Pop-art akımının öncüsü Andy Warhol’un “Bir gün herkes 15 dakikalığına şöhret olacak.” sözünün en çok, artık takip edemeyeceğimiz bir hızda büyüyen sosyal medya platformları için geçerli olduğunu düşünüyorum. Kendi içeriğini üreten ve geniş kitlelere kısa bir sürede ulaşan insanlık, bugün “şöhret” kavramına belki de her zamankinden daha fazla bağımlı yaşıyor. Tabii bu durum, beraberinde hileli veya yapay etkileşim edinmeyi de getiriyor. Bu konudaki en açık örneklerden biri ise tık çiftliği (click farms) olarak karşımıza çıkıyor.

Düşük ücretlerle çalışan birçok kişinin günlerini burada, belli internet sitelerine ziyaretçi çekmekle veya sosyal medya içeriklerinde kolay yoldan yüksek etkileşim yakalamak isteyenlerin ürettikleri içeriklere tıklamayla geçiriyor. Küreselleşen dünyanın en garip sonuçlarından biri olarak yorumlayabileceğimiz bu hileli işleyişin yaşandığı yerler bazen yüzlerce odayla bile ifade ediliyor.

Kulağa inanılmaz geliyor, değil mi? Fakat bu bir gerçek. Firmalar tık çiftliklerini, profesyonel yaşamda daha itibarlı gözükmek adına Linkedin bağlantılarını artırmaktan SoundCloud’dan trafik almaya kadar uzanan birçok farklı amaçla kullanıyor.

Bu çiftliklerden biri de kısa bir süre önce Tayland’da ortaya çıktı. 500’den fazla cep telefonu ve 350 bin SIM kart kapasitesine sahip devasa bir tık çiftliği olan yer, 9 bilgisayar ve 21 sim kart okuyucuya sahip olmasıyla daha da şaşırttı. Üç Çinli işçinin tutuklandığı baskında, bir Çin şirketi tarafından toplam 4403 dolar karşılığında çalıştırılan işçilerin bir aydır bu süreci yürüttüğü anlaşıldı. Tutuklanan işçiler sorgu sırasında, Tayland’da satılan Çin ürünleri lehine daha fazla etkileşim yaratmak için çalıştırıldıklarını söyledi.

Tık çiftliği, sahte etkileşim yaratma merkezleri olarak çalışıyor.

Son derece “profesyonel” çalışmış ekibin suç dosyası ise sahte sayfa görüntülemeleri, hileli beğeniler ve sosyal medya uygulaması WeChat üzerinden oluşturulan sahte paylaşımlardan oluşuyor. Ekip üyelerinin ülkeden sınır dışı edilerek Çin’e dönmeleri bekleniyor.

Operasyonda yakalanan tık çiftliği çalışanları sınır dışı edilecek.

Ortaya çıkan gerçekler şaşırtıcı olsa da bu bilinen ilk tık çiftliği değil. Geçen ay Çin Halk Cumhuriyeti’nde ortaya çıkarılan çiftlikte 10 binden fazla cep telefonu bulunmuştu. Anlaşılan o ki, teknoloji geliştikçe ve nitelikten çok niceliği önemseyen kötü niyetli kişiler ve markalar olduğu sürece, tık çiftlikleri de az ya da çok varlığını sürdürecek. Tam da bu yüzden bilişim hukukunun teknolojinin hızına yetişmesi ya da en azından aradaki mesafeyi hep çok kısa tutabilmesi büyük önem taşıyor. Hatta ülkelerin bu konuda özel stratejiler hazırlaması gerekiyor.

Paylaş
2009 yılında Uludağ Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü'nden, 2015'te ise Anadolu Üniversitesi Marka İletişimi Bölümü'nden mezun olan yazar, 2013 yılından beri pazarlama ve reklamcılık üzerine çalışıyor. Geleneksel ve dijital reklam ajanslarındaki çizgi altı ve üstü çalışmalarda metin yazarlığı yapan, ulusal ve küresel ölçekte birçok markayla birlikte çalışan yazar, bir yandan da Anadolu Üniversitesi'ndeki Türk Dili ve Edebiyatı öğrenimine de devam ediyor. En büyük tutkusunun edebiyat olduğu biliniyor, şehirdeki festivalleri yakından takip ediyor. Bir gün Patagonya'ya gitmenin hayalini kuruyor.

Bir Cevap Yazın