‘PENTİ’ den Markalara, Siz Giderken Ben Dönüyordum Mesajı

1950 senesinde İstanbulda kurulup “Öğretmen çorabı yaparım ben!” diyen Penti, o günden bu güne pazarlama, reklam ve satış atmosferlerini olabildiğince inceleyerek ilerlemeye çalıştı. Bu süreç özellikle de eski markalar için zordur:

Kurumsallaşmak gerekir, ki buna hiç alışık olmayan bir satış mantığında büyüdüğü düşünülürse bu çok gerici bir süreçtir.

Ürün yelpazesini genişletmek önemlidir; ki bu da diğer markaları, rakipleri, rekabet şiddetini iyi analiz etmeniz gerektiği anlamına gelir.

Penti günümüze dek her dönem içinde kendini yenilemeyi, geliştirmeyi başarmış ve tüm jenerasyonlara ayak uydurmuş kudretli bir marka örneğidir.

2007 senesinde internet sitesini açtığından, yani dijital satış akımına da ayak uydurduğundan beri Penti hızlı bir giriş yaptı. Döneme ve sosyal medyaya en hızlı uyum sağlayan markalardan biri oldu. CRM uygulamalarını sosyal medya üzerinden ustaca yürüttü. Sosyal kampanyalarına tüketiciyi dahil etmek için, sosyal medya uygulamalarıyla beraber tüm mağazalarını entegre etti. Rakipler arttı, kategori genişledi…

İşin içine iç çamaşırı, terlik, vs. de girmeye başladı. Penti uzun zamandır “öğretmen çorabı’’ olmaktan uzağa koşuşunu biraz daha ilerletti. Tabii bu noktada eklemek gerekir ki; Penti, Türkiye’de desenleri “cesur kadın’’ a giydirmeyi başaran da yegane örneklerdendir.

Yoğun bir şekilde tüketicisiyle aile olmaya çabalayan ve bunu her yükselen platform üzerinden başarıyla yürüten Penti, İtalyan rakiplerine de pek pabuç bırakmadı. Müşterisine daima dokundu; bacaklarınız harika dedi ve çorabın yükselen çağında en üst sıraya oynamaktan vazgeçmedi. Eh, ne de olsa kendi topraklarıydı! Burası onun çorabı ilk ürettiği yerdi; hiç kimseye yar etmemeliydi. Bence marka bilinirliğindeki %99’a varan konumu da bunu ne kadar doğru yürüttüğünün kanıtlarından.

penti-logo

Dijital medya üzerinden dokunuşlara sosyal medya platformlarında yapılan çeşitli yarışmalar eklendi. Ünlüler devreye girdi; ara ara frekanslarını çok yükseltti, güzel de oldu. Hatırlarsanız yakın zamana kadar Instagram’da da Hadise ile beraber bir fotoğraf yarışması süreci yürüttü. Geri dönüşleri olumluydu, parladı; kışın ortasında çoraplarla yeniden yıldızlaştı.

Bu arada ürün geliştirmedeki yaklaşımını da ayrıca başka bir yazı üzerinde tartışmak gerekir belki ama vurgulamakta fayda var. Topuklu ayakkabıda rahat etmeyen ayaklardan çabuk sökülen çoraplara kadar kadının her problemini inceleyerek bu problemlerin çözümü için ürünlerini geliştirdi. Bu da büyük bir markanın yapabileceği en doğru şeydir demek yanlış olmaz. Penti müşterisini sevdi, müşterisiyle bir olmayı seçti. Önce çekiciyim dedi, sonra cesaret veririm dedi; şimdi de tüm özel alanlarınızda sizinleyim, sizi güzel kılmaya devam ediyorum diyor.

Öğretmen çorabı topraklarına giren bütün rakiplerine aynı mesajı veriyor:

“Siz giderken, ben dönüyordum.”

Paylaş
Eskişehir Anadolu Üniversitesi Reklamcılık ve Halkla İlişkiler Bölümü mezunu olan Zümrüt Tanrıöven; Pazarlamasyon'da pazarlama ve reklam üzerine yazılar yazmaktadır. Futbol Extra'da yazar olmasının yanında, bunun bir devamı olarak spor pazarlama konusunda oldukça derin eğitimler almış, bu konuda bir çok araştırmada ve projede bulunmuştur. İstanbul Bilgi Üniversitesinde bitirdiği yüksek lisansıyla beraber kültür ve sosyolojik yönetimlere de odaklanmaya çalışmış, bu alanları birbiri içinde kullanmaya yönelmiştir. Alamet-i Farika, Show Tv gibi yerlerin ardından son 5 yılında TTNET, Tivibu'da İçerik Pazarlama'cı olarak çalıştı. Şimdi Türk Telekom Pazarlama İletişiminde yolunda devam etmekte.

CEVAPLA