Markaların Sosyal Medyadaki En Büyük Derdi: Yorumlar

Sosyal medyada yıllardır söylenen ve pratikte de işe yarayan bir cümle var: ‘Markanıza yapılan yorumları silmeyin.’

Bu cümle söyleniyor çünkü geçmişte silinen yorumlar birçok markanın başına dert açtı. Hal böyle olunca sosyal medyada verilecek olan içeriğin iyi seçilmesi, gereksiz yorumlara neden olmaması sağlanmaya çalışılıyor. Ancak takdir edersiniz ki içerik ne kadar iyi seçilirse seçilsin gereksiz yorumlara konu olabiliyor. Peki markalar bunun önüne geçebilmek için neler yapmalı?

  • Hayran sayısını arttırma amaçlı programları kullanmayın

Çoğu markanın birkaç yıl öncesine kadar uyguladığı ‘ne kadar çok like o kadar çok reputasyon‘ prensibi artık tarihe karıştı. Bırakın sizle alakası olmayan yüzbinler yerine sizin sadık kitleniz olan 1.000 kişiye hitap edin.

Likedwin ve türevi olan uygulamalar hem sizi beğenen kişi sayısını dengesizce şişiriyor hem de kitleniz hakkında tahmin yapmanızı zorlaştırıyor. Örneğin, Facebook’ta 100.000 kişilik bir hayran grubunuz var ve 99.000’i Likedwin veya diğer yöntemlerle oluşturulmuş; kısaca fake. Admin paneline girdiğinizde diğer 1.000 kişinin verileri, 99.000 kişinin içinde eriyecektir. Haliyle kitleniz hakkında en ufak bir bilgiye sahip olamayacaksınız. Kitleniz hakkında bilgi sahibi olmadan yapacağınız paylaşımlar ise markaya hiçbir şey katmayacaktır. Üstüne üstlük bu tür mecralardan kazandığınız kitle sizin virüsünüz oluyor ve bu virüsten kurtulmak da çok zor. İşte bir örnek:

  • Hedef kitle odaklı paylaşımlar yapın.

Öncelikle sizi like eden kişileri iyi tanımanız gerekiyor. Kullanıcıların demografik bilgilerine göre yapılan paylaşımlar çok daha efektif etkileşimler getiriyor; Facebook kitlenizi tanımadan yaptığınız  paylaşımlar da birçok olumsuz yorum almaya aday oluyor.   Örneğin 12-18 yaş arası bir kitleniz var ve kolayda ürünler satıyorsunuz. Yapacağınız paylaşımlar  günlük hayata daha yakın paylaşımlar olmalı. Caramio bunun en basit örneği. Aşağıdaki resim birçok insana itici gelebilir ama Caramio ve bu sektördeki diğer markaların hedef  kitlesi bu tür paylaşımları istiyor.

  •  Önce dinleyin, sonra paylaşımda bulunun.

Toplumun içini acıtan konularda markaların yaptığı paylaşımlar bir anda gündeme oturabiliyor. İnsanlar çoğu zaman markaların samimi olmadığını düşünüyor ve büyük tepkiler verebiliyor. Haliyle bu tür durumlarda paylaşım yapmadan önce sosyal medyayı dinlemeli ve sosyal medyanın dinamiklerine göre paylaşım yapılmalı. Aynı zamanda bu tür durumlarda markanın isminin de ikinci plana atılması gerekiyor aksi takdirde insanlar ”Marka bu olay üzerinden rant elde etmeye çalışıyor” gibi yorumlarda bulunabilir.

  •  Paylaşım sıklığınızı gözden geçirin

Sürekli paylaşımda bulunmak insanların gözündeki marka imajınızı zedeler. Günde 4-5 paylaşımın üzerine çıktığınızda homurdanma seslerini duyabilirsiniz. O yüzden paylaşım sıklığı dozunu iyi ayarlamanız gerekiyor.

Sosyal medya yapılan hataları kolay kolay affetmiyor. O yüzden paylaşımlarınızın dikkat edilerek yayımlanması gerekiyor. Aksi takdirde aldığınız yorumlar canınızı sıkabilir. Üstüne üstlük yorumları silmişseniz başınız ağrıyacak demektir.

Paylaş
Pazarlama alanında Türkiye'nin en çok okunan blogu : Pazarlamasyon'un kurucusu.

CEVAPLA