Reklam Kampanyanız için Doğru Mecra Hangisi?

Bu yazı konuk yazarımız ‘Ayça Tezcan’ tarafından kaleme alınmıştır.

 

Size yeni mecrayı vaat ediyorum!

Günümüz reklamcılığının yeni trendi alternatif mecra hanımlar ve beyler…

Gelişen pazar artık farklılaşmayı zorunlu kılıyor. Bizler de bu dalganın peşinde bilfiil takibi bir borç biliriz! Bu dalga bizi social media, event marketing, direct marketing, in-store, gerilla pazarlama, ‘’Viral bir kampanya olmasını istiyoruz.’’ gibi sayacağımız bir çok kelimeyle ve cümleyle karşı karşıya getirdi.

Peki neden alternatif mecra?

Bu soru bizi dönüp dolaşıp ‘Farklılaş Ya Da Öl’ noktasında buluşturuyor. Artık pastadan bir pay almak, tüketicilerin dikkatini çekmek, onları markayla buluşturmak yani ‘Ben buradayım!’ demek o kadar da kolay değil. İşte tam da bu noktada farklılaşmak tek çare olup çıkıyor. Ajans adamları farklılaşmayı ise alternatif mecrada buluyor. Hiçbir marka ‘Benim neden flashmobum yok?!’ diye ya da süs olsun diye metrobüste insanların tutundukları yerlere reklam koyup bu mecralara yönelmiyor. Markasını farklılaştırıp tüketicinin dikkatini çekmek istiyor. Tabi bu isteğin tüketicinin alımını beraberinde getirmesini umuyor.

Sosyal medya kampanyaları, viral kampanyalar… Çağın en güçlü ‘Farklılaş Ya Da Öl’ kampanyaları. Pazarda sivrilmek, markaların arasından sıyrılarak yükselmek isteniyor. Türkiye’de de bunun başarılı örneklerine mutlaka rastlıyoruz.

dddd

 

Aklıma gelen ilk örneklerden biri Arabam.com’un Caddebostan’daki başarılı işi oluyor. Vince bağlanmış Mini Cooper’a sahip olabilmek için defalarca arabam.com’u ziyaret etmek hiç de zahmetli bir iş değil aslında.

İnsanlar saatlerce Caddebostan Sahil’de vince bağlı Mini Cooper’ın başında bekleyerek ona sahip olmak için arabam.com’a defalarca tıkladılar ve aynı zamanda arabanın denize düşmesine engel oldular. Bu kampanyadan sonra araba mı alınacak? ‘O halde dur da şu arabam.com’a bir bakayım.’ Düşünceleri akla düştü.

 

Peki her viral, her gerilla ya da her sosyal medya kampanyası başarıyı kırmızı halıyla önümüze mi seriyor? Yazık ki hayır…

İyi bir reklam kampanyası ilk olarak reklamverenden iyi bir brief almakla başlıyor. Kreatif departmanın ve kampanyayı yürütecek ajans adamlarının kafalarında herhangi bir soru işareti kalmaması şart oluyor. Ve devamı kreatifcilerin eline kalıyor…

Başarılı bir sosyal medya kampanyası, yeni bir alternatif mecra uygulaması ya da herhangi bir reklam kampanyası sindirilmiş bir kreatif süreci kaçınılmaz kılıyor. Bu süreç iyi düşünülmüş bir süreç olmalı. Basit ve etkili olunması esastır.

Başarısız kampanyalara ne mi oluyor? Stratejik süreçleri doğuyor. Rakip markanın zayıf durumlarından fırsatçılık yaparak kendini öne çıkarma çabası bu kısımda ışıklarını yakıyor. -Artık markalar arası soğuk savaş resmen başladı…- Ancak strateji yeterli olmuyor. Strateji ve kreatif tarafı güçlü olan markalar bu savaştan başarıyla çıkıyorlar. Çağımızın pazarında yaratıcı olmayan marka ölmeye ve yok olmaya mahkum oluyor. Sonuç olarak;

-Yaz kızım, formül!

İYİ STRATEJİ, İYİ BRIEF, IYI KREATİF.

CEVAPLA