Sosyal Medyada En Sık Karşılaştığım 5 Kritik Hata 0

Sosyal medya, yeni nesil pazarlamanın en önemli araçlarından biri. Ancak bu araç efektif kullanılmadığı zamanlarda markalara çok büyük zararlar da verebiliyor. Bu tür zararlardan kaçınmak için ise  sosyal medya stratejilerimizin tutarlı verimli olması gerekiyor. Peki ama nasıl?

Bu yazımda sizlere en çok karşılaştığım sosyal medya hatalarını derleyeceğim.

  • 1 taşla 2 kuş vurulmaz

Markaların sıkça yaptığı hataların başında Facebook’da ürettiği içeriğe Twitter’da, oradan Google Plus’da yer vermesi var. Hatta bazen bu 3 sosyal ağın arasına Pinterest, Instagram gibi tamamen farklı stratejiler geliştirilmesi gereken ağlar da girebiliyor.

Her sosyal medya kanalının kendisine ait bir dili, kitlesi ve geleneği olduğunu unutmamanız; içerik stratejilerimizi buna göre çıkartmanız gerekiyor. Nasıl ki Kayseri mantısının tadını marketten aldığımız mantı paketlerinden alamıyorsak; Facebook’taki içeriklerimizin verimini de Twitter’da, Instagram’da bulmamız son derece zor.

  • Profillerinizin “Hakkında” kısmı ne derece doğru?

Takipçilerin %96′sı takip ettikleri markanın Facebook sayfasına ilk ziyaretten sonra tekrar uğramıyor. 

Markanın “bio” kısmı, oturduğunuz evin balkonuna benzer. Size bakan kullanıcılar ilk olarak orayı görür. Hal böyle olunca ‘hakkında’ alanının efektif bir şekilde doldurulması büyük önem arz ediyor. Burada dikkat edilmesi gereken en önemli şey ise kullanıcıyı web sitenize yönlendirebilmek ve markanızı en iyi şekilde tanımlayabilmek. Eğer yerel bir markanız varsa bulunduğunuz yeri belirtmeniz, yapmanız gereken bir diğer önemli şey.

  • Sosyal medya bir megafon değil

Kısa bir süre öncesine kadar TV’lerdeki programların klasik sözlerinden biri olan “sizi şu an 70 milyon insan izliyor.” sözü, sosyal medyanın ülkemizde popüleritesinin artmasıyla birlikte bu alana doğru kaymıştı. Ancak bunun da TV gibi gerçek olmadığı çok kısa bir sürede anlaşıldı. Bunun üzerine markalar herkese doğru çığlık atmaktansa etkileşime girici stratejiler geliştirmeye çalıştılar. Bunun için de monitoring ekipleri kuruldu. Ancak hala birçok marka bu durumun farkında değil; onlar için ‘like’ ‘loyalty’ (sadıklık)’tan daha önemli.

  • Çok sık gönderi & Çok az gönderi

Teorik olarak birbirinin tersi gibi görünse de sosyal medya pratiğinde ikisi de birbirinin aynısı. Çok fazla paylaşım yapmak, takipçilerinizin sıkılmasına, hatta size spam muamelesi yapılmasına neden olurken; az gönderi ile takipçilerinizin karşısında yer almak, onların bilinçaltından silinmenize, marka bilinirliğinizin yok olmasına neden olur. O yüzden, bulunduğunuz sektörün ortalamasına göre hareket etmeniz ve kullanıcılarınızın en yoğun internette bulunduğu zamanlarda gönderi yapmanız çok daha iyi olacaktır. Bunun için ise takipçilerinizi iyi analiz etmeniz gerekiyor.

  • Robot olmaktan kaçının

Bugünlerde birçok marka, kalıplaşmış ifadelerle takipçileri ile iletişim kurmaya çalışıyor. ” Telefon bilgilerinizi x yoluyla bize ulaştırın, en kısa zamanda size geri dönüş yapacağız” gibi kalıplaşmış ifadeler artık kullanıcılar için herhangi bir önem ifade etmemeye başladı. Günümüz tüketicisi artık kendisine değer verilmesini istiyor ve bu değeri vermenin en basit yolu onların sorunlarına sonuç odaklı yaklaşabilmek. Sorun eğer internetten çözülebilecek bir sorun ise mutlaka çağrı merkezini aradan çıkartmanız ve kullanıcılara doğrudan fayda sağlamanız gerekiyor.

Pazarlama alanında Türkiye'nin en çok okunan blogu : Pazarlamasyon'un kurucusu.

Bir Cevap Yazın

Çocukları İnternette Tehlikeli İçeriklerden Korumak İçin Öneriler 0

Kaspersky Lab’ın bir araştırmasına göre, çocuklarının internette uygunsuz içeriklerle karşılaşabileceklerinden endişe eden ebeveynlerin oranı Türkiye’de yüzde 46.

Özellikle internet dünyasına yeni adım atan çocukları zararlı içeriklerden korumak oldukça önemli bir konu. Kaspersky Lab’ın bir araştırmasına göre, çocuklarının internette uygunsuz içeriklerle karşılaşabileceklerinden endişe eden ebeveynlerin oranı Türkiye’de yüzde 46. Ülkemizdeki ebeveynlerin yüzde 19’u çocuklarının çevrimiçi aktivitelerini kontrol altına alan yazılımlar kullanırken, bunların yüzde 15’i ise bir yazılım kullanmaktansa çocukların interneti nasıl güvenli kullanacaklarını kendi başlarına öğrenmelerinin daha iyi olacağı kanaatinde. Kaspersky Lab uzmanları bu şekilde düşünen çok sayıda aile olduğu söylüyor ve bu konuda bazı tavsiyelerde bulunuyor:

  • Öncelikle bir antivirüs programı kullanın. Çocuğunuz internette oyun oynarken, iletişim kurarken ya da araştırma yaparken birçok riskli bağlantıya tıklayabilir.
  • İstenmeyen içeriklere erişimi kısıtlamak için belirli klavye/aygıt/uygulama mağazası ayarlarını ya da bir ebeveyn kontrolü yazılımı kullanın.
  • Çocuğunuzla virüsler, oltalama, siber zorbalık ve özellikle de zararlı URL’ler hakkında konuşun ve farkındalık kazanmasını sağlayın. İnternette karşılaştığı sıkıntıları sizinle paylaşmasının çok önemli olduğunu ve her zaman onun yanında olduğunuzu bilsin.
  • Sadece gerçekten tanıdığı kişilerle arkadaş olması gerektiğini anladığından emin olun. Tanınmış kişiler ya da topluluklara ait sayfalar bu konuda bir istisna olabilir.
  • Zaman zaman tüm çevrimiçi aktivitelerini ve hatta arkadaş listelerini dahi kontrol edebileceğiniz konusunda onu bilgilendirin. Bunu önden konuşun ki, zamanı geldiğinde bu onun için tatsız bir sürpriz olmasın.

Instagram Hikayelerinde 24 Saat Zorunluluğu Kalkıyor 0

Hatırlarsanız daha önceki haftalarda Facebook Hikayeler özelliği için beklenilen başarıyı göstermediği için Instagram ile birleşme kararı aldığını artık Instagram Hikayelerinizi Facebook üzerinden de paylaşabileceğinizi duyurmuştuk.

Şimdi ise, Instagram’ın Android ve iOS mobil uygulamaları için yayınlanacak olan güncellemeyle son 24 saatteki içeriklerdeki paylaşım sınırı ortadan kalkıyor ve süre bir haftaya çıkıyor.

Dünya çapında 700 milyon civarı kullanıcısı bulunan Instagram’ın bilindiği gibi fotoğraf ve video paylaşmak için kullanılan bir uygulamad. Uygulamaya getirilen Hikaye özelliğinin kullanıcılar tarafından çok beğenildiği apaçık ortada ve bununla beraber pek çok kullanıcı fotoğraf paylaşmak yerine hikaye atmaya başladı. Bu kadar ilginin ardında Instagram hikayelerinde son 24 saat zorunluluğunun kaldırılması üzerine çalışmalara başladı.

24 saat zorunluluğu kalkıyor

Snapchat uygulamasında bulunan ve ardından Facebook’un sahibi olduğu Instagram’a da eklenen hikaye özelliği oldukça beğenildi ve kısa sürede Snapchat’i saf dışı bırakmayı başardı. Artık herkes gittiği yerlerden kendisinin ya da mekanın fotoğrafını çekerek hikaye olarak paylaşmaya başladı. Bilindiği üzere Instagram’dan hikaye atmak için çektiğiniz fotoğrafın son 24 saate ait olması gerekmekte. Yani siz 1 günü doldurduktan sonra fotoğrafı atamıyorsunuz çünkü uygulama size bu izni vermiyor. Bunun ardından Instagram sonunda merakla bekleyenler için müjdeyi duyurdu ve  büyük tepkilere yol açan bu kısıtlamayı sonunda kaldıracağını belirtti.

Bir hafta sınırı geliyor

Henüz ortada bir şey olmamakla beraber 24 saat sınırı olan hikaye paylaşımlarının son bir haftaya çekilmesi bekleniyor. Artık anlık olarak gittiğiniz yerlerden durum atmak istemiyor ve mekandan döndükten sonra hikaye paylaşmak istiyorsanız Instagram sizin galerinize bağlanıyor ve son 3 gün hatta 1 hafta içerisinde çekmiş olduğunuz resim ya da videoları ekrana getirebiliyor olacak.

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
%65'e Varan İndirimle Kaydolun
close-link
Marketing Meetup
 

ERKEN
KAYIT FIRSATI


Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Orada Olmalıyım

Sektörü buluşturan etkinlikte siz de yerinizi ayırtın!
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link
İçerikle Pazarlama Workshop

Yemekcom Ürün Müdürü Batuhan Apaydın ile, içeriğin kral olduğu yeni dünyayı keşfetmeye hazır mısınız?
Hemen Kaydol
close-link