Patates Cipsi Walkers’ın Suçluların Rol Aldığı Twitter Kriziyle İmtihanı 0

Sosyal ağlar hayatımıza girdiğinden bu yana her alanda olduğu gibi pazarlama yöntemleri ve burada tüketicilere seslenme şekilleri de değişti. Sosyal medya platformları markaları daha geniş kitlelere çok kısa bir sürede ulaştırsa da aynı zamanda onların daha büyük ve hızla yayılan krizlerle karşılaşma olasılığını da artırdı. Bir yanlış anlaşılma veya kampanyanın kurgu sürecinde atlanmış küçük ama önemli bir ayrıntı, birçok markaya oldukça zor, hatta bazılarının toparlayamadığı güç durumlarla yüz yüze bıraktı. Bu nedenle en büyük markalar bile stratejilerini bu noktayı göz önüne alarak hazırlıyor ve kaş yapmak isterken göz çıkarmaktan kaçınıyor.

Her ne kadar sosyal ağ ve buradaki kitlelerin dinamikleri zamanla daha iyi anlaşılsa ve markalar buna uygun davranmaya çalışsa da sosyal medya krizleri hâlâ devam ediyor. Bunun son örneği de Walkers patates cipsinin Birleşik Krallık’ta yaptığı Twitter kampanyası oldu. Aslında baktığımız zaman kurgusu gayet basit bir kampanyayla karşı karşıyayız. Kullanıcıların yapacakları tek şey, UEFA Şampiyonlar Ligi maç bileti kazanmak için özçekim (selfie) pozlarını markaya iletmesi ve sonra da markanın bu fotoğraflardan oluşan bir videoda bunları kullanması. Fakat gelin görün ki kurguda atlanan bir nokta tüm planları bozduğu gibi üstüne bir de markayı ciddi bir krizle baş başa bıraktı.

Zira markaya gelen fotoğraflar arasında ünlü suçluların, hatta seri katillerin bile fotoğrafları vardı. Buraya kadar her şey normal. Sosyal ağlarda, hele Twitter’da daha fazla takipçi edinmek için ilgi çekmek isteyen veya sırf “hınzırlık” yapmak isteyen sayısız kullanıcı olduğunu biliyoruz. Pazarlama ve reklamcılık alanında çalışanlar da gayet iyi bileceklerdir ki neredeyse her kampanyada bu tür içerikler gelir ve iyi bir yönetimle filtrelenerek ortadan kaldırılır. Sorun şu ki Walkers ne yazık ki işin moderasyon tarafını atlamış. İnanması zor gelebilir ama gerçek bu!

Çünkü gelen fotoğrafları süzmesi için kullanılan yazılımın tek filtreleme kıstası, yazılımın yüzü açık şekilde görmesi olmuş. Durum böyle olunca da gelen fotoğraflar arasından bu kritere uygun ne varsa otomatik olarak videoya aktarılmış. Şimdi adamakıllı ölçüp tartın. Frito Lay gibi bir dev kuruluşun markasısınız ve kendinizden söz ettirmek için hazırladığınız kampanyada, İngiliz eski futbolcu Gary Lineker’i Meksika dalgası arka planının önüne almışsınız, heyecanlısınız ama Harold Shipman ve Fred West gibi işlediği cinayetlerle tarihe geçmiş katiller veya Stalin gibi acımasız bir diktatör sizin marka elçiniz oluyor. Dışarıya verdiğiniz izlenimin korkunç boyutunu düşünün.

Elbette kurgu, Twitter gibi belki de en hızlı yayılım gösteren sosyal ağ üzerinde temellendiği için markanın ödediği bedel daha da ağır oldu. Bu büyük hayal kırıklığı, Twitter’daki birçok kişisel ve hatta aralarında reklam ajansı Wieden+Kennedy gibi kurumsal profiller üzerinden, markanın bu kurgu için belirlediği #WalkersWave etiketli tweet’lerle alaya alındı. Markanın bütün bu olan bitenleri geç fark etmesi, ilk aşamada kamuoyuna bir açıklama yapmaması ve zararlı içerikleri silerek bir süre daha kampanyaya devam etmesi ise akıl alır gibi değil. Neden sonra bunun da büyük bir hata olduğunu anlamış olacaklar ki @walkers_crisps kullanıcı adlı kurumsal Twitter hesabından açıklama yapan marka özür diledi ve kampanyayı sonlandırdığını bildirdi.

Walkers’ın karşılaştığı ve pek de iyi yönetemediği bu sosyal medya kriziyle birlikte, markaların ancak profesyonel yönetim ve suistimale açık olmayan kurgularla sosyal medyanın getirdiği avantajlardan yararlanabileceğini bir kez daha gördük. Sosyal medya işte bu yüzden şeffaf ve kitleler de bu yüzden markalarla iletişim için bu platformları tercih ediyor. Zira markanın yaptığı iyi işler gibi bütün defoları da hızla ve açıkça gözler önüne seriliyor.

2009 yılında Uludağ Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü'nden, 2015'te ise Anadolu Üniversitesi Marka İletişimi Bölümü'nden mezun olan yazar, 2013 yılından beri pazarlama ve reklamcılık üzerine çalışıyor. Geleneksel ve dijital reklam ajanslarındaki çizgi altı ve üstü çalışmalarda metin yazarlığı yapan, ulusal ve küresel ölçekte birçok markayla birlikte çalışan yazar, bir yandan da Anadolu Üniversitesi'ndeki Türk Dili ve Edebiyatı öğrenimine de devam ediyor. En büyük tutkusunun edebiyat olduğu biliniyor, şehirdeki festivalleri yakından takip ediyor. Bir gün Patagonya'ya gitmenin hayalini kuruyor.

Bir Cevap Yazın

2016-2017 Sezonunda Türkiye Süper Lig’in Gelir Oranları 0

Türkiye’nin en büyük özel sermayeli yatırım bankası Aktif Bank, Türk futbolunun gelirlerini ve ekonomik görünümünü mercek altına aldığı Futbol Ekonomisi Raporu EkoLig’in ikinci sayısını yayınladı.

Türk futbolunun finansal verilerini Avrupa’nın önde gelen ligleri ile karşılaştırmalı olarak sunan rapora göre, Süper Lig; maç günü gelirleri, naklen yayın gelirleri ve ticari gelirler açısından son iki sezonda yüzde 15 büyüdü. 2015-2016 futbol sezonunda yaklaşık 2 milyar TL olan Süper Lig’in gelirleri, 2016-2017 futbol sezonu sonunda 2,3 milyar TL’ye ulaştı.

Ceyhun Kazancı: “Futbol ekonomisi son bir yılda yüzde 15 büyüdü”

Raporun öne çıkan sonuçlarını basın mensupları ile paylaşan Passolig Genel Müdürü Ceyhun Kazancı ise, “Türk futboluna ilişkin elimizde bulunan önemli bilgi birikimini sektör ve kamuoyu ile paylaşmaya devam ediyoruz. Geçtiğimiz yıl gördük ki, EkoLig futbol ekonomisi için çok önemli bir ihtiyacı karşıladı. Bu yıl daha da derinleştirdiğimiz bu rapor, futbol kulüplerinin de mali yapıları ve gelir kalemleri açısından doğru strateji izlemeleri için bir kaynak rapor niteliğinde olacaktır.

Kazancı, bu yılki raporda yer alan veriler çerçevesinde, Türk futbolunun gelir yapısı hakkında şu bilgileri verdi: “Rapora göre, Türk futbol ekonomisi büyümeye devam ediyor. Süper Lig’in toplam geliri 2,3 milyar TL’ye ulaştı. Dört büyükler geçtiğimiz sezon 1,4 milyar TL, son 3 futbol sezonunda ise toplam 3,8 milyar TL gelir elde etti.

Süper Lig, 3 büyük gelir kaleminden biri olan naklen yayın gelirlerinden 2016-2017 futbol sezonunda 1 milyar TL’lik gelir elde ederek Avrupa’nın en fazla yayın geliri kazanan 6. büyük ligi oldu. Yenilenen naklen yayın ihalesi rakamlarını dikkate aldığımızda, bu sezon sonunda da Süper Lig’in naklen yayın gelirlerindeki artışın devam edeceğini öngörmekteyiz. ”

Toplam gelirlerde Beşiktaş öne geçti

Rapora göre; Beşiktaş, üst üste elde ettiği 2 şampiyonlukla birlikte bütün gelir kalemlerinde ciddi bir yükseliş elde etti. 2016-2017 futbol sezonunu hem sahada hem de finansal tablolarda lider tamamladı. 2015-2016 futbol sezonuna göre toplam gelirlerini yüzde 61 oranında artıran siyah beyazlılar, gelirlerini 521 milyon 100 bin TL’ye ulaştırdı.

Trabzonspor yeni stat ile gelirlerini katladı

Trabzonspor, Şenol Güneş Spor Kompleksi Medical Park Stadyumu’nun açılmasıyla birlikte maç günü gelirlerinde ciddi bir artış elde etti. 2015-2016 futbol sezonunda 3,1 milyon TL kazanan bordo mavili ekip, 2016-2017 futbol sezonunda maç günü gelirlerini 18,7 milyon TL’ye ulaştırdı.

Sezon sonunda toplam gelirlerde yüzde 81’lik oranda bir artışla 147 milyon 700 bin TL kazanan

Trabzonspor, sadece dört büyükler arasında değil ligin tamamında gelirlerini en fazla artıran kulüp oldu.

Medipol Başakşehir FK başarı öyküsüne imza attı

Süper Lig’i 2016 – 2017 sezonunda ikinci sırada bitiren Medipol Başakşehir naklen yayın ve maç günü gelirlerinde yüzde 41,6’lık bir artış elde etti. Naklen yayın gelirlerinde üç büyüklerden sonra en fazla

kazanan takım oldu. Seyirci ortalamasını 2 bin 285’den 3 bin 271’e çıkararak, yüzde 43 oranında seyirci artışı elde etti ve Lig’in başarı öyküsüne imza attı.

Rakamlarla EkoLig

  • Son iki sezonda toplam 5,2 milyon kişi Süper Lig maçlarını stadyumlarda seyretti.
  • Süper Lig’in 2015-2016 futbol sezonunda 8.395 olan seyirci ortalaması, 2016-2017 futbol sezonunda yüzde 6 oranında artarak 8.940 oldu.
  • 2015-2016 futbol sezonu sonunda 2 milyon olan Passolig Kart adedi, 2016-2017 futbol sezonu sonunda 2,8 milyona ulaştı.
  • 2016-2017 futbol sezonunda Süper Lig pastasının büyüklüğü 2,3 milyar TL’ye ulaştı.
  • Dört büyükler 2016-2017 futbol sezonunda 1,4 milyar TL gelir elde ettiler.
  • Beşiktaş 30.446 seyirci ortalaması ile ligin en fazla seyirci ortalamasına sahip takımı oldu.
  • Süper Lig’in en fazla gelir elde eden takımı: Beşiktaş’ın toplam geliri: 521 milyon 158 bin TL
  • Süper Lig’in maç günü gelirleri en fazla olan takımı Beşiktaş oldu (69,9 milyon TL).
  • Süper Lig’in ticari gelirleri en fazla olan takımı Fenerbahçe oldu (208 milyon TL).
  • 2015-2016 sezonunda olduğu gibi, 2016-2017 futbol sezonunda da ligin en fazla naklen yayın gelirleri elde eden takımı (Ziraat Türkiye Kupası dahil) Fenerbahçe oldu (114,3 milyon TL).
  • 2015-2016 futbol sezonuna göre naklen yayın gelirlerini yüzde 42 oranında artıran Medipol Başakşehir FK, Süper Lig’in yayın gelirlerini en fazla artıran takımı oldu.
  • Süper Lig’in en fazla seyirciye ev sahipliği yapan stadyumu: VODAFONE PARK – 825.968 kişi.
  • 4 büyüklerin bilet başına elde ettiği ortalama gelir: 99,5 TL.
  • 4 büyükler dışındaki takımların bilet başına elde ettiği ortalama gelir: 35,2 TL.
  • Son 3 futbol sezonunda 4 büyük takım 3,8 milyar TL gelir elde etti.

Axe’dan Deri ve Kurabiye Kokulu Yeni Deodorant: Evet Deri ve Kurabiye! 0

Alt nota, üst nota, odunsu çiçeksi gibi parfüm terimleri hepimizin hayatında bir şekilde karşılık buluyordur eminim. Ve ideal bir parfümde alt nota ile üst notada kullanılan koku mikslerin birbirleri ile uyumlu bir beraberlik yakalaması isteriz. Ancak erkek deodorant markası Axe, deri ve kurabiye kokusunu mikslediği ilginç bir ürün ile karşımıza çıkarak bildiğimiz tüm kuralları yıkıyor.

Kişisel bakım dünyasının kadınlara fazlaca yoğunlaştığı sıradan bir dönemde “erkeklere özel” sloganı ile gelerek tabiri caizse kendi küçük devrimini yaratan deodorant markası Axe, ‘Collision’ ismini verdiği ürün hattının ilk ürünü tanıttı.

Deri ve kurabiye kokusu dediğimizde sizlerde ayrı ayrı deri ve fırından yeni çıkmış taze kurabiye kokusunu düşünüp onları bir araya getirmeye kalktınız mı bilmiyoruz ama oldukça merak uyandırıcı olduğu konusunda hemfikiriz gibi.

Axe Collision ismi verilen ürün hattı deodorant ve duş jeli olarak iki farklı ürünle tüketicisini selamlamaya hazırlanırken, marka tarafından bu beklenmedik koku beraberliği aslında biz bu ikiliyi bir karıştıralım ya kokusu gerçekten güzel olursa mentalitesi ile üretilmiş ve  “ tamamen farklı dünyaların taze ve sıcak kokuları ” olarak tanımlanmış.

Bu sonbaharda tüm Avrupa’ya tanıtılması planlanan Axe Collision Leather + Cookies ülkemize de gelir mi bilmiyoruz ancak tanıtımı için hazırlanan ve hepimizin akılında acaba güzel kokacak mı sorusunu yanıtlamaya çalışan eğlenceli reklam filmini aşağıda izleyebilirsiniz.

Genelde deri kokusu, yeni tanıtılan arabalarda kullanılıyor ancak kurabiye kokusu ile karıştırıp deodorant olarak kullanmak aklımıza gelmezdi. Peki siz Axe’ın sıradanlıktan uzak, tabuları yıkan yeni deri ve kurabiye kokulu yeni Collision serisi hakkında neler düşünüyorsunuz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup
 

ERKEN
KAYIT FIRSATI


Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Orada Olmalıyım

Sektörü buluşturan etkinlikte siz de yerinizi ayırtın!
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link


 

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link