Sosyal Medya Güvenliği – I 0

Sosyal medya güvenliği çevrenizi ve sosyal medya sonucu global olarak her şirketin karşılaşabileceği olası durumları anlamak ile başlar. Sosyal medyanın gelişimi ile birlikte şirketler rekabetin birçok yeni yüzü ile tanıştılar. Şirketlerin IT departmanları ise günümüzde medya riskini azaltmak için, eskiden hiç olmadığı kadar; Pazarlama, İnsan Kaynakları, Hukuk, Finans ve Operasyon departmanları ile daha ‘yakın’ çalışmak zorundalar.

İtibar kaybı

Literatürde sosyal medya ile ilgili itibar kaybına ait birçok örnek olmasına ilişkin, şüphesiz bunlardan en hatırda kalanı British Petroleum (BP)’nin başına gelenler. Sosyal medya riskini yönetmek için herhangi bir strateji geliştirmeyen her zaman markasına ve ‘son satıra’ (bottom line – finansçılar bu deyimi bolca kullanır, son satırda net kar yer alır) zarar gelmesi konusunda ‘kırılgan’ olacaktır. 2010 yazında petrol devi BP denizde bulunan devasa tesisindeki bir patlama ile Meksika Körfezi’ne petrol akması krizi ile karşı karşıya kaldı. 107 koca gün boyunca firma bu akıma mani olamadı. BP bu krizden kaynaklanan endişeleri yönetmek için bir PR kampanyası açtı. BP’nin yetkilileri bölgenin temizlenmesi için 20 milyar $’lık bir bütçe ayırdıklarını ifade ettiler. Buna rağmen insanlar twitter, facebook ve bloglardan negatif yorumlar yapmayı sürdürdüler ve gittikçe artan bir işbirliği ile bir anti-BP kampanyası aldı başını yürüdü. BP’nin ‘yeterince’ açık olmaması ile birlikte bu açıklardan kaynaklanan ‘boşluklar’ sosyal medyada güzelce ‘dolduruldu’. Şirketin CEO’su Tony Hayward’da bu durumdan nasiplendi.  Firmanın kendi  twitter hesabında 18.000 takipçisi bulunurken, anti-BP’cilerin kurduğu hesap (BPglobalPR) birkaç hafta içinde 150.000 takipçiyi buldu. Bu Twitter hesabı Körfez için promosyon ürünleri satarak 10.000$ gibi bir para kazandı.

Yanlış giden neydi?

BP’nin başına gelen patlama önceden öngörülemez bir olaydı. BP’nin patlama ile ilgilii ‘risk yönetimi’ şu an konumuz dışında olsa da ‘sosyal medya’ yanlışları tam da bizim konumuzu oluşturuyor. Doğal olarak insanlar böyle bir olay karşısında endişelerini ve tepkilerini sosyal medyada paylaşacaklardır. Böyle olaylara karşı BP’nin kriz durumları ile ilgili sosyal medya planı olsaydı durum bu raddeye gelmeyebilirdi. İnsan Kaynakları tarafından baktığımızda Şirket, sosyal medyadaki varlığını yönetmek için yönetici bulundurabilirdi. Bunun yerine PR departmanında bir kişi ‘arada’ bu tür işlerle ilgileniyordu. Bunun bir sonucu olarak da koskoca BP’nin resmi hesabı @BP_America  18.000 takipçiye sahipti.  Anti-BP’cilerin hesabı  şu an bile 144.000’lerde. (Resmi hesapları an itibarı ile 53.000). Çevreye olan etkileri sebebi ile ‘yeşil’ olan şirket logosu sevenleri (!) tarafından tekrar elden geçirildi. @BPGlobalPR logosu petrol damlayan siyah bir logo haline geldi. Bir çok BP karşıtı paylaşım Flickr ve Facebook’ta da yerini buldu, bir çok BP karşıtı T-shirt de satıldı. Şirketin ise markasını ve logosunu korumak için herhangi bir planı yoktu.

Olayın parasal kısmını düşündüğümüzde ise yüksek miktarda ‘negatif bahsetme’ basına da yansıyarak şirketin değerini düşürdü. Petrol akımı Körfeze devam ettiği müddetçe, Şirket yatırımcıları üzerinde de baskı oluşturdu. BP’nin değeri öyle çok düştü ki, diğer rekabetçi petrol firmaları gözünde ‘satın alınabilecek’ ölçülere geldi.

Operasyon yönünden, BP’nin attığı adımlar sosyal medyada ve basında sertçe eleştirildi. BP’nin olay mahaline muhabirlerin girişini engellediği yönünde haberler duyuldu. Başka raporlarda petrolün temizliği ile ilgili görevlilerin korunma için yeterli ekipman kullanmadığı yönünde haberler de çıktı.

İtibar yönünden, firma hakkındaki yorumların tamamına yakını ‘negatif’ hale geldi. Bu durum basına da yansıdı. Bu tür doğayı kirletme olaylarının insanlar tarafından büyük tepki göreceğini öngöremeyen firma, kriz durumunda açıklıktan da ödün vererek olayı daha çıkılmaz bir boyuta getirdi. Bu saydığımız dört alanda (insan kaynakları, para, operasyon ve itibar yönetimi) BP bir çok yönde strateji geliştirerek bu durumlara düşmemiş olabilirdi.

Yakın geçmişte ‘güvenlik’ nasıl değişti?

Geçmişte şirketler hackerlar ve içten gelecek ataklara karşı savunma sistemleri geliştirdiler. Her türlü şirket için ‘küçük’ fakat yetenekli bir grup ‘tehdit’ oluşturabilirdi. Günümüzde ise internet bağlantısına sahip ‘herhangi bir kişi’ geri dönüşümsüz bir itibar kaybına neden olacak viral aktiviteyi başlatmaya kadir. Şirketin serverlarına yada web sitesine gelen ataklar, şirket markasına ve itibarına karşı ataklara evrildi. Günümüzde hiçbir şirket tek bir kişinin bile atağına karşı bağışıklık sahibi değil. Bu yüzden itibar yönetimi ‘sosyal medyayı’ da kapsayacak şekilde iyi bir biçimde tasarlanmalı.

Sosyal medyanın büyümesi ile birlikte ‘güvenlik’ meseleleri de hem Şirketler hem de aktif online müşteri için büyük bir tehdit oluşturmaya devam ediyor. En büyük sosyal medya güvenlik sorunu ise gizlilik hakları ihlali ve ‘kimlik’ hırsızlığı. Eğer birisi bir çalışanınızın sosyal medyadaki kullanıcı ismi ve şifrelerini ele geçirirse bunları şirketinize karşı kullanabilir. Hele ki bu kişi sosyal medya yöneticiniz ise işiniz çok daha zor. Bir kişinin her türlü hesabının şifresi aynı olması (tahmin ettiğinizden çok daha sık rastlanan bir durum) işi daha da çıkmaza sokabilir.

Bir Cevap Yazın

Nissan, Twitter Hesabından Yanlışlıkla Nissan Karşıtı Sitenin Linkini Paylaştı 0

Japon otomotiv markası Nissan, geçtiğimiz salı günü yeni elektrikli aracı Nissan Leaf‘i tanıttı ve bu tanıtım kapsamında da şirketin resmi Twitter hesabından bu yeni araç ile ilgili olarak “Yeni Nissan Leaf %100 elektrikli. Burada. Sadece harika. Resmi tanıtım için Youtube’da bize katılın.” şeklinde bir tweet paylaşıldı. Ancak bu tweet’te yer verilen bağlantı, şirketin sosyal medyada alay konusu olmasına neden oldu.

Nissan’ın Resmi Twitter Hesabından Atılan Tweet

Nissan Leaf ile ilgili olarak atılan ve yapılan hatanın farkedilmesi sonucunda kısa sürede silinen tweet’in sonunda nissan.com/nissan bağlantısı paylaşıldı. Bağlantı adresine bakıldığında sorun yok gibi gözükse de sorun şu ki, nissan.com adresi Nissan’a ait değil. Hatta ironik bir şekilde bu site, Nissan’dan nefret eden bir kişiye ait ve sitede Nissan karşıtı ifadeler yer alıyor. Siteye girdiğinizde ilk olarak aşağıda resmini paylaştığımız gibi üstü çizili bir Nissan logosu sizleri karşılıyor. Daha sonra ise “Nissan Motor’s Lawsuit Against Us“, yani “Nissan Motor’un Davası Bize Karşı” şeklinde bir başlığın bulunduğu bir sayfa karşınıza geliyor.

Peki bu sitenin sahibinin Nissan ile alıp veremediği ne olduğuna gelecek olursak, Jalopnik’in yaptığı habere göre Nissan.com adresinin sahibi İsrail uyruklu Uzi Nissan. İsrailli adam, 1991’de kurduğu ve soyadını taşıyan yazılım ve bilgisayar şirketi için 1994 yılında nissan.com alan adını satın alarak bir internet sitesi kurdu. Daha sonra ise Japon otomotiv devi Nissan, ismini izinsiz bir şekilde kullanarak reklam geliri elde ettiği gerekçesiyle Uzi Nissan’a karşı 10 milyon dolarlık bir tazminat davası açtı. Yıllar süren dava sonucunda, mahkeme nissan.com alan adının Uzi Nissan’da kalmasına, ancak sitede belirgin olacak bir şekilde sitenin otomotiv üreticisi olan Nissan ile herhangi bir alakası olmadığına dair bir yazının yer almasına ve Uzi Nissan’ın otomotiv ile alakalı herhangi bir işle ilgili bir banner reklamı yayımlamamasına karar verdi.

Uzi Nissan’a karşı açtığı davayı kaybeden otomotiv şirketi, Twitter hesabından yaptığı bu gaf ile birlikte, kendisinden nefret eden Uzi Nissan’ın ekmeğine yağ sürmekle kalmadı; haklı olarak sosyal medya kullanıcılarının da eleştirilerine maruz kaldı.

Türkiye’nin Sosyal Medya Kullanım Alışkanlıkları 0

Türkiye’nin en çok oy kullanılan sosyal anket platformu Poltio, kullanıcıları tarafından sorulan ve toplam 13111 kez yanıtlanan sorularını analiz ederek Türkiye’nin sosyal medya kullanımı alışkanlıklarını inceledi.

En çok vakit geçirilen sosyal medya platformu hala Facebook!

İnsanlara en çok hangi sosyal medya platformunda vakit geçirdikleri sorulduğunda görüldü ki insanlar en çok Facebook’ta, ikinci olarak da Instagram’da vakit geçiriyor. 1939 kişinin %55’i bu soruya Facebook cevabını verirken, %30’u da Instagram cevabını verdi.

 

Sosyal medyada arkadaşlıktan çıkarmak için en önemli sebepler: Siyasi görüş farklılıkları, görgüsüz paylaşımlar, ve gerçek hayatta görüşülmeyen kişiler!

İnsanlara Poltio.com’a gore en çok vakit geçirilen sosyal medya platformu Facebook’ta paylaşımlarından hoşlanmadıkları kişilere ne yaptıkları sorulduğunda 2828 kişinin %61’i ‘arkadaşlıktan çıkarırım’ cevabını verirken, %39’u ise ‘gönderilerini gizlerim’ yanıtını verdi. Aynı soru Instagram için yöneltildiğinde ise 1942 kişinin %64’ü ‘takipten çıkarırım’ cevabını verirken, %36’sı ‘görmezden gelirim’ şeklinde yanıtladı.

Arkadaşlıktan çıkarmak ile ilgili sorulan ‘Facebook’ta arkadaşlıktan çıkarma veya arkadaşınızın gönderilerini engellemenizin başlıca nedeni nedir?” sorusuna verilen cevaplara göre, 1919 kişinin %33.3’ü siyasi görüş farklılıklarını sebep olarak gösterirken, %25.3’ü  görgüsüz paylaşımlar yapılması sebebiyle, %14.4’ü ise gerçek hayatta görüşmedikleri kişiler olduğu için arkadaşlıktan çıkardığını ya da arkadaşlarının gönderilerini engellediğini belirtti.

Aynı şekilde, 752 kişiye ‘Instagram’da takip ettiğiniz kişileri takibi bırakmanızın başlıca nedeni nedir?” sorusu yöneltildiğinde ise, bu kişilerin %27.8’i  görgüsüz paylaşımlar yapılmasını buna sebep olarak gösterirken, %21.6’sı gerçek hayatta görüşmedikleri kişiler olması sebebiyle, %18.9’u ise siyasi görüş farklılıkları sebebiyle takip ettikleri kişilerin takibini bıraktıklarını belirtti.

Sosyal medyada ayıp olmasın diye takip ediyoruz!

Poltio.com’da verilen cevaplara göre ‘Sosyal medyada seni takip eden birini sırf ayıp olmasın diye istemeden takip ettiğin oluyor mu?’ sorusunu yanıtlayan 3731 kişinin %65’i evet derken %35’i hayır cevabını verdi.

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup
 

ERKEN
KAYIT FIRSATI


Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Orada Olmalıyım

Sektörü buluşturan etkinlikte siz de yerinizi ayırtın!
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link
İçerikle Pazarlama Workshop

Yemekcom Ürün Müdürü Batuhan Apaydın ile, içeriğin kral olduğu yeni dünyayı keşfetmeye hazır mısınız?
Hemen Kaydol
close-link
DIGITAL EXCELLENCE PROGRAM 

Dijital Mükemmelliği Yakalayın!

KAYDOL
close-link