Pazarlamacıların Mehmet Ali’den Öğrenmesi Gereken 4 Önemli Ders

Mehmet Ali son zamanların Twitter fenomenleri arasında kendine yer edinmeyi başarmış durumda. Yazdığı 140 karakterlik kısa hikayelerle farklı bir üslup çiziyor. İlk tweetini Ağustos 2014’te atan Mehmet Ali’nin, bugün 281 bin takipçisi mevcut ve birçoğu ile etkileşimi sürdürüyor.

Kendine has bu üslubu ile birçok etkileşim almayı başaran Mehmet Ali, aslında biz pazarlamacılara önemli dersler de veriyor. Dikkatli bakıldığında, işte pazarlama ustaları kadar iyi stratejiler uygulayan Mehmet Ali’den alınacak dersler:

1. Farklılaşmak

Farklılaşmak birçok pazarlamacının gitmek istediği noktadır. Mavi Okyanus stratejisini başarılı bir şekilde uygulamak, markalara ve pazarlamacılara büyük kazançlar sağlar. Mehmet Ali de farklı üslubu ile dikkat çekmeyi başardı. Yazdığı kısa hikayelerle Twitter gibi büyük bir mecra içerisinde, kendinden bir hayli söz ettirmeyi ve oldukça yüksek etkileşimler almayı başardı. Bu başarının arkasında yatan en büyük etkenlerden biri ise bu farklı tarzı. Basit hikayeleri tüm içtenlik ve samimiyetiyle anlatması. 

2. Kısa, öz ve yalın anlatım

Günümüzün en büyük sorunlarından birisi de bu, vermek istediğimiz mesajı öz ve yalın bir biçimde aktaramıyoruz. Birçok markanın ve pazarlamacının yanlış yaptığı bu noktada, Mehmet Ali gayet başarılı bir duruş sergiliyor. Anlatacağı olayı, vermek istediği mesajı, süslemekle uğraşmaması ve gereksiz yere uzatmadan doğruca aktarabilmesi Mehmet Ali’nin kısa sürede bu kadar büyük bir hayran kitlesine erişmesinde en büyük etkenlerden bir diğeri.

3. Sürdürülebilirlik ve devamlılık

Bazen öyle anlar gelir ki, markanızın mesajını değiştirmeniz gerektiğini ya da milyonlarca lira yatırım yaptığınız reklam üslubunun değişmesi gerektiğini düşünürüz. Ancak tüketicilerin (ürününüzde ya da mesajınızda bir sorun yoksa tabi) devamlılığı ve sürdürülebilirliği daha çok tuttuğunu unuturuz. Sürekli bir öyle, bir böyle söyleyen bir marka olup çıkınca da tüketicilerin neden tercih etmediğini araştırır dururuz. Halbuki Mehmet Ali tam da bu noktada, ne üslubundan ne de mesajından ödün vermeden yoluna devam ettiği için başarılı addediliyor.

4. Önemli zamanlarını hatırlamak/kutlamak

Tabi müşterileri ve tüketicileri de unutmamak gerekli. Onların da önemli anları mutlaka olacaktır. Sosyal medya yönetimi altında birçok markanın sağlamaya çalıştığı noktalardan birisini Mehmet Ali de es geçmeden sürdürüyor tabi ki. Kendi üslubundan hiç çıkmadan bunu başaran Mehmet Ali’nin örnek alınması gereken bir yanı da bu.

Hepsini toparladığımızda, fenomenler arasında kendine yer edinen Mehmet Ali’nin iyi incelenmesi, marka yönetimi ve pazarlama profesyonellerine yol göstermesi açısından önemli. Belki akademik bir ders olarak karşımıza çıkmayacak, lügatlara girmeyecek; ancak bu tarz örneklerden markaların alacağı çok ders olduğu da ortada.


En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

ODTÜ İşletme Bölümü mezunu olan Cemil Hayri Durgun, 2012 yılından bu yana Pazarlamasyon'da yazar hayatını sürdürmekte. Bunun yanı sıra 2013 yazından beri PTV direktörlüğü ve yönetim kurulu üyeliği sorumluluklarını yerine getirmektedir. Profesyonel yaşamına PepsiCo bünyesinde pazarlama ve yeni ürün süreçlerini yönetme gibi kritik bir görevde başlayan Cemil, şimdi ise kıdemli marka müdür yardımcısı olarak İçim kahvaltılık kategorisi ekibinde görev almaktadır.

Bir Cevap Yazın

CHP’den Z Kuşağına Yönelik Reklam

24 Haziran’daki genel seçimlerde ilk defa 1 milyon 585 bin yeni seçmenin oy kullanacağı düşünülüyor. Bu seçmen grubuna da hitap etmek isteyen CHP, oyun, internet, dijitalleşmeyi odağa aldığı yeni bir video yayınladı. Video, Kemal Kılıçdaroğlu’nun “ya arkadaşlar, ben istemez miyim download hızları artsın, adil kullanım kotası kalksın…” kelimeleri ile başlıyor ve gençlerin kullandığı yeni terimler ile devam ediyor. Video’nun en çarpıcı söylemlerinden birisi de “Hep birlikte bug’sız bir dünya tasarlayalım” cümlesi.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Ekonomi ve Taraftar Ekseninde 2018 FIFA Dünya Kupası

Sonu çift rakamlarla biten her yılda olduğu gibi, yeni bir kupanın zamanı geldi: FIFA Dünya Kupası 2018.

Türk futbol seyircisi olarak her 2 yılda 1, Avrupa Şampiyonası veya Dünya Kupasını yakından takip ediyoruz. Her ne kadar ülkemiz düzenli olarak bu turnuvalarda yer alamasa da, günde 4 canlı karşılaşma izleme olanağı yaratan bu etkinliklere yaz sezonunun 1 ayını ayırıyoruz.

Organizasyonların ele alınabilecek birçok boyutu var. Araştırmalara “sports mega events” olarak geçen bu etkinliklerin ekonomi ve taraftar eksenini ele almaya çalışacağım.

Ekonomi anlamında etkinlikler her dönem büyüklüğünü artırma eğilimini sürdürüyor. Organizasyonun ev sahibi şu ana kadar bir dünya kupası için gerçekleştirilen en yüksek harcamayı yaptı. Organizasyon için toplam 14.2 milyar Amerikan Doları harcadılar. Bu harcamalar arasında ulaşım, altyapı, konaklama ve stadyum inşaatları en yüksek payı aldılar. Rusya, 2010 yılında dünya kupasını düzenleme hakkını elde ettiğinde planlanan bütçenin tam 12 katı daha fazla harcama yaptı!

Yapılan tüm harcamalar Rusya’ya önemli bir altyapı ve turizm gücü kazandıracak. Buna karşılık turnuvadan elde edilen tüm gelirlerin ülke ekonomisine en fazla 2 aylık bir katkı yapacağı belirtiliyor. 8 yıllık çalışma ve harcamalar, 2 aylık bir süreçte girdi olarak ülke ekonomisine katkı sağlayacak.

FIFA Dünya Kupası, 2000’li yılların başından beri “sponsorların dünya kupası” olarak eleştiriliyor. Bu eleştirinin temelinde sponsorların beklentilerinin taraftar beklentilerinden daha önemli görülmesi etkili. Ayrıca yüksek sponsorlu etkinliklerin sporun ruhunu çürüttüğü de iddia ediliyor. Visa, McDonalds, Budweiser gibi bilinen sponsorların yanına bu sene en çok sponsorluk desteği Çin menşeili işletmelerden geldi. Çin ve Hindistan futbol yatırımlarını artırıyor. Bunun temelinde futbola olan ilginin artışı var ve “ürün yaşam seyri” yükselme aşamasında görülüyor. İngiltere futbol ligindeki forma sponsorlarına ve saha kenarındaki reklam tabelalarına dikkatli bakarsanız Uzakdoğu pazarına yönelik reklamlara rastlayabilirsiniz. Turnuvada tüm sponsorluk harcamaları 2 milyar Amerikan Dolarına yaklaşıyor.

Dünya Kupası için yaklaşık 1.5 milyon biletli seyircinin katılımı beklenirken, biletsiz ve turizm amaçlı ülkeye gelecek turist sayısının bu rakamdan daha fazla olacağı öngörülüyor. Ülkemizde “passolig” adı altında yürütülen biletleme sisteminin bir benzeri bu sene Rusya’da kullanılacak. Buna göre seyircinin bilet alması yeterli olmuyor ve devlet tarafından kurulan taraftar sistemine kayıt yaptırıp isimlik çıkartmak gerekiyor. Bu isimlikler olmadan statlara giriş yapılamıyor. Uluslararası bir organizasyonda güvenlik kaygısının geldiği noktayı anlamak için önemli bir ayrıntı… 64 maçlık bu serüvende seyircinin yerine getirmesi gereken yeni bir sorumluluk oluşturuldu.

Taraftar kimlik sistemi stat içinde holigan aktiviteleri azaltmak için yapılan bir uygulama olarak görülüyor. Fakat stat dışındaki taşkınlıkları önlemek için sağduyu ile birlikte güvenlik kuvvetlerine büyük sorumluluk düşüyor.

Son olarak, turnuvaya bahis işletmeleri tarafından bakalım. Günümüzde futbol, sadece taraftarlık veya futbol severlik hisleriyle takip edilen bir spor olmanın ötesine geçti. Özellikle futbol maçlarına yapılan bahisler giderek artıyor. Küresel düzeyde 2018 FIFA Dünya Kupasında 3.3 milyar Amerikan Dolarına yakın bahis yapılacağı öngörülüyor.

4 yılda 1 düzenlenen bu futbol etkinliğinde durum, etkinliğe nereden bakmak istediğinize göre değişiyor. Bir sonraki yazıda görüşmek üzere.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link