Uber ve Sarı Taksi Polemiğinin Sosyal Medyaya Eğlenceli Yansımaları

Sosyal medyanın gündemine şimdi de Uber ve sarı taksi arasındaki tartışma oturdu. Türkler olarak belki de en iyi olduğumuz konulardan birisi mizah. Yaşanan her türlü ciddi, komik, trajik olayı bir şekilde mizahi yollarla anlatabilme gibi bir yeteneğimiz mevcut. Üstelik sosyal medyadaki bu mizahi akımlar yaşanan olaylara tepkileri yumuşatırken daha büyük bir kitle tarafından duyulmalarını da sağlıyor.

Sosyal medyanın yeni mizah gündemi ise Uber ve Ticari taksi tartışması.Ticari taksiler ve Uber arasındaki anlaşmazlık uzun zamandır devam ediyordu ancak birkaç gün önce Uber resmi Twitter hesabından Uber arabasına saldıran bir taksi şöforünün videosunu yayınlamıştı. Bu video ülke çapında çok konuşuldu ve çok ses getirdi. Bu anlaşmazlığın giderek büyümesi ve ticari taksilerin agresif tutumu insanları mizahi yollarla Uber’i ve sarı taksileri kıyaslamaya itti.

Mizahi yaklaşımın dışında vatandaşlar  etiketi ile de Uber’e yapılan saldırıya tepkilerini gösteriyorlar. Sarı taksiler ile tatsız olaylar yaşayan çoğu kişi Uber’in konforlu seyehat olanaklarını ve müşteri odaklı yaklaşımını övüyor ve Uber’e destek çıkıyorlar.

Şimdi gelin sosyal medyada yapılan Uber-Sarı taksi kıyaslamalarına beraber bakalım;

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Bir Cevap Yazın

Küçük İşletmelerin Sosyal Medya Pazarlamasında En Sık Yaptığı 4 Hata

  • KOBİ’lerin yüzde 77,6’sı pazarlama stratejilerinde sosyal medyayı kullandığını ve KOBİ’lerin yüzde 32’sinin sosyal medya pazarlamasına ciddi yatırım yaptığını söylüyor.
  • Küçük işletmeler sosyal medya hesabı açmak ile sosyal medya pazarlamasını karıştırabiliyor. Bu durumda kullanıcı çekemiyorlar ve yaptıkları kampanyalar boşa gidiyor…
  • Sosyal medya pazarlaması bütçe ve kolaylık anlamında cazip gelse de büyük hatalara ve bütçe kayıplarına sebebiyet verebiliyor.
  • İlgili yazı; Neden Sosyal Medya Pazarlaması İçin Strateji Oluşturmamalısınız?

Sosyal medya kullanımının tüm dünyada büyük bir hızla artması markaların ve işletmelerin de reklam stratejilerini oraya kaydırmaları zorunluluğunu doğurdu. 2017 anketine göre, KOBİ’lerin yüzde 77,6’sı pazarlama stratejilerinde sosyal medyayı kullandığını ve KOBİ’lerin yüzde 32’sinin sosyal medya pazarlamasına ciddi yatırım yaptığını söylüyor. Ancak bu noktada küçük işletmelerin yaptığı bazı önemli hatalar var. Örneğin reklamınız her mecraya uygun olmayabilir. Doğru mecrayı belirlemek yerine hepsine yatırım yapmak garanti gibi gözükse de aslında daha risklidir.

Sosyal medya pazarlaması bütçe ve kolaylık anlamında cazip gelse de büyük hatalara ve bütçe kayıplarına sebebiyet verebiliyor. İşte o hatalardan en önemli 4 tanesini Digital Doughnut derlemiş:

Her Platforma Reklam Vermek

Yapılan büyük hatalardan ilki gereksiz sosyal mecralara reklamlar vermek. Her sosyal medya platformunun kullanıcı tabanı farklıdır. Örneğin Facebook yakın çevremizi önceliğine alarak eğlence için kullanılırken Linkedin daha çok iş dünyası için kullanılan profesyonel bir mecra.

Her iki platformun sosyal medya pazarlamasında nasıl kullanılacağı arasında büyük bir fark vardır. Facebook, B2C Kampanyaları için iyi bir sosyal medya platformu iken, LinkedIn B2B Kampanyaları için iyi bir platformdur.

Küçük işletmelerin en çok yaptığı hatalardan birisi kendi kullanıcı profillerini tespit edemeyip yanlış yerlere reklam vermeleridir.

Sosyal Mecralarda Var Olmayla Sosyal Medya Pazarlamasının Karıştırılması

Sosyal mecralarda hesap açmak 15 dakikadan kısa süren bir işlem. Dolayısıyla bir işletmenin en popüler sosyal medya platformlarında hesap açmak 2 saatten daha uzun bir zaman almayacaktır.

Hesapları açtınız peki ondan sonra ne olacak? Bir sonraki adım kullanıcıları sizin hesaplarınıza yönlendirecek içerikler üretmek olacaktır. Bu, küçük işletmelerin çoğunun dağıldığı yerdir. Tüm farklı platformlara yatırım yapacak insan kaynağına veya enerjisine sahip değiller. 

Buna önem vermeyen küçük işletmeler başlattıkları kampanyayı kaynak eksikliği nedeniyle sürdüremezler. Sosyal medya pazarlaması acımasızdır.

Tanıtıma Fazla Odaklanmak

Herhangi bir ticari promosyonun nihai amacı, potansiyel müşteri veya doğrudan satış oluşturmaktır. Satış olarak nihai bir hedefe sahip olmanın yanlış bir tarafı olmamasına rağmen, ilk günden itibaren satışlara çok fazla odaklanmak, sosyal medya takipçilerinin sizin sayfalarınızı terk etmelerine yol açar. 

Sosyal medya stratejilerinin temelinde farkındalık yaratmak yatar. Küçük işletmeler bu temeli unutup ilk günden itibaren tanıtıma ve satışa odaklanırlar. Bu da sosyal medyadaki kitleleriyle aralarında bir kopukluk yaşanmasına sebep olur. Eğer içerikleriniz paylaşılmıyor veya yorum almıyorsa sosyal medyada çok uzun süreli durmanız çok mümkün değildir…

Yaratıcılık Faktörünü Kaçırmak

Küçük işletmeler sosyal medyada nasıl fark edilir?

Küçük İşletmeler sınırlı bir bütçeye sahiptir, bu yüzden onlar için harika içerikler oluşturmak üzere süper pahalı bir ekip kuramazlar. 

Sosyal medya platformlarına katkıda bulunmaları için sınırlı bir zamanları var. Peki, bu kadar çok kısıtlamayla nasıl başarılı olurlar? Canva, Piktochart gibi ücretsiz araçları, yaratıcı ve ilgi çekici içerikler oluşturmak için çekici afişler, Infographics ve diğer içerik türleri oluşturmak için kullanabilirsiniz. İhtiyacınız olan şey kendinizi doğru ve güzel bir şekilde tanıtmak.

İnsanlar toplamda hayatlarının 5 yılını sosyal medyada harcıyorlar. Dolayısıyla doğru kitleyi yakaladıktan sonra onlara ulaşmak zor değil. Tek ihtiyacınız sağlam bir strateji oluşturmak. Gerisi doğru adımlarla çorap söküğü gibi gelecektir…

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Otomotiv ve Ulaşım Sektöründeki Yeni Trend: Araç Paylaşımı

  • Önümüzdeki yıllarda ürün sahipliğinin düşüşe geçmesi beklenirken bir yandan da birçok sektörde “hizmet olarak ürün” modeli benimsenmeye başlandı.
  • Yakın gelecekte araç sahipliğinin azalacak olması nedeniyle, otomobil üreticileri ve ulaşım şirketleri de özellikle araç paylaşımına yönelik ürünler ve hizmetler oluşturmaya başladılar.
  • Statista’nın paylaştığı istatistiklere göre, global araç paylaşım sektöründeki yıllık gelirin 2018 ile 2022 yılları arasında %16,3’lük bir yıllık bileşik büyüme oranı yakalayarak 2022 yılı itibarıyla 109,050 milyar dolara yükselmesi bekleniyor.
  • İlgili Yazı: Markaların Geleceği Sahiplik Yerine Üyelik Modelinde mi?

Her geçen gün birçok sektörde “hizmet olarak ürün” (product as a service) modeli biraz daha benimsenmeye başlanıyor. Bu kapsamda sizlere daha önce İsveçli otomobil üreticisi Volvo ve Alman otomobil üreticisi BMW‘nin abonelik sistemlerinden bahsetmiştik. Çeşitli sektörlerdeki birçok şirket, geleneksel iş modelinin yanında hizmet olarak ürün modelini de denemeye başlarken otomotiv ve ulaşım sektörleri bu sektörlerin başında geliyor. Yakın gelecekte araç sahipliğinin düşüşe geçecek olması nedeniyle, otomobil üreticileri ve ulaşım şirketleri özellikle araç paylaşımına yönelik ürünler ve hizmetler oluşturmaya başladılar.

Statista’nın paylaştığı istatistiklere göre, 2018 yılının bu zamanına kadar dünya genelinde, araç paylaşımı sektöründe elde edilen toplam gelir 59,678 milyar dolar idi. Global araç paylaşım sektöründeki yıllık gelirin 2018 ile 2022 yılları arasında %16,3’lük bir yıllık bileşik büyüme oranı yakalayarak 2022 yılı itibarıyla 109,050 milyar dolara yükselmesi bekleniyor.

Bununla birlikte dünya genelinde bu sektördeki kullanıcı penetrasyonu bu yıl itibarıyla %9,8 iken bu oranın da 2022 yılında %13,3’e ulaşacağı tahmin ediliyor. Ayrıca bu yıl içerisinde global araç paylaşım sektöründe elde edilen toplam gelirin yaklaşık olarak yarısının Çin kaynaklı olması da dikkat çeken bir başka detay. Belirtilene göre, Çin’de yılın bu zamanına kadar bu sektörde elde edilen gelirin miktarı 29, 749 milyar dolar.

Araç paylaşım sektöründeki büyümeyi anlayabilmek için bu alanda faaliyet gösteren bir şirketin geçtiğimiz yıllardaki gelirlerine göz atmak faydalı olabilir. Statista’nın paylaştığı verilere göre, Uber benzeri bir ulaşım hizmeti sunan ABD merkezli Lyft şirketinin 2016 yılındaki global net geliri 710 milyon dolar idi. 2017 yılında ise bu rakam yaklaşık olarak iki katına çıktı ve 1,5 milyar dolara ulaştı. Lyft şirketinin global net gelirinin 2018 yılı sonu itibarıyla 2,5 milyar dolar, 2019 yılında ise 3,5 milyar dolar olacağı tahmin ediliyor. 2020 yılında ise rekor bir artış oranıyla 6 milyar dolara ulaşması bekleniyor.

PSFK’in bu konuda yaptığı araştırmaya göre, araç paylaşımı konusunda ürün ve hizmetler geliştiren şirketlerden öne çıkan bazıları şunlar:

Volkswagen

Alman otomobil üreticisi Volkswagen‘in araç paylaşımı şirketi MOIA, özellikle araç paylaşımına yönelik olarak tasarlanan ilk elektrikli aracı geliştirdi. Şirket ile aynı ismi taşıyan elektrikli araç, aynı anda en fazla altı yolcuyu ağırlayabiliyor. Aracın iç ortamı, her yolcuya maksimum miktarda kişisel alan sağlayacak şekilde tasarlanmış. Araç içerisinde, diğer yolcuları rahatsız etmeden arka koltuklara kolay bir şekilde erişilebilmesi için geniş bir merkez koridor bulunuyor.

MOIA Minibüsün İç Tasarımı

Ayrıca araçtaki koltuklarda, her bir yolcuyu araç içerisindeki ortam gürültüsünde izole etmeye yardımcı olan koltuk başlıkları bulunuyor. Bununla birlikte her bir koltukta şiddeti ayarlanabilir okuma ışıkları ve USB girişleri bulunuyor. MOIA minibüs, kendi yüksek hızlı Wi-Fi ağını üretiyor ve merkezi bir iç ekran, araçtaki yolcular için varış bilgisini gösteriyor.

Uber

Uber, Uber sürücülerinin yolcular tarafından dikkat çekmesini ve yolcuların kendileri için ayarlanmış olan araçlarını bulmalarını kolay bir hale getirmek için Beacon adında bir cihaz geliştirdi. Uber sürücüleri, bu cihazı araçlarının ön camına yerleştirebiliyor ve daha sonrasında onu akıllı telefonlarına bağlıyorlar. Daha sonrasında ise Uber sürücüleri yeni bir müşteri aldıklarında, müşteri Beacon’ı belirli bir renge ayarlıyor ve karanlıkta parlayan Beacon üzerindeki bu renk, müşterinin hangi aracın kendisi için geldiğini anlamasını sağlıyor.

Avis ve Continental

Avis Budget Group, müşterilerin anahtarsız kiralık araçları kullanabilmelerine imkan tanımak için Continental ile iş birliği yaptı. Kullanıcılar çok sayıda mevcut aracı görüntüleyen Avis mobil uygulamasını indiriyor ve bu uygulama içerisinden araç sipariş etmenin yanı sıra, ödemeyi de gerçekleştirebiliyorlar. Müşteri siparişlerinden sonra Avis işlemi onaylıyor ve müşterinin kimliğini aracın alıcı cihazına iletiyor. Daha sonra müşteriler, mobil uygulama üzerindeki görsel kontrolleri kullanarak ve bir akıllı anahtarlık görevi görerek otomobilin kilidini açabiliyorlar.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link