Mavi Sosyal Medyayı Nasıl Kullanıyor? 0

“Markalar Sosyal Medyayı Nasıl Kullanıyor?” isimli yazı dizimize Hazır Giyim Sektörü ile devam ediyoruz.  İnceleyeceğimiz ilk marka Mavi. Bakalım Mavi sosyal medyayı nasıl kullanıyor?

facebook

  • 1.148.740 beğeni
  • 34.177 hakkında konuşma

Mavi’nin Facebook’u oldukça aktif olarak kullandığını görüyoruz. Beğeni ve hakkında konuşma sayısının bu kadar yüksek olmasının en önemli nedeni de bu. Girdiği içerikler 25-30 civarında paylaşım alıyor. Bu da aslında oldukça iyi bir oran, Mavi’nin Facebook’u gayet iyi kullandığını gösteriyor. Ortalama olarak günlük 2 içeriğin paylaşıldığı sayfada etkileşim oranı da üst seviyede. Her paylaşım en az 300 civarı beğeni alıyor. Bazı paylaşımların beğenisinin 1000’lere çıktığı da oluyor. Etkileşimin, beğenme ve yorum sayılarının günden güne azaldığı Facebook’ta bu oranda etkileşim sağlayabilmek gerçekten büyük başarı. Markayı sürekli olarak takip eden bir kitlenin oluştuğu aşikar. Bu kitleyi oluşturabilmenin doğru sosyal medya kullanım stratejisiyle mümkün olabileceği bir gerçek ve Mavi’nin bu stratejiyi oldukça başarılı bir şekilde geliştirdiğini görebiliyoruz.

Mavi genel olarak 3 çeşit paylaşımda bulunuyor. Bunlardan birisi ürün fotoğraflarının olduğu paylaşımlar. Bu fotoğrafların üzerindeki link sizi Mavi’nin internet sitesine yönlendiriyor. Orada ürünün ayrıntıları yer alıyor. Diğer bir paylaşım türü ara ara yapılan küçük yarışmalar. Bu yarışmalar sonucunda takipçilere çeşitli indirimler ve hediyeler veriliyor. Diğer bir paylaşım türü de yapılan kampanyaların duyurumları. Diğer yandan bazı özel olaylar için yapılan paylaşımlar da oldukça ilgi görüyor. Markayla alakasız gibi görünen GS-FB derbisi markayla oldukça akıllıca ilişkilendirilmiş ve takipçilerinin de ilgisini çekmeyi başarmış mesela.

derbi

face indirim

face kampanya1

face yarışma

Mavi için Facebook kullanımında yapabileceğim tek olumsuz eleştiri takipçilerinin yorumlarına cevap vermemesi ve duvarının kapalı olması. Etkileşim oranının bu kadar yükseklerde olduğu bir hayran sayfasında bu yorumlara da cevap verilse ve insanlar şikayetlerini ya da övgülerini markanın duvarına yazabilseler bu oran çok daha üst seviyelere çıkar. Tabi buna paralel olarak takipçi sayısı da artar.

twitter

mavi gayriresmi

Twitter’da 2 hesabı bulunan marka bu hesaplardan birini aktif olarak kullanmıyor. Ancak resmi internet sitesindeki Twitter ikonu sizi kullanılmayan hesaba yönlendiriyor. Bu hesapta ise resmi Twitter hesabına ulaşmak için başka bir linke tıklamanız gerektiğini söyleyen bir içerik sizi bekliyor. İnternet sitesinde aktif olarak kullanılan hesap yerine neden kullanılmayan hesabın linki var anlamış değilim. Kullanılmayan hesabın kapatılıp aktif hesabın linkinin verilmesi ve takipçilerin yorulmadan hesaba ulaşımının sağlanması daha iyi olmaz mı?

tw mavi

Gelelim aktif olarak kullanılan hesaba… Bugüne kadar 4.151 tweet atmış olan markanın 44.388 takipçisi bulunuyor. Burada da günlük ortalama 2 kez paylaşımda bulunan markanın bu paylaşımları Facebook içerikleri ile aynı. Ancak takipçilerden gelen tweetlerin RT edilmesi ya da onlara cevap verilmesi bu sayıya dahil değil. Facebook’u oldukça iyi kullanan ve etkileşim sağlayan markanın Twitter’da bu etkileşim oranını yakalayamadığını görüyoruz. Bazı paylaşımlar dışında da takipçilerden gelen Retweet oranları çok düşük. Bu da markanın takipçilerden gelen tweetlere çok fazla geri dönüş yapmıyor olmasından kaynaklanıyor olabilir. Diğer bir neden de Facebook ile aynı içeriklerin paylaşılması, Twitter’a çok fazla farklı bir içeriğin girilmiyor olması bence. Çünkü her sosyal ağ kendi içinde farklı dinamiklere sahip. Bu sosyal ağları kullananların bile profilleri çok farklı iken farklı mecralarda çoğunlukla aynı paylaşımlarda bulunmak her iki ağın da kullanıcılarına hitap etmeyebilir.

Takipçilerden gelen yorumlara çok fazla geri dönüş yapılmaması konusu ise neredeyse tüm sosyal ağlarda aktif olan bir marka için ilginç bir handikap. Sosyal medyadaki müşteri ilişkileri yönetiminin biraz daha aktif olarak yapılması marka için yararlı olacaktır.

tw etkileşim

tw şikayet

pinterest

mavi pinterest

Neredeyse tüm sosyal ağlarda var olan Mavi’nin, Pinterest’te de bir resmi hesabı var. Ancak burada en son 2 ay önce içerik girilmiş. Aslında Mavi gibi hazır giyim sektöründe faaliyet gösteren markalar için oldukça aktif olarak kullanılabilecek bir mecra Pinterest. Özellikle kullanıcılarının büyük bölümünün kadınlar olduğunu düşündüğümüzde bu mecrada hazır giyim markaları için çok büyük fırsatlar olduğunu görebiliriz. Farklı kombinlerin ve giysilerin sergilenebilmesi için çok uygun bir mecra. Bence hazır giyim markaları bu mecra için tamamen özel içerikler üretmeli. Çünkü hedef kitlenin büyük bölümünün var olduğu bir mecrada oldukça yüksek oranda etkileşim sağlanabilir ve bu etkileşimin geri dönüşü marka için çok yararlı olabilir.

Gelelim Mavi’nin Pinterest’te yaptıklarına… Mavi’nin Pinterest’te 10 boardı var. Şimdiye kadar 144 pinleme yapılmış ve 46 beğeni almış. Markanın 428 takipçisi ve 23 tane de takip ettiği hesap var. Marka sadece kendi kampanyaları ve ürünlerini paylaşmamış. İstanbul fotoğraflarının ve çikolata fotoğraflarının olduğu bir board var. İstanbul fotoğraflarının ilişkisini geçtiğimiz dönemlerde Kıvanç Tatlıtuğ ile yaptıkları “çok mu çok modayız” kampanyasından anlayabiliyoruz. Ancak çikolata fotoğraflarının markayla ilgisi nedir anlayabilmiş değilim. Ayrıca bunlar başka hesaplardan repin yapılmış fotoğraflar.

googleplus

mavi google+

Google Plus’ta da aktif olan markanın takipçi sayısı oldukça dikkat çekiyor. Bir markanın Google+’da 83.614 takipçiye sahip olması büyük başarı. Çünkü Google+ hala istenilen popüleriteyi yakalayabilmiş değil. Bu anlamda baskın olan sosyal ağ Facebook ve kısa vadede de bu baskınlığını yitirecek görünmüyor. O yüzden markalar Google+’ya henüz ağırlık vermiyorlar. Ancak Mavi o markalardan değil. Google+’yı da oldukça aktif olarak kullanıyor. İçerikler Facebook ile aynı olsa da diğer markalardan çok daha fazla bu mecraya ağırlık vermesiyle Mavi öne çıkıyor. Üstelik burada paylaşılan içeriklerin beğeni oranları da fena değil. Her içerik ortalama 15-20 civarı beğeni alıyor. Takipçi sayısına oranladığınızda bu sayı çok düşük gibi görünse de Google+ için iyi bir sayı olduğunu söyleyebiliriz. Google’ın oldukça agresif şekilde bu mecrayı büyütme stratejisinde olduğunu biliyoruz. Bu açıdan Mavi’nin de bunu görerek Google+’ya önem vermesi takdir edilmesi gereken bir durum.

Instagram

mavi instagram

Yazı içinde Mavi’nin neredeyse tüm sosyal ağları kullandığını sıklıkla vurguladım. Yukarıda incelediğimiz 4 sosyal ağ dışında markanın Instagram’da da olması beni oldukça şaşırttı. Çünkü şimdiye kadar incelediğimiz markaların hiçbirinin resmi Instagram hesabı bulunmuyordu. Bu anlamda Mavi’yi tebrik etmek gerekiyor. Üstelik marka Instagram’ı oldukça aktif kullanıyor. Şimdiye kadar 392 fotoğraf yüklenmiş ve markanın 3.742 takipçisi bulunuyor. Etkileşim oranları da oldukça iyi. Her fotoğraf genel olarak 100 den fazla beğeni alıyor. Paylaşılan fotoğraflar ise Facebook ve Twitter’da girilen içeriklerde paylaşılan fotoğraflar.

mavi instagram1

Youtube

mavi YOUTUBE

Markanın bir de Youtube hesabı var. Bu hesapta 940 takipçi var. Markanın reklamları ve kampanya videoları yayınlanıyor. Bu açıdan da Mavi’yi tebrik etmek gerekiyor. Çünkü hala birçok markanın Youtube hesabı da yok. Kendi reklamları saçma sapan hesaplar tarafından yayınlanıyor. Bu da markaların imajına zarar veriyor. Bu anlamda Mavi tam anlamıyla bütünleşik bir sosyal medya kullanım örneği gösteriyor. Diğer markaların da sosyal medya konusunda Mavi’yi örnek almaları gerekiyor.

“Markalar Sosyal Medyayı Nasıl Kullanıyor?” yazı dizimiz diğer hazır giyim markalarıyla devam edecek.

Pazarlamasyon.com Yönetici Ortağı - Pazarlama da örgütlenmektir!

Bir Cevap Yazın

Yemek Yerken Sohbet Edin Diye: Mc Donald’s Telefon Kilitleri 0

Akıllı telefonların hepimizi yalnızlaştırdığı şu dönemde aile ve arkadaşlarla geçirilen vaktin kalitesinin de göreceli olarak düştüğünü söyleyebiliriz. Artık arkadaşlarımızla buluştuğumuzda bile telefonumuza gelen o bildirimi kontrol etmek için içimizde önüne geçilemez bir istek duyuyor, yemeklerimizi Twitter eşliğinde yiyor, gittiğimiz konserlerde grubu dinlemek yerine kaydetmeyi tercih ediyoruz.

Peki bu durum nereye kadar sürecek dersiniz? Biz dur diyene, sohbet etmenin keyfine tekrar ihtiyaç duyduğumuz ana kadar sürecek. Evrensel bir nitelikte olan bu probleme fastfood lideri McDonald’s eğlenceli bir şekilde dur demiş.

Mc Donald’s Singapur şubelerinden birisine müşterilerin yemek yemeye geldikleri zaman akıllı telefonlarını kilitleyebilecekleri bir dolap yerleştirmiş. Maksat kişiler yemek yerken telefonlarıyla değil, beraber geldikleri kişilerle vakit geçirsin, sosyalleşsin..

Dürüst olun boş vaktinizi kim daha çok hak ediyor, telefonunuz mu yoksa aileniz mi? Sorusunu soran şirket, mağazasına yerleştirdiği 100 farklı kilitli alanı bulunan bu büyük dolap ile müşterilerine telefondan uzak aile ile geçirilebilecek dolu dolu zamanlar yaratmayı hedeflemiş.

Şirketin ‘Phone Off, Fun On’  kampanyası kapsamında en sevdiklerinizle yemek yerken geçirebileceğiniz eğlenceli vakitler yaratan Mc Donald’s sadece kilitli akıllı telefon dolapları değil, aynı zamanda telefonunuzu masanın en köşesine koyarak muhafaza edebileceğiniz tabiri caizse telefon park alanı gibi bir sistemi de hayata geçirmiş.

Daha öncesinde de Mc Donald’s Hindistan 2015 yılında benzer bir kampanya gerçekleştirerek gençleri telefonlarını yemek yerken bir kenara bırakmaları konusunda desteklemişti. Müşteriler sonrasında ne kadar zaman telefonları ile ilgilenmedikleri ve o süre zarfında ne yaptıklarını tweet atmışlardı. Sonrasında şirket tarafından seçilen tweetin sahibi dört arkadaşı ile beraber bir tatil kazanmıştı.

Ne dersiniz siz telefonlarınızı kilitler miydiniz?

Depresyona Karşı Yeni Terapi Chatbot’u; Woebot 0

Son dönemler de Chatbot terimini sık sık duymaya başlamış olabilirsiniz. Ama asıl konu ne senaryo ne de ara yüz, asıl önemli olan Chatbot’un sahip olduğu zeka. Çoğunluğun yapay zeka olarak açıkladığı bu botlar, bu sefer ete kemiğe bürünerek bir psikoloğun yerine geçiyor.

Bir Stanford araştırmacısı, depresyona nasıl tepki verdiğimiz konusunda, yarattıkları yapay zeka ile çarpıcı bir değişime öncülük ediyor. Bu teknolojilere dayalı tedavilerin en yenisi olan Woebot, bilişsel-davranışçı terapi kullanarak tasarlanmış yapay zeka Chatbot’u, depresyon tedavisinde en yoğun biçimde araştırılan klinik yaklaşımlardan biri oluyor.

Woebot, Stanford’ta klinik psikolog olan Alison Darcy tarafından tasarlandı. Psikolog projenin amacını terapilere parası yetmeyen, insanlara açılmakta zorluk yaşayan kişiler için oldukça tasarladığını söylüyor. Psikolog Alison Darcy ‘insan ilişkilerinde çok fazla karmaşa ‘ olduğunu düşünüyor ve depresyon, anksiyeteye karşı gerçek kimlikli insanlar üzerinde test etmeye başlıyor.

Test için Darcy, depresyon ve kaygı belirtileri yaşadıklarını söyleyen 70 öğrenci ile işe başlıyor ve onları iki gruba ayırıyor. Bir grup iki haftalarını Woebot ile sohbet ederek geçiriyor; diğer grup ise depresyon ile ilgili Ulusal Ruh Sağlığı e-kitapına yönlendirilerek terapi görüyorlar. Woebot grubundaki insanlar iki haftadan fazla bir sürede sadece botla her gün sohbet ediyorlar. Belli bir süre zarfının ardından Woebot ile terapi görenlerin, depresif belirtilerinde önemli bir düşüş olduğu tespit ediliyor.

Woebot, hastalarla konuşmak için bilişsel davranışçı terapi sistemini kullanıyor. Bilişsel davranış terapisi, çocukken başınıza gelen olayların aksine, şimdi hayatınızda olan şeyleri tartışmaya odaklı bir yöntem. Woebot ile annenizle olan ilişkiniz hakkında konuşmak yerine, yakın zamanda yaşanan bir çatışma ya da bir arkadaşınızla yaşadığınız bir tartışma üzerine sohbet etmeniz daha makul görülüyor.

Tabi ki, bir Chatbot’tan umut verici gerçek tıbbi sonuçlar almak yeni yasal ve etik konular getiriyor. Woebot bir kişi gibi görünse de, hastaya aslında “kendi kendine yardım çözümünü’ seçmeyi açıkça belirtiyor. Karşısında ki kişinin duygu durumunu anlamak için çoğunlukla soru sorma yöntemini tercih ediyor. Örneğin; Bugün nasılsınız?, kendinizi nasıl hissediyorsunuz? vb.

Woebot bu metodojiyi, kişinin kendini negatif düşüncelerini daha nesnel bir şekilde yeniden ifade etmesini sağlıyor. Hastalar duygusal zayıflıklarından bahsetmeye ve daha sonra stres, kaygı ve depresyona neden olan psikolojik tuzakları tanımlamaya teşvik ediliyor. Darcy, “İyi bir terapist başkasının sürecini kolaylaştırmalı, onun bir parçası olmamalıdır” diye belirtiyor.

Woebot şu an sadece sizinle Facebook Messenger üzerinden konuşabiliyor. Woebot lisanslı bir terapist değil, onunla yapılan herhangi bir görüşme ilk etapta tıbbi veri gizliliği ve güvenlik yasası tarafından korunmuyor. Ancak Darcy ve ekibi Woebot’un tüm kullanıcılarını gizli tutmak için uğraşmış olsa da, Facebook sizin kim olduğunuzu biliyor. Woebot’un, Facebook’ta yaklaşık 150 uzun vadeli beta kullanıcısı olduğu biliniyor.

Hazır konumuz yapay zeka iken, Pazarlamasyon olarak düzenlediğimiz, Marketing Meetup serimiz de alanında uzman konuşmacılar tarafından anlatıldığı, iş zekasına, analitiğe ve entelektüelliğe odaklanarak pazarlama ekosistemini geliştirmeyi amaçlayan, Marketing Meetup’ın dördüncü buluşması “Intelligence” yani “Zekâ” temasıyla, 30 Kasım 2017’de İTÜ Ayazağa kampüsü içinde bulunan Süleyman Demirel Kültür Merkezi’inde profesyonellerle buluşacağız. Daha fazla bilgi ve etkinliğe kayıt yaptırmak için Marketing Meetup Intelligence’un sayfasından kayıt yaptırabilirsiniz.

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup
 

ERKEN
KAYIT FIRSATI


Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Orada Olmalıyım

Sektörü buluşturan etkinlikte siz de yerinizi ayırtın!
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link


 

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link

Marketing Meetup Intelligence

Erken Kayıt için Son Tarih: 30 Ekim
BU ETKİNLİKTE OLMALIYIM
Zekanın Pazarlama ve Teknoloji Dünyasına Neler Getireceğini Konuşuyoruz
close-link