Markaların dijital pazarlamayı kullanmaları için 7 neden

Dijital pazarlama, çok geçmişi olmamasına rağmen pazarlama dünyasının vazgeçilmez pazarlama kanallarından biri haline geldi. Dijital pazarlamanın kendi içinde de uzmanlık alanları bulunuyor ve her biri birbirinden önemli olan bu kategorilerden bazıları; arama motoru pazarlaması (SEM), arama motoru optimizasyonu (SEO), e-posta pazarlaması, sosyal medya pazarlaması, içerik pazarlaması, banner kampanyalar (display) ve gelir ortaklığı modeli (affiliate marketing). Bu kategorilerin kendi içinde performans ölçütleri olup, o ölçütlere göre stratejiler belirleniyor . Peki web sitesi olan markalar neden dijital pazarlama kullanmalı? Bu yazımda her geçen gün büyüyen bu sektörün avantajlarını ele alacağım:

1) Performans ölçülebiliyor: Geleneksel pazarlamaya göre dijital pazarlamada performans ölçmek çok kolay. Bir televizyon reklamını ele alırsak; reklamı hedef kitlenizden kaç kişinin gördüğünü ancak size gelen verilere göre tahmin edebilirsiniz ve bunun sonucunda da markanızla ne kadar etkileşim olmuş net sayılarla bilemezsiniz. Dijital pazarlamada ise durum tam tersi. Google Analytics veya bu tarz bir analiz aracı ile yaptığınız kampanyaların performansını ve sonundaki dönüşleri çok net bir biçimde görebilirsiniz. Örneğin, reklamınızı kaç kişinin gördüğünü bunun sonucunda, siteyi kaç kişinin ziyaret ettiğini, kaç sayfa gezdiklerini, sitede ne kadar kaldıklarını çok kolay bir biçimde görüp, çeşitli filtrelemeler ve hedef doğrultusunda performansını ölçebilirsiniz.

dijital pazarlama performans ölçümü

2) Arayan kişinin karşısına çıkmasıyla hedefli pazarlama yapılıyor: Google, dünyada en çok kullanılan arama motoru ve verilere göre dakikada 4 milyon arama yapılıyor. Bu da ürün pazarlamak için ideal bir kanal olduğu anlamına geliyor. Arama motoru pazarlaması (SEM) ve arama motoru optimizasyonu (SEO) sayesinde ürün ya da hizmeti arayan kişinin karşısına direkt çıkılabiliyor. Bu sayede fazla para harcamadan, hedefli ve ölçülebilir pazarlama yapılabiliyor. Örneğin, teknoloji seven birisiniz ve yeni çıkan bir telefon olan iPhone 6 Plus almak istiyorsunuz ve almadan önce araştırmak istiyorsunuz.  Bunun için ilk yapacağınız için çok büyük bir ihtimalle aradığınız telefon aşağıdaki gibi Google’da aramaktır. Google’da aradıktan sonra yeterli bilgiye sahip olur hatta bilgi sahibi olduğunuz siteden ürünü temin edebilirsiniz. Dijital pazarlamanın en önemli ayaklarından olan SEO ve SEM, bir ürün satan ya da hizmet sağlayan şirketler için vazgeçilmez bir kanal olmaya başladı.

sem ve seo

3) Müşterilerle ilişki kurulabiliyor: Ülkemizde neredeyse bütün internet kullanıcılarının en az bir adet sosyal medya (facebook, twitter, pinterest, instagram, linkedin vb.) hesabı var. İnsanlar sürekli olarak paylaşımda bulunup başkalarının paylaşımlarını takip ediyorlar. Aynı şekilde insanlar kendi profillerini oluştururken, şirketler de kendi profillerini oluşturup kendi ürünleri ve hizmetleri hakkında paylaşımda bulunuyorlar. Durum böyle olunca hedef kitlenize ulaşıp, ürünün veya hizmetin tanıtımını yaparken, ayrıca müşterilerden gelen geri bildirimleri veya karşılaştıkları sorunları dinleyip müşterilerle daha yakın ilişki kurabiliyorsunuz.

4) Yeniden pazarlama yapılabiliyor: Daha önce hiç bir siteye girdikten sonra başka siteleri gezerken incelediğiniz ürünlerin reklamını gördünüz mü? Cevabınız evet ise, yeniden pazarlamanın yani re-marketing’in hedefi olmuşsunuz demektir.

Re-marketing sayesinde siteye daha önce gelmiş yani marka ile bir şekilde iletişime geçmiş kişileri yine başka sitelerde (haber siteleri, forumlar, sözlükler vb.) marka ile ilgili reklamları göstererek hedefleyebiliyorsunuz. Bu sayede, marka bilinirliğinizi artırırken, satış yapma olasılığını da artırıyorsunuz.

Google-Dynamic-Remarketing-ad-templates

5) Hedefe göre optimize edilebiliyor: Önceki yazılarımda da belirttiğim gibi web sitenizin birçok hedefi olabilir. Dijital pazarlamada hedeflere göre optimizasyon yapılabilir; örneğin, A web sitesi için üye formu dolduranlara bir şirket 2 TL değer biçiyorken, B web sitesinde amaç 200 TL harcarken 1000 TL getirmek olabilir ya da C sitesi sadece siteye ziyaretçi çekmek istiyordur ama hemen çıkma oranı (bounce rate) %50’den fazla olmasın istiyor olabilir. Dijital pazarlamada bu değerlere rahatça ulaşılabildiği için çeşitli yöntemlerle hedefi tutturacak şekilde optimizasyon yapılıp, geleneksel pazarlamaya göre daha verimli pazarlama yapılabilmektedir.

6) Marka bilinirliğinin artmasına yardımcı oluyor: Artık hemen hemen herkesin evinde bilgisayar, cep telefonu ve/veya tablet bulunuyor. Haberleri yine gazetelerden okuyup, televizyondan seyrederken gün içinde bilgisayardan ya da internet erişimi olan cihazlardan takip ediyoruz. Örneğin, yaptıkları açıklamaya göre hurriyet.com.tr’nin aylık tekil ziyaretçi sayısı 35 milyon yani Türkiye’de neredeyse her 2 kişiden 1’i hurriyet.com.tr’den haber okuyor. Bu haber sitesinde yayınlanan bir reklam, marka bilinirliğini artırmak için çok iyi bir kaynak, en güzeli ise kaç kişiye ulaştığını bilip buna göre ücret ödemeniz.

7) Doğru hedef kitleye göre reklam verilebiliyor: Özellikle işiniz B2B (business-to-business) ise, doğru yerlere reklam vermek çok önemli bir hal alıyor. Kısıtlı olan hedef kitlesinde, verdiğiniz ürün veya hizmet ile ilgili içerikler paylaşan sitelerde reklam vermek sizin için müşteri artırma ve marka bilinirliği artırmak için çok anlamı bir yol olabilir. Örneğin, gıda makinesi pazarlayan bir şirket iseniz, gıda makinelerinin üretimi konusunda yazılar yazılan, ürünler paylaşılan bir yerde bulunmak doğru bir yöntemdir. Bu sayede, reklamları konu ile ilgilenmeyen kişilere göstermemiş olup doğru hedef kitlesine ulaşmış olursunuz.

Yukarıda belirttiklerim dijital pazarlamanın yararlarından temel olanlar, her geçen gün artan dijital pazarlama harcamaları, dijital pazarlamanın artık vazgeçilmez ve yararlı bir pazarlama olduğunu gösteriyor.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Wanamaker'in dediği "Reklama harcadığım paranın yarısı boşa gidiyor, biliyorum. Ama hangi yarısının boşa gittiğini bilmiyorum" sözüne istinaden doğru yarıyı bulmaya gönül vermiş biri.

Bir Cevap Yazın

Personel Neden Gider ?

Yeni açılan bir kuruluşta çalışmak, MBA yapmak gibidir.

Bir kuruluşun açılış öncesinde, açılışında ve açılış sonrasında içinde bulunabilmek gerçekten oldukça öğretici. Büyümesini görmek, bu büyümenin içinde bulunmak güzel yanı. Ancak, tüm insan kaynağını kaybetmeye ve işin başında kilit eleman, bu adam çok iş yapacak, en önemli personelimiz olarak tanımlanan çalışanların sadece bir dişliden ibaret görülmeye başlanmasına tanık olmak ise acı verici.

Sektörel hastalıklar vardır, kariyerim sağlık hizmeti sunan kuruluşlarda ilerlediği için en iyi bildiğim sektör de burası. Temel sorun ise, nitelikli iş gücüne ulaşmak ve çalışanın devamlılığını sağlamak, insan kaynakları diliyle “turnover’ları düşük tutmak”

Kurumsal firmalarda işe alım süreçleri tam bir karmaşadır, defalarca görüşme yaparsınız, tecrübelerinizi anlatırsınız, yabancı diliniz test edilir, bazı kurumlar mantık testleri dahi yaparlar. Bunlar doğru kişiyi işe almak için yapılması gereken işlerdir. Ancak işin bir de personel tarafından bakmaya çalışalım, hayatınız boyunca asla bitmeyen, tekrarlayan işler vardır, bunlardan biri de “kendini kanıtlamaktır” yani eşimize, ailemize, sevgilimize, yöneticilerimize hatta astlarımıza kendimizi tekrar tekrar kanıtlamak zorundayız ve personel defalarca kendini anlatmak durumunda kalacak, tüm yetkinliklerini sergilemeye gayret edecektir, bunun sonucunda ise mutlu sona ulaşma niyetindedir. Peki, iş başı yaptıktan sonra neler oluyor ? Sanırım, burada bir sınır getirmeliyim özellikle ucundan kıyısından yaratıcı bir iş yapmaları beklenen, bütünleşik pazarlama olarak adlandırdığımız başlığın altında yer alan departmanların  -satış, kurumsal iletişim, crm, hakla ilişkiler vs.- çalışanları, oyun alanlarının ne kadar da dar olduğu, gerçeğiyle yüzleşmek zorunda kalırlar. Üstler ve diğer departmanların ilgililerinden şöyle cevaplar duymak oldukça muhtemeldir;

  • Bu yılki bütçede buna yer yok, maalesef.
  • O konuyu kaliteyle konuşmak lazım.
  • Burası, o tür çalışmalara pek uygun değil.
  • Biz çok konuştuk bunları ama üst yönetim sıcak bakmıyor.
  • Regülasyonlar elverişsiz.

Bu cümleler uzar gider. Özellikle belirttiğimiz uzmanlık alanlarında bu gibi durumlarla sıklıkla karşılaşılır, bu da personelin neden terk ettiği sorusunun cevaplarından biridir. İşin daha kötü yanı ise, müşterilerin de bu durumlardan haberdar olmasıdır. Şu soruyla bilmiyorum kaç kere karşılaştım “Mustafa bey o kurumda devam mı ?” Bazen inanarak bazen inanmayarak şöyle cevaplar veririm;

  • Biz hep buradayız hah hah ha
  • Tabii, biz topraktan girdik izzet bey :)

Tabii, personelin kurumu terk etmesinin onlarca nedeni olabilir;

Personel Nasıl Sadık Kalır?

Bu yazıya başladım, çünkü yeni mezun olarak işe aldığımız, bir yıl boyunca yetiştirdiğimiz bir arkadaşımızı, tam bir yılın sonunda rakiplerimizden birine teslim etmek durumunda kalmıştık. Meselenin sadece para olduğunu düşünmüyorum, mesele personelin değer görmediğini ve resmin bir parçası olarak hissetmediğinden kaynaklanmaktadır. Mesele bireysel değil, bu arkadaşın yerine farklı bir yeni mezun aldık, ancak bu durum beni oldukça sinirlendirdi. Ne yani, eğitip eğitip ayrılmalarını mı seyredeceğiz.

İlk çalıştığım kurumu evim gibi düşünürdüm, hala da çok farklı görmüyorum. Eğer çalışkan, istekli, kendini kanıtlama arzusu olan bir eleman yakalarsanız, işletme olarak kendinizi şanslı addetmelisiniz. Ancak tüm bu özellikler tecrübe eksikliğiyle birleştiğinde, ortaya beklenmedik sonuçlar çıkabilir. Personel, kendi alanının dışında veya üstünün yetki alanına girerek, iş yapma gayretine girebilir ve bu genelde pek hoş karşılanmaz. Bir işi başarmaktan daha mühimi o işi doğru yoldan tamamlamış olmaktır.

Şu da bir gerçektir ki, bir kurum sadece profesyonel ilişkilerle yönetilmez. Tüm yapılarda olduğu gibi, bireysel ilişkiler yapılacak tüm işleri etkileyecektir.

Sorduğumuz sorunun yanıtı vermeye gayret edelim. Personel nasıl sadık kalır? Önce doğru elemanları işe almakla başlamak gerektiği kesin. Ardından ise, onları oyunun bir parçası yapmak ve işlerinin karşılığını vermektedir. Samumed kurucusu Osman Kibar, Türk-Amerikan İş Konseyinde ki konuşmasında, iki kültüründe etkisinde büyüdüğünü ve Türk kültüründe “Brotherhood” “Kötü Gün Dostu” olarak tanımladığı kavramın kendisini en çok etkileyen özellik olduğunu belirtmiştir. Eğer şirketinize doğru personeli alıp, onları yapının bir parçası yapabilirseniz, kültürel yapımızdan dolayı sadece maddi avantajlardan dolayı sizi terk edip gitmeyeceklerdir.

Yöneticiler genelde bu durumun farkındadırlar ve size bu kurumun bir parçası olduğunuzu yılbaşı balosunda yada, bayram kutlamalarında tekrar tekrar söylerler. Ancak Fransız yazar Marcel Proust’un dediği gibi; Önemli olan söylenenler değil, davranışlardır.

How Google Works harika bir işletme ve insan kaynakları kitabı. Bir iki alıntı yaparak kapatalım;

  • General Patton şöyle demiş; “Herkes aynı şekilde düşünüyorsa, düşünmeyen biri var demektir.”
  • Adaya geçmişini sorduğunuzda, özgeçmişinde yazan okulunu, çalıştığı diğer yerleri ve deneyimlerini değil, tüm bunlardan neler öğrendiğini sorun.
  • Neden işe almayla sadece İK ilgilensin. Muhtemelen herkes harika birini tanıyordur, o harika kişiyi işe almak da herkesin görevi olmaz mı ? Bu bir döngü halini alır ve öyle devam eder.
  • Larry Page, bir yöneticinin geliştirmesi gerek en önemli özelliğin, işe alım olduğunu yazmış.

Personel nasıl sadık kalır, sorusunu sorarken, ayrıca şunu da düşünmemiz gerekmektedir; Peki kurum personeline sadık kalacak mı ? Starbucks Başkanı Howard Schultz şöyle demiş; Babamın hiçbir zaman çalışma şansı bulamadığı bir şirket kurmaya çalışıyorum. Babamın hiçbir patronuna sadakati yoktu, çünkü işverenleri işçilerine sadakat göstermemişti.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Coca-Cola Zero’nun Twitter Hesabıyla İlgili Paylaşılan Sahte Görüntü Viral Oldu

Nedeni bilinmeyen bir şekilde, şu sıralarda Coca-Cola Zero’nun resmi Twitter hesabı korumalı hale getirilmiş durumda ve dün akşam saatlerinde Twitter’da bu durumla alakalı ilginç bir olay yaşandı. MashAllPotatoes isimli bir Twitter kullanıcısı, Coca-Cola Zero ya da diğer ismiyle Coke Zero’nun resmi Twitter hesabından alınmış iki adet ekran görüntüsü ile birlikte “@CokeZero iyi mi?” şeklinde bir tweet attı.

İlk ekran görüntüsünde, Coke Zero’nun önce Bana Coke Zero ve Diet Coke arasında hiçbir fark olmadığını söyleyen bütün trollerden bıktım usandım. Coke Zero’yu anlamak için çok hassas bir damak zevkine sahip olmanız gerekir. şeklinde bir tweet attığı, bir sonraki tweet’te ise Biliyor musunuz? Bütün bunları s*ktir edin, ben artık yokum. dediği görülüyordu. İkinci ekran görüntüsünde ise Coke Zero hesabının korumalı hale getirildiği görünüyordu.

MashAllPotatoes isimli kullanıcının yaptığı bu paylaşım, çok kısa bir süre içerisinde viral haline geldi. Ayrıca birçok Twitter kullanıcısı da bu ekran görüntülerini kendi hesaplarından paylaştı. Birçok kişi, gerçekten Coke Zero’nun resmi Twitter hesabından bu tweet’lerin atıldığını ve ardından da hesabın korumalı hale getirildiğini düşünüyordu. Tabii, atılan bu tweet’ler ve ardından hesabın korumalı hale getirilmesi, hesabın hack’lenmiş olabileceği ihtimalini akıllara getirdi.

MashAllPotatoes’in yaptığı bu paylaşımdan yaklaşık 5 saat sonra, Coca-Cola resmi Twitter hesabından bu paylaşıma şu şekilde cevap verdi:

Bu değiştirilmiş görüntüyü biz hazırlamadık. Lütfen #CokeZeroSugar hakkındaki resmi güncellemeler için @CocaCola’yı takip edin.

Coca-Cola’nın attığı bu tweet’in hemen ardından ise MashAllPotatoes, Coca-Cola’nın tweet’ine “Eğer mimim sosyal medya ekibiniz için herhangi bir baş ağrısına neden olduysa, özür dilerim. Hiçkimsenin bunun gerçek olduğunu düşünmesini beklemiyordum. Özellikle de oraya eklediğim Rick and Morty şakasıyla birlikte…” şeklinde karşılık verdi.

MashAllPotatoes’in ekran görüntüsünün sahte olduğuna dair yaptığı bu itirafın ardından, aslında Coke Zero’nun bu tweet’leri atmadığı anlaşıldı. Ancak hala hesabın neden korumalı halde olduğu bilinmiyor. Coca-Cola da konuyla ilgili henüz bir açıklama yapmadı.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link