutulan bir birimdir. Diğer sanal sikkelere oranla güvenliği daha fazla koruma altındadır ve çok da uzun olmayan bir vadede, diğerlerine oranla artısı net ölçümlenebilecek bir birimdir.

Ethereum, SETLcoin ve diğerleri bugün güvenlik açıkları bulunan, saldırıya uğrayan ve belli bir grubun elindeki birimlerdir. Dolayısıyla manipülasyona çok daha açıklardır.

 

 


Her ne kadar Türkiye’deki yatırım araçları hala “geleneksel” altın, döviz, gayrimenkul seviyesinde gezmeye devam etse de, hızlı adapte olan ülkem insanı için, oyun gibi başlayacak olan sanal para kullanımı, pek yakında bir yatırım değerine de dönüşecektir. Tıpkı 1637’de yaşanan, Hollanda’nın Lale Soğanı Çılgınlığı gibi…
2016 Google aramalarına baktığımızda “No More Cash” aramasının ilk 10’da yer aldığını görüyoruz. Dünyada yaşanan sosyal, ekonomik ve güvenlikle ilgili dalgalanmalar, sanal paraların yükselişine, elbette neden oldu. Dijital cüzdanlar, anında iptal edebildiğimiz kredi kartları, sanal kartlar, tehlikeli dünyaya karşı “kaynaklarımızı” korumanın en güvenli yolları olmaya başladı.

Türkiye’de de durum, az biraz geriden gelmesine rağmen hiç de göz ardı edilir gibi değil. Peş peşe kapanan online alışveriş devlerine inat, her geçen gün abone kutuları, online satış siteleri, sadece kredi kartı ile ulaşabildiğimiz gündelik hizmet açılımları bir bir ortaya çıkıyor.

Dünya, esas olarak maddi malların mülkiyetine dayalı bir ortamdan, hizmet, hayatı kolaylaştırma ve erişim odaklı bir ortama kayma eğilimindedir. Küresel ekonominin tamamı, maddi nesnelerden, maddi olmayan alanlara doğru kaymaktadır. Birçok analist bu dalgalanmaların, sürdürülemez olduğunda hem fikir olsa da işin pazarlama tarafında değişen alışveriş alışkanlıkları için adımlar atılması elbette kaçınılmaz.

Avrupa’nın bireyselliğine oranla Türkiye pazarında bu dinamikleri yönetmek bir miktar daha zor. Sosyalleşmesinden asla vazgeçemeyen Türk halkı, “parasını verdim, hizmetin de kralını isterim” edasından online dünyada bile vazgeçmeyecek.


Bu durumda, klasik satış yöntemlerini uygulayıp, göz teması kuramayacağımız, sesimizle, sözümüzle iknadan uzaklaştığımız tüketicileri, sanal koridorlarda, nasıl yakalayacağız sorusu geliyor akıllara…

Pazarlamaya yılları vermiş her meslektaşım bilir ki, bu ülkede hiçbir şey geçmişte kalmaz. Geçmişim değerlerinden ilham alır, yeniliklerle köpürtülür ama temeli, her daim insani ilişki ve yaşama dokunma olarak kalır.

Bugün zaten sanal dünya ve o dünyanın alışveriş alışkanlıkları giderek oturmaya başladı, çekingen tüketici için füzyon bir ilişki oluşturmak ve bunun üzerinden tetikleyici olmak mümkün. Ekonominin daraldığı, güvensizliklerin hat safhada olduğu ülkemizde dahi, tüketicilerin online alışveriş kanalları için “ihtiyat akçesi” mevcut. Az bir miktarla sitelerin güvenilirliğini ve hizmet kalitesini test eden tüketiciler, ilk alışverişin deneyimi sonucunda devamlılıklarını sağlıyorlar.


Pahada ağır ürünler için ise iş biraz daha değişiyor. Deneyime, servise, danışacak elemana daha fazla ihtiyaç duyuluyor. ( Özellikle kadın hedef kitle için kozmetik, teknoloji alışverişlerinde bu eğilimleri gözlemliyoruz) Bu noktada standart online danışmanların yerine, çok daha “gerçek” bir deneyim sunmanın fayda sağlayacağına inanıyorum. Artık herkes görüntülü konuşma özelliklerine sahip telefonlarla hayatını sürdürüyor. Bu sistemleri, alışveriş dünyasına adapte etmenin, deneyim ve hizmet kalitesi anlamında ciddi bir yükselişe neden olacağı aşikâr.

Call Centerlarda sadece sesini duyduğumuz ama kredi pazarlığı yaptığımız asistanlarla, ofisimizde, evimizde yüz yüze görüşmelerle iletişime geçmek her iki taraf için de daha hızlı ve verimli bir ilişkinin başlangıcı olacaktır.


Anlamsız pop-up reklamlar yerine, hali hazırda big datayı takip eden firmaların, eğilim bazlı online chat imkanları sunması, deneyim bazlı ürünlerle tüketicileri buluşturup, sanal ortamda da onlarla ilişki kurmaya başlaması, sms ve e-mailing trafiğinden, junk maile düşmekten çok daha hızlı satış getirecektir.
Düşünsenize, deneyimleme imkanı bulamadığını

z bir ürünü, yine de uzaktan bile olsa görerek, sorarak iletişim halinde kalarak satın almak, tembel bedenlerimiz, zamansız hayatlarımız için nasıl bir güzellik!

Yetmez, kredi kartlarımız, sadakat kartlarımız içerisinde biriken ve artık kurumlar için verimli olmaktan çıkan “parapuanlarımız” sanal koridorlarda, alışveriş imkanını bize sunsa…

CRM, big data ve deneyim pazarlamasının, güç birliği yapacağı bir ticari ortamda, tüketici için cazibe merkezi olmak kaçınılmaz. Tek sorun, egolarımızı, kaygı ve korkularımızı geride bırakıp, akıl birliği etmeye teşne hale gelmek.

Keyifli bir hafta dilerim.
Esra Baykal Güçlü

Komplo Teorisyenlerinin Son Kurbanı Outback Steakhouse Oldu 0

Bir önceki yazımda, sosyal medya platformlarında zaman geçiren insanlar arasında, hiçbir çıkarı olmadığı hâlde sırf macera olması amacıyla kasıtlı olarak yanlış bilgi yayan veya kullanıcıları deyim yerindeyse avlanacak sazan gibi görüp parodi hesapları devreye sokacak kadar zamanı bol kişilerden bahsetmiştim. Aslında bunlara komplo teorisi üretenleri de rahatlıkla ekleyebiliriz.

Outback Steakhouse’un bir anda kendini içinde bulduğu olaylar bu tweet ile başladı.

Bu tip olaylardan biri de ABD’nin ünlü biftek ve ızgara restoranı zincirlerinden olan Outback Steakhouse’un başına geldi. eatmyaesthetics kullanıcı adlı bir Twitter profili, restoran şubelerinin harita üzerinde konumlarından yola çıkarak Outback Steakhouse’un bir Satanist tarikat merkezi olabileceğini öne sürdü. eatmyaesthetics bu iddiasına dayanak olarak, her Outback Steakhouse restoranının konumu, çevresinde yer alan diğer beş Outback restoranınkilerle karşılaştırıldığında harita üzerinde bir pentagram, yani daha çok Satanizmin simgesi olarak öne popülerleşen beş köşeli yıldız çizilebildiğini öne sürdü.

İnternetin, özellikle de hızlı yayılımı tetikleyen Twitter’ın doğası gereği, tweet hemen yayılmaya başladı.

İnternetin komplo teorilerini seven doğası, buna da yanıt vermekte hiç gecikmedi. Birçok kullanıcının, Outback Steakhouse şubelerinin bulunduğu farklı konumları harita üzerinde göstererek örnekler vermesi, malzeme arayan kitleyi daha da coşturdu ve iddianın yayılmasını sağladı.

ABD haritasının farklı konumlarından gelen pentagram imalı yer işaretlemeleri bir anda çoğaldı.
Hatta bu fısıltı zincirine katılanlardan biri Outback Steakhouse’un eti için kullandığı hayvanları şeytana adak olarak sunduğunu söyleyerek bu absürd komediye katkıda bulundu.

Elbette bu komplo teorisinin Twitter’da hızla yayılması restoran zincirinin de gözünden kaçmadı. Outback Steakhouse, işi alaya alarak cevap vermeyi tercih etti ve beş şubesinin bulunduğu harita konumunun üzerine, meşhur atıştırmalıklarından biri olan Bloomin’ Onion ile dolu bir tabak yerleştirip resmi Twitter hesabından paylaştı. Restoranın paylaşım sonrasında kullanıcılarla girdiği diyaloglar da okuyanları gülümsetti.

Restoranın resmi Twitter hesabından yaptığı paylaşım sonrası takipçileriyle girdiği diyaloglardan birinde kullanıcı, restoranın Satanist olmadığına inanmak için 25 dolarlık hediye çeki istiyor.

Neyse ki gülmek için uydurulmuş komplo teorisini ciddiye alıp da restoranı hedef gösteren birileri olmadı. Fısıltı gazetesiyle bir anda yayılan bu içeriğin üç yıl önce paylaşılan bir internet esprisi olduğunu buradan görebilirsiniz. Anlaşılan o ki konuyu başlatan eatmyaesthetics de ya bu söz konusu kişinin kendisi ya da bunu alıp yeniden ısıtarak gündem yaratmayı başarmış biri veya haydi biraz şeytanın avukatlığını yapalım, yoksa kendisi bu kulaktan kulağa oyununda Outback Steakhouse ile anlaşan bir viral içerik aktörü mü?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
%65'e Varan İndirimle Kaydolun
close-link
Marketing Meetup
 

ERKEN
KAYIT FIRSATI


Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Orada Olmalıyım

Sektörü buluşturan etkinlikte siz de yerinizi ayırtın!
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link
İçerikle Pazarlama Workshop

Yemekcom Ürün Müdürü Batuhan Apaydın ile, içeriğin kral olduğu yeni dünyayı keşfetmeye hazır mısınız?
Hemen Kaydol
close-link