Nefret Söylemi ile Savaşan Facebook, İş ve Eğitim Seçeneklerini Reklam Hedeflemesine Kapattı

Reklam harcamaları “dijital tarafa her geçen gün daha fazla kayıyor.” Ülkemizde de her yıl çift haneli rakamlarla büyüme eğilimi gösteren dijital reklam yatırımları, fayda-maliyet açısından reklamverenleri cezbetmeye devam ediyor. Sosyal medya reklamlarında en büyük payın sahibi Facebook, nefret söylemi ile mücadelede yeni bir adım attı. 2 milyar kullanıcıyı aşan dev platformun bu ay yaptığı açıklamaya göre; artık Facebook reklamı verilirken kullanıcıların iş yerleri ve eğitim durumları hedeflenemeyecek.

Aslında bu, durduk yere yaşanan bir değişim değil. ABD’de, araştırmacı gazetecilik alanında faaliyet gösteren bir sivil toplum kuruluşu olan ProPublica’nın ortaya çıkardığı bir defo, Facebook’u bu konuda daha tedbirli olmaya itti. Çünkü ProPublica, yaptığı araştırmanın sonunda, Facebook reklamlarında Yahudi düşmanı ve Nazi partisi gibi ırkçı kesimlerin hedeflenebildiğini göstermişti.

Bunun üzerine Facebook, ilgili hedefleme seçeneklerini kaldırdığını ve bu seçenekleri, sistemin bu tür yanlışlara yol açmasını önleyecek tedbirler alınana kadar geri gelmeyeceğini açıkladı. Şirket bu durumu, “Facebook’un hem insanlar hem de ticari eylermler açısından güvenli bir yer olması” ilkesiyle bağdaştırdı.

Facebook kendini, çeşitliliğe ve çok sesliliğe önem veren kimliğiyle, çoğulculuğu önemseyen bir platform olarak tanımlıyor.

Esasen sorun, kişisel profillerdeki iş kısmına, kullanıcıların istediğini yazabilmesinden kaynaklanıyor. Yani gerçekte bir işi olmayan kişilerin taraftarlık, belli bir kişiye hayranlık vb. sebeplerle meslek kısmına bununla ilgili ifadeler yazabiliyor. Örneğin bir kullanıcı, “Galatasaray’da taraftar” diye yazabiliyor. Tam bu noktada durup düşünelim. İş kısmına “Nazi Partisi’nde üye” ya da eğitim bölümüne “Yahudi Düşmanlığı Üniversitesi’nde okudu.” yazan üyeler ne olacak? İşte ProPublica, Facebook reklam algoritmasının bu tür ırkçı ve ayrımcı nitelikteki saldırgan ifadeleri filtreleyemediğini ve nefret söylemi üzerinden hedeflemeye olanak tanıdığını açığa çıkarmış. Facebook da bunu ciddiye alıp önlem amacıyla iş ve eğitim bilgilerini hedeflemeye kapatmış.

Her ne kadar açığa çıkan önemli bir soruna geçici ama zorunlu bir müdahale olsa da bu değişikliğin, reklamverenleri az ya da çok etkileyeceğini de söylemeliyiz. Özellikle B2B (business to business) nitelikli reklam içeriklerinde, hedeflenen profillerde sektörel uygunluk en önemli unsur olduğundan, bundan en fazla, Facebook’taki kısa vadeli B2B tanıtımlarının veya kampanyalarının etkileneceği beklenebilir. İş ve eğitim bölümlerinin hedeflemeye kapatılması, daha önceden başlayan ve hâlen devam eden reklam kampanyalarını ise etkilemiyor.

Facebook’un iş yeri ve eğitim bilgilerini reklam hedeflemesine kapatması, reklamverenler için yeni bir belirsizlik anlamına geliyor.

Facebook bu sorunları azaltmak adına, uygun olmayan hedefleme seçeneklerini bildirmeleri için reklamverenlerin hizmetine yeni bir özellik de sundu. Fakat bu ihbar özelliği, reklamverenin insiyatifinde çalışan bir mekanizma olduğundan, elbette sürdürülebilir ve kökten bir çözüm değil.

Gel gelelim, ayrımcılık ve ırkçılığın filtrelemeye takıldığı tek yer Facebook reklamları değil. Facebook’un hedefleme seçeneklerini yeniden düzenlediğini açıklamasından kısa bir süre sonra BuzzFeed, Google Adwords üzerinde “Siyahlar her şeyi mahveder.” ve “uğursuz Yahudi” aramaları yapan kullanıcıları hedefleyen bir kampanya oluşturmayı denemişti. Kampanya onay almayı başarmış ve aktif hâle gelmişti. BuzzFeed durumu Google’a bildirmiş ve kampanya hemen kaldırılmıştı.

BuzzFeed’in “Siyahlar her şeyi mahveder.” anahtar sözcüklü kampanyasının aldığı onay.

Sonuç olarak baktığımızda; sosyal medya tarafında Facebook’un, internet aramalarında ise Google’ın başı çekerek iki şirketli tekelci piyasa hâline getirdiği dijital reklamcılıkta, algoritmaların hâlâ tam performansla çalışmadığı, ayrıntılara baştan sona hâkim olamadığı görülüyor. Her ne kadar Facebook -özellikle profil fotoğraflarında veya kapak görselleri üzerindeki- semantik denetimi geçmişe göre artırmış olsa da, öyle görünüyor ki internetteki nefret söylemi üzerine mücadelede alınacak epey yol var.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

2009 yılında Uludağ Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü'nden, 2015'te ise Anadolu Üniversitesi Marka İletişimi Bölümü'nden mezun olan yazar, 2013 yılından beri pazarlama ve reklamcılık üzerine çalışıyor. Geleneksel ve dijital reklam ajanslarındaki çizgi altı ve üstü çalışmalarda metin yazarlığı yapan, ulusal ve küresel ölçekte birçok markayla birlikte çalışan yazar, bir yandan da Anadolu Üniversitesi'ndeki Türk Dili ve Edebiyatı öğrenimine de devam ediyor. En büyük tutkusunun edebiyat olduğu biliniyor, şehirdeki festivalleri yakından takip ediyor. Bir gün Patagonya'ya gitmenin hayalini kuruyor.

Bir Cevap Yazın

Çocuklar, Yeni Meydan Okuma Akımı Nedeniyle IKEA’da Geceliyorlar

Geçtiğimiz ay YouTube’da Tide Pod Challenge ismiyle çekilen videolar haberlere konu olmuştu. Zira bu meydan okuma videolarında, yayıncılar Tide Pod ismindeki deterjan kapsüllerini yiyorlardı. Bu son derece tehlikeli trendi sona erdirmek için YouTube bu videoları bir bir kaldırmaya başladı ve şimdilik bu fırtına dinmiş gibi görünüyor.

Ancak bu tarz meydan okuma videolarının ardı arkası kesilmeyecek gibi görünüyor. Şimdi de Birleşik Krallık’taki gençler ve çocuklar, 24 saat boyunca IKEA’da kalmayı gerektiren yeni bir meydan okuma trendi başlattılar. 11 yaşında kaybolmuş bir çocuğun IKEA’da gecelediğinin ortaya çıkmasının ardından, Birleşik Krallık polisi “24 saat meydan okuması” adı verilen bu ilginç meydan okuma trendi ile ilgili bir uyarı yayımladı.

Mashable’ın yaptığı habere göre İngiltere’nin Sheffield şehrinde yaşayan 11 yaşındaki Kaden Mirza isimli çocuk, okuldan evine dönmedi ve bunun üzerine çocuk için bir kayıp ihbarında bulunuldu. Mirza, geceyi IKEA mağazasında geçirdikten sonra ertesi gün bulundu.

Aslında bu meydan okuma trendinin başlangıcı, 2016 yılında Bakuna Fatata isimli Belçikalı YouTube yayıncılarının bir IKEA mağazasında gecelemeleri ve bu anları videoya çekerek YouTube’da yayınlamalarına dayanıyor. O zamandan beri, dünyanın çeşitli yerlerindeki gençler benzer bir şekilde mağazalarda geceleme girişiminde bulunuyorlar.

IKEA adına konuşan bir şirket yetkilisi ise Mashable’a yaptığı açıklamada, Kaden Mirza isimli çocuğun sağ salim evine dönmesinden dolayı memnun olduklarını ifade etti ve şunları söyledi:

“IKEA’da müşterilerimizin emniyeti ve güvenliği, en önemli önceliklerimizden biri ve bu olayların gerçeklemesini daha iyi bir şekilde engellemek için güvenlik prosedürlerimizi sürek olarak gözden geçiriyoruz. İnsanların bizimle eğlenceli deneyimler meydana getirmek istemelerini takdir ediyoruz. Ancak mağazalarımızda bu tür bir eylemin gerçekleşmesine izin vermiyoruz.”

İnternetin bu tür tuhaf trendleri belirlemedeki gücü her geçen gün artıyor ve bu tür içeriklere kolay bir şekilde ulaşabilen çocuklar, benzer şeyleri yapmaya çalışarak kendilerini tehlikeye atabiliyorlar. Bu yüzden bu tarz içeriklerin çocuklara ulaşmaması için hem internet mecralarına hem de ebeveynlere büyük sorumluluk düşüyor.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Youtube’dan Vlogger Logan Paul’a Sert Ceza

Youtube, geçtiğimiz ay yayınladığı intihar içerikli videoyla tüm dünyada tepki toplayan vlogger Logan Paul’un, skandallarını sürdürmesi üzerine videolarındaki reklamları geçici olarak kaldırdığını açıkladı.

İntihar Videosu Skandalı

Yaklaşık 17 milyon takipçisi olan kanalın sahibi 22 yaşındaki Logan, geçtiğimiz ay “Japonya’nın İntihar Ormanı’nda Bir Ceset Bulduk” başlıklı bir video yayınlamıştı. “İntihar Ormanı” olarak da bilinen Aokigahara Ormanı’nda çekilen videoda, intihar etmiş bir adamın görüntülerine yer vermiş ve durumla ilgili alaycı konuşmalar yapmıştı. Video dünyanın dört bir yanındaki kullanıcılardan gelen tepkiler üzerine Logan tarafından yayından kaldırılmıştı. Youtube ise yaptırım olarak Paul’un kanalını Google Önerilenler’den çıkardığını ve ortak yürütülen projelerin iptal edildiğini duyurmuştu.

Bu skandalın ardından bir özür videosu yayınlamış olsa da Logan Paul, daha sonraki videolarında uygunsuz davranışlarını sürdürdü.

Paul’un “uslanmadığına” işaret olarak, bir videoda ölü bir hamsterı elektrik tabancasıyla vurması, bir diğerinde ise gençleri bulaşık deterjanı yeme videosu çekmeye özendiriyor olması olarak gösterildi.

Yetkililerin açıklamalarına göre, Paul’un  “toplululuk ve reklamverenler için uygunsuz” davranışlarını sürdürmesi, videolarındaki reklamların kaldırılması kararını getirdi.

Bu ceza şimdiye dek Youtube tarafından Paul’a verilen en sert ceza zira SocialBlade verilerine göre Paul’un YouTube kanalından sadece reklamlar ile elde ettiği kazanç aylık 1.2 milyon doları buluyor.

Bu cezanın ne süreyle uygulanacağı henüz bilinmiyor.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link

MARKETING MEETUP 2018



Türkiye'nin en değerli konferans içeriğini, Erken Kayıt indirimi ile takip edin!
Erken Kayıt Fırsatı
close-link












Türkiye'nin en değerli konferans içeriğini, Erken Kayıt indirimi ile takip edin!
BU ETKİNLİKTE OLMALIYIM
19 Nisan'da Uniq Istanbul'da Sophia'nın da katılımı ile Marketing Meetup'ta buluşuyoruz.
close-link