Mavi Sosyal Medyayı Nasıl Kullanıyor?

“Markalar Sosyal Medyayı Nasıl Kullanıyor?” isimli yazı dizimize Hazır Giyim Sektörü ile devam ediyoruz.  İnceleyeceğimiz ilk marka Mavi. Bakalım Mavi sosyal medyayı nasıl kullanıyor?

facebook

  • 1.148.740 beğeni
  • 34.177 hakkında konuşma

Mavi’nin Facebook’u oldukça aktif olarak kullandığını görüyoruz. Beğeni ve hakkında konuşma sayısının bu kadar yüksek olmasının en önemli nedeni de bu. Girdiği içerikler 25-30 civarında paylaşım alıyor. Bu da aslında oldukça iyi bir oran, Mavi’nin Facebook’u gayet iyi kullandığını gösteriyor. Ortalama olarak günlük 2 içeriğin paylaşıldığı sayfada etkileşim oranı da üst seviyede. Her paylaşım en az 300 civarı beğeni alıyor. Bazı paylaşımların beğenisinin 1000’lere çıktığı da oluyor. Etkileşimin, beğenme ve yorum sayılarının günden güne azaldığı Facebook’ta bu oranda etkileşim sağlayabilmek gerçekten büyük başarı. Markayı sürekli olarak takip eden bir kitlenin oluştuğu aşikar. Bu kitleyi oluşturabilmenin doğru sosyal medya kullanım stratejisiyle mümkün olabileceği bir gerçek ve Mavi’nin bu stratejiyi oldukça başarılı bir şekilde geliştirdiğini görebiliyoruz.

Mavi genel olarak 3 çeşit paylaşımda bulunuyor. Bunlardan birisi ürün fotoğraflarının olduğu paylaşımlar. Bu fotoğrafların üzerindeki link sizi Mavi’nin internet sitesine yönlendiriyor. Orada ürünün ayrıntıları yer alıyor. Diğer bir paylaşım türü ara ara yapılan küçük yarışmalar. Bu yarışmalar sonucunda takipçilere çeşitli indirimler ve hediyeler veriliyor. Diğer bir paylaşım türü de yapılan kampanyaların duyurumları. Diğer yandan bazı özel olaylar için yapılan paylaşımlar da oldukça ilgi görüyor. Markayla alakasız gibi görünen GS-FB derbisi markayla oldukça akıllıca ilişkilendirilmiş ve takipçilerinin de ilgisini çekmeyi başarmış mesela.

derbi

face indirim

face kampanya1

face yarışma

Mavi için Facebook kullanımında yapabileceğim tek olumsuz eleştiri takipçilerinin yorumlarına cevap vermemesi ve duvarının kapalı olması. Etkileşim oranının bu kadar yükseklerde olduğu bir hayran sayfasında bu yorumlara da cevap verilse ve insanlar şikayetlerini ya da övgülerini markanın duvarına yazabilseler bu oran çok daha üst seviyelere çıkar. Tabi buna paralel olarak takipçi sayısı da artar.

twitter

mavi gayriresmi

Twitter’da 2 hesabı bulunan marka bu hesaplardan birini aktif olarak kullanmıyor. Ancak resmi internet sitesindeki Twitter ikonu sizi kullanılmayan hesaba yönlendiriyor. Bu hesapta ise resmi Twitter hesabına ulaşmak için başka bir linke tıklamanız gerektiğini söyleyen bir içerik sizi bekliyor. İnternet sitesinde aktif olarak kullanılan hesap yerine neden kullanılmayan hesabın linki var anlamış değilim. Kullanılmayan hesabın kapatılıp aktif hesabın linkinin verilmesi ve takipçilerin yorulmadan hesaba ulaşımının sağlanması daha iyi olmaz mı?

tw mavi

Gelelim aktif olarak kullanılan hesaba… Bugüne kadar 4.151 tweet atmış olan markanın 44.388 takipçisi bulunuyor. Burada da günlük ortalama 2 kez paylaşımda bulunan markanın bu paylaşımları Facebook içerikleri ile aynı. Ancak takipçilerden gelen tweetlerin RT edilmesi ya da onlara cevap verilmesi bu sayıya dahil değil. Facebook’u oldukça iyi kullanan ve etkileşim sağlayan markanın Twitter’da bu etkileşim oranını yakalayamadığını görüyoruz. Bazı paylaşımlar dışında da takipçilerden gelen Retweet oranları çok düşük. Bu da markanın takipçilerden gelen tweetlere çok fazla geri dönüş yapmıyor olmasından kaynaklanıyor olabilir. Diğer bir neden de Facebook ile aynı içeriklerin paylaşılması, Twitter’a çok fazla farklı bir içeriğin girilmiyor olması bence. Çünkü her sosyal ağ kendi içinde farklı dinamiklere sahip. Bu sosyal ağları kullananların bile profilleri çok farklı iken farklı mecralarda çoğunlukla aynı paylaşımlarda bulunmak her iki ağın da kullanıcılarına hitap etmeyebilir.

Takipçilerden gelen yorumlara çok fazla geri dönüş yapılmaması konusu ise neredeyse tüm sosyal ağlarda aktif olan bir marka için ilginç bir handikap. Sosyal medyadaki müşteri ilişkileri yönetiminin biraz daha aktif olarak yapılması marka için yararlı olacaktır.

tw etkileşim

tw şikayet

pinterest

mavi pinterest

Neredeyse tüm sosyal ağlarda var olan Mavi’nin, Pinterest’te de bir resmi hesabı var. Ancak burada en son 2 ay önce içerik girilmiş. Aslında Mavi gibi hazır giyim sektöründe faaliyet gösteren markalar için oldukça aktif olarak kullanılabilecek bir mecra Pinterest. Özellikle kullanıcılarının büyük bölümünün kadınlar olduğunu düşündüğümüzde bu mecrada hazır giyim markaları için çok büyük fırsatlar olduğunu görebiliriz. Farklı kombinlerin ve giysilerin sergilenebilmesi için çok uygun bir mecra. Bence hazır giyim markaları bu mecra için tamamen özel içerikler üretmeli. Çünkü hedef kitlenin büyük bölümünün var olduğu bir mecrada oldukça yüksek oranda etkileşim sağlanabilir ve bu etkileşimin geri dönüşü marka için çok yararlı olabilir.

Gelelim Mavi’nin Pinterest’te yaptıklarına… Mavi’nin Pinterest’te 10 boardı var. Şimdiye kadar 144 pinleme yapılmış ve 46 beğeni almış. Markanın 428 takipçisi ve 23 tane de takip ettiği hesap var. Marka sadece kendi kampanyaları ve ürünlerini paylaşmamış. İstanbul fotoğraflarının ve çikolata fotoğraflarının olduğu bir board var. İstanbul fotoğraflarının ilişkisini geçtiğimiz dönemlerde Kıvanç Tatlıtuğ ile yaptıkları “çok mu çok modayız” kampanyasından anlayabiliyoruz. Ancak çikolata fotoğraflarının markayla ilgisi nedir anlayabilmiş değilim. Ayrıca bunlar başka hesaplardan repin yapılmış fotoğraflar.

googleplus

mavi google+

Google Plus’ta da aktif olan markanın takipçi sayısı oldukça dikkat çekiyor. Bir markanın Google+’da 83.614 takipçiye sahip olması büyük başarı. Çünkü Google+ hala istenilen popüleriteyi yakalayabilmiş değil. Bu anlamda baskın olan sosyal ağ Facebook ve kısa vadede de bu baskınlığını yitirecek görünmüyor. O yüzden markalar Google+’ya henüz ağırlık vermiyorlar. Ancak Mavi o markalardan değil. Google+’yı da oldukça aktif olarak kullanıyor. İçerikler Facebook ile aynı olsa da diğer markalardan çok daha fazla bu mecraya ağırlık vermesiyle Mavi öne çıkıyor. Üstelik burada paylaşılan içeriklerin beğeni oranları da fena değil. Her içerik ortalama 15-20 civarı beğeni alıyor. Takipçi sayısına oranladığınızda bu sayı çok düşük gibi görünse de Google+ için iyi bir sayı olduğunu söyleyebiliriz. Google’ın oldukça agresif şekilde bu mecrayı büyütme stratejisinde olduğunu biliyoruz. Bu açıdan Mavi’nin de bunu görerek Google+’ya önem vermesi takdir edilmesi gereken bir durum.

Instagram

mavi instagram

Yazı içinde Mavi’nin neredeyse tüm sosyal ağları kullandığını sıklıkla vurguladım. Yukarıda incelediğimiz 4 sosyal ağ dışında markanın Instagram’da da olması beni oldukça şaşırttı. Çünkü şimdiye kadar incelediğimiz markaların hiçbirinin resmi Instagram hesabı bulunmuyordu. Bu anlamda Mavi’yi tebrik etmek gerekiyor. Üstelik marka Instagram’ı oldukça aktif kullanıyor. Şimdiye kadar 392 fotoğraf yüklenmiş ve markanın 3.742 takipçisi bulunuyor. Etkileşim oranları da oldukça iyi. Her fotoğraf genel olarak 100 den fazla beğeni alıyor. Paylaşılan fotoğraflar ise Facebook ve Twitter’da girilen içeriklerde paylaşılan fotoğraflar.

mavi instagram1

Youtube

mavi YOUTUBE

Markanın bir de Youtube hesabı var. Bu hesapta 940 takipçi var. Markanın reklamları ve kampanya videoları yayınlanıyor. Bu açıdan da Mavi’yi tebrik etmek gerekiyor. Çünkü hala birçok markanın Youtube hesabı da yok. Kendi reklamları saçma sapan hesaplar tarafından yayınlanıyor. Bu da markaların imajına zarar veriyor. Bu anlamda Mavi tam anlamıyla bütünleşik bir sosyal medya kullanım örneği gösteriyor. Diğer markaların da sosyal medya konusunda Mavi’yi örnek almaları gerekiyor.

“Markalar Sosyal Medyayı Nasıl Kullanıyor?” yazı dizimiz diğer hazır giyim markalarıyla devam edecek.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlamasyon.com Editörü

Bir Cevap Yazın

Geçtiğimiz Yıllardan 10 Harika Deneyimsel Pazarlama Örneği

  • Deneyimsel pazarlama, markanın, tüketiciyle direkt olarak etkileşime geçmesine imkan tanır.
  • Samsung, 2012 Olimpiyatları sponsorluğunun bir parçası olarak gerçekleştirdiği “Samsung Stüdyo” isimli etkinlik sonucunda, etkinlik mekanını ziyaret eden 10 kişiden 9’u, Samsung Stüdyo ile etkileşime girmenin bir sonucu olarak Samsung marka bir akıllı telefon satın alma olasılığının daha yüksek olduğunu ifade etti.
  • İçecek markası Mountain Dew, 2012 yılında farkındalık yaratmak ve insanları Mountain Dew denemeye teşvik etmek için 43 günlük bir “gerilla turu” hazırladı ve kampanya tarafından hedeflenen insanların %55’i, bir Mountain Dew içeceği satın aldı.
  • Televizyon kanalı TNT’nin, 2012 yılında Belçika’daki sakin bir kasaba meydanında kurguladığı küçük kargaşanın videosu, 2 yılda 50 milyondan fazla izlendi.
  • IKEA, Facebook’ta bulunan bir hayran grubunun isteğini gerçekleştirmek için Birleşik Krallık’ın Essex isimli kontluğunda bulunan bir mağazasında bir “pijama partisi”ne ev sahipliği yaptı
  • İlgili Yazı: İstanbul’da Yapılırsa Trafiği Kesin Kilitleyecek 15 Gerilla Pazarlama Örneği

Tüketici ile marka arasında bir bağ oluşmasına en fazla katkı sağlayan pazarlama şeklinin deneyimsel pazarlama olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Deneyimsel pazarlama, markanın, tüketiciyle direkt olarak etkileşime geçmesine imkan tanır ve tüketicinin, marka deneyiminin bir parçası olmasını sağlar. Bu da herhangi bir mecrada, tüketiciye sıradan bir reklam göstermekten çok daha etkili bir yöntemdir. Econsultancy isimli internet sitesi de geçtiğimiz yıllarda önemli markalar tarafından yapılmış, en dikkat çekici bazı deneyimsel pazarlama örneklerini derledi.

Vans – Vans Evi

ABD merkezli spor giyim markası Vans, 2014 yılının ağustos ayında, Londra’nın merkezinde Vans Evi” adında bir mekan açtı. Markanın açıklamasına göre, Vans Evi, 1966 yılından beri Vans markasını tanımlayan kültür ve yaratıcılığın fiziksel dışavurumuydu. Bu mekan her zaman sanat, müzik, kaykay, BMX, sokak kültürü ve moda yoluyla yaratıcı ifadeyi kucaklayarak ve besleyerek yerel toplulukların, Vans’ın “Off The Wall” ruhunu deneyimlemeleri ve bununla yakından ilgilenmeye başlamaları için sağlam bir platform sunuyordu.

Samsung – Samsung Stüdyoları

Güney Koreli teknoloji devi Samsung, 2012 Olimpiyatları sponsorluğunun bir parçası olarak Londra’daki çeşitli mekanlarda marka deneyimleri meydana getirdi. “Samsung Stüdyoları” isimli bu marka deneyimi etkinlikleri, temmuz ayının ortasından eylül ayının sonuna kadar sürdü ve o zaman yeni piyasaya sürülmüş olan Samsung Galaxy S3 ve Samsung Galaxy Note akıllı telefonları tanıtmaya odaklandı.

Bu marka deneyimi etkinliğine katılanlar, Samsung’un Olimpiyat Oyunları uygulamasıyla oynayabiliyor ya da Samsung Galaxy S3’te fotoğraf çekilerek bu fotoğrafı anında kişiselleştirilmiş bir rozete dönüştürebiliyorlardı. Ayrıca insanların özel rozetler toplamak için her gün etkinlik alanına uğramaktan rahatsızlık duymaları ihtimaline karşı, Samsung Galaxy S3 ve dünya turu ödüllü bir yarışma da yapılıyordu.

Yapılan analiz sonucunda, ziyaretçilerin yarısının Samsung Stüdyo’da 6 ila 10 dakika arasında vakit geçirdikleri anlaşılırken ortalama etkileşim süresi ise 7 dakika 45 saniye olarak hesaplandı. Yeni bir telefon için piyasada olanlar için ise ortalama etkileşim süresi, 8 dakika 15 saniye idi. 10 ziyaretçiden 9’u ise Samsung Stüdyo ile etkileşime girmenin bir sonucu olarak Samsung marka bir akıllı telefon satın alma olasılığının daha yüksek olduğunu ifade etti. Ziyaretçilerin %35’i ise Samsung markasını göz önünde bulundurma olasılığının çok daha yüksek olduğunu belirtti.

Red Bull – Felix Baumgartner’ın Stratosfer Atlayışı

Avusturyalı enerji içeceği markası Red Bull‘un uçak yarışından F1 takımına ve ekstrem spor etkinliklerine kadar yaptığı her şey, deneysel pazarlama etrafında şekilleniyor. Tabii bunların hiçbiri, Felix Baumgartner‘ın ses hızını geçtiği “stratosfer atlayışı” ile aynı küresel ilgiyi toplamadı. Dünyanın dört bir yanındaki haber kanalları, bu tarihi olayı canlı olarak yayımladı ve bu sayede Red Bull, paha biçilemez bir marka konumu ve halkla ilişkiler kazanımı elde etti.

Adidas D Rose Jump Store

Pop-up mağazalar yeni bir konsept değil, ancak Adidas’ın 2013 yılında Londra’da açtığı “D Rose Jump Store” isimli pop-up mağaza, diğerlerinden daha iyiydi. O zamanlar ABD’nin ulusal basketbol ligi olan NBA‘deki Chicago Bulls takımında forma giyen yıldız oyuncu Derrick Rose, bu pop-up mağazada, bir çift spor ayakkabı kazanmak için mücadele eden hayranlarıyla bir araya geldi. Bu, meydan okumaya katılan tüm çocuklar için heyecan verici ve unutulmaz bir deneyimdi.

Mountain Dew – Gerilla Turu

2012 yılında, Pepsi‘nin sahibi olduğu asitli içecek markası Mountain Dew’in pazarlama ekibi, bir farkındalık yaratmak ve insanları Mountain Dew denemeye teşvik etmek için festivaller, ulaşım merkezleri ve şehir merkezlerindeki tüketicileri hedef alan 43 günlük bir “gerilla turu” hazırladı. 15 marka elçisinden oluşan bir ekip, bir Mountain Dew kamyonuyla Birleşik Krallık’ı dolaştı ve çeşitli yarışmalar düzenleyip hediyeler verdi. Ayrıca ekip, ücretsiz numuneleri de dağıttı.

Kampanya kapsamında harcanan her bir sterlin için 1,85 tutarında bir yatırım getirisi (ROI) elde edildi. Bununla birlikte bu kampanya tarafından hedeflenen insanların %55’i, bir Mountain Dew içeceği satın aldı; ki bu insanların üçte birinden fazlası, ilk kez bir Mountain Dew içeceği satın alan kişilerdi.

TNT – Kasaba Meydanında Kargaşa

Televizyon kanalı TNT, 2012 yılında Belçika’da yayın hayatına başladığında, “Drama biliyoruz.” reklam sloganına uygun bir şekilde sakin bir kasaba meydanında küçük bir kargaşa kurguladı. Televizyon kanalının bu pazarlama kampanyası, iki yıl içerisinde 50 milyondan fazla görüntülenme elde etti ve böylece viral bir başarı haline geldi.

Sensodyne – Büyük Hassasiyet Testi

Sensodyne Complete Protection isimli ürün piyasaya sürüldüğünde, markanın sahibi olan Birleşik Krallık merkezli ilaç ve kişisel bakım şirketi GSK (GlaxoSmithKline), insanları diş hassasiyeti ve onun yaşamları üzerindeki etkisi üzerine daha fazla düşünmeye teşvik etmenin yanı sıra, Novamin teknolojisinin hassas dişler nasıl yardımcı olabileceğini göstermek istedi. Bunun için şirket, Londra’nın simgelerinden biri haline gelmiş olan Tower Bridge’in yakınındaki üç farklı bölgede “Büyük Hassasiyet Testi” gerçekleştirdi.

Bu bölgelerden birinde insanların bir diş hekimiyle hassasiyet kontrolüne girmelerine, ödül kazanmalarına, ücretsiz numune almalarına ve ürünün bir demosunu görmelerine izin verildi. Diğer bölge, temel olarak bir fotoğraf için insanlara iyi bir bakış açısı sağlayan dev bir dişti. Sonuncu bölgede ise Sensodyne, dünyanın en büyük ağız hijyeni dersine ev sahipliği yapmaya çalıştı ve bir diş hekimi, 232 kişiden oluşan bir kalabalığa dişleriyle nasıl doğru bir şekilde ilgilenebileceklerini anlattı.

Genel olarak 150 farklı medya kuruluşu, Sensodyne bu etkinliğinden söz etti ve etkinlik kapsamında yaklaşık olan 6 bin 500 ücretsiz örnek dağıtıldı. 200 insan diş hassasiyet kontrollerine katıldı. Ancak maalesef ki, bütün bunların satın alma niyetine etkisi hakkında hiçbir bilgi mevcut değil.

Game of Thrones – Otobüs Büyüklüğündeki Ejderha Kafatası

Blinkbox isimli Birleşik Krallık film ve TV yayın hizmeti, Game of Thrones dizisinin üçüncü sezonunun başlangıcıyla aynı zamana rastlayacak bir şekilde, bir ejderhanın kafatasını bir Birleşik Krallık kontluğu olan Dorset’te bulunan bir kumsala attı. Bir otobüs büyüklüğünde olan bu kafatası, doğal olarak oldukça fazla ilgi gördü ve yaklaşık olarak 250 farklı medya organında kendine yer buldu. Bu hamle sayesinde, Game of Thrones’un Blinkbox’ta yayımlandığı gün, şirket, yıllık %632 oranında bir gelir artışı yakaladı ve o zamana kadarki en büyük günlük ticaretini gerçekleştirdi.

IKEA – Pijama Partisi

“IKEA’da bir pijama partisi yapmak istiyorum.” isimli Facebook hayran grubuna bir yanıt olarak IKEA, Birleşik Krallık’ın Essex isimli kontluğunda bulunan bir mağazasında gerçekten bir “pijama partisi”ne ev sahipliği yaptı. Neredeyse 100 bin kişi bu grupta yer alıyordu ve IKEA, bu gruptaki kişilerin hepsine depoda bir gece geçirmeleri için bir şans verdi.

Kazananlara manikür ve masaj hizmeti sağlandı ve daha sonrasında ise kendilerine gerçek bir televizyon yıldızı tarafından bir uyku masalı anlatıldı. Bununla birlikte insanlara tavsiyelerde bulunmak ve potansiyel olarak yeni bir yatak seçmelerine yardımcı olmak için bir uyku uzmanı da burada hazır bulunuyordu.

The Simpsons Filmi – Kwik-E-Mart

Listede yer alan en eski deneyimsel pazarlama kampanyası bu. 2007 yılında 20th Century Fox, mağazalarının 12’sini The Simpsons’taki Apu karakteri tarafından işletilen Kwik-E-Mart isimli mağazaya dönüştürmek için 7-Eleven ile bir ortaklık yaptı. Bunun amacı, vizyona girecek olan The Simpsons filminin tanıtımını yapmaktı.

Kwik-E-Mart’a dönüştürülmüş olan bu 7-Eleven mağazalarında, sınırlı miktarlarda KrustyO’s kahvaltılık gevreği, Buzz Cola ve Squishee dondurulmuş içecekleri sunuldu. Bunların yanı sıra bu mağazalarda Springfield vatandaşlarının gerçek boyutlu halleri görülebilirken Radioactive Man isimli çizgi romanın özel bir baskısı da sadece 7-Eleven için üretildi.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Growth Hacking Nedir?

Growth Hacking Nedir?

Growth Hacking, bir iş modelini kullanıcıya kavuşturmak için yaptığı planlı büyüme stratejisi ve planlamalarının hazırlanmasıdır. Bu kavram birkaç yıllık geçmişe sahip olsa da, esasında uzun yıllar önce bir çok firma “Büyüme Stratejisi” adı altında projeler ilerletmiştir.

Growth Hacking’i iki parça haline ayırıp, ele aldığımız zaman öncelikle Growth bölümüne bakmamız gerekiyor. Growth ile anlamamız gereken şey internet trafiği, sosyal medyadaki takipçi sayınız gibi gerçek büyüme metriklerinden uzak ve bağımsız konular olamaz. Growth Hacking kavramın ikinci kısım olan Hacking bölümü ise düşündüğünüzden çok daha farklıdır. Hacking ile anlaşılması gereken yazılım korsanlığı yapmak veya ücretsiz kaynaları ele geçirmeyi  değil, tespit edilmiş olan problemlere en etkili ve inovatif çözümleri üretebilmek için standart metotlar yerine farklı yöntemleri kullanmayı ele almış oluruz.

Growth Hacker Nedir?

Growth Hacking ile uğraşan kişiler “Growth Hacker” olarak adlandırılıyor. Dijital pazarlama uzmanı olan Growth Hackerlar, SEO, analitik araçların kullanımı ve analizlerde, kullanıcı testleri ve sosyal medya planlarında, viral içerikler konusunda belirli bir beceriye sahiptirler. Growth Hackerlar aslında online pazarlama ile uğraşıyorlar fakat online pazarlamacılardan farkları ise her türlü konuları analiz etmeleri, test etmeleri ve ölçümleri online  sunmalarıdır. SEO, Google Analytics ve diğer analitik araçları, içerik pazarlaması, A/B testi, viral pazarlama ve sosyal medya pazarlaması ise growth hacking konusunda en çok kullanılan kavramlardandır.

Growht Hacking’in online pazarlamaya kıyasla daha çok internet girişimleriyle özdeşleşmesinin sebebi ise daha düşük bütçelere ihtiyaçlar duymasıdır. Growht Hacking’i; Linkendln, Twwitter, Facebook gibi büyük şirketler kullanımaktadır.

Growth Hacking Ne Zaman Sahaya Çıkar

İnternet gelişiminde bütçe ve sermaye tüketiminin kısıtlama olması Growht Hacking kavramına ihtiyaç duyularak daha düşük bütçeler ile büyüme planlamasının gerçekleşmesini sağlar. Küçük çaplı sosyal medya projeleri ve firmalar değil günümüzde sıkça kullandığımız sosyal medya ve veri depolama siteleri de aktif olarak bu stratejiyi kullanmaktadır.

Growth Hacking Planlaması Nasıl Yapılır?

Growth hacking planlamasının genel hedefi ise SEO başta olmak üzere diğer tüm pazarlama kanallarının daha çok stratejik bir şekilde kullanılmasıdır. Bu plan üzerinde kullanılan strateji ise hedeflerin artırılması ve kısa süre içerisinde ani bir çıkış yakalayarak tüm stratejilerin geliştirilmesidir. Geliştirilen stratejiler de pazarlama alanında siteye hızlı ve güçlü ivme kazandıracak çalışmalarla gerçekleşecektir.

Growth Hacking Nasıl Çalışır?

1- Veri Analizi

Büyüme ile ilgili sorunları bulabilmek için hem pazarlama çalışmalarınız hem de kullanıcıların internet sitesi uygulamanız içerisinde davranışlarını ince bir şekilde analiz etmeniz gerekir. Growth hackerların bunu yapabilmeleri için dünya genelinde popüler olan Google Analytics, Hotjar, Mixpanel, Kissmetrics gibi araçlara hakim olmaları gerekir.

İlk aşamada bu analizlerin teknik kurumlarını yapmaları gerekir. İkinci aşamada ise bu araçlardan gelen verilerin okunması ve yorumlanması gerekir. Verilerin yorumlanması aşamasında hem istatiksel veriler incelenmeli hem de kullanıcı araştırması, anket gibi istatiksel olmayan yazılı ve sözel verilerin incelenmesi önemlidir.

2- Teknik Bilgi

Büyüme süreci hızlı bir şekilde fikirlerin test edilmesi ve başarısız olan fikirlerin analiz edilip, öğrenilmeyi sağlaması, başarılı olan fikirlerinden daha detaylı olarak uygulanması şeklinde devam eder. Bu süre zarfın da yapılacak büyüme çalışmaları ile ilgili Growth Hackerların teknik bilgisinin yüksek olması beklenir. 

3- Kreatif Düşünme

Başarılı Growth Hackerlar problemlere kişilerin getirdiği çözümlerin dışında daha farklı çözümler getirir. Bunu sağlamak ise ancak yaratıcı düşünce ile güçlüdür. Farklı farklı sektörlerde bulunan alanlarda çözümleri bilmeleri ve bunu ele aldıkları problemlere göre nasıl uyarlayabileceklerini düşünebilmeleri gerekir.

Growth Hacking konusunda eğitim almak ve uzmanlaşmak istiyorsanız, derslerin arasında Growth Hacking’in de bulunduğu Digital Excellence Program’a buradan göz atabilirsiniz. 8 haftalık bir dijital pazarlama eğitimi maratonu ile dijitalde uzmanlaşabilirsiniz!

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link