Markanın Dijitalde Olmazsa Olmaz 5 Yeri 0

Hayatın mobilleşmesine paralel erişebilirliğin ve yaşamdaki her anın dijital ayak izinin tutulabiliyor oluşu bizlere datayı anlamlandırma açısından yeni yetenekler sağlarken, bu zengin dijital dünya hızla büyüyerek markaların yetişmesini zorunlu kılıyor.

Mobil cihazların kullanıcılara bireysel asistanlık görevi yapması, dijitalin akla gelen her soruya cevap verebiliyor nitelikte bilgi denizi olması ve sosyal medya tüketici deneyim yolu içerisinde egemen halde giderek büyüyor. Markalar bu alanlara doğru yatırım yaparak tüketiciyi tekil olarak algılamak ve müşterileri hakkında daha fazla bilgiye erişmek istiyor. İletişimin hiç olmadığı kadar artışı, insanların onlarca reklama hergün maruz kalması nedeniyle özgün deneyimler farklılık sağlayarak tüketici ile marka arasında köprü kurabiliyor. İş sadece iletişim esnasında verimli müşteri yönetimi ile bitmiyor tabiki… Marka deneyimini oluşturan birçok değişken ve detay hesabı yaparak markaya özgün ve pazarda farklılaşacak biçimde konumlanma gerekiyor.

Markaların dijital yönetimleri içinde var olmaları gereken diğer 5 yapı şu şekilde sıralanıyor.

1.Marka Websitesi

Kullanıcıların size ulaşmak istediklerinde ilk dokundukları kanal artık arama… Google’ın da 2013 yılında araştırmalarla kanıtladığı “Zero Moment of Truth” kullanıcıların mobilden veya web üzerinden satın alma davranışı öncesi inceleme yaptığını ortaya koyuyor. Satın alım yapacak müşteri ağırlıklı olarak mağazaya kararını vermiş halde ziyaret gerçekleştiriyor. Bu özellikle sık tüketim ürünleri dışında kalan ürünler için geçerli. (teknolojik ürünler beyaz eşya otomotiv vb.) Dolayısıyla, siz veya ürünleriniz hakkında detaylı bilgi almak istediğinde aramalarında en üst sırada olmanız şart.

Burada unutulmaması gereken en değerli nokta 2015 sonu itibariyle beklenen toplam data tüketiminin %50’sinin mobilden gerçekleşecek olması ki, müşterilerinizin ağırlıklı olarak sizi mobil ekranlardan inceleyeceği durumunu ortaya çıkarıyor. Bu noktada, mobile uyumlu web tasarım öne çıkarken, kısa bir süre sonra bu durum yerini mobile özel sitelere devredecek. Mobile özel deneyim yaratmak ve mobildeki data zenginliğini kullanarak kişiselleştirilmiş deneyim sağlamak için mobile özel deneyimler inşaa etmek zorunluluk haline gelecek.

sosyal-medya-kriz-yonetimi

2.Arama Sonuçları

Müşterileriniz sizi bulamadığı takdirde, websitesi inşaa etmeniz hiçbir değer ifade etmiyor. Bu nedenle arandığınızda erişilebilir olmanız çok değerli. Farklılaşabilmek için marka alanı içerisinde çeşitlendirilmiş içerikler üretmeniz çeşitli müşterilerle iletişim sağlamanıza bahane yaratırken, içerik zenginliği websitenizi google’da daha üst sıralara çıkaracak, Seo yapınız bu anlamda çok değerli, yaratacağınız içeriklerin tek bir kaynak üzerine yönlendiriliyor oluşu ve anlamlı kelimelerle, marka ve sunduğunuz ürün/hizmet hakkında en çok aranan kelime bulutu içerisinde var olmanız bu arama konusunun en can alıcı noktasını oluşturuyor. Burada bir diğer nokta yine mobille alakalı…

Mobilde arandığınızda bulunmanız hatta, kişinin mobil aramasına dair kişiselleştirmeler yapmanız ayrıca anlam ifade ediyor. Dolayısıyla, içeriklerin lokal olarak çeşitlendirilebilir oluşu size yeni bir içerik bahanesi sağlayabilir hatta mobil arama sonuçlarına lokal iletişim sağlayacağından, daha ayrıcalıklı deneyim yaşatmanıza olanak sağlacayaktır.

3.Sosyal Siteler

Sosyal siteler büyük bir evin salonu gibi adeta… Birçok insan irili ufaklı kitleler kendi içinde sürekli iletişim halinde… Bu sosyalleşme, hem çevrelerine kendilerini ifade etme, onaylanma, iletişim bahaneleri vb. birçok sosyal ve esasında yaşama dürtümüzle beraber en çok değer verdiğimiz sevilme ve sevme dürtülerimize cevap verebilecek, yol/bahaneler çıkarabilecek bir kanallar olduğundan şuan dijitalin en değerli yerleri…

4.Blog, Yorum ve Sözlük Siteleri

Dijital kültürün ilerletildiği, ilgili alanda innovatörlerin takip ettiği alanlar olduğundan repütasyonunuzu biranda etkileyebilecek alanlara özel ilgi göstermek, negatif durumları algılayıp pozitife çekecek tutum ve davranış sergilemek değer taşıyor. Diğer yandan bu alanlardaki kullanıcıların düşüncelerini analiz etmek de sunduğunuz ürün/hizmet açısından müthiş bir öngörü sağlamakta.

Apple ürünleri hakkında geri bildirimleri ve yeni kararları 3-6 ay aralıklarla Apple tutkunlarıyla bir araya gelerek alıyor. Yelp birçok arka sokak, salaş restoranı işini iyi yaptığı için meşhur etti bile… Kryptonite bisiklet kilidi 2005 yılında bir blog da çıkan kalemle Kryptonite açtım videosu ile bir haftada 10milyon dolar para kaybetti. Dolayısıyla, tüketicinin elinde birçok kaynak olduğunu söylemek gerek. İstemeden de olsa yarattığınız negatif algı sizi bir anda büyük masrafa sokabilir… Bunun tam tersi de aynı şekilde mümkün…

5. Küçük Niche’lere Yönelin

Tüketiciler hiç olmadığı kadar talepkar. Küçük gruplara özel deneyimler hikayeler yaratma konusu kişiselleştirme sağlamanın en önemli adımı ve müşterilerinizin yarattığı zengin profilden çıkarak çoğullanabilmeli. Dijitalde daha bulunabilir olmanızı sağlayacaktır. Dijital’de ve genel olarak markalar arasında gördüğüm en büyük yapı gecikmelerinden birisi iş birlikleriyle yaratılabilecek özel deneyimlere karşı markaların kurumsal yapı nedeniyle geride kalması… Telekom şirketlerinin birçok projeyi üstlenerek ek değerler yaratma girişiminde olduğu gibi (Turkcell müzik, tv,…) markalarda kendi hizmetlerinden yeni değerleri üretme arayışında olmalı ve bunu buluş noktaları müşterileri içinde yatan küçük grupları anlamlandırabilme onlara özel ve farklılaşan teklifler ekleyebilmek üzere olduğunu düşünüyorum.

 

 

 

Montaigne'in bir sözünü benimserim. " bütün söylediklerim karşılıklı bir sohbettir ve hiçbiri öğüt niteliğinde değildir. Bu kadar serbest konuşabiliyorsam bu, başkalarını kendime inandırmak zorunda olmadığım içindir."

Bir Cevap Yazın

Cinemaximum Seyircileri Sınırsız Patlamış Mısırla Tavladı 0

Son birkaç yıldır Türkiye’deki sinema sektörünün önce konsolide olması, sonrasında ise tekelleşmesi mâlumunuz. Mars Entertainment Group’a bağlı Cinemaximum salonları, artık neredeyse her alışveriş merkezinde karşımıza çıkıyor. Bunun en büyük yansıması da sinema deneyiminin alışveriş merkeziyle eş anlamlı hâle gelmesi oldu. Her yerde Cinemaximum ve onun beraberinde getirdiği konsept olunca, birbirinin kopyası, özgün bir ortamı olmayan salonlar türemeye başladı. Üstüne bir de bu sinemaların yiyecek-içecek bölümlerindeki yüksek fiyatlar eklenince durum, bazı seyirciler tarafından çekilmez bir hâl almaya başladı.

Ülkemizin en büyük sinema zinciri muhtemelen bu gidişatı fark etmiş olacak ki yeni açılan alışveriş merkezlerinden olan Emaar Square Mall’daki salonunun cazibesini artırmak için kolları sıvadı. 20 Eylül 2017 tarihini “Kendi Kabıyla Gelene Sınırsız Popcorn” günü ilan etti ve saat 18:00’e kadar, izleyicilerin getirdiği kap ne kadar büyük olursa olsun, 5 TL karşılığında sınırsız patlamış mısır verileceğini söyledi.

Sınırsız Popcorn Günü, aslında ülkemizdeki kampanyacı ruhun bir yansıması.

İşin renkli tarafı, sınırsız patlamış mısır vaadini duyan izleyicilerin, sıra dışı paketler ve kaplarla gelmesi oldu. Giyim mağazasından alınan büyük karton torbalardan tutun da hasır sepetlere, yoğurt kutularına, ev yapımı kocaman paketlere kadar çeşit çeşit kaplarla Emaar Square Mall Cinemaximum’a gelen izleyiciler, toplumumuzdaki kampanyacı ruhun ne kadar üst düzeyde olduğunu kanıtladı.

Seyirciler, akla hayale gelmeyecek paketlerle salona geldiler.
Sınırsız patlamış mısır, her yaştan izleyiciyi çekmek için işe yarar bir fikre benziyor.

Bazı izleyiciler, Cinemaximum’un bu konuda yaptığı paylaşımların altına, 5 TL karşılığında patlamış mısırın satılabildiği bir yerde neden normal zamanda kendilerinden 20-25 TL arasında ücret alındığını sorgulasa da markaya günden kalan, izleyicilerin kaplarıyla oluşturduğu gülümseten kareler oldu.

Sınırsız patlamış mısırı duyanlar, getirdikleri “kap”larda da sınır tanımadı.

Sinema salonları çok kurumsal ortamlar sayılmaz. O yüzden kendi açımdan bu görüntülerin markanın imajına zarar verdiğini düşünmüyorum. Hatta belki de Apple’ın sinema salonlarındaki filmleri yayınlama isteğiyle daha zor şartlar altında faaliyet gösterecek sinema salonları seyircileri, gelecekte bu tür promosyonlarla salonlara çekmeye çalışacak. Çünkü keskin rekabet doğal olarak bunu gerektirecek.

Getirilen kaplar arasında ev yapımı olanlar da vardı.

Peki, Cinemaximum’un bu çalışması hakkında sizin görüşünüz nedir? Yoğurt kabıyla gelip patlamış mısır alan bir müşteri, bir sinema salonuna renk katar mı, yoksa tersine bir etki mi yaratır?

Walt Disney’in Minik Fareyle Başlayan Başarı Öyküsü 0

Çocukluk yıllarımızın vazgeçilmez çizgi film karakteri Mickey Mouse’un yaratıcısı Walt Disney’in minik bir fareyle tamamen değişen hayatı ve sizi mucizelere inandıracak kadar sefil bir hayattan karikatür filmlerinin öncüsü olmaya kadar yükselen başarı hikayesini anlatacağız.

İrlanda göçmeni bir ailenin oğlu olan Walt Disney, hasta olan babası çalışamadığından ve ekonomik durumlarının kötü olması nedeniyle sürekli çalışmak, para kazanmak zorundaydı. Ayrıca ailesi sürekli taşındığı için düzenli bir hayata da sahip değildi.

Disney, maddi yetersizlikten okula devam edemediği için herhangi bir mesleğe de sahip değildi. Bu nedenle girdiği işlerin hepsi geçici olduğu için ayrılmak zorunda kalıyordu. Babasının ölümü ile derin bir sarsıntı yaşayan Walt, babasını tedavi ettiremediği için kendini suçladı ve bir süre bunun etkisinden kurtulamadı.

Walt tam bir kitap kurduydu ve kazandıklarının bir miktarını kitaplara ayırıyordu. Bir gün kitapçıdan aldığı kitabın arasında bir reklam kağıdı gördü. Kağıtta “Kansas City Sanat Enstitüsü sizi ücretsiz kurslara çağırıyor yazıyordu. Yazıyı okuyan Walt hiç düşünmeden kursa yazılmaya ve çizim konusunda kendisini geliştirerek bir meslek edinmeye karar verdi. Üstelik kurs için herhangi bir ücret ödemek zorunda değildi.

Walt çizim dersleri öğreniyor hatta bazı ajanslara karikatür çizerek az da olsa para kazanıyordu. Kansas Sanat Enstitüsü’ndeki eğitimini tamamladıktan sonra ailesinin yanına dönen Walt, çizimlerini gazete ve dergilere yolluyor ancak hala bir sonuç alamıyordu. Bu kadar maddi imkansızlıkların ardından çalıştığı işinden de yeterince yaratıcı olmadığı için kovulan Walt tekrar karamsarlığa geri döndü.

Tüm olumsuzluklara rağmen vazgeçmeyen Walt çizim yapmaya devam etti ve bir gün çizim yaptığı sırada odasında küçük bir fare gördü. İlgisini çeken bu fareyi bir süre izlemeye ve beslemeye başladı. Ardından bu ikili arasında bir arkadaşlık oluştu ve bir gün onu çizmeye karar verdi. İşte bu çizim Walt Disney için bir dönüm noktasıydı.

Elindeki fare çizimleriyle Hollywood’a doğru yola çıktı ve Kansas Sanat Enstitüsü’den arkadaşı Iwerks’i bularak ona fare çizimlerinden söz etti. Walt bu fareye ilk olarak ‘Mortimer’ adı verilmiş ancak ilerleyen zamanlarda Walt Disney’in eşi Lilly’nin önerisiyle ‘Mickey Mouse’ olarak değiştirilmiş. Mickey Mouse adını verdikleri fare ilk olarak 1928 yılında ‘Steamboat Willie’’de yer aldı.

Walt Disney ve Iwerks ellerinde bulunan son paralarına kadar harcadıkları bu filmde büyük bir başarı elde ettiler ve film izlenme rekorları kırdı. İlk filmden sonra Walt Disney ve kardeşi Roy, Walt Disney Productions’ı kurdu. Ardından birçok çizgi film çekerek başarılarına başarı kattılar. Bir anda dünyanın en ünlü animasyonu haline gelen Mickey Mouse 100’den fazla çizgi filmde baş karakter olarak yer aldı. Bunu takip eden dönemlerde; Donald Duck (1934), Pinokyo (1940), Aslan Kral, Kayıp Balık Nemo, Külkedisi, Winnie The Pooh, Sindrella (1950), Uyuyan Güzel (1958), 101 Dalmaçyalı (1961) ve daha birçok başarılı çizgi filmde Walt Disney imzası yer aldı. 1938 yılında gösterime giren ve 1.5 milyon dolar harcanarak yapılan “Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler” 8 milyon dolarlık bir hasılata ulaştı.

1955 yılında Los Angeles’ta çalışanların çocuklarıyla birlikte eğlenebileceği büyük bir eğlence parkı olan Disneyland projesini hayat geçirdi. Walt Disney bu projenin yapımında çalışan mühendislere “Disneyland’ın dünyadaki en inanılmaz yer olmasını ve içinde parkı boydan boya gezen bir tren olmasını istiyorum dedi.

Walt Disney Productions bugün 30 milyar dolarlık yıllık gelire sahip. Walt Disney Company, American Broadcasting Company (ABC) ve Entertainment and Sports Programming Network (ESPN) gibi kuruluşları da bünyesine katıp Kaliforniya merkezli çalışan devasa bir medya şirketi haline geldi.

Hayatın getirdiği zorluklar karşısında yılmadan, yorulmadan mücadele eden, hayal ettiklerinden her ne pahasına olursa olsun vazgeçmeyen Walt Disney zoru başardı. Çizgi film dünyasına adını altın harflerle yazdırdı. 65 yaşında akciğer kanseri sebebiyle hayatını kaybettikten sonra ardında medya devi bir şirket bıraktı.

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Hemen Kaydolun
close-link
Marketing Meetup
 

ERKEN
KAYIT FIRSATI


Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Orada Olmalıyım

Sektörü buluşturan etkinlikte siz de yerinizi ayırtın!
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link
İçerikle Pazarlama Workshop

Yemekcom Ürün Müdürü Batuhan Apaydın ile, içeriğin kral olduğu yeni dünyayı keşfetmeye hazır mısınız?
Hemen Kaydol
close-link