Sosyal Medyanın Amansız Çelişkisi: Nicelik mi, Nitelik mi? – 3 0

Önceki 2 yazımda (1 – 2) sosyal medyada nicelik mi nitelik mi daha önemlidir sorularını sorup yanıt aramaya çalıştım…

Gelelim konunun son noktasını, virgülünü ve soru işaretlerini koymaya…

Markalar düne kadar “Like” peşinde koşuyorlardı. Saçma sapan hediyeli uygulamalarla insanlara ulaşmaya çalıştılar. Olmadı takipçi satın aldılar. Sonra “Like” olayının adı kötüye çıktı. Sosyal medya uzmanlarımız “Like” değil “Etkileşim” önemli demeye başladılar. Ardından da etkileşimi ve paylaşımı artırıcı satın almalar başladı. Zararlı kodlarla insanlar habersiz olarak beğenmeye ve paylaşım yapmaya başladılar.

Şimdilerde bir etkileşim havası esiyor. Yarın rüzgâr başka bir yerden esecek…

Bilinç biraz daha arttı. Doğal olarak markalar ya da ajanslar bu işin mantığını öğrenmeye başlıyor. Artık firmalar bünyelerinde sözde değil, özde Sosyal Medya Uzmanlarını; bu işin eğitimini almış, teorisini öğrenmiş kişileri barındırmaya başladılar.

Takipçi satın alanların büyük bir kısmı istediğine ulaştı. Yüz binlerce kişi tarafından takip edildiler. Bilinçsizlik diz boyu ilerliyordu. Sosyal medyamız büyütüldü, gözümüzün içine sokuldu. Birileri de bu fırsatı değerlendirip para kazandı.

Aralarında iyiler yok mu? Hem de sayamayacağım kadar çok! Çok güzel kampanyalar gördük. Gerçekten de milyonlara hitap eden markalarımız oldu. Müthiş uygulamalarla direkt hedef kitleye ulaşanları da unutmamak gerek.

Artık insanlar “Sosyal medya nedir?” sorusunu yüreklice soruyor, üniversitelerimizde bunun eğitimi veriliyor. Yeni gelen nesil, daha bilinçli ve eğitimli. Yarın bu arkadaşlar yetişecek ve tecrübe sahibi olacak. Ardından da büyük firmaların sosyal medyalarını yönetecekler.

En azından şu Sarı Çizmeli Mehmet Ağa’nın 500 bin takipçisi varmış. Ona 10.000 TL verin de bir tweet atsın demeyecekler.

Lise mezunu, tasarımcı, hostçu, elektrikçi, bilgi-işlemci (ben), kodlamacı, mekanikçi, tekstilci, fotoğrafçı, amatör, makineci, tekniker gibi arkadaşların da pek fazla zamanı kalmadı. Yarın yeni yetişen nesilin bizim gibi adamları “hadi naş naş” diyerek süpürge ile kovalaması gerekiyor. (Öyle düşünüyorum)

Sektör sahiplendikçe ve eğitildikçe doğru yöne kayacaktır. Takipçi satın alanlar, satanlar, sattıranlar ya da bu sektörün açılmasına sebep olanlar da illegal dünyasının karanlığına gömülecektir.

Tercih sizin…

Bu yazı konuk yazarımız Hamza Şamlıoğlu tarafından kaleme alınmıştır.

Bir Cevap Yazın

Markalar da Artık Facebook’tan Hikaye Yayınlayabilecek 0

Facebook uzun zamandır geliştirmeye ve kullanımını artırmaya çalıştığı Hikayeler özelliği için yeni bir adım daha attı. Daha öncesinde Facebook Hikayelerini Instagram’a entegre etmiş ve kullanıcıların iki platformda da hikayelerini paylaşabilmelerini sağlamıştı.

Facebook uzun zamandır üzerinde çalıştığı Hikayeler özelliğinden hala istediği verimi almış durumda değil. Kişisel hesap sahiplerinden istediği verimi alamayan Facebook şimdi ise bu özelliği markalara açarak onlar üzerinden bir etkileşim yaratmayı amaçlıyor. Markalar artık resmi Facebook sayfalarında hikaye paylaşabilecek ve bu hikayeler üzerinden takipçileriyle etkileşime girebilecek. Bu özellik daha önce Instagram üzerinde kullanılmış ve markalar için önemli bir duyuru mecrası haline gelmişti. Markalar hali hazırda etkinliklerini, kampanyalarını vb. Instagram Hikayeleri üzerinden sıklıkla paylaşır durumdalar.

Facebook’un bu yeni hamlesi Hikayeler özelliği konusunda ne kadar ısrarcı olduğunun kanıtı. Görünen o ki şirket bu özelliği öldürmemeye kararlı. Ancak bize göre insanlar tüm özelliklerin bir mecrada toplanması durumuna alışmış değil. İnsanların algısında Hikayeler özelliği Snapchat ve Instagram’a özel ve o mecrada kullanılınca daha etkileşimli. Facebook bunu kırmak için yüksek takipçili marka hesaplarına yatırım yapsa da bu konuda ne kadar başarılı olacağı hala bolca soru işaretleriyle dolu.

 

Context Cards Özellikli Snapchat Artık Bir Sosyal Ağdan Daha Fazlası 0

Anlık ve kaybolan içerik anlayışıyla sosyal ağ kavramına yeni bir bakış açısı getiren ve özellikle de gençler arasında oldukça popüler bir konuma erişen Snapchat, kaynak kartları (context cards) sayesinde, artık diğer firmaların kendisi üzerinden hizmet sunmasına olanak sunacak.

Konum tabanlı Snapchat içeriklerinin, snap paylaşılan yer hakkında iş çevrelerine daha fazla bilgi aktarması bekleniyor. Bu yeni özellik, platform üzerinden rezervasyon yapma ve ortaklaşa otomobil kullanımı gibi birçok hizmete kapı aralıyor. Son olarak artırılmış gerçeklik ve sanatı birleştiren çalışmayla gündeme gelen Snapchat, bu hamlesiyle aslında bir yandan da mobil uygulama içinden yapılabilecek her şeyi daha da kolaylaştırmaya odaklandığını gösteriyor. İlk aşamada; Uber, Tripadvisor, Foursquare, Bookatable, Lyft vb. yeni kuşak şirketlerin yer alacağı bu mekanizma kapsamında gerçekleşecek ortaklıkların finansal şartları hakkında ise henüz bir bilgi verilmedi.

Snapchat’in konuyla ilgili olarak paylaştığı blog yazısında, kartların Snapchat’i dünya hakkında daha fazla şey öğrenme konusunda görsel bir başlama noktası hâline getireceği ve kullanıcıların, dikkatlerini çeken içeriklerle ilgili daha çok bilgiye ulaşmasında onları daha güçlü bir konuma getirdiği ifade edildi.

Kartlar, yararlanacak şirket kendi filtresini oluşturmuş veya söz konusu içerik kullanıcı tarafından herkese açık şekilde paylaşılmışsa, konum bilgisi paylaşılmış herhangi bir snap’te ortaya çıkabiliyor. Kullanıcılar bu hizmetten, Snapchat içeriğinin alt kısmında görünen “More” ifadesine dokunarak yararlanabiliyor. Böylece kullanıcılar; şehir rehberinden restoran yorumlarına, rezervasyon işlemlerinden Uber ile araç çağırmaya, hatta Lyft ile ortak otomobil sürüşüne kadar per çok farklı hizmetten yararlanabilecekler.

Yeni özellik şimdilik ABD, Kanada, Birleşik Krallık, Avustralya ve Yeni Zelanda’da kullanılabiliyor. Snapchat bununla birlikte hem IOS hem de Android cihazlarda kullanılabilen Context Cards özelliğinin, gelecek dönemlerde daha fazla ülkede hizmete sunulacağını da belirtti.

Snapchat, Context Cards özelliği sayesinde, kullanıcılarına daha fazla seçenek sunacak.

Sizi bilmem ama ben bir sosyal medya platformunun ideal sayının üzerinde ve çıkış amacıyla çok da ilgili olmayan özellikler kazanması taraftarı değilim. Bu durum pek çok kişi için büyük bir kolaylık sayılıyor ve ekrandaki uygulamaları azaltmanın bir yolu olarak görülüyor olabilir. Fakat bir mobil uygulama ve sosyal ağ, aynı zamanda odaklanmış deneyim de yaşatmalı. Açıkçası, bir uygulamayı açtığımda “Rezervasyon mu yaptıracaktım, araba mı çağıracaktım, haritaya mı bakacaktım, ne yapacaktım ben?” gibi kafamda deli sorularla uğraşmayı ve sonunda her şeyin birbirine karışmasını hiç istemem.

Aslında buna benzer bir örneği WhatsApp’ta yaşadık. Instagram’a gelen hikâye özelliği oldukça ilgi görmüştü. Pek çok kullanıcı bu paylaşım şeklini hâlen yoğun olarak kullanıyor. Fakat Facebook aynı özelliği, bünyesindeki diğer platform WhatsApp’a taşıdığında bunu çok sayıda kişi anlamsız bulmuştu ki özelliğin WhatsApp’ta nadiren kullanıldığını görmek de bunu kanıtlıyor.

Ben her uygulamayı, işlevine uygun bir amaca yönelik olarak kullanmak isterim. Çünkü böylesini, kullanıcı deneyimi açısından daha pratik görüyorum. Peki, siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup
 

ERKEN
KAYIT FIRSATI


Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Orada Olmalıyım

Sektörü buluşturan etkinlikte siz de yerinizi ayırtın!
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link


 

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link