Pınterest Türkiye’de Neden Benimsenmedi?

Sosyal medya kullanımı denilince en aktif, en sadık kitlenin Türkiye olduğunu sosyal mecraların yayınladıkları istatistiklerde ve infografiklerde görüyoruz. Lakin Türkiye’de benimsenmemiş olan bir mecra var. Pinterest…

Oysa istatistiklere bakıldığında hem farkındalık hem de markalaşma sürecinde en etkili mecralardan biri olan Pinterest’i dünyanın en değerli, en büyük 100 markasından 93’ü kullanıyor.

Bu ve benzeri ilginç istatistiksel verilere değinmeden evvel Türk kullanıcıların ve yerli markaların neden Pinterest’i tercih etmediklerini sorgulamalıyız. İlk sebep ünlüler tarafından kullanılmıyor olmasıdır. İkincisi sosyal medya ajansları ve dijital pazarlama uzmanları tarafından dışlanmış olmasıdır. Üçüncüsü ise Pinterest’in faydalarını yazan bloggerların azlığı…

Kimi zaman erişime engellense de bu durum Türkiye’de; Twitter veya Facebook’un erişime engellenmesi kadar ses getirmiyor. Çünkü Pinterest’in Türkiye’de herhangi bir kitlesi yok.

Son istatistiklere göre;

  • Pinterest web sitelerine en çok trafik yönlendiren 2. sosyal ağ
  • Pinterest paylaşımları diğer mecralardaki paylaşımlara nazaran markaya daha çok gelir sağlıyor
  • E-Ticaret, moda ve yemek odaklı yayın yapan web siteleri Pinterest’i daha çok kullanıyor. Üstelik Pinterest kullanıcıları diğer mecralara oranla daha çok alışveriş yapıyor.
  • Pin’lerin viral olarak yayılma hızı, tweet’lerin yayılmasına oranla daha fazla
  • Pinterest kullanıcıları bir ünlüyü takip etmektense markaları takip etmeyi tercih ediyor
  • Kadın Pinterest kullanıcılarının oranı %80
  • Tek ziyarette Pinterest’te geçirilen süre yaklaşık 15 dakika
  • Pinterest’ten alışveriş yapan kullanıcıların alışverişe harcadığı ortalama miktar 10 – 180 dolar arası
  • Dünyanın en çok ziyaret edilen ilk 50 sitesi arasında
  • Pinterest’e yalnızca mobilden giriş yapan tekil ziyaretçi oranı %35.
  • iPad üzerinde gerçekleştirilen tüm sosyal paylaşımların içinde Pinterest’in oranı yaklaşık olarak %49

pin

Türkiye’de görsel odaklı içerik üreten ve yayınlayan markaların oranı oldukça fazla olmasına rağmen yerli markaların ve fenomenlerin Pinterest’e uzak durmasını bir türlü anlamıyorum.

Hemen hemen tüm mecraları aktif olarak kullanan biri olarak 19 bin küsur takipçimin bulunduğu Pinterest’i uzun süredir deneyimliyorum. Hem aldığım trafik hem de kazandığım yeni bir kitle açısından Pinterest beni oldukça mutlu etti.

Pinterest’te fenomenler henüz büyük çaplı marka işbirlikleri gerçekleştirme olanağı bulamasa da çok yakın bir süreçte bilhassa sosyal medyada büyük kitleye sahip yerli markaların Pinterest’e ayak basmasıyla bu mecranın kıymeti anlaşılacaktır.

Pinterest bazı sınırlamalara sahip olduğu için Twitter’da veya Instagram’da olduğu gibi birilerini takip ederek bir kitle kazanmak oldukça zor. Ayrıca bot takipçilerle algı oluşturmak da mümkün değil. Ancak kaliteli içerik ve iyi hashtag yönetimiyle Pinterest’te bir kitleye sahip olabilirsiniz. Ayrıca sosyal mecraların en büyük amacı olan etkileşim, Pinterest’te oldukça fazla.

Yerli markalara rakiplerinin önüne geçmeleri, farkındalık ve farklılık oluşturmaları adına Pinterest’e davet ediyorum.

Paylaş
Ajans Paradise - CEO / Dijital Pazarlama & Sosyal Medya Uzmanı

1 YORUM

  1. Pinterest gerçekten de “Aa, bu kadar başarılı mıymış ki?” tepkisini verebileceğimiz bir ağ. Son 1 yıldır özellikle yemek üzerine içerik üreten bir sitenin Pinterest trafiğine baktığımda bazı aylarda Facebook’u geçtiğini görüyorum. Bunu kime söylesem ilk tepkileri büyük bir şaşkınlık oluyor. Ardından da sayılarla birlikte daha çok şaşırır hale geliyorlar.

    Peki kim bu Pinterest kullanıcıları?

    Bu soruyu en iyi şekilde aslında Pinterest’ten Türkiye’ye özel bir demografik bilgi aldığımızda edinebiliriz ancak yaş aralığının oldukça geniş olduğunu görüyorum kendi gözlemlerinde. 22 yaştan 55 yaşa kadar geniş bir kitle var kullanan. Ve bu kullanıcılar ben bir pin yaptığımda maksimum 3 dk içinde o yeni pine tepki verenler. Yani aslında mükemmel aktif bir kitle orada var ve içerik bekliyor.

    Peki markalar neden Pinterest’i sadece URL için kullanıyor?

    Bunun en büyük nedeni şu, Pinterest’te ne kadar eski bir hesaba sahipseniz o kadar yararlı bir durum. Örneğin 2016’da hesap açan bir marka ile 2012 yılında hesap açan ve bu sırada Pinterest’te aralarda da olsa pin yapmış bir marka arasında çok büyük bir fark var. Aynı zamanda ajanslar ve markaların dijital departmanları Pinterest’e bir zul olarak baktıkları için de bu gerçekleşiyor.

    İşin sırrı şurada: Sitenizde Pinterest’e pinleyebileceğiniz ve board açabileceğiniz kadar çok görselli içerik olmalı ki kullanıcılar sitenize trafik olarak geri dönsün. Repin ya da board’a katılma eğer sizin sitenizin linklerini barındırmıyorsa anlamsız oluyor.

    Yeni içerik her yerde değer gördüğü gibi Pinterest’te de görüyor. Bir içeriği ilk kez siz giriyorsanız yayılım sağlama ihtimaliniz çok daha yüksek.

    Bir diğer nokta ise markalar için takipçi sayısının her zaman bir KPI olması ve bu nedenle de Pinterest’i dahi takipçi “kasabilecekleri” bir platform olarak görmek istemeleri. Ancak Pinterest’te insanların takip etmeleri içeriklere tıklamalarından çok daha zor. Tıpkı Twitter gibi.

    Eğer düzenli olarak içerik girişi yapmıyorsanız, kullanıcılarla etkileşime geçmiyorsanız Pinterest’te takipçi elde etmeniz neredeyse imkansız. Bu yüzden de marka bir süre sonra bu noktadan vazgeçiyor.

    Google Analytics’te yalnızca oturum/sayfa görüntülenme sayısı gibi kriterleri kontrol ederken Edinme > Sosyal kısmına bakmayanlar ve alternatif olarak hangi sosyal kanallardan trafik hareketlenmelerinin olduğunu görmeyen markalar da yanılmış oluyor.

    Ellerinize sağlık, tam olarak aklımdaki yazı olmuş.

    Sevgiler,

CEVAPLA