Second Screen’in Bugünü ve Geleceği 0

Bu yazı Konuk Yazarımız Eren Caner tarafından kaleme alınmıştır.

Second screen, basit anlamda tüketicilerin aynı anda 2 ekranı kullanması üzerine gelişen bir pazarlama ifadesidir. Tüketicilerin 1 ekranla -ki bu şu an genelde TV bazen de outdoor olabilir– meşgul olmakla yetinmeyip başka bir ekranda da TV’de izlediği programla ilgili veya ilgisiz sosyal medyada diyaloglara katılmasıyla gelişmiştir. Artık sadece TV izlemiyoruz; bir yandan da tüketiyoruz, konuşuyoruz, bir şeyler araştırıyoruz. Pazarlama da doğal olarak bu topu kaçırmıyor. İşte buradan besleniyor second screen.

Dünya Kupası güzel bir fırsattı. Birçok marka second screen kullanıcılarını hedefleyen anlık iletişimler yaptı. Luis Suarez’in sahada birini ısırmasını hedef alan Snickers’ın işi aradan sıyrılanlardan oldu. Bu iletişim, Dünya Kupası’nıTV’de izlerken aslında kimsenin internetten kopmadığını, sosyal medyayı kullanmaya devam ettiğini ve bazılarımızın belki de daha da çok kullandığını gösteriyor.

Screen Shot 2014-07-15 at 11.45.58 PM

Luis Suares olayıyla ilgili diğer markaların işlerine buradan ulaşabilirsiniz.

Türkiye’de bu işler bi’ tık geriden geliyor. Belki Snickers gibi anlık içerik üretme mekanizması henüz pek gelişmedi ama TRT spikerinin Kayt’a Koyt demesinden yola çıkan Vodafone dönemlik bir iş yaptı. Peki ya dünyada nasıl işliyor?

Dünyaca ünlü spor kanalı ESPN ‘in real-time marketing için sosyal medya ekibi aşağıdaki fotoğrafta yer alıyor. Beraber Brezilya-Almanya maçını izliyorlar ve akışa göre içerik üretiyorlar. Bizdeki TV kanallarını bırakın dijital ajanslarda bile real-time marketing için böyle oluşumlar yoktur. Bilen dürtsün.

 Screen Shot 2014-07-15 at 11.49.58 PM

Herhangi bir event’te, müsabakada, filmde, dizide orada burada real time ile tüketicilere ulaşmak istiyorsak onların internete o an nasıl bağlandığını da bilmemiz gerekiyor. Bize ulaştıkları mobil ağı tanımamız önemli.

Ülke bazında TV izlerken gerçekleştirilen dijital aktivitelere bakacak olursak;

Screen Shot 2014-07-15 at 11.51.09 PM

Tüm dünyada bu oran ortalama %48. Yani henüz olgunlaşmış değil bir miktar daha artabilir. Fakat her durumda second screen real time marketing yapılması da tüketicilerde bir süre sonra yılgınlık yaratarak duyarsızlaştırabilir. Second screen destekli real time marketing’in beslendiği en önemli motivasyon ‘markanın o an olan herhangi bir olay ile ilgili ilgi çekebilecek nitelikte konuşması.’ Evet insanlar konuşurdu ama markalar konuşmazdı. Şimdi sosyal medyayla konuşmaya başladı. Fakat kesinlikle o an olan olayla ilgili konuşması beklenmezdi geçmişten bugüne. Örnekleştireceksek, 10 senedir banyoda senin çamaşırlarını yıkayan Arçelik geliyor pür dikkat izlediğin Dünya Kupası ile ilgili bir tweet atıyor, seni güldürüyor. Eee! bu çamaşır yıkıyordu bugüne kadar? İşte bu ana nokta. Önemli.

Bu araştırmanın kaynağı TNS. Ayrıca TNS’nin bu araştırmasına dair okuduğum bir yazıda ise Hong Kong’da akşamları TV yerine bilgisayardan, mobil cihazdan online video izlemek daha yaygınmış.

Second screen’de genel olarak alışverişin çok da ilerlediğini sanmıyorum. Eğer bir şeyi satın alıyorsak satın alınan şeyin cinsine ve meblağına göre değişmekle birlikte tüketici için o an o ekran tek ekran olabilir.

Second screen’in geleceğini 1999 yılında ilk defa kullanılan ‘nesnelerin interneti’ kavramı ve Apple’ın nazlandığı, Samsung’un şaha kalkmaya çalıştığı’giyilebilir teknolojiler’ kavramları üzerine oturtursak daha doğru yorumlayabiliriz. Nesnelerin internetine konu olan nesneler o vakitler daha sıkıcı kurumsal haberleşme nesneleriydi. Bunu da belirtmeden geçmeyelim. Şimdi ise daha eğlenceli şeyler. Cihazlar bizi daha çok tanır oldu. Oyun konsolları artık sadece oyun değil, kesintisiz bir eğlence sunuyor. Evin bir üyesi gibi takılıyor, sizi tanıyor. Gelecekte daha çok ekran etrafımızı çevreleyecek. Şu an uçuk gelebilir ama ikinci değil üçüncü ekranı bile konuşabiliriz. Ekranı bölerek iki farklı iş yapılabilen gelişimi kısır teknolojiler anca TV ekran büyüklüğü, TV fiyatına doğrudan etki etmezse belki işyapar. TV’lerin sosyalleşmesi bir kenarda dursun daha interneti bile doğru düzgün kullanamıyoruz. Son model TV’nin içindeki yazılım vasattan öte değil. Yani TV tarafında da gidilecek çok yol var. Giyilebilir teknolojilerin de yaygınlaşması second screen olayını tetikleyebilir ve en önemlisi kalıcı hale getirebilir.

Daha 5 sene önce üniversitede iletişim hocamız ‘bir TV ekranında aynı anda en fazla 3 farklı mesaj olmalı. Yoksa algı eşiğini aşar, mesajlar istenildiği gibi iletilemeyebilir.’ derdi. Değişimin hızının farkında mısınız? Tüm bu gelişmelerden, beklentilerden bir sonuç çıkarmak gerekirse; teknolojiyi, bilişimi 3-5 aygıtla sınırlandırmamak gerekiyor. Çünkü yaşamın içinde geziyor; yaşamı şekillendiriyorlar.

Bir Cevap Yazın

Microsoft, İngiltere’deki İlk Perakende Mağazasını Açıyor 1

ABD merkezli büyük yazılım ve bilişim şirketi Microsoft geçtiğimiz günlerde Ankara’da Kentpark AVM MediaMarkt içinde yer alarak Türkiye’deki ilk mağazasını açmıştı. Şimdi ise Microsoft İngiltere’deki ilk mağazasını Londra’da açmaya hazırlanıyor.

RetailWeek’in haberine göre, Microsoft, Londra’nın merkezinde bulunan popüler alışveriş mekanı Oxford Circus’da mağaza güvenliği için görüşmelerde bulundu ve resmi olarak mağaza açmayı planladığını bildirdi. Oxford Circus’da açılacak olan mağazada şu an Benetton United Colors’ın bulunması nedeniyle, önümüzdeki haftalarda 10 yıllık bir kira sözleşmesi imzalanacak. Seri bir şekilde mağazalarını açmaya devam eden Microsoft’un yeni mağazası ise Regent Caddesi’ndeki Apple’ın mazağasına sadece birkaç kapı uzaklıkta olacak.

Bununla beraber Microsoft, aslında 2013 yılında İngiltere’de bir mağaza açmayı planlıyordu. Ancak bina ve yer sıkıntılarından dolayı sürekli bu süreç erteleniyordu. Nihayet Londra alışveriş bölgesinin merkezinde bir mağaza açmaya karar verildi. Microsoft’un yeni anlaşması ile birlikte, perakende satış yerinin İngiltere ve Avrupa merkez mağazası olacağı açıkça ortada. Ayrıca Microsoft’un ABD genelinde, Kanada, Porto Riko ve Avustralya’da mağazaları bulunmakta.

Cinemaximum Seyircileri Sınırsız Patlamış Mısırla Tavladı 0

Son birkaç yıldır Türkiye’deki sinema sektörünün önce konsolide olması, sonrasında ise tekelleşmesi mâlumunuz. Mars Entertainment Group’a bağlı Cinemaximum salonları, artık neredeyse her alışveriş merkezinde karşımıza çıkıyor. Bunun en büyük yansıması da sinema deneyiminin alışveriş merkeziyle eş anlamlı hâle gelmesi oldu. Her yerde Cinemaximum ve onun beraberinde getirdiği konsept olunca, birbirinin kopyası, özgün bir ortamı olmayan salonlar türemeye başladı. Üstüne bir de bu sinemaların yiyecek-içecek bölümlerindeki yüksek fiyatlar eklenince durum, bazı seyirciler tarafından çekilmez bir hâl almaya başladı.

Ülkemizin en büyük sinema zinciri muhtemelen bu gidişatı fark etmiş olacak ki yeni açılan alışveriş merkezlerinden olan Emaar Square Mall’daki salonunun cazibesini artırmak için kolları sıvadı. 20 Eylül 2017 tarihini “Kendi Kabıyla Gelene Sınırsız Popcorn” günü ilan etti ve saat 18:00’e kadar, izleyicilerin getirdiği kap ne kadar büyük olursa olsun, 5 TL karşılığında sınırsız patlamış mısır verileceğini söyledi.

Sınırsız Popcorn Günü, aslında ülkemizdeki kampanyacı ruhun bir yansıması.

İşin renkli tarafı, sınırsız patlamış mısır vaadini duyan izleyicilerin, sıra dışı paketler ve kaplarla gelmesi oldu. Giyim mağazasından alınan büyük karton torbalardan tutun da hasır sepetlere, yoğurt kutularına, ev yapımı kocaman paketlere kadar çeşit çeşit kaplarla Emaar Square Mall Cinemaximum’a gelen izleyiciler, toplumumuzdaki kampanyacı ruhun ne kadar üst düzeyde olduğunu kanıtladı.

Seyirciler, akla hayale gelmeyecek paketlerle salona geldiler.
Sınırsız patlamış mısır, her yaştan izleyiciyi çekmek için işe yarar bir fikre benziyor.

Bazı izleyiciler, Cinemaximum’un bu konuda yaptığı paylaşımların altına, 5 TL karşılığında patlamış mısırın satılabildiği bir yerde neden normal zamanda kendilerinden 20-25 TL arasında ücret alındığını sorgulasa da markaya günden kalan, izleyicilerin kaplarıyla oluşturduğu gülümseten kareler oldu.

Sınırsız patlamış mısırı duyanlar, getirdikleri “kap”larda da sınır tanımadı.

Sinema salonları çok kurumsal ortamlar sayılmaz. O yüzden kendi açımdan bu görüntülerin markanın imajına zarar verdiğini düşünmüyorum. Hatta belki de Apple’ın sinema salonlarındaki filmleri yayınlama isteğiyle daha zor şartlar altında faaliyet gösterecek sinema salonları seyircileri, gelecekte bu tür promosyonlarla salonlara çekmeye çalışacak. Çünkü keskin rekabet doğal olarak bunu gerektirecek.

Getirilen kaplar arasında ev yapımı olanlar da vardı.

Peki, Cinemaximum’un bu çalışması hakkında sizin görüşünüz nedir? Yoğurt kabıyla gelip patlamış mısır alan bir müşteri, bir sinema salonuna renk katar mı, yoksa tersine bir etki mi yaratır?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Hemen Kaydolun
close-link
Marketing Meetup
 

ERKEN
KAYIT FIRSATI


Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Orada Olmalıyım

Sektörü buluşturan etkinlikte siz de yerinizi ayırtın!
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link
İçerikle Pazarlama Workshop

Yemekcom Ürün Müdürü Batuhan Apaydın ile, içeriğin kral olduğu yeni dünyayı keşfetmeye hazır mısınız?
Hemen Kaydol
close-link