Sosyal Medya’da Bireysel Kimlik ve Paylaşım Etkileri

Bugün hemen hepimiz sosyal medyadaki paylaşım hareketliliğinin içinde yaşar konumda hayatımızı devam ettiriyoruz. Her gün yüzlerce içerik inceliyor, pekçoğunu da kendi paylaşımlarımızla bir başkasının incelemelerine ekliyoruz.

İçerisinde bulunduğumuz durum öyle bir hal aldı ki; artık insanların neredeyse tüm hareketlerini sosyal medya üzerinde takip eder, durumlarına her an katılır bir konuma sahip olduk. Hatta insanlar artık her gün sosyal medya üzerinden yeni bir paylaşım dili ve paylaşım davranışı oluşturuyor.

Normal hayatın paraleli olarak devamını sürdüren bu paylaşım davranışları da aslında rastgele var olur konular değil. Sosyal medya kullanıcılarının %85’i haftada en az birkaç kez, %68’i ise hemen her gün sosyal medya platformunda var olduklarını belirtiyor.

Buradan hareketle; farklı görüşlerde, farklı davranış ve statülerde 1000’den fazla kişiyle sürdürülmüş bir araştırma, insanların sosyal medya davranışlarını detaylıca şu şekilde gözler önüne seriyor:

Kimlik Yönleri

Çalışma sosyal bilimciler tarafından tanımlanan,bireysel kimlikleri oluşturan beş geniş yön üzerine odaklanıyor.

Kişisel Kimlik – değerler, hedefler ve duygular ile ilgili
İlişkisel – kişisel ilişkiler, bağlılık ve yakın dostluklar
Sosyal – popülerite, tepkiler ve fiziksel görünüm
Topluluk – ırk, din vb.
Yüzeysel – yaş, cinsiyet vb. konular

Katılımcılar için en önemli olan etkenlerin başında ilişkisel ve kişisel kimlik etmenleri yer alıyor. Yani sosyal medya paylaşımlarımızın ana nedenlerinin başında kişisel ilişkilerimizi düzeltmek ve duygularımızı yansıtma isteğimiz yer alıyor.

chart_4

Özellikle 40 – 65 yaş aralığındaki kesim için sosyal medyada paylaşım yapmalarının ana sebebi %84 oranında kişisel ilişkileri düzenlemek olarak yer alıyor.

Gençler için ise durum çoğunlukla kişisel kimlik üzerine odaklanmış konumda; gençlerin %63’ü hayalleri, hedefleri ve mesleki yakınlaşma için sosyal medyada paylaşımda bulunuyor.

Erkekler sosyal medyada yarattıkları sosyal kimliğe kadınlardan daha çok önem veriyor. Erkeklerin %41’i; kadınların ise %37’si sosyal medyayı popüler olmak ve aldıkları tepkiler için kullanıyor.

chart_2

Sosyal medyada iletişim halinde bulunduğumuz insanların yaş cinsiyet ve maddi durumlarını da hiç önemsemiyor değiliz aslında. Sosyal medya kullanıcılarının %30’u yaş ve cinsiyet faktörüne göre; %31’ i ise maddi konumuna göre sosyal çevresini oluşturmak istiyor.

Irk ve din gibi değerler ise sosyal alanda çok da fazla önemsenmiyor. Fakat yine de %10’dan daha düşük bir kesim bunu çok önemsediğinin altını çiziyor.

chart_3

Sosyal medyada paylaştığımız ya da paylaşıldığını gördüğümüz içerikleri tekrar paylaşmayı da çok seviyoruz. Özellikle Baby Boomers yaş gurubu (41 – 65) sosyal medyada benzer paylaşım yapmayı çok seviyor. Kadınların %89’u erkeklerin ise %87’si özgün içerik yerine benzer içerik paylaşımını tercih ettiklerini belirtiyorlar.

chart_1

Sonuç Olarak;

Ağır bilgi içereren spesifik paylaşımlar sosyal medyada çok sevilmezken insanlar genellikle daha eğlenceli, özellikle sosyal medya ile ilgili bilgi alabilecekleri paylaşımları tercih ediyorlar.

Sosyal medyadaki paylaşımların özellikle kişilerin motivasyonları üzerine çok yüksek fayda sağladığı gözlemleniyor. Fakat insanlar sosyal medyada da olsa yine kendilerine benzer kişilerle paylaşım alışverişine girmek istiyorlar. Yani sosyal medyada da bir statü kurmak istiyorlar.

Toplumda oluşturduğumuz kimlik ne ise insanların sosyal medya da oluşturmaya çalıştığı şey oldukça benzer. Kimliğin normal yaşantısına oranı her zaman çok paralel olmasa da kişiler sosyal medyada görünmek istedikleri gibi göründüklerinde mutlu olduklarını belirtiyorlar.

Gördüğünüz üzere normal yaşantıdaki insan davranışları her ne ise bugün sosyal medyanın da bir davranış şekli ve statüsü mevcut. Elbette doğrudan kişisel bazlı değişen birçok faktör olmasına rağmen sosyal ağlarda birçok ‘Sosyal İnsan’ var artık.

Hiç düşündünüz mü? Peki ya siz nasıl bir ‘Sosyal İnsan’sınız?

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlamasyon Genel Yayın Yönetmeni. Dijital iletişim ve pazarlama alanlarında araştırmalar yürütmekle birlikte, web teknolojilerini de bir o kadar yakından takip ediyor.

Bir Cevap Yazın

Twitter 2018’de Markalar ve Ajanslarla Nasıl İş Birliği Yapacak?

Twitter

Sosyal ağların hem gündem belirlemede hem de dijital pazarlamadaki gücü, artık göz ardı edilemez bir noktaya geldi. Her geçen yıl daha da artan Facebook, Twitter, Instagram ve hatta Linkedin reklam harcamaları, sosyal medya pazarlamasının artık pazarlama kavramıyla neredeyse eş anlamlı hâle geldiğinin habercisi gibi görünüyor. Fakat unutmayalım ki sosyal medya platformlarının barındırdığı kalabalık kitlelerin ticari kazanca dönüşmesini sağlayan iki ana unsur hâlâ markalar ve onların ajansları. En popüler sosyal ağlardan biri olan Twitter da bunun farkında olmalı ki önemli bir terfi haberi vererek Twitter ABD Ajans Gelişim Baş Sorumlusu Stephanie Prager’in unvanını, Küresel Ajans Gelişim Baş Sorumlusu olarak güncellediğini duyurdu.

Bu gelişme çoğumuz için sıradan bir terfi haberi gibi görünebilir. Fakat aslında bu değişim, Twitter’ın bu yıl ajanslar ve markalarla yapacağı iş birliklerine ve bunları nasıl geliştirebileceğine dair bakış açısını da gösteriyor.

Kariyerinde birçok büyük çaplı medya ajansıyla çalışmış Prager şimdi WPP, Publicis, Interpublic Groupe, Omnicom ve Dentsu’nun da dahil olduğu, dev reklam ve medya satın alma ajansları ile Twitter arasındaki tüm ortaklıklardan sorumlu olacak. Prager yeni pozisyonu kapsamında, Twitter’ın iç yapısında bulunan ve küresel ajanslarla koordinasyonu sağlayan ekipleri denetleyecek ve onlara yol gösterecek. Bu pozisyonun, Prager’in gelişinden önce yalnızca uluslararası ekipler tarafından yürütüldüğünü de not edelim.

Yeni görev tanımını değerlendiren Stephanie Prager ise 2018’deki temel hedefinin, marka güvenliği gibi endişe duyulan konularda ajanslara ve markalara yardım etmek olduğunu ve odak noktalarının video içerik olduğunu belirtti. Youtube başta olmak üzere, video içerik platformlarına reklam veren markaların, reklamlarının uygun olmayan içerikler eşliğinde çıkmasından oldukça endişeli olduğunu göz önüne aldığımızda, Twitter’ın bu konuda güçlü bir iletişim köprüsü kurmak istemesi son derece anlaşılır görünüyor.

Stephanie Prager
Twitter Küresel Ajans Gelişim Baş Sorumlusu koltuğuna getirilen Stephanie Prager, platformun ajanslarla ilişkisi konusunda 2018 yılında yeni adımlar atılacağını söyledi.

Bu yönde getirilen önerilerden biri de, geçen yılın Ekim ayında Twitter tarafından tanıtılan ve şirketin marka strateji hizmeti için çalışan kurum içi bir kolu olan Fuel. Hizmet genel olarak, ajansların ve müşterilerin yaratıcı süreçlerini hızlandırmak için çabuk ve etkili cevaplar veren içerikler oluşturmayı amaçlıyor. Son dönemde Converse ve Macy’s gibi markalara reklam amaçlı, 6 saniyelik video içerik sunmasıyla dikkat çeken Fuel gömülü video, sohbet robotu (chatbot) ve otomatik cevap mekanizmasına dayanan kampanyalarda pazarlama ekiplerinin işini kolaylaştırıyor.

Markalar ve Twitter arasındaki iş birliklerini ve deneyimlere daha fazla önem vereceğini de kaydeden Prager bu noktada, geçen yıl gerçekleştirilen ve tamamen Twitter doğrudan mesaj özelliği üzerinden yürütülen #WendysBracket kampanyasını örnek gösteriyor. Twitter olarak ajanslarla öteden beri özel bir ilişki yürüttüklerinin altını çizen Prager, yeni dönemde bu olumlu ilişkinin daha da derinleşmesi için çalışacaklarını vurguladı.

Bakalım önce MEC kurucu ortağı ve ardından MediaVest U.S. Başkan Yardımcısı olarak çalıştıktan sonra, 2013 yılında Twitter kadrosuna katılan Stephanie Prager, yeni görevine gelir gelmez açıkladığı hedeflerine ulaşabilecek mi? Bunu zamanla göreceğiz.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Facebook Haber Akışı Büyük Değişime Hazırlanıyor

Sosyal ağların sayısı her geçen gün artsa da hem pazarlama ekipleri hem de ajanslar ve yayıncılar için Facebook, dünyanın en kalabalık ülkesi Çin’i de geride bırakan kullanıcı sayısıyla, hâlâ en popüler sosyal medya platformu durumunda. Bu yüzden ki Facebook’ta gerçekleştirilen her değişim, dolaylı veya doğrudan birçok kişiyi ilgilendiriyor.

Bu gelişmelerden biri de dün yaşandı. Facebook tarafından yapılan açıklamada, kullanıcıların arkadaş listesindeki kişilerle kuracağı anlamlı diyalogların sayısını artırmak için işletmeler, markalar ve medya organları tarafından yapılan paylaşımların geri plana itileceği belirtildi. Trafik oluşturmada Facebook sayfasına güvenen markaları üzen bu yenilikle birlikte, arkadaşlarınızdan veya ailenizden olan Facebook kişilerinizin yaptığı paylaşımlar, haber akışınızda öncelikli olarak gösterilecek.

Bu yenilikle birlikte, medya organlarından yapılan paylaşımları, artık örnekteki gibi üst sıralarda göremeyeceğimizi söyleyebiliriz.

Facebook CEO’su ve kurucusu Mark Zuckerberg’in dün yaptığı paylaşımda, bu önceliklendirmenin altında yatanın Facebook’u daha insan odaklı ve kullanıcıların kendilerini iyi hissettiği bir yer yapma hedefinin olduğu aktarıldı. Zuckerberg mesajında, şirketteki ürün ekiplerinden Facebook’taki sosyal etkileşimleri daha anlamlı hâle getirecek içeriklere odaklanmalarını istediğini yazdı.

Mark Zuckerberg bununla birlikte, yaşanacak değişimin Facebook’un temel ölçeklerine belli açılardan da olsa zarar verebileceğini de kabul etti ve kullanıcıların platformda geçireceği zamanın kalitesini artıracağını savunduğu yeni haber akışı düzeninin buna değeceğini sözlerine ekledi.

Facebook
Facebook CEO’su ve kurucusu Mark Zuckerberg’in attığı bu adım, platformdaki marka ve yayıncı yoğunluğunu düşündüğümüzde son derece cesur bir yenilik sayılmalı.

Öte yandan söz konusu değişimin, Facebook’un 2016 yılındaki ABD Başkanlık Seçimleri’nde yanlış bilgilendirme ve yönlendirme amacıyla, çok sayıda yalan haberin yayılması amacıyla kullanılmasının da olabileceği söyleniyor. Facebook özellikle de seçim döneminde Rusya kaynaklı olduğu ortaya çıkan ve kimilerince seçim sonuçlarını etkilediği de söylenen asılsız haberlerin yayılımını yeterince engelleyemediğine dair sertçe eleştirilmişti.

Facebook’ta göreceğimiz bu yeniliğin, daha çok müşteriye ve okura ulaşmak adına Facebook’a güvenen marka ve yayıncıların, haber akışındaki görünürlüğünü azaltacağı kesin. Anlaşılan o ki Facebook yönetimi kullanıcıları memnun ederek kitlesini korumak ile platforma maddi kaynak sağlamaya hazır markalar ve yayıncıları kaybetmemek arasında, zor bir ikilem yaşıyor. Belki beri yandan da söylentiler doğruysa, 2016 ABD Başkanlık Seçimleri’nde yaşadığı güvenilirlik krizinden ağzı yandığından, şimdi yoğurdu üfleyerek yiyor.

Zuckerberg ve ekibinin, dengeyi sağlamak adına gelecekte hangi adımları atacağını bekleyip göreceğiz.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link